T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1523 Esas
KARAR NO: 2025/667 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/06/2023
NUMARASI: 2022/936 E. - 2023/489 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...’in, dava dışı taraflar arasındaki "Borç Tasfiye Protokolü"nde imzasının bulunduğunu, protokolün 4/a maddesine göre, vekâlet ücreti dâhil toplam borcun 700.000,00.-TL olduğunun, 4/b maddesinde vade tarihlerinin, 5/1 maddesinde ise alacaklıların protokole konu borç nedeniyle verilen tüm çek/bono ve 600.000,00.-TL tutarlı teminat bonosunu (protokolde) şahit olarak imzası bulunan ...’a teslim edileceğinin ve yine 4/b ye göre borcun tamamının ödenmesi halinde tüm bono/çeklerin borçlu tarafından ...’dan alınacağının kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından farklı tarihlerde toplam 700.000,00.-TL ödeme yapılmasına rağmen senetlerin kendilerine verilmediğini, bu nedenle çektikleri ihtarnameye cevaben Bakırköy ...Noterliği’nin ... numaralı yevmiyesi içeriğine göre davalı tarafın aralarındaki ticari durumu teyit ettiğini, davalının protokolün geçersizliğini ileri sürerek senetleri iade etmediğini belirterek, davalı tarafça protokole konu olduğu halde devam ettirilmekte olan icra takiplerinin işbu dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız şekilde ihtiyati tedbir olarak durdurulmasına, müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 30/11/2022 tarihli ve 13 numaralı tensip ara kararı ile, davacının 93.590,00 TL üzerinden harç yatırdığı, bu tutarın neye göre belirlendiğinin dava dilekçesinde belirgin olmadığı anlaşıldığından, hangi takip nedeniyle ve hangi miktarda borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini bildirmesi ve varsa takip dosyasına dair evrakın Mahkemeye sunulması için bir haftalık süre verilmesi üzerine davacı vekili dosyaya sunduğu 01/12/2022 tarihli beyan dilekçesi ile; ilgili ara kararda belirtilen 93.590,00 TL'lik harca esas alınan değerin, davalı tarafın müvekkili aleyhine haksız olarak başlattığı ve dava dilekçesinde tedbiren durdurulmasını talep ettikleri İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyasına takip dayanağı belge olarak sunmuş olduğu ... A.Ş. Kozyatağı Şubesi'nin ... seri numaralı çekine göre belirlendiğini (29.01.2018 tarihinden itibaren bankaların süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için banka tarafından karşılığının bulunmaması halinde ödemekle yükümlü oldukları tutar 1.410 TL olduğundan bu tutar çek bedelinden düşülmüştür.), zira iş bu çekin taraflar arasında imzalanan 09.12.2019 tarihli Borç Tasfiye Protokolü'nün 5. maddesinde yer alan ve müvekkiline iadesi gereken kambiyo senetleri arasında bulunduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen, süresi içinde davaya cevap vermemiştir.
MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 13/06/2023 tarihli 2022/936 E. - 2023/489 K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı, ilgili takip dosyası ve getirtilen diğer evrak içeriği incelendiğinde; tüm borcun 70000,00 TL tutarlı miktarlar ile on farklı tarihte alacaklı vekili Av...’e ve davadışı ...’a ödendiği, bu durumun davalı ... ile birlikte dava dışı ... ve ... vekilinin keşide ettiği 24/8/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameden de anlaşıldığı, ilgili ihtarnamede davalı yanın "borcun tamamının ödendiğini ancak vadesinde ödenmediğini" belirttiği anlaşıldığından taraflar arasındaki protokolde yer alan ... nolu 30/5/2017 tarihli 95000,00 TL tutarlı, ... AŞ Kozyatağı Şube'ye ait çek ve bu çeke istinaden başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Sayılı takip dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacının taraflar arasında imzalanan protokol gereğince ödemesi gereken taksitlerin bir kısmını süresinde ödememesi nedeniyle protokolün geçerliliğini yitirdiğini, davaya konu icra dosyası borcunun da ödendiğinin kabulünün mümkün olmadığını, Yerel mahkemenin protokol kapsamında yapılan ödemeyi, davaya konu icra dosyası borcunun ödemesi olarak kabul ederek, davanın kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, Davacının kendi kusuru ile temerrüde düştüğünü ve protokole uymadığını, protokolün geçersiz olduğunu, davacının kendi kusurundan dolayı müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyalarında borçlu olmadığının tespitine karar verilemeyeceğini, Müvekkilinin alacağının protokolde belirlenen 700.000,00 TL’den çok daha fazla olduğunu, müvekkilinin alacağının bir kısmından ve bir kısım vekalet ücreti alacağından vazgeçmesine rağmen, davacının protokole uygun davranmadığını, Davacının protokol ile ödemeyi üstlendiği başkaca ödemelerinin de bulunduğunu, bu ödemeleri yapmaması nedeniyle de müvekkilinin protokole bağlı kalmak zorunda olmadığının açık göstergesi olduğunu,Tahsil harçlarının ve haciz masraflarının da davacı tarafça ödenmesi gerektiği halde bunların ödenmediğini, TBK’nun 97. maddesi uyarınca davacının kendi edimlerini yerine getirmeden protokol gereğince borçlu olmadığının tespitini talep edemeyeceğini, Protokolün sürekli borç doğuran bir sözleşme olduğunu, son taksitin ödenmesine kadar devam eden protokolün, sözleşme şartlarına uyulmaması halinde geçersiz hale geleceğini, Davacının protokol gereği ödemesi gereken bir kısım taksitleri süresinden sonra ödediğini, Davacının TTK’nın 18. maddesi uyarınca basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, Müvekkilinin davaya konu olan icra dosyasıyla ilgili alacağının devam ettiğini belirterek, arz ve izah edilen ve yüksek mahkemece re’sen göz önüne alınacak gerekçelerle istinaf başvurularının kabulüne, davacı tarafından açılmış haksız ve kötüniyetli davanın kabulü yönündeki İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/936 E., 2023/489 K. sayılı ilamının kaldırılmasına ve dosyanın esasına girilerek davanın reddine, mahkeme aksi kanaatteyse yine kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklısının ..., alacaklı vekillerinden birisinin ..., borçlularının ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ...olduğu, 93.500,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 106.539,18 TL alacak için 17/01/2018 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 30/05/2017 tarihli, 95.000,00 TL bedelli, ... A.Ş. Kozyatağı Şubesine ait ... seri numaralı çek olduğu tespit edilmiştir.Takibe konu çek örneği incelendiğinde; 30/05/2017 tarihli, 95.000,00 TL bedelli, ...bank A.Ş. Kozyatağı Şubesine ait ... seri numaralı çek olduğu, lehtarının ..., keşidecisinin ... San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, çekin arkasında sırasıyla ..., ...’a ait cirolarının bulunduğu, 30 Mayıs 2017 tarihinde bankaya ibraz edildiği, karşılıksız olduğunun arkasına yazıldığı tespit edilmiştir. Dava dilekçesinin ekinde sunulan "BORÇ TASFİYE PROTOKOLÜ" başlıklı sözleşme incelendiğinde; borçlunun ..., alacaklıların ..., ... ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. oldukları, taraflar arasında vekalet ücreti dahil 700.000,00 TL borç bulunduğunun kabul edildiği, bu borcun 70.000,00’er TL taksitler halinde 10 taksitte ödeneceğinin kararlaştırıldığı, alacaklıların daha önce aldıkları tüm çekleri ve bonoları ve 600.000,00 TL bedelli vadesiz teminat bonosunu şahit ...’a teslim edecekleri, tahsil/feragat harcının borçlu ...’e ait olduğu, listesi yapılan çek ve bonoların iade edileceğinin kararlaştırıldığı, bu listenin 24. sırasında davaya konu 95.000,00 TL bedelli çekin bulunduğu, listesi yapılan icra dosyalarında tahsil harcı ve haciz masrafları ... tarafından ödendiği takdirde takip konusu evrak asıllarının borçlu ...’e teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, listenin 3. sırasında davaya konu icra dosyasının yer aldığı, bu dosyalardan Av. ...’ün vekil olduğu dosyaların vekalet ücretlerinin alacaklılara, Av. ...’a ait dosyalarda ise vekalet ücretleriyle ilgili pazarlık yapma ve ödeme yükümlülüğünün borçlu ...’e ait olduğu, borçlu ...’in protokolde 4(b) de belirtili vadeli senetleri ödediği takdirde, tahsil harcı borçluya ait olmak üzere, alacaklı tarafça borçlunun gayrikabili rücu tüm icra dosya borçlarıyla ilgili ibra edileceği konusunda anlaştıkları tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/03/2022 tarihli, 2020/397 Esas, 2022/151 Karar sayılı ilamı incelendiğinde; davacının ..., davalının ... olduğu, 09/12/2019 tarihli borç tasfiye protokolünün taraflar arasında geçerli olduğunun tespiti için dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E: Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; taraflar arasında imzalanan Borç Tasfiye Protokolü gereğince davacının 10 eşit taksitte 700.000,00 TL ödeme yaptığı, bazı taksitler kararlaştırılan süreden sonra ödenmiş olsa da, davalı tarafça davacıya protokolün feshedildiğine dair bir bildirim yapılmadığı, ödemelerin ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin kabul edildiği, protokolün taraflar arasında geçerliliğini koruduğu, protokol uyarınca davaya konu edilen icra takibine konu çekin davacı borçluya iade edilmesi gerekirken, takibe devam edildiği, davalının protokol gereğince borçludan tahsil harcı veya vekalet ücreti ile ilgili alacağı kalmışsa, yalnızca bunlarla ilgili talepte bulunabileceği anlaşılmakla, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 6.393,13 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.598,29TL harcın mahsubu ile bakiye 4.794,84 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 10,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 14/05/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.