T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/994 Esas
KARAR NO: 2025/331
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/02/2023
NUMARASI: 2021/370 Esas, 2023/42 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 27/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır internet üzerinden kitap satış işi ile iştigal ettiğini, ... numaralı "..." ve ... numaralı "...com" markasının TPMK nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı şirketin ticaret unvanını 15/06/2021 tarihinde ... Kitap Yayınları olarak değiştirdiğini ve www...com.tr internet adresinde faaliyet göstermeye başladığını, davalı şirketin "..." ibaresini müvekkilinin tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili müvekkilinin izni olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinde kullandığını, bu durumun tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verdiğini, davalı yana marka hakkının ihlaline ilişkin kullanımlara dair ihtarname gönderildiğini, ancak olumsuz cevap verildiğini, şu aşamada ...com markasının kullanıma bir itirazları olmadığını, ancak davalının ısrarla ...com markasının müvekkili markasından ayırt edici olduğunu savunarak ... ibaresinin kullanımına dair bir açıklama yapmaktan kaçındığını, davalı kullanımlarının haksız rekabete sebebiyet verdiğini belirterek, davanın kabulü ile müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüzün tespitine ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2018 yılında kurulduğunu, faaliyetlerini ... markası ile sürdürdüğünü, markalarda yer alan "..." ibaresinin genel bir ibare olduğunu, davacı markasına yönelik herhangi bir tecavüz söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...taraf markalarını oluşturan işaretlerin ve kullanımların ortak olarak “...” ve “...” ibarelerini birlikte esas ve tek ayırt edici unsur olarak içermeleri nedeniyle yüksek düzeyde benzerlik taşıdığı, bu benzerliğin taraf markalarının kapsamlarının ayniyet düzeyinde oluşu gözetildiğinde, ilgili tüketiciler nezdinde markaların birbirlerinin devamı/serisi gibi algılanması sonucunu doğurabileceği, böyle bir durumda tüketicinin, her bir markanın aynı iktisadi kaynağa ait olduğu yönünde yanılgı yaşama ihtimalinin ve ürünler arasında işletmesel bağlantı kurma ihtimalinin var olacağı, bu durumun ise taraf markalarını taşıyan işaretlerin karıştırılması sonucunu doğurabileceği kanaatine varılmakla, davacının “...” ibareli tescilli markaları ile davalı şirketin ticaret unvanına dayalı olarak “...” ibareli kullanımları karşılaştırıldığında; kullanımların birebir aynı olmadıkları ve fakat benzer oldukları görülmektedir. Davacının markası 16 ve 41. Sınıflarda tescilli olup davalı taraf da kitap yayımı iştigal alanında faaliyet gösterdiğinden, davalının ticaret unvanı, davacının markasının tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfı ile aynı mal ve hizmet sınıfında kullanılmaktadır. Ayrıca davalı şirketin “...” ibareli ticaret unvanı değişiklik tarihi, davacı şirketin “...” ibareli markaların kullanımından ve tescil tarihinden sonraki tarihlidir. Başka bir deyişle davacının marka hakkı, davalının ticaret unvanı tescilinden daha öncesine dayanmaktadır. Yine www...com.tr internet sitesinde yer alan kitap satış, yayın, basım, okuyucuya ulaştırma gibi hizmetlere ilişkin faaliyet kapsamında, davacının davaya konu tescilli markasının mal/hizmet sınıfı ile aynı olduğu ve bu nedenle karıştırılma ihtimali bulunduğu görülmektedir. Bu bağlamda davacının tescilli markaları ile davalının ticaret unvanı ve davalının internet sitesinde yer alan ticaret unvanına dayalı markasal kullanımlar karşılaştırıldığında bütünü itibari ile bakıldığında bıraktıkları görsel etki ve ortalama tüketici zihninde yarattıkları imaj bakımından benzer oldukları ve kavramsal benzerlik taşıdıkları, ortalama tüketici nezdinde seri marka imajı yaratabileceği, dolayısı ile marka hakkına tecavüz koşullarının somut olay bakımından gerçekleştiği kanaatine varılmıştır. Davalı tarafça davalının markasal kullanımlarının "..." ibaresi olduğu, ve karşılaştırmanın bu ibareler üzerinden yapılması gerektiği ayrıca ... ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğuna yönelik itirazları bakımından yapılan değerlendirmede, davacı taraf ait "..." ve "..." ibareli, markaların karşılaştırılmasında söz konusu markalarda esas unsurun "..." olduğu, nasıl ki "kitap" ve "yayınları" ibareleri genel ibare olarak kabul ediliyorsa davalı markasında yer alan İngilizcede "YAYINLARI" anlamına gelen "..." ibaresinin de ayırt ediciliğinin düşük olduğu, bu nedenle birleşik ya da ayrı yazılmış olsalar dahi dava konusu markada öne çıkan unsurun ... ibaresi olduğu, ... ve ... kelimelerinin birleşmesi ile yeni bir anlam ortaya çıkmadığı gözetilerek benzerliğe ilişkin itirazlar yerinde görülmemiştir. Ayrıca ... ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğuna ilişkin itirazlarında değerlendirilmesi bakımından, her ne kadar ... kelimesi anlamlı ( farsçada kadın anlamında, diğer anlamında da insanı mutlu eden meditasyon) bir kelime ise de, markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı olmadığı, davacının markasının tescilli bir marka olması, markalara sağlanan korumadan faydalandığı, hükümsüz kılınmadığı müddetçe herkese karşı ileri sürülebileceği gözetilerek bu yöndeki itirazlarında kabulü mümkün olmamıştır" şeklindeki gerekçe ile neticeten; "1-Davanın KABULÜ İLE, davalı kullanımlarının davacıya ait TPMK nezdinde tescilli ... ve ... numaralı markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Müvekkilinin uzun yıllardır ... markası altında faaliyet göstermekte olduğunu, 2018 yılında kurulduğunu, ... markasını kullanmakta olduğunu, logo da içerdiğini, www...com.tr alan adı altında faaliyet göstermekte olduğunu, ... markasının kullanım şekli de hiçbir şekilde davacının marka hakkını ihlal etmediğini, görsellerin dilekçede sunulduğunu, ... ve ... markaları karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzerliği olmadığını, bütünsel benzerliğin dikkate alınması gerektiğini, "..." ibaresi bir felsefe adı olup, kimsenin tekeline verilemeyecek genel bir ibare olduğunu, markalar arasında ortak olan ... ibaresi ayırt edici olmayan bir unsur olup kimsenin kullanım tekeline verilemeyecek genel ve global bir ibare olduğunu, “meditatif hal” anlamına geldiğini, Müvekkilinin ... ibaresini değil, kendi markası ve ticaret ünvanı altında faaliyet göstermekte olduğunu, ... ibaresi müvekkilinin markası olmayıp, ticaret ünvanının esaslı unsuru olduğunu, ... markasının kullanılmakta olduğunu, Hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, Rapora yansıyan kullanımın, Müvekkilinin internet sitesindeki genel kullanım olmadığını, ... markası yönünden benzerlik olmadığını, tarafların faaliyetlerinin aynı sektör kapsamında kabul edilmesi gerektiği yönündeki tespitlerin de hatalı olduğunu, müvekkiline ait internet sitesi kapsamında halihazırda kişisel gelişim-çocuk gelişim kitaplarının satışına yer verilmekteyken, davacı yana ait internet sitesinde ise birçok türden ve çeşitli yazarlardan birçok farklı esere yer verilmekte olduğunu, ortalama tüketicinin ilk bakışta fark edebileceği bir fark olduğunu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE Davacı, davalının "..." ibareli kullanımlarının "..." ve "...com sizin için kitap taşıyoruz şekil" ibareli markalarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün tespiti, meni ve refini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; yeterli ve hükme elverişli nitelikteki bilirkişi kök ve ek raporuna göre davalının www.....com.tr şeklindeki alan adında ..., ... YAYINLARI ibareli kullanımların davacının markalarının tescilli olduğu 16. ve 41.sınıf kapsamında olduğu, davacının ... numaralı "..." markası ile ... numaralı "....com sizin için kitap taşıyoruz şekil" ibareli tescilli markası olduğu, davacının www.....com ibareli alan adının 07.11.2009'da tahsis edildiği, alan adı kaydını yapan kişi bilgisinde;...-... Kitabevi yazılı olduğu, davalıya ait olduğu beyan edilen www...com.tr alan adının 07.07.2021'de oluşturulmakla birlikte kimin adına kayıt edildiği bilgisi tespit edilemediği, davalının ... unsurlu tescilli marka kaydı olmadığı, davalının ticaret unvanın 15.06.2021 tarihli unvan değişikliği ile tescil edildiği, davalının kullanımının unvansal kullanım niteliğinde olmayıp markasal kullanım olduğu ve ortalama tüketici nezdinde karışıklığa neden olacağı, davalının savunmasına konu ... ibaresinin de savunmaya göre 2018 tarihinde kullanılmaya başlandığı, davacının markasının bu tarihten de önce olduğu, ... ibaresinin tescil sınıfı itibarı ile tanımlayıcı ibare olduğundan söz edilemeyeceği de dikkate alındığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/02/2025