T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1205 Esas
KARAR NO: 2025/381 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/05/2023
NUMARASI: 2022/234 E. - 2023/469 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/03/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkili ile davalı ... arasında yaklaşık 10 yıllık bir tanışıklık bulunduğunu, müvekkilinin bir araç kiralama şirketinde çalışmakta olup, bu uzun süreli tanışıklık içerisinde zaman zaman davalı şahsın şoförlü araç kiralamaları kapsamında şoförlüğünü yaptığını, davalı ...'nun müvekkilinden evini, arabasını ve otel üzerindeki %12'lik hissesini emaneten devralmasını, bu devirlere karşılık bir senet hazırlamasını 2021 yılının Eylül ayında istediğini, alacağı bu senedi işleme koymayacağını ve "ölümlü kalımlı dünya" diyerek kendisinin içinin rahat etmesi için bu senedi istediğini belirttiğini, bu senedi işleme koymayacağını, bir takım nedenlerle bir ev, bir araba ve otel üzerindeki %12'lik hissesini müvekkilin üzerine emaneten geçirmek istemesi nedeniyle bu senedi almak istediğini beyan ettiğini, müvekkilinin uzun zamandır tanıdığı ve kendisine şimdiye kadar zararı olmadığını düşünerek dost olarak gördüğü birinin zor durumda kalmasını istemediğinden belirtilen teklifi kabul ettiğini,+... numaralı hat üzerinden yapılan Whatsapp konuşmalarında davalı ...'nun müvekkiline senedi nasıl hazırlaması gerektiğini detaylı bir biçimde anlattığını, bu kapsamda ...'nun, düzenlenme tarihi, TC kimlik numarası, malen/nakden kaydı dahil senedin nasıl doldurulmasına dair tüm ayrıntılar hakkında müvekkili bizzat yönlendirdiğini, tüm bu hususların taraflar arasındaki whatsapp yazışmalarında ve ses kayıtlarında yer aldığını, senedin müvekkili tarafından düzenlenerek kargo ile davalı şahsa gönderildiğini, bu gelişmelerden sonra ...'nun daha öncesinden bahsettiği ev, araba ve hisseleri müvekkilinin üzerine geçirmek konusunda bahaneler uydurduğunu, herhangi bir girişimde bulunmadığını, zaten müvekkilinin de herhangi bir maddi kaygı gütmeyerek, sadece iyilik yapmak amacıyla düzenlediği senedin peşine düşmediğini, hayatına devam ettiğini, 1 Şubat 2022 tarihinde müvekkili aleyhine davalı ... Anonim Şirketi tarafından icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bu takibi e-devlet üzerinden öğrendiğini, konuyu ...'ya bildirdiğinde ise davalı şahıs müvekkiline senedin kasadan çalındığını, aynı takipte kendisinin de borçlu olduğunu ve mağdur edildiğini belirttiğini, ...'nun, icra takibinin kapatılması konusunda ... isimli kişi ile görüşeceğini belirttiğini, konuşmalarda geçen ... isimli kişinin ...'nun beyanlarına göre müvekkili aleyhine icra takibini başlatan davalı şirketin avukatı ... olduğunu, ...'nun, bu kişiyle yaptığı görüşme sonrasında Av. ...'in haciz işlemi yapmayacağını, ancak dosyanın kapanması için 100.000,00 TL istediğini müvekkiline ilettiğini, sonrasında ise meblağın 108.000,00 TL'ye çıktığını, bu miktarın yatırılması halinde ... tarafından dosyanın kapanacağı iddia edildiğini, ...'nun, kendisinde bir miktar para olduğunu, kalanını da müvekkilinin bir yerlerden bulması gerektiğini söyleyerek müvekkilinden kredi çekmesini istediğini, daha sonrasında bu meblağın 118.000,00 TL'ye çıkartıldığını, bir anda yaklaşık 850.000,00 TL tutarında bir borçla karşı karşıya kalan, maddi ve manevi varlığı tehdide uğrayan ve aile düzeni bozulan davalı şahsın tuhaf beyanları ve çelişik ifadelerinden müvekkilinin iyiniyetinin suistimal edildiğinin anlaşılması üzerine, Ticaret Sicil Gazetesi'nden takibi başlatan şirketin araştırıldığını, şirketin tek hissedarı ve aynı zamanda yetkilisinin ... olduğunun tespit edildiğini, icra takip dosyasındaki vekaletnamede şirket yetkilisi olarak aynı ismin görüldüğünü, diğer yandan da gerçekte kendi şirketine senedi ciro etmek suretiyle bedelsiz olduğu taraflar arasındaki yazışmalardan net bir şekilde tespit edilen senedin hileli işlemlerle tedavüle sokulduğunu, davalı ... icra takibinden sonraki aşamada da icra takibini başlatan şirketin kendisi ile alakası olmadığını, hatta kendi kasasından çalındığını iddia ettiği senedin işleme konulduğunu belirterek, takip öncesindeki ve sonrasındaki tüm aşamalarda kontrolü elinde tutmaya yönelik faaliyetlerini ısrarlı bir şekilde sürdürdüğünü, kambiyo hukuku açısından bedelin, senedi alanın senet karşılığında yerine getirdiği veya getireceği edim olarak tanımlandığını, davalı müvekkilin, davalı ... lehine düzenlediği senet bakımından herhangi bir borç ilişkisi hiç mevcut olmadığını belirterek, dava konusu icra takibinin yargılamanın sonuna kadar durdurulması için gerekli teminat tutarının müvekkilinin maddi imkansızlığı sebebiyle yatırılamayacak olduğundan, ihtiyati tedbir talebinde bulunmamakla birlikte, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasına yatan paraların yargılama sonuna kadar davalı şirkete ödenmemesine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasındaki takibine konu alacak iddiaları nedeniyle davacının davalılara herhangi bir borcu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalıların icra takibi yapması haksız ve kötüniyetli olduğundan icra takip tutarı üzerinden %20'den az olmamak üzere davalıların kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı her ne kadar müvekkilinin bir takım nedenlerle ev, araba ve otel üzerindeki %12'lik hisseyi davacının üzerine emaneten geçirmek istediğini, bunun karşılığında içinin rahat etmesi için davacıdan senet istediğini, bu senedi işleme koymayacağını, senet takibe konulduğunda müvekkilinin davacıyı oyalayarak takibin kesinleşmesini sağladığını iddia etse de, davacının işbu iddialarının hiçbir inandırıcılığı bulunmamakla birlikte, iddiaların tümünün ispata mecbur olduğunu, zira, söz konusu senet davacı tarafından bizatihi tanzim edildiğini ve 07.09.2021 tarihi ... numaralı gönderi kodu ile ... Kargo ...- Kümeevleri şubesinden bizatihi davacı tarafından müvekkilinin adresine kargolandığını, davacının dosyaya konuşma kayıtlarını sunduğunu, ancak davacının müvekkiliyle konuştuğunu iddia ettiği +... numaralı ve +... numaralı hatların müvekkiline ait olmadığını, davacının müvekkiline ait olmayan hatlar üzerinden dosyaya sunduğu hiçbir belgenin delil niteliği taşımadığını, davacının müvekkiline 700.000,00 TL borcunun bulunduğunu, davacının müvekkilinin kendisine bir ev, bir araba ve otel üzerindeki %12'lik hisseyi emaneten geçireceğini ve karşılığında kendisinin senet düzenlediğini, üstelik bu senedi kargo yoluyla müvekkiline gönderdiğini iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının huzurdaki davaya benzer müvekkili aleyhine birçok dava bulunduğunu, hatta müvekkilinin bir süre tutuklu kaldığını, dava dışı üçüncü bir kişi adına ikame edilmiş İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasının aynı mahiyette olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin bir iş insanı olup ticaret ile uğraştığından birçok dosyanın bulunmasının oldukça doğal olduğunu belirterek, müvekkili şirketin işbu alacağına yönelik davacı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya kapsamında başlattığı haklı takibin davacının itiraz etmemesi üzerine kesinleşmesi, davacının işbu huzurdaki davayı ikame etmede hukuki yararının bulunmaması ve davacının müvekkiline borçlu olması sebebiyle işbu davanın esastan reddine, davacı aleyhinde alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/05/2023 tarihli 2022/234E. - 2023/469 K. sayılı kararıyla; "... mevcut deliller ışığında davacının, davalılara borcu bulunmadığı anlaşılmış, davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış ise de bu konuda yemin teklifinde bulunulmamış, anılan sebeplerle davanın kabulü ile ; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasındaki takibine konu kambiyo senedinden kaynaklı alacak iddiaları nedeniyle davacının davalılara herhangi bir borcu olmadığının tespitine, İİK 72/5 maddesi gereğince takibin davacı- borçlu lehine neticelenmesi sebebiyle takibin davacı yönünden durdurulmasına, kararın kesinleşmesi ile birlikte takibin davacı yönünden iptaline dair aşağıdaki hali ile karar verilmiştir. Davacı vekili, kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş olup, davalı ...'nun takip borçlusu olup, takibi başlatan kişi olmaması sebebiyle davalı ... yönünden söz konusu talebin reddine karar verilmiş, diğer davalı şirket yönünden ise, şirketin tek yetkilisinin davalı ... olduğu, davalı ...'nin davacıya atmış olduğu yazışma ve ses kayıtları ile dava konusu kambiyo senedini düzenlettirdiği, şirketin tek yetkilisinin davalı ... olması sebebiyle, davalıların işbirliği içerisinde olduğu, senedin kullanılmayacağı sözüne rağmen şirket tarafından borcu olmadığı bilinen davacı hakkında takip başlatıldığı, başlatılan takibin kötüniyete dayandığı mahkememizce değerlendirilmiş, iş bu sebeple icra takip tutarı olan 700.000 TL'nin %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M/ 1-Davanın kabulü ile ; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasındaki takibine konu kambiyo senedinden kaynaklı alacak iddiaları nedeniyle davacının davalılara herhangi bir borcu olmadığının tespitine, İİK 72/5 maddesi gereğince takibin davacı- borçlu lehine neticelenmesi sebebiyle takibin davacı yönünden durdurulmasına, kararın kesinleşmesi ile birlikte takibin davacı yönünden iptaline, -Davalı şirketin icra takibi yapması haksız ve kötüniyetli olduğundan icra takip tutarı olan 700.000 TL'nin %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davalı ...'nun takip alacaklısı olmaması sebebiyle iş bu davalı yönünden kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, dava konusu senedin hatır senedi olmadığını, davacının kendi rızası ile 700.000,00 TL bedelli senedi düzenleyerek müvekkiline kargo ile gönderdiğini, davacının müvekkiline 700.000,00 TL borcu bulunduğunu, davacının iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince üzerinde kolaylıkla oynama yapılabilecek konuşma kayıtlarının esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Davacının müvekkiline borçlu olmadığını ispatlaması gerektiğini, delil olarak sunulan konuşma ve kayıtların belge niteliğinde olmadığına, Davacının müvekkilinin alacağını engellemek için kötüniyetle bu davayı açtığını, Mahkemece belge niteliğinde olmayan yazışma v kayıtlar doğrultusunda davanın kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ayrıntıları ile açıkladıkları nedenlerle, Mahkeme tarafından İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/05/2023 tarihli, 2022/234E.-2023/469K. sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhinde alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı icra takip .dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi, borçluların ... ve ... olduğu, 700.000,00 TL asıl alacakla ilgili 01/02/2022 tarihinde kambiyo senetlerin mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 06/09/2021 tanzim, 13/09/2021 vade tarihli, 700.000,00 TL bedelli senet olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 06/09/2021 tanzim, 13/09/2021 ödeme tarihli, lehtarı ..., borçlusu ... olan bono olduğu, bedelinin nakden alındığının yazıldığı, bononun arkasında sırasıyla ... ve ...Ticaret A.Ş.'nin cirolarının bulunduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişi ...’den alınan 23/11/2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı tarafından dosyaya sunulan ... (...) marka model, ... seri numaralı, IMEI 1: ..., IMEI 2: ... numaralı telefondaki Whatsapp yazılımında ..., +..., ... numaralı hesaplar ile yapılan yazışmaların dökümlerine ilişkini raporu düzenlendiği, tüm yazışmaların dökümlerinin rapora eklendiği tespit edilmiştir. ... Hizmetleri A.Ş.’nden verilen cevapta; ... numaralı telefon hattının davalı ...’ya tahsis edildiği bildirilmiştir.
G E R E K Ç E: Dava, icra takibinden sonra açılan takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne, davalı ... aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine, davalı ... Ticaret A.Ş.’nden alacağın %20’si kadar kötüniyet tazminatı alınmasına karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalılar vekili tarafından, davacının bonoya karşı borçlu olmadığını yazılı belge ile ispatlaması gerektiği ve Mahkemece delil kabul edilen Whatsapp yazışmalarının ve sesli mesajların delil niteliğinde olmadığı belirtilerek istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı tarafından dosyaya sunulan Whatsapp yazışmalarının ve ses kayıtlarının davalı ...’ya ait oldukları alınan bilirkişi raporu ve dosyaya gelen ... numaralı telefon hattının davalı ...’ya ait olduğuna dair bilgi, davalı ...’nun anlık fotoğraflarının mevcut olması, ilk derece Mahkemesince dinlenen ses kayıtlarının aynı kişiye ait olduğunun belirlenmesi ile ... tarafından davacıya gönderildikleri tespit edilmiş olup, bu Whatsapp yazışmaları ve ses kayıtları ile, davaya ve takibe konu senedin davalı ...’nun talebi üzerine davacı tarafından hatır senedi olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. O halde, mahkemece Whatsapp yazışmaları ve sesli Whatsapp mesajlarının delil olarak değerlendirilerek, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur. Davalı taraf yemin deliline de dayanmadığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 47.817,00 TL nispi harçtan, peşin alınan 11.954,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 35.862,75 TL eksik harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalılar tarafından yapılan masrafların üzerlerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.