T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2023/1450 Esas
KARAR NO:2025/703
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:18/07/2023
NUMARASI:2022/191 Esas, 2023/152 Karar
DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
KARAR TARİHİ:15/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının TPMK ve ... nezdinde pek çok tescilli markalarının bulunduğunu, ayrıca ... numarası ile markanın tanınmış marka olarak tescil edildiğini, davalıya ait işletmeden “...” markalı ve logolu bir adet kalem kutusunun satın alındığını, davalının “... mahallesi, ... Üsküdar/İSTANBUL” adresindeki iş yerinde davacının marka ve logosunu taşıyan taklit ürün satışı yaptığını, bu durumun davacının tanınmış ve tescilli markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ilerisürerek, davalının eylemlerinin davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından taklit olduğu iddia edilen ürünlerin hepsinin orijinal ürün olduğu düşüncesiyle ...Şti. den faturalı olarak satın alındığını, dosyaya sunulan faturalarda da "..." ibaresinin geçtiğini, belirtilen malların müvekkili tarafından sürekli satılan mallardan olmayıp, ilk kez satın alındığını, müvekkilinin satın alırken satıcıdan lisanslı olup olmadıklarını sorduğunu ve satıcının, malların lisanslı olduğunu, tüm takımların mallarını satmaya yetkisinin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalıya ait iş yerinde davacı adına tescilli "...” ve "..." markasının taklit kalem kutusu, suluk, küçük not defteri gibi kırtasiye malzemeleri üzerinde kullanıldığının tespit edildiği, davacının ..."..." markasının ve... tescil numaralı "...." markalarının "not defterleri, okul çantaları, bardaklar..." gibi emtialar için tescilli oldukları, dava konusu ürünlerin de bu kapsamda kaldığı, davalının eyleminin davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, davalının alınan bilirkişi raporuna itiraz etmediği gerekçesiyle, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasının kabulüne; sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacının davacı adına tescilli markaları taşıyan taklit ürünleri satması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sınai mülkiyet hakkı ihlalinde açılabilecek davalar SMK'nın 149. maddesinde sınırlı sayıda düzenlenmiş ise de, hak sahibinin kümülatif koruma ilkesi gereğince alternatif koruma yöntemleri ile haksız rekabete dayalı dava açıp talepte bulunabilmesinin de mümkün olduğunu, yerel mahkemenin 'haksız rekabetin tespiti yönünden davanın reddine yönelik kararının ve haksız rekabetin tespitinin reddine yönelik davalı vekili lehine hükmedilen avukatlık vekalet ücretinin hukuka, yerleşik içtihatlara ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'ine dair talepler yönünden ret kararı verilmesinin yerinde olduğu, (Yargıtay 11.HD'nin 2024/2085 E- 2025/416 K., 2024/1738 E- 2025/58 K.,2024/1482 E- 2025/38 K., 2019/5189-1852 E-K, 2021/89-3054 E-K sayılı kararları) davanın reddine karar verilen kısmı yönünden, davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025