T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2023/883 Esas
KARAR NO:2025/56
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/02/2023
NUMARASI:2018/983 Esas, 2023/111 Karar
BİRLEŞEN İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/987 ESAS
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)|Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ:09/01/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin borcuna karşılık ... lehine keşide ettiği, ... Bankası A.Ş. ... şubesi muhataplı, ... seri numaralı, 11/09/2018 keşide tarihli 21.000-EURO bedelli çekin lehdara ... Kargo şirketi ile gönderildiğini sırada çalındığını, çekin lehdar şirketin sahte kaşe ve imzası atılarak tedavüle çıkarıldıktan sonra davalı tarafından .... sayılı dosyasında icra takibine konulduğunu, benzer şekilde dava dışı ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti. firmalarınca ... firmasına gönderilen toplam 8 adet çekin de davalı tarafından takibe konulduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davacı lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVAYA CEVAP:Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından borcuna karşılık .... Lehine toplamda 413.293,76 Euro miktarlı çek keşide ettiği, çeklerin tamamının kargo yoluyla lehdara gönderildiği sırada kargoda çalındığını, dava konusu 58.311,36-Euro bedelli çeklerin toplamı olan 450.802,55 TL miktarıyla davalı tarafından ... sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ancak müvekkili şirketin işbu çekten dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığını, dava konusu çekle birlikte diğer çeklerin çalıntı yoluyla ele geçirildiğinin açık olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davacı lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen dosya davacılarının dava konusu çeklerin keşidecisi oldukları, ciro silsilesindeki son hamil olan davalı tarafından icra takipleri başlatıldığı, davalı şirketin yetkilisinin ... olduğu, davalı tarafça ciro yoluyla teslim alınan ... firmasına kesilen 15 adet faturanın ve muhteviyatı malların nasıl teslim edildiği hususunda herhangi bir belge ibraz edilmediği, davalının faturaları ve muhteviyatı malları ... adlı firmaya ... firması yetkilisi olduğunu belirttiği ...'nın talimatı çerçevesinde yapıldığını beyan ettiği, savcılık dosyasında ...'nın davalı ...'ı tanımadığını beyan ettiği, davalı tarafça incelemeye ibraz edilen yasal defterde nakliye faturasının da olmadığı, hangi araçlarla nakliyelerin gerçekleştirildiği, hem satın almada ve hem de satışta nakliye bedellerini kimin ödediği hususunda hiçbir belgenin ibraz edilmediği, çeki ciro eden ... A.Ş.yönünden vergi numarasının geçerli olmadığı ve bildirilen vergi numarasına kayıtlı mükellef bulunmadığı, davalının isticvapta iddia ettiği gibi müteahhitlik nedeniyle vergi kaydının dahi bulunmadığı, asıl davaya konu çek nedeniyle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/983 E. sayılı dosyada dolandırıcılık suçundan ceza verildiği tüm bu husular ve bu cirolardaki bilgileri sahteliği dikkate de alındığında hırsızlık iddiasına konu çekleri yeterli araştırma yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davacıların icra takiplerine dayanak çekler nedeniyle borçlu olmadıkları gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne, davalının kötü niyeti de sabit olduğundan, asıl ve birleşen dosyalarda davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde;müvekkilinin çeki, ticaret ürünü olarak yaptığı işlere karşılık iktisap ettiğini, görüntü itibariyle de çekin cirolanarak devredildiği, cirolarda bir sıkıntı olmadığı, davacı şirketin ziya davasında kesin delil ileri sürerek çeki henüz iptal edemediğini, bu sebeple de çekin iyi niyetli üçüncü kişilerin iktisabında bu itirazını ileri süremeyeceğini, müvekkil çeki cirantasından aldığını, keşideci olan davacının imzasını inkar etmediğini, imzaların istiklali prensibi gereği herkes imzasından sorumlu olduğunu, müvekkilin kusurunun olmadığını, müvekkilin iyi niyetli hamil olup, çeki iktisabında ağır kusur ve ihmalinin bulunmadığı için, iyi niyetli olduğunu ispat etmek zorunda olmayıp, müvekkilinin kötü niyetli olduğu ve çeki iktisabında ağır kusurlu olduğunun, davacı tarafından kesin delil ile ispatlanması gerektiğini, müvekkilin yetkili hamil olduğunu, çek görüntü itibari ile çek vasfını ihtiva eder bir durumda olduğu için, müvekkilinin de ticaretini çek, senet ve buna benzer evraklarla yapmakta olduğundan çeki aldığını, dava konusu çekin iktısabında müvekkilinin kötü nıyetı veya agır kusuru bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince asıl davaya konu 21.000-Euro'luk çek nedeniyle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/983 E. sayılı dosyada dolandırıcılık suçundan ceza verildiği tüm bu husular ve bu cirolardaki bilgileri sahteliği dikkate de alındığında hırsızlık iddiasına konu çekleri yeterli araştırma yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.(Her ne kadar gerekçeli kararda ceza dosyasının esas numarası sehven 2018/983 olarak belirtilmişse de, asıl davada davacı vekili tarafından 22/12/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde ibraz edilen İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi kararının esas numarasının 2020/388 olduğu, kararda yazılı... numarasının mahkemenin kendi esas numarası olduğu görülmektedir.) Söz konusu ceza dosyası asıl davaya konu çeke ilişkin olup, bu ceza dosyasından verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmemesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, 2-İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2023 gün ve 2018/983 Esas, 2023/111 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf peşin harçlarının talebi halinde asıl ve birleşen davanın davalısına iadesine, 5- İstinaf aşamasında asıl ve birleşen davanın davalısı tarafından yapılan yargılama gideri olan 984,00 TL (492,00 x 2) istinaf yoluna başvurma harcı ile 142,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.126,00 TL'nin asıl ve birleşen davanın davacılarından alınarak, asıl ve birleşen davanın davalısına verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/01/2025