T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/825 Esas
KARAR NO: 2024/1870
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/10/2022
NUMARASI: 2021/643 Esas, 2022/618 Karar
DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalılar arasında faktöring sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeden kaynaklı ilişki kapsamında faktöring müşterisi ... Enerji Şirketinin faturaya bağlı alacaklarının davacı tarafından temlik alındığını, davacı tarafından söz konusu temlike konu faturalara ilişkin tüm temlik bildirimlerinin yapıldığını, davalıların davacıya temlik etmiş olduğu alacaklarından kaynaklı 215.545,57 TL borcu bulunduğunu, faktöring sözleşmesinin parçası olan kefalet sözleşmelerini davalılar ... ve ...'ın kefil olarak imzaladıklarını, davacının söz konusu alacağının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, tarafların ayrı ayrı itirazları üzerine takibin durduğunu belirterek, yapılan itirazın iptali ile davalıların takibin açıldığı tarih itibariyle % 20 icra inkar tazminatı ile tazyikine ve masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin dava dilekçesinde alacaklı olduğunu iddia ettiği 215.545,57 TL’nin borçlu tarafından ödendiğini açıkça ikrar ettiğini, ancak buna rağmen kötü niyetle bu davayı açtığını, her ne kadar davalının kefalet sözleşmesinden kaynaklanan borcu olduğu iddia edilmiş ise de TBK’nda belirtilen şartları haiz bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını savunarak, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı halde, davaya cevap vermemişler ve davayı takip etmemişlerdir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2022 tarihli 2021/643E. - 2022/618 K. sayılı kararıyla; "...Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirket ile davalı yan arasında incelenen ticari defter ve kayıtlara göre ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı ve davalı tarafın defterlerinin incelenmesinde davalı yan ile davacı yan arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; Davacının takibe konu ettiği faktoring sözleşmesi ve cari hesap alacağı olan 215.545,57-TL alacaklı olduğu, davalıların davacı şirkete borçlarının bulunmadığı yönünde icra takibinde itirazda bulunmuş ise de davalı taraflarca dosya kapsamında borçlarının bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edemedikleri, incelenen faktoring sözleşmesi ve kefalet sözleşmesinin usulüne uygun düzenlendiği, kefalet sözleşmesinin TBK'da düzenlenen şekil şartlarına uygun olduğu, bu haliyle davacı tarafın davalı şirket ve bu şirkete kefil olan diğer davalılardan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla bu hususta hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan alacaklı olduğu ispatlandığından davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yönelik borçlu davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalılar aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine dair; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 215.545,57-TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen miktar yönünden kaldığı yerden aynı şartlarla devamına, b)Hükmolunan asıl alacağın %20'si (43.109,11-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine," karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı ... vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece yapılan yargılama neticesinde müvekkili aleyhine açılan davanın kabulüne karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini, Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, her ne kadar müvekkilinin kefalet sözleşmesinden kaynaklanan borcu olduğu iddia edilmiş ise de, müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, zira ortada TBK'da belirtilen şartları haiz bir kefalet sözleşmesi olmadığını, kefalet sözleşmesi gerekli şartları taşımadığından, geçersiz olup bu sebeple müvekkilinin kefalet sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen borçtan sorumluluğunun da bulunmadığını, Bu nedenlerle, istinaf dilekçelerinin kabulüyle, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/643 E- 2022/618 K. sayılı 19.10.2022 tarihli kararının haksız ve hukuka aykırı olması sebebiyle istinaf yoluyla incelenerek müvekkili lehine ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Şişli ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklının ... A.Ş., borçluların ... Sanayi A.Ş., ... ve ... oldukları, 215.545,57 TL asıl alacakla ilgili 12/06/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 06/06/2016 tarihli Faktoring Sözleşmesi hesap özeti olduğu, ödeme emrinin borçlulara 18/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlulardan ...’ın 21/06/2019 tarihinde itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığı tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan 06/06/2016 tarihli Faktoring Sözleşmesi incelendiğinde; davacı ile ... Tic. ve San. A.Ş. arasında imzalandığı, ... ve ...'ın da sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıkları, kefalet tutarlarının 1.000.000,00'er TL olduğu, kefil oldukları tutarı el yazılarıyla yazıp imzaladıkları tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince Mali Müşavir Bilirkişi tarafından davacı ve davalı şirketlerin ticari defterlerinin incelenmesi sonrası düzenlenen 22/07/2022 tarihli raporda; "Davacının 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin davacının lehine delil olarak kullanılabileceğini, davacı tarafın defterlerinin incelenmesinde davalı ... ile ticari ilişkinin bulunduğu, davacının incelenen ticari defterlerine göre; takip tarihi olan 14.06.2019 itibariyle Davalı yandan 215.545,57-TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, dosya kapsamında sunulmuş olan faktoring sözleşmesi ve eki niteliğindeki kefalet beyanlarında özetle; (“.Müşterimiz ...A.Ş'nin faktöring sözleşmesi kapsamında imza attığımız tarihten önce doğmuş borçlarıda dahil olmak üzere ve sözleşmeden doğan tüm borçlarını kapsamak üzere azamı 1.000.000,00 TL 06.06.2016 tarihi itibariyle müteselsil kefil olduğumu ve yükümlülük altına girdiğimi kabul ve beyan ederim...”) şeklinde düzenlemenin bulunduğu, Davacı şirket ile davalılar arasında akdedilen faktöring sözleşmesinden kaynaklı ilişki kapsamında faktöring müşterisi ... enerji şirketinin faturaya bağlı alacakları davacı tarafından temlik alındığı, davacı tarafından söz konusu temlike konu faturalara ilişkin tüm temlik bildirimleri yapıldığı, netice itibariyle; Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde göre İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip tarihi (14.06.2019) itibariyle faktöring sözleşmesinden kaynaklı davalı yandan 215.545,57 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
GEREKÇE: Dava; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine İİK’nın 67. maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı ... vekili, kefalet sözleşmesinin şekil şartlarını taşımadığı iddiasıyla istinaf talebinde bulunmuşsa da, Faktoring Sözleşmesi incelendiğinde; kefil olan davalılar ... ve ...’ın kendi el yazıları ile kefil oldukları tutarı, kefalet tarihini, müteselsil olarak kefil olduklarını ve hangi borca kefil olduklarını el yazıları ile yazarak imzaladıkları, kefaletin TBK’nun 583/1. maddesinde yazılı şekle uygun olduğu, davalının el yazısına ve imzasına itiraz etmediği, alınan bilirkişi raporu ile ticari defter ve kayıtların incelenmesi sonucu, davacının davalılardan alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu nedenle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davalı ... vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 14.723,92 TL harçtan, peşin alınan 3.681,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.042,92 TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.04/12/2024