T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/892 Esas
KARAR NO: 2025/6 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/05/2022
NUMARASI: 2020/137 E. - 2022/471 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/01/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı/alacaklının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhinde ve haksız yere kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibi başlattığını, müvekkiline ödeme emrinin 10/02/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, icra takibine konu olan çekin cirosundaki kaşe ve imzanın lehtar ... San. Ltd. Şti.'ne ait olmadığını, çekin lehtar şirketin zilyetliğinde iken çalındığını ve sahte kaşe vurulup sahte imza atılarak dolandırıcılar tarafından lehtar şirket tarafından ciro edilmiş gibi tedavüle çıkarıldığını, bu nedenle lehtar şirket tarafından yapılan suç duyurusu üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan 2019/211137 Soruşturmanın devam ettiğini, ayrıca lehtar şirket tarafından çekin iptali için açılan davanın İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1117 Esas numarası ile derdest olduğunu, ödeme emrinin kendilerine tebliğ edilmesi üzerine lehtar şirket tarafından İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/203 Esas sayılı dosyası ile borca ve imzaya itiraz davası da açıldığını, lehtar şirket zilyetliğinde iken çalınan ve şirkete ait olmayan sahte kaşe ve imza ile ciro edildikten sonra bir kaç kez daha ciro edilerek başlatılan haksız takibin iptali için işbu davanın açıldığını belirterek, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile sahte kaşe ve imza kullanılarak ciro edilen çekle ilgili takibin teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına, alacaklı görünene ve diğer cirantalara müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığından borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin çeki ticaret ürünü olarak yaptığı işlere karşılık iktisap ettiğini, iyi niyetli gerçek hamil olduğunu, faturalarının mevcut olduğunu, davacı şirketin zayi davasında kesin delil ileri sürerek çekleri henüz iptal edemediğini, bu nedenle de çeklerin iyi niyetli üçüncü kişilerin iktisabında bu itirazını ileri süremeyeceğini, çünkü müvekkilinin çeki cirantasından aldığını, imzaların istiklali prensibi gereği herkesin imzasından sorumlu olduğunu, müvekkilinin kusuru olmadığını, müvekkilinin bir ticaret ürünü olarak yapmış olduğu işe karşılık bu çeki aldığını, ayrıca müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, çeki iktisabında ağır kusur ve ihmalinin bulunmadığı için müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ispat etmek zorunda olmadığını, çekteki görünür ciro silsilesinde TTK m.790 gereğince bir kopukluk olmadığını ve davalı hamilin bu nedenle yasal hamil konumunda olduğunu, çekin görüntü itibari ile çek vasfını ihtiva eder bir durumda olduğu için ve müvekkili de ticaretini çek, senet ve buna benzer evraklarla yapmakta olduğundan çeki aldığını, müvekkilinin iyi niyetle hamil olduğu ve çekin çek şartlarına haiz olduğunu, çeki cirantasından aldığını, herkesin imzasından sorumlu olacağını, müvekkilinin kusuru olmadığını savunarak, açıklanan nedenlerle davanın reddine, davacının dava konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ve dava konusu alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/05/2022 tarihli 2020/137 E. - 2022/471K. sayılı kararıyla; "...Ayrıca davacı-keşideci ile hamil arasında ciro silsilesine göre doğrudan ticari ilişki olmadığından, davacının yani keşideci ile lehdarın ticari kayıtlarında çekin yer almış olmasının davalı hamile açılan davanın çözümlenmesinde bir faydası olmadığından bilirkişi incelemesi yapılması da dosyaya fayda sağlayacak bir araştırma değildir. (Bu husus özellikle dosyada mübrez İstanbul BAM 16. H.D'nin 28/05/2021 tarih, 2018/3284 E. 2021/1096 K. Sayılı ilamında vurgulanmıştır.) Bu nedenle,huzurdaki davada, dava dışı lehtarın-ilk cirantanın imza inkarına dayalı açılan menfi tespit davasında; davacı keşideci (... San. Ve Tic. AŞ) 'nin açtığı dava yerinde görülmediğinden reddine, ihtiyati tedbir talebi işleme alınmış olmakla % 20 icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalı şirketin kötüniyetli olduğunu, dava konusu çeki ciro yoluyla devralırken bilerek müvekkili Şirketin zararına hareket ettiğini, Dava konusu çekin cirantaları, ... İnşaat Hafriyat Şti.’nin yetkilisi ...'nın yine ... İth. İhr. Tic, Ltd. Şti.’nin yetkilisi ...'ın, son olarak yetkili hamil olduğu kabul edilen ... San. Tic, Ltd. Şti.’nin yetkilisi ...’in tebligata yarar adresleri tespit edilerek şahısların İlk Derece Mahkemesi huzurunda dinlenmeksizin, Mukayeseye elverişli olacak şekilde dava konusu takibe dayanak çek üzerindeki imza ve yazıların ilgili şahıslara ait olup olmadığının tespiti için ilgili şahıslardan imza ve yazı örnekleri alınarak, dosya bilirkişi incelemesine gönderilmeksizin, Yine bahse konu şahısların imza örnekleri ilgili kurumlardan sorulmaksızın, Takibe dayanak çeki nerede, nasıl ne zaman ve kimden ne için aldıkları ve ciroladıkları, aralarında ne tür bir ticari ilişki bulunduğu, son olarak firma ve şahısların birbirlerini tanıyıp tanımadıkları sorulmaksızın, (Kaldı ki davalı şirket yetkililerinin isticevap edilmesine Mahkeme tarafından re'sen de karar verilebilirdi.), Takibe dayanak çekin hangi ticari ilişkiye dayanak olarak verildiğinin tespiti için bahse konu şirketlerden fatura ve ticari defter kayıtları talep edilmeksizin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı sahtecilik ve dolandırıcılık bürosunun 2021/73641 Soruşturma no.lu dosyanın sonucu beklenmeksizin, Davalı şirket' in iyi niyetli hamil olup/olmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmaksızın, Basit bir anlatımla, İlk Derece Mahkemesince, salt 6012 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 677 uyarınca, “imzaların bağımsızlığı ilkesi” gereği herkesin kendi imzasından sorumlu olduğundan ve yine dava konusu çekte ciro silsilesinin düzgün olduğundan bahisle ve cirolardan birinin sahte olmasının diğerlerinin geçerliliğini etkilemeyeceği ve dolayısıyla Müvekkil Şirketin (keşideci) kendi imzasını inkar etmediğinden dava dışı lehtar ...” in imzasının sahteliğini ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacağı gerekçesi ile hatalı bir şekilde müvekkilinin sorumluluğunun son hamil olması nedeniyle davalı şirkete /takip alacaklısına karşı devam ettiği kanaatine varılarak huzurdaki davanın reddedildiğini, Nitekim İlk Derece Mahkemesince verilen bu kararın yukarıda kısaca açıklanan nedenlerle hatalı olduğunu, kararın taraflarınca kabulünün mümkün olmayıp, işbu karara yönelik istinaf yoluna başvuruda bulunma zaruretinin hasıl olduğunu, Takibe dayanak çek bedelinin lehtara ödenmiş olduğunu, Müvekkil tarafından dava dışı ... adına keşide ve teslim edilen ancak lehtar ...'in zilyetliğindeyken zayi olan 3 çekin de ciro zincirlerinin birbirlerinin aynı olmasının da dikkate alınması gerektiğini belirterek, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle; 1.İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/05/202 tarih, 2020/137 E., 2022/471 K. sayılı kararının müvekkili Şirket aleyhine olan kısımlarının tehir-i icra talepli olarak kaldırılmasına, davalı Şirketin iddialarının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ... Kimya Sanayi Limited Şirketi, ... İnşaat Hafriyat San, Tic. Ltd. Şirketi, ... İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi oldukları, 63.625,00 TL asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte toplam 70.413,71 TL alacak için 03/02/2020 tarihinde kambiyo senetlerin özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 25/01/2020 keşide tarihli, 63.625,00 TL bedelli, ... seri numaralı çek olduğu, davacı borçlu yönünden takibin kesinleştiği tespit edilmiştir. Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... Bankası Karabağlar/İzmir şubesine ait ... seri numaralı, 25/01/2020 keşide tarihli, 63.625,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, lehtarının ... Kimya Sanayi Limited Şirketi oldukları, çekin arkasında sırasıyla ... Kimya Sanayi Limited Şirketi, ... Hafriyat San. Tic. Ltd. Şirketi, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ...'nin cirolarının bulunduğu, 27/01/2020 tarihinde bankaya ibraz edildiği, ödeme yasağı nedeniyle işlem yapılmadığı tespit edilmiştir. İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 13/02/2020 tarihli, 2020/250 Esas, 2020/516 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacının ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, davalının ... olduğu, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibiyle ilgili lehtarın imzasının sahte olduğu iddiasıyla icra takibine itiraz davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği tespit edilmiştir. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/11/2022 tarihli, 2020/350 Esas, 2021/833 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacının ... Kimya Sanayi Limited Şirketi, davalının ... olduğu, aralarında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe koyulan ... numaralı 25/01/2020 keşide tarihli, 63.625,00 TL bedelli çek de olmak üzere bir kısım çeklerdeki ciro imzasının davacı şirkete ait olmadığı iddiasıyla menfi tespit ve çeklerin istirdatı için dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda grafolojik inceleme ile davacı adına atılan ciro imzalarının davacıya ait olmadığı tespit edildiğinden, menfi tespit davasının kabulüne, istirdat talebinin reddine karar verildiği, kararın istinaf yargı yoluna başvurulmaksızın 28/01/2022 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/211137 Soruşturma numaralı hazırlık soruşturmasına ilişkin dosya incelendiğinde; otodan hırsızlık suçuyla ilgili ve şikayetçisi ... San. Tic. Ltd. Şirketi yetkilisi ... olan soruşturmanın daimi aramalı olarak halen devam ettiği, ... San. Tic. Ltd. Şirketi tarafından evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan da şikayetçi olunduğu, bu şikayetle ilgili soruşturmanın asıl dosyadan tefrik edilerek İstanbul C. Başsavcılığına gönderildiği tespit edilmiştir. İstanbul C. Başsavcılığının 2021/3641 Soruşturma sayılı soruşturma evrakı UYAP üzerinden incelendiğinde; ... San. Tic. Ltd. Şirketi tarafından da evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan şikayetçi olunduğu , ... Hafriyat San. Tic. Ltd. Şirketi yetkilisi ..., ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi ..., ... Kozmetik A.Ş. müdürü ... ve yetkilisi ... ile ... yetkilileri hakkında soruşturma yapıldığı, soruşturmanın halen devam ettiği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E: Dava, çekten kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Mahkemece davanın reddine, davacının davalıya icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde, davacının çekte keşideci olduğu, kendi imzasına ilişkin bir itirazı bulunmadığı, çekin lehtarı ve ilk cirantası olan dava dışı ... Kimya San. Tic. Ltd. Şirketi’nin adına atılan ciro imzasının sahte olduğu iddiasıyla dava açtığı anlaşılmıştır. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/11/2022 tarihli, 2020/350 Esas, 2021/833 Karar sayılı kararı ile imzanın lehtara ait olmadığına karar verilmişse de, TTK'nın 677. maddesinde düzenlenen Kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince, davacı kendi imzasından sorumludur. Davacı çekteki son hamil olan davalıya karşı ilk cirantanın imzasının sahteliğini ileri süremez. Zira davalı son hamil, çeki ciro ile devralırken çekteki ciroların düzgün olup olmadığını, ciro silsilesinde bir kopukluk bulunup bulunmadığını incelemeye mecbursa da, önceki cirantaların imzalarının sıhhatini araştırmak zorunda değildir. Davacı, son hamil olan davalının çeki iktisap ederken bile bile davacının zararına hareket ettiğini ve kötüniyetli olduğunu da ispatlayamadığından, çek bedelini lehtara ödediğine dair lehtarla kendi arasındaki şahsi defini de son hamil olan davalıya karşı ileri süremez. Bu durumda davalının ve diğer cirantalarının ticari kayıtlarının incelenmesine ve davalı şirketin yetkilisinin isticvap edilmesine de gerek yoktur. Tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 08/01/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.