T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1543 Esas
KARAR NO: 2025/680
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/05/2023
NUMARASI: 2021/159 Esas, 2023/123 Karar
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yaklaşık 25 yıldır plastik ürünleri alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin "banyo ve tuvalet penceresi menfezlerini" tek elle, sadece iki parmak kullanılarak, bir mandal vasıtasıyla kanatları açılıp kapanabilen bir sistem geliştirmiş olduğunu, dişli sistem sayesinde tek hamlede tüm kanatçıkların kontrol edilmesini sağlayan bu düzeneğin ilk kez müvekkili tarafından bulunduğunu ve piyasada kullanıldığını, müvekkilinin üretimini gerçekleştirdiği bahse konu menfez ürünlerini distribütör eliyle dağıttığını, davalı tarafın da dava konusu ürün için uzun yıllar müvekkilinin ana bayilerinden biri olduğunu, davalının müvekkilinden 2014 - 2019 yılına kadar giderek artan adetlerde ürün almaktayken, 2019 yılında önceki yıllara kıyasla çok az miktarda ürün aldığını tespit ettiğini, bunun üzerine davalının internet sitesine girdiğinde müvekkiline ait iş ürünlerini birebir taklit ederek, taklit ürünleri pazarladığını farkettiğini, davalının söz konusu ürünleri kendi ürünüymüş gibi sattığının tespit edildiğini, bu hususların mahkememizin 2019/577 değişik iş sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi ile de tespit edildiğini, davalının faydalı model belgesi kapsamında ürettiği ürünün yeni olmadığını, müvekkili faydalı modeli ile birebir aynı olduğunu, müvekkilinin ... numaralı ve ... numaralı faydalı modelleri ile aynı olduğunu, ticari ilişkileri sayesinde haberdar da olduğunu, kötüniyetli başvuru olduğunu, davalının TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli faydalı model belgesini de kendi adına tescil ettirdiğini, mezkur belgenin yeni olmadığını, Yargıtay'a göre fikri mülkiyet hakkı üzerinde koruma sona erse de; buluşlar ve tasarımlar haksız rekebete göre koruanacağını, müvekkili ... adına KÜltür ve Turizm Bakanlığı nezdinde ... numaralı "havalandırma menfezi sistemi" isimli eser belgesi olduğunu, ürün FSEK anlamında eser olduğu için FSEK'ten kaynaklanan maddi manevi hakların da ihlal ettiğini belirterek neticeten davalı adına ... sayı ile tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünü, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, men'ini, ref'ini, davacının FSEK'ten doğan haklarına tecavüzün tespitini, men'ini, ref'ini, şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın delil tespiti dosyasının açılış tarihinden itibaren geçerli işletilecek avans faizi ile tahsili ile hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1990 yılında kurulmuş olup, kalıpçılık sektöründe faaliyetlerine başladığını, müvekkili firmanın davacı firmanın ileri sürdüğü yıllardan çok daha önce banyo tuvalet menfezi satışı yapmaya başladığını, müvekkili şirketin hiçbir zaman davacının bayisi olmadığını, müvekkili şirketin "..." markası dışında herhangi bir başka firma ürünü de satmadığını, davacının son yıllarda büyüme trendine girdiğini uzun yıllar müvekkilinin fason üretimini yapmış bir firma olduğunu, hiçbir zaman davacıya ait bir ürün bayi veya başka sıfatla satılmadığını, müvekkili adına tescilli faydalı model belgesinin yenilik, buluş ve sanayiye uygulanabilirlik kriterlerine haiz olduğunu, davacının müvekkili başvurusu ile ilgili dahi olmayan ve koruma süresi dolduğu için toplum malı haline gelen başvurusu ile haksız yere hak elde etmeye ve müvekkilini zarara uğratmaya çalıştığının açık olduğunu, iddialarının mesnetsiz ve dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...Tüm dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporu ile ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; Öncelikle davalı adına tescilli olan ve hükümsüzlüğü istenen ... nolu faydalı model belgesinin yenilik kırıcı olarak bildirilen deliller karşısında yenilik vasfına haiz olduğu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalı markasını taşıdığı bildirilen ürünün koruması sona eren ... nolu faydalı model ve başvurusu geri çekilen ... tescil nolu faydalı model koruma kapsamında olduğu bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de, hükümsüzlük davası yönünden fiziki ürünü değil, faydalı modelin istemleri değerlendirildiğinden bu yönüyle rapor çelişkili görülmeyerek davacının hükümsüzlüğe dair talebi yönünden davası reddedilmiştir. Davacının FSEK'den doğan haklara tecavüz yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı her ne kadar Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ilim ve edebi eserler tescil belgesine delil olarak dayanmış ise de, bilindiği üzere ve bu belgede dahi açıklandığı üzere bu belge hak kurucu nitelikte olmadığından ve uzman bilirkişi raporuna göre de dayanılan ürün görselinin FSEK anlamında eser vasfında olmadığı, basit bir çizimden ibaret olduğu anlaşılmakla davacının bu yöndeki talebinin de reddi gerekmiştir. Yine davacının haksız rekabete ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise ; Dayanak faydalı model belgelerinin hükümsüz olması, dayanılan görsellerin basit yapıda olup davacı ticari işletmelerinde herhangi bir irtibat kurulma tehlikesinin bulunmaması keza davalı tarafın ürünlerini kendi markası ile piyasaya sunmuş olması karşısında TTK 54 ve devamı maddeleri anlamında haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılarak; Davacıların davasının REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Davalı adına tescilli faydalı model belgesi yeni olmayıp birebir müvekkilinin faydalı modelleri kopyalanarak kötü niyetli olarak tescil ettirildiğini davalının söz konusu ürünü farklı isimle piyasaya sunması haksız rekabeti ortadan kaldırmaya yetmediğini, haksız rekabet oluştuğunu, davalının ilk kez müvekkilinden satın alarak yıllar önce satışına başladığı ürünleri birebir taklit edip, kendi buluşu gibi piyasaya sürdüğünü, esasen yeni ve tescil edilebilir bir faydalı model hakkına sahip olmamasına rağmen, öyle olduğu yönünde haksız tescil alarak müvekkilinin haksız rekabet ettiği gibi hem piyasadaki diğer firmaları hem de bu ürünlerin alıcılarını yanılttığını, Müvekkilinin "banyo ve tuvalet penceresi menfezlerini" tek elle, sadece iki parmak kullanılarak, bir mandal vasıtasıyla kanatları açılıp kapanabilen bir sistem geliştirmiş olup, bu sistemde panjur aralıklarının açıklık seviyesini kullanıcı ihtiyacına göre de belirleyebildiğini, panjur içindeki ince delikli sineklik sayesinde kanatçık aralarından haşere ve tozun girmesi de önlenmekte bir çok fonksiyon çok pratik kullanımlı tek bir üründe birleştirildiğini, ürünün arka kısmında hareket anahtarına bağlı bir kramiyer dişli, dişlilerin geçtiği dişli kanalı yer aldığını, arka kısımdaki bu düzenek ürünün iki parmakla kolayca ayarlanabilir olmasını, dişli sistemi sayesinde tek hamlede tüm kanatçıkların kontrol edilmesini sağladığını, bu düzeneğin ilk kez müvekkili tarafından bulunmuş ve piyasada kullanılmış bir sistem olduğunu, Davalı ... Banyo firması, müvekkilinin dava konusu ürün için, uzun yıllar, Türkiye'deki ana bayilerinden biri olduğunu, 2014 yılından beri sürekli edim yükleyen bayilik sözleşmesi uygulandığını, 2019 yılında ürün alımının azaldığını, taklit ürünün piyasaya sunulduğunu, Delil tespit dosyasındaki raporda genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıklarını tespit edildiğini, tescil başvurusunun haksız ve kötüniyetli olduğunu, Yargıtay'a göre üzerindeki fikri mülkiyet hakkı sona eren buluşlar veya tasarımlar haksız rekabet bakımından korunabildiğini, mahkemenin gerekçesini kabul etmediklerini, davalının söz konusu ürünü kendi markasıyla sunması haksız rekabeti ortadan kaldırmadığını, Bilirkişi raporları arasında çelişki mevcut olup alınan ikinci ek raporla bu çelişki giderilmeksizin hüküm tesis edildiğini, bilirkişilerin ek raporlarda; davalıya ait ürün numunesinin müvekkili adına tescilli tr ... nolu ve ... no.lu faydalı modellerin koruma kapsamında yer aldığı belirtildiği halde davalının adına tescilli ... nolu faydalı modelin yenilik vasfına haiz olduğuna kanaat getirilmesi durumu çelişki yarattığını, itirazların karşılanmadığını, Haksız rekabet isteminin kabulü gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını, tüm taleplerin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE Dava, ... numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğü, haksız rekabetin ve FSEK'ten kaynaklanan hakların ihlal edildiğinin tespiti, meni refi, tazminat ve ilan istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; dosyada mevcut bilirkişi heyeti yeterli ve denetime elverişli olup raporlar arasında çelişki olduğundan bahsedilemeyeceği, itiraza konu hususların ek raporlarda tek tek değerlendirildiği, usulüne uygun yapılan karşılaştırmaya göre dosyadaki delillerin dava konusu faydalı modelin başvuru tarihi itibarı ile yenilik kırıcı bir delil niteliğinde olmadığının tespit edildiği dikkate alındığında mahkemece hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür. Davacı haksız rekabet koşullarının oluştuğunu ileri sürmüş, aynı zamanda FSEK'ten doğan haklara da dayanmış ise de; iddiasının dayanağı olan ... numaralı faydalı modelin davalının başvurusundan çok önce koruma süresinin dolduğu, ... numaralı faydalı model başvurusunun ise geri çekildiği, Teklif Hakları Genel Müdürlüğü'nden alınan ilim ve edebi eser belgesinin hak kurucu nitelikte bir delil olmadığı, bilirkişi heyeti tarafında da belgenin eser niteliğinde olmadığının tespit edildiği, delil tespit dosyasındaki raporun endüstri ürünleri tasarım uzmanı bilirkişi tarafından hazırlandığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise makine mühendisi patent vekili ve fikri haklar uzmanı bilirkişilerin de yer aldığı, davalının ürünlerini kendi markası ile piyasaya sunduğu, haksız rekabet koşullarının oluşmadığı dikkate alındığında davacıların bu yöndeki istemleri de reddi yerinde görülmüş davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf isteminin HMK 353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025