T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1002 Esas
KARAR NO: 2024/1851
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/10/2022
NUMARASI: 2022/37 Esas, 2022/131 Karar
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli)
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; fikir ve sanat eserleri alanındaki Meslek Birliklerinin, FSEK 42. maddesi uyarınca ihdas edilen Fikir ve Sanat Eseri Sahipleri ile Bağlantılı Hak Sahipleri Meslek Birlikleri ve Federasyonları Hakkında Tüzük ve Fikir ve Sanat Eseri Sahipleri ile Bağlantılı Hak Sahipleri Meslek Birlikleri Tip Statüsü uyarınca kurulduğunu, Meslek Birliklerinin kurulabilecekleri alanların, TÜZÜK’ün 7’nci maddesinde sınırlı sayı ilkesine göre (numerus clausus) belirtildiğini, Meslek Birlikleri, anılan mevzuat ve kendi Tüzüklerince çerçevesi belirtilen alanlarda faaliyet gösteren, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın malî ve idarî denetiminde özel hukuk tüzel kişileri olduğunu, Müzik eseri sahipleri alanında kurulu bulunan Davalı Meslek Birliğinin, götürü usulde tahsil ettiği mali hak bedellerini, sinema eseri sahiplerine tahakkuk etmesi ve ödemesi, faaliyet alanını ihlal ettiği gibi müvekkil Müzik Eseri Sahibi ve diğer üyelerin mağduriyetine neden olduğunu, müvekkilin mali haklarına vaki tecavüzün ref’i ve men’ini temin maksadıyla başvuru zorunluluğu hâsıl olduğunu, mevzuat çerçevesinde faaliyet alanı müzik eseri sahipleri olduğu halde götürü usulde tahsil ettiği mali hak bedellerinden sinema eseri sahiplerine (özgün müzik eseri sahiplerine) mali hak bedeli tahakkuk ettirip ödemek suretiyle Müvekkile ait mali hakları haleldar eden, mali haklarına tecavüz eden davalının tecavüzünün ref’i ve men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taraf sıfatı bulunmadığını, ancak öncelikle davacı tarafın taraf sıfatı (aktif dava ehliyeti) bulunmadığını, dolayısıyla davanın esasa girilmeden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davacı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavram olduğunu, davacının talep ettiği şekilde bir talepte bulunabilmesinin hukuken olası olmadığını, davacının işbu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, davacının temel iddiası müvekkil meslek birliğinin hak sahibi bulunmayan üyeleri olduğu ve hak sahibi bulunmayan bu üyelere hukuka aykırı şekilde ödeme yapıldığını ve bu sebeple kendi haklarının ihlal edildiği, davacının bir diğer hukuka aykırı iddiası, kullanıcılardan musiki eseri sahipleri için alınan bedellerin sinema eseri sahiplerine dağıtıldığını ve bu sebeple kendisinin zarar gördüğü iddiası olduğunu, müvekkil meslek birliği tarafından yapılan tüm dağıtımlar, tüzüğüne ve genel kurul tarafından kabul edilmiş bulunan dağıtım yönergesi’ne uygun olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle esasa girilmeden husumet ve hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın reddini, bu talebimiz kabul olmazsa esas yönünden reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "Davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine" Şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Müvekkilinin ... üyesi olduğunu, davanın ...'ye açıldığını, müvekkilinin taraf ve dava ehliyeti olduğunun tartışmasız olduğunu, Davada davalı meslek birliğinin faaliyet alanı dışında kalan fikir ve sanat eserleri (sinema eserleri) için ödeme yapılmasının durdurulması ve başta müvekkili olmak üzere musiki eser sahiplerinin telif haklarına vaki tecavüzün ref'i ve meninden ibaret olduğunu, Mahkemece hangi hakların ihlal edildiğinin belirtilmediğine gerekçede yer verilmiş ise de cevaba cevap dilekçesinde bu konunun ayrıntılı olarak açıklandığını, kullanıcılarla yapılan yayın izin sözleşmelerinde FSEK 25.madde kapsamında umuma iletim izni verildiğini, bu izin karşılığında götürü usulde mali hak bedeli tahsil edilmekte olduğunu, dönme sonunda ilgili kullanıcıdan gelen liste uyarınca götürü mali hak bedelinin paylaştırıldığını, sinema eseri niteliğindeki dizi film reklam müziği vs de dahil edilmesi nedeni ile FSEK 25.madde uyarınca umuma iletimden kaynaklanan mali hak bedelleri ile FSEK 24 madde uyarınca temsili hak bedelinin bu nedenle haleldar edildiğini, yaklaşık 3 saatlik dizi müziği ile ortalama dört dakikalık bir şarkının aynı kullanıcıdan tahsil edilen mali hak bedelinden pay aldığını, günlerde onlarca kez tekrarlanan reklam müziği ile haftada belki bir kez yayınlanan şarkının aynı dağıtımdan pay aldığını, Yetki belgesinin tek yanlı ve matbu olarak hazırlanmış olduğunu, üye olmak isteyen eser sahiplerince imzalanmasının zorunlu olduğunu, sunulan yetki belgesinin 03.12.2018 tarihli olduğunu, yönetmeliğin ise 07.11.2020 yayın, 01.01.2021 yürürlük tarihi olduğunu, davalı tarafça sunulan iki dağıtım yönergesinden birinin 01.01.2019 da diğerinin 01.04.2022'de yürürlüğe girdiğini, yetki belgesinin ise 03.12.2018 tarihli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE Davacı, mensubu olduğu davalı Musiki Eserleri Sahipleri Grubu Meslek Birliği'nin mevzuat gereği tahsil ettiği bedeli, sinema eseri sahiplerine de mali hak bedeli olarak ödemekte olması nedeni ile müzik eseri sahiplerinin FSEK 24 ve 25.md deki mali haklarının ihlal edildiğini iddia ederek mali haklarına tecavüzün refi ve menine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın aktif husumet nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalı ...'nin üyesi olup iddia kapsamına göre aktif dava ehliyetine haizdir. İlk derece mahkemesince aktif dava ehliyetine ilişkin itirazın reddedilerek tarafların esasa ilişkin diğer iddia ve savunmalarının, varsa delillerinin değerlendirilmesi gerekirken gerekçede hem esastan hem usulden davanın reddine karar verildiği açıklanması, hükümde ise davanın aktif husumet nedeni ile usulden reddine dair karar verilmesi çelişki yaratmış ve kararın bu nedenlerle HMK 355, 353.1.a.6 maddeleri gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenle kamu düzeni ve istinaf sebepleri de dikkate alınarak davacı yanın istinaf isteminin HMK 355, 353.1.a.6 maddesi gereğince kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/10/2022 Tarihli, 2022/37 Esas, 2022/131 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 492TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 272TL posta masrafı olmak üzere toplam 764TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 60TL istinaf masrafının davalı üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.04/12/2024