T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1140 Esas
KARAR NO: 2025/293 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/12/2022
NUMARASI: 2022/57 E. - 2022/867 K.
DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
KARAR TARİHİ: 26/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin dava konusu bu çeki ve diğer başka çekleri (toplamda 21 adet çek yaklaşık 700.000,00-TL değerinde) 07/07/2021 tarihinde davacı şirketin İstanbul Merter'deki Şubesine ... Kargo şirketi ile gönderdiğini, davacı şirketin Adana ilinde faaliyet göstermekte olup, Merkez Ofisteki çeklerin, işleme konulmak üzere kaşe basılıp İstanbul şubeye gönderildiğini, İstanbul şubede bulunan şirket yetkilisi tarafından imzalanan bu çeklerin İstanbul'da işleme konulduğunu, uygulama bu şekilde iken, gönderilen çeklerin ... Kargo'nun Merter Şubesinde çalındığını, davacı şubeye ulaşmadığını, dava konusu çekle ilgili ödemeden men kararı verildiğini, davacı şirket tarafından kargoda çalınan çeklerle ilgili Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/524 E sayılı dosyasından zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığını, mahkemece ödemeden men yasağı kararı verildiğini, dava konusu çekteki davacı şirkete atfen atılan imzanın davacı şirkete / şirket yetkilisine ait olmadığını, davaya konu çekin kargoda çalındığını ve bir şekilde davalının eline geçtiğini, davacı şirketin hem davalı ile hem de diğer cirantalarla hiçbir akdi, ticari ilişkisi olmadığını, alacak ve borç ilişkisi de olmadığını, çekte ciro imzası bulunan diğer cirantalar ile davacı şirket arasında hiçbir akdi, ticari ilişkisi olmadığı gibi, alacak ve borç ilişkisinin de olmadığını,davacının kargosunun çalındığı dönemde başka kargoların da çalındığını, sosyal medyada da ... Kargoda kargoların kaybolduğunun ve kargo alıcısına dönüş yapılmadığının, bilgi verilmediğinin de sıkça yer aldığını,dava konusu çekin kargoda çalınmış olduğunu, çeki bankaya ibraz eden ... A.Ş.'ye mail ile bildirildiğini ve yazışma yapıldığını, davalı ... A.Ş.'nin çeklerin çalıntı olduğunu bilmesine ve ödemeden men yasağından haberdar olmasına rağmen, dava konusu çeki kabul ettiğini ve müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı alarak icra takibi başlattığını, çalıntı, sahte ve ödemeden men yasağı kararı verilen çekle davacı hakkında icra takibi yapması usule ve yasaya aykırı olduğundan, davacının daha fazla mağduriyetinin önlenmesi için, dava sonuçlanıncaya kadar, İİK 72/3. maddesi uyarınca, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yapılan yargılama neticesinde davacının, dava konusu çalıntı, sahte ve ödemeden men yasağı kararı verilen, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına konu olan çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, icra takibi yapan davalı aleyhine % 20 tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekilinin dosyaya sunduğu 22/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; keşideci ... Turizm Ticaret Ltd. Şti. tarafından müvekkili şirket emrine keşide edilen ... T.A.Ş./Manavgat Şubesi ... seri no.lu 31/12/2021 vade tarihli 13.900,00-TL’lik çekten dolayı İİK’nın 72. maddesi uyarınca müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile 6102 Sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca çekin istirdadına, dava konusu çeke dayanılarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibinde İİK’nın 72/III. maddesi uyarınca dosyaya yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava konusu çeke dayanılarak müvekkili hakkında icra takibi yapan davalı aleyhine % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafa yönelik ikame edilen borçlu olunmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasının haksız ve kötü niyetli olup, reddi gerektiğini, tedbir talepli menfi tespit konulu davanın, çekte lehtar sıfatında bulunan davacının imza inkarına dayandığını, davalının çek üzerindeki ciranta olan davacının imzasının sahte olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını, çekteki imzanın sahte olup olmadığı hususunda hukuken de bir araştırma yapma mecburiyetin bulunmadığını, davalının sadece çek alma hususunda faktoring yasasına uygun olarak müşterisinden devraldığı çekteki alacağı tevsik eden fatura ve benzeri belgelerin var olup olmadığını araştırma konusunda sorumluluğu bulunduğunu, davalının bu sorumluluğunu da hukuka ve yasalara uygun olarak yerine getirdiğini, davalının yasanın üzerine yüklediği tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davaya konu çeki hukuka uygun olarak faktorıng sözleşmesi ile çekin alımına sebep olan fatura ile birlikte devralan iyi niyetli meşru hamil konumundaki 3. şahıs olduğunu, davacının davalıya karşı iddialarını kesinlikle ileri süremeyeceğinin aşikar olduğunu, davaya konu çekin yasalara uygun olarak faktoring işlemine tabi tutulduğunu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların tümünün kötü niyetli olup, gerçeğe aykırı iddialar olduğunu, çekin istirdatı koşullarının bulunmadığını savunarak, iş bu sebeplerle haksız davanın ve karşı tarafın tüm taleplerinin reddine, lehlerine tazminata hükmedilmesine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2022 tarihli 2022/57 E. - 2022/867K. sayılı kararıyla; "...Somut olayda takip ve dava konusu çekteki lehtar imzası davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığından davacının iş bu çek nedeniyle sorumlu tutulmasının mümkün olmaması, bilirkişi raporunun, mukayese imzalara ilişkin tespitinin usul ve hukuka, teknik delillere, bilimsel verilere ve dosya kapsamına uygun bulunduğu, dayanakları ve gerekçeleri ayrıntılı şekilde açıklanmış, tarafların ve mahkemenin denetimine uygun şekilde ortaya konmuş olduğu, ciro imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilisi ...'in eli mahsulü olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının KABULÜNE; Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ... Manavgat şubesine ait ... seri numaralı 31/12/2021 keşide tarihli 13.900,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMLERİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçelerindeki beyanlarını tekrarla, davaya konu alacaklı olarak bulundukları çekin yasaya uygun olarak, faktoring işlemi neticesinde faktoring sözleşmesi ile devralındığını, taraflarında alacağı tevsik eden belge niteliğinde bulunan, çekin alımına sebep olan fatura ve anılan çeke ilişkin bordo ve alacak bildirim formunun da mevcut olduğunu, yani taraflarınca yasal tüm edimlerin eksiksiz yerine getirildiğini, davaya konu çekin devralınmasına, yasaya ve usule uygun faktoring işlemine yönelik gerektiği takdirde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, 6831 sayılı Kanunun 9/2. maddesi uyarınca yapılması gereken tüm yasal işlemlerin müvekkili tarafından yerine getirildiğini,müvekkilinden beklenen başka bir sorumluluk bulunmadığını,Davaya konu çekin yasaya uygun faktoring işlemi neticesinde devralındığını, söz konusu çekte iyi niyetli hamil konumunda bulunduklarını, bu yüzden çekin kaybedildiği ya da çalıntı olduğu iddiasıyla çekin istirdatına karar verilemeyeceğini,Kambiyo senedi düzenleme ve imzalama konusunda 3. şahıslara vekalet verilebildiğini, senedin "vekaleten" imzalandığı yazılmasa dahi vekalet verenin, vekil tarafından imzalanan senetten dolayı sorumlu olduğunu, bu nedenle; davacı ile üçüncü şahıslar arasında vekalet ilişkisi olup olmadığının araştırılarak vekil tayin edilen kişilerin de imza incelemesinin yapılması gerektiğini,İmza incelemesine ilişkin alınan bilirkişi raporunun yargılamayı aydınlatmaktan uzak olduğunu, yeterince açık, ayrıntılı ve gerekçeli olmadığını, bu sebeple bilirkişi raporundaki beyanların dikkate alınmaması gerektiğini,İmza incelemesinin önemli ve teknik bir durum olup, imzayla ilgili ayrıntılı inceleme ve açıklama yapılması gerekirken, bilirkişinin yüzeysel bir rapor oluşturduğunu, bilirkişinin bu derece teknik bilgisine ihtiyaç duyulan bir konuda ayrıntılı inceleme yapmadan oluşturduğu raporun dava konusuna herhangi bir açıklama getirmekten bir hayli uzak olduğunu, Bilirkişinin, işbu raporunda dayanaklarının kanıtlarını net ve açık bir şekilde ortaya koymadığından yapılan inceleme sonucunda oluşturulan raporun hükme esas alınamayacağını,Bilirkişi hiçbir şekilde, mukayese edilen belgelerde imzalar arasındaki farklılıkları ispatlayacak, destekleyecek görüntülere yer vermediğini, 2 sayfayı bile doldurmayan, ayrıntısız, dayanaksız bir rapor oluşturduğunu, Yargıtay denetimine uygun bir rapor olmadığını belirterek, arz ve izah edilen nedenlerle, istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/57 E. 2022/867 K. Sayılı 23.12.2022 tarihli ilamının bozularak kaldırılmasına, davanın reddine, lehlerine tazminata hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde; 26/04/2022 tarihli duruşmada davalıya tebliğ edilen tam ıslah dilekçelerinde; yapılan yargılama neticesinde müvekkilinin dava konusu keşideci ... Turizm Ticaret Ltd. Şti. tarafından müvekkili şirket emrine keşide edilen ... T.A.Ş./Manavgat Şubesi ... seri no.lu 31/12/2021 vade tarihli 13.900,00-TL’lik çalıntı çekten dolayı İİK 72. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti ile 6102 Sayılı TTK 792. maddesi uyarınca çekin istirdadına karar verilmesi talep edilmiş ise de, ilk derece Mahkemesinin bu husus göz ardı ederek davayı menfi tespit davası olarak sonuçlandırdığını, Mahkeme kararında tam ıslah dilekçelerine hiç değinilmediğini, 6100 Sayılı HMK 180. maddesine aykırı olarak ıslah dilekçelerindeki 6102 Sayılı TTK 792. maddesi uyarınca çekin istirdadı taleplerinin değerlendirilmediğini, bu nedenle kararın eksik, hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, Zayi olan çekin istirdadı talebiyle açılan işbu davada, ispat yükü davacı olarak taraflarında olup, yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu çeki elinde bulunduran ... A.Ş.’nin hem kötüniyetli, hem de iktisabında ağır kusurlu olduğunu, Detaylı şekilde izah edildiği üzere, davalı şirketin dava konusu çeki iktisabında ağır kusurlu olduğunu, somut olayda davalı ... A.Ş’nin, dava konusu çekin çalıntı çek olduğunu, müvekkil adına atfen atılan imzanın sahte olduğunu, cirantalar arasında gerçek bir ticari ilişki olmadığını, alacak borç ilişkisinin gerçek olmadığını bildiği halde çeki iktisap ederek icra takibi yapıldığını, davalının, müvekkili şirketi menfi tespit davası açmaya zorladığını ve yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın ağır kusuru ve kötü niyeti açıkken şartları oluştuğu halde hiç bir gerekçe gösterilmeksizin kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, katılma yoluyla yaptıkları istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.12.2022 tarihli, 2022/57 E, 2022/867 K sayılı kararında "6102 Sayılı TTK 792. maddesi uyarınca çekin istirdadına karar verilmesi" talepleri hakkında bir karar verilmemiş olması ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf incelemesi yapılarak kararın bu yönden kaldırılmasına, neticede "İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyada ... T.A.Ş./Manavgat Şubesi ... seri no.lu 31/12/2021 keşide tarihli 13.900,00-TL’lik çalıntı çekten dolayı İİK 72. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti ile 6102 Sayılı TTK 792. maddesi uyarınca çekin istirdadına" ve "davalı aleyhine % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine", yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı ... A.Ş. tarafından ... İthalat İhracat Turizm Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... aleyhine İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/01/2022 tarihli, 2022/39 D.İş, 2022/39 Karar sayılı kararı ile ,31/12/2021 tarih, 49124961 seri numaralı, 13.900,00-TL vadeli çekle ilgili ihtiyati haciz kararı verildiği, kararın icraya koyulduğu, icra takibinin kesinleştiği tespit edilmiştir. Davaya konu çek örneği incelendiğinde; ... Manavgat Sanayi Şubesine ait ... seri numaralı, 31/12/2021 keşide tarihli, 13.900,00 TL bedelli, keşidecisi ... Tur. Tic. Ltd. Şirketi, lehtarının ... Tic. Ltd. Şti. olduğu, çekin arkasında sırasıyla ... Tic. Ltd. Şti., ... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... A.Ş.’nin cirolarının bulunduğu, 31/12/2021 tarihinde bankaya ibraz edildiği, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/524 Esas sayılı ödeme yasağı kararı bulunduğundan işlem yapılamadığının bildirildiği tespit edilmiştir. Mahkemece ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi ...'in talimat yoluyla huzurda imza örneklerinin alındığı, ayrıca ...'e ait 09/05/2022 tarihli Müşteri Hesap Kartonu aslı, ...'e ait ıslak imzasının bulunduğu 20/06/2018 tarihli para yatırma dekont aslı, ...'in yazı ve imzasının yer aldığı Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı aslı, İstanbul 10. Asliye ticaret Mahkemesinin 2022/49 esas sayılı dosyasında bulunan ... Bankası A.Ş'nin bireysel müşteri sözleşmesi aslı, ... Bankası Kobi Kredileri başvuru aslı, ... Bankası 20/06/2017 tarihli dekont aslının dosya içine alındığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince alınan 16/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirket yetkilisi ...'in 1) Huzurda verdiği imza örnekleri. 2) Adana ... Noterinde verdiği ... yevmiye sayılı ve 15.02.2008 tarihli imza sirküleri fotokopisi. ... Bankası ile 22.11.2014 taksit başlangıçlı kredi ödeme planı aslı. 4)09/05/2022 tarihli ... Bankası “Müşteri Hesap Kartonu" aslı. 5) 20/06/2017 tarihli ... Bankası dekont aslı. 6) Nüfus cüzdanı fotokopisi, 7) ... Bankası "Sermaye Piyasası Risk Bildirim Formu" fotokopisi belgelerinin incelendiği, sonuç olarak; "...İnceleme konusu çekte bulunan ... kaşesi üzerindeki imza ile ...'in mukayese örnekleri arasında grafolojik ve grafometrik usullere göre optik cihazlar kullanılarak ve çıplak gözle yapılan incelemede mukayese imzalarının kendi içinde uyumlu olduğunu, inceleme konusu imza ile de arasında tersim tarzı, isti, ebad, eğim, seyir, sürat, gelişmişlik, baskı derecesi ve alışkanlıklar yönünden farklar olduğu görüldüğü, çek arkasındaki 1. Ciro imzasının şirket yetkilisi ...'in eli mahsulü olmadığını" yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E: Dava, çalındığı iddia edilen ve davacının cirosunun bulunduğu çekle ilgili çekteki ciro imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasıyla açılan borçlu olmadığının tespiti, kötüniyet tazminatı ve çek istirdatı davasıdır. Mahkemece davacının borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davalı vekili alınan bilirkişi raporunun yeterli ve denetime uygun olmadığına dair istinaf talebinde bulunmuşsa da, bilirkişi tarafından dava konusu çekin ciro tarihinden öncesi ve sonrasına ait davacı şirket yetkilisinin yeterli imza aslının incelendiği, raporda imza karşılaştırılmasına ilişkin görsellere yer verilmesi nedeniyle raporun denetime uygun olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı vekili müvekkilinin faktoring sözleşmesi kapsamında dayanak fatura ve irsaliye belgeleriyle birlikte dava konusu çeki iktisap ettiğinden iyiniyetli hamil olduğunu, ciro silsilesi düzgün olduğundan imzanın davacı yetkilisine ait olmadığı iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, imza inkarı mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceğinden, davalı vekilinin istinaf talebi kabul edilmemiştir.Davalı vekili çek istirdatı koşullarının oluşmadığına dair istinaf talebinde bulunmuşsa da, Mahkemece davacının ıslahla talep ettiği çek istirdatı talebiyle ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar vermediği anlaşıldığından, bu istinaf talebi incelenmemiştir.Davacı vekilinin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davacı tarafça ıslah dilekçesi ile dava konusu çekin istirdatını da talep ettiği halde, mahkemece HMK’nun 297. maddesine aykırı olarak bu konuda gerekçeli kararda bir açıklamaya yer verilmediği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar da verilmediği anlaşılmakla, buna ilişkin istinaf talebi kabul edilmiştir.İlk derece mahkemesince tüm deliller toplanmış olduğundan ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce bu konuyla ilgili dosyadaki deliller incelenmiştir. Davaya konu çekteki ciro imzası davacı şirket yetkililerine ait olmayıp, davacı yanın bu iddiası denetime uygun bilirkişi raporu ile ispatlanmıştır. Dolayısıyla ciro imzası sahte olan davaya konu çekten davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi yerindedir. Davalı tarafça dosyaya sunulan faktoring sözleşmesi, fatura, belge ve çek örneği dikkate alındığında, dava konusu çekin davalı tarafından faktoring işlemleri içerisinde usulüne uygun olarak alındığı anlaşılmış olup, davalı son hamil ... Faktoring A.Ş'nin çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusuru bulunduğu kanıtlanamadığından, davalı faktoring şirketinin çekleri teslim alırken ihmal ve kötü niyetinin olmadığı, takibe girişmekte kötü niyeti bulunmadığı ve çeklerin ciro silsilesine göre 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 790. ve devamı maddeleri uyarınca davacının çekin istirdatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Yine davalının icra takibinde kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalı aleyhine kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi de yerinde olduğundan, davacı vekilinin kötüniyet tazminatıyla ilgili istinaf talebi kabul edilmemiştir. Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar saklı tutularak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ... Manavgat şubesine ait ... seri numaralı 31/12/2021 keşide tarihli 13.900,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, çekin istirdatı talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-Davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/12/2022 tarihli 2022/57 E. - 2022/867 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, -Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, -Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ... Manavgat şubesine ait ... seri numaralı 31/12/2021 keşide tarihli 13.900,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, -Çekin istirdatı talebinin reddine, 3-İlk derece yargılaması yönünden; -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 949,51TL nispi karar harcının peşin alınan 261,86 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 687,65 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 13.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Reddedilen çek istirdatı talebiyle ilgili Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 13.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacı tarafından dava açılırken yapılan toplam 354,06 TL (80,70TL BVH, 11,50TL VH, 261,86 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 1.144,75 TL (244,75 TL tebligat ve posta, 900,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davanın ret ve kabul oranına göre (1/2) 572,37 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerine bırakılmasına,4-İstinaf yargılaması yönünden; -Davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden alınması gereken 949,51 TL nispi harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, -Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine, -İstinaf yargılaması sırasında davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, ile 30,00 tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 422,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/02/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.