T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/495 Esas
KARAR NO: 2024/1868
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/11/2022
NUMARASI: 2020/245 Esas, 2022/185 Karar
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... sayılı "... şekil" markasının 35. sınıftaki hizmet sınıfları için tescilli hizmet markası olduğunu ve 2010 yılından bu yana perakende/mağazacılık hizmetlerinde (35/6. alt grup) aktif olarak kullanıldığını (Mağazada satılacak malların ... Marka Sınıflandırma Tebliğinden aynen alınıp uzun bir liste halinde sayılmak suretiyle tescil edilmiş olduğunu), davalının ... sayılı "..." markasının ise yine 35. sınıf hizmetler için tescilli olduğunu, İstanbul ve çevre illerde bu isim altında davalıya ait mağazalarda kullanıldığını, davalının müvekkilinin markasını tescil ettirmesinden önce tescil ettirdiği, ancak herhangi bir kullanımının bulunmadığı "..." ibareli markalarını (bu markalarda özelleştirilme yapılmaksızın, genel tescil yapılmış olduğunu) dayanak göstererek 2014 yılında Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla görev yapan Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davacı aleyhine tecavüzün tespiti ve meni ile davacının ... sayılı markasının hükümsüz kılınması talepli dava açtığını, ilk derece mahkemesinin davacı aleyhine karar verdiğini, istinaf dairesinin başvurularını reddettiğini, ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin kararı bozarak haklılıklarını tescil ettiğini, Yargıtay'ın söz konusu kararında özetle; kötüniyetli bir tescil yapmayan davacının markayı kullanmasının tecavüz oluşturmayacağını, müvekkilinin markasını tescil ettirmesinden önce tescil edilen, ancak mağazada satılacak mallar ... Marka Sınıflandırma Tebliğinden alınmadan, yalnızca genel tescille yetinilerek tescili yapılan önceki tarihli markaların sahibinin, müvekkilinin kullanımına karşı çıkabilmesi için genel tescilin yeterli olmayacağını, müvekkilinin markasında sayılan malların kendisi tarafından müvekkilinden önce bu hizmet markası altında satışa sunduğunu da kanıtlaması gerekeceğini ifade ettiğini, bu sebeple, böyle bir kullanımı olmayan davalının, müvekkilinin marka hakkından kaynaklanan kullanımına karşı çıkabilmesinin mümkün olmadığını. Yargıtay'ın ayrıca davalının müvekkiline açtığı davaya dayanak gösterdiği ve o davada bilirkişilerce aralarında benzerlik ve iltibas riski bulunduğu değerlendirilen davalının "...", "..." markaları ile davacının "... şekil" markasının iltibas riski barındırdığını da kabul etriğini ve 35/6. sınıf hizmetler yönünden önceliği davacıya verdiğini, hal böyle iken, bu dava ile hükümsüzlüğünü talep ettikleri davalının ... sayılı "..." markasının şekli itibariyle de davacının markasına benzer olduğu ve iltibasa sebep olacağını, bu sebeple, davalının ... sayılı "...” markası ile yürüttüğü mağazacılık faaliyetinin, müvekkilinin 35/6. sınıftaki marka haklarına tecavüz oluşturduğunu ve bu tecavüzün tespit ve men edilmesi gerektiğini, davalının, hükümsüzlüğünü talep ettikleri markasını tescil ettirirken kötüniyetli davrandığını, müvekkilinin markasını tescil ettirmesinden ve kullanımından haberdarken, iltibas riski barındıran benzer nitelikteki "..." markasını yazının önüne ... şeklini iliştirerek aynı sınıf hizmetler için tescil ettirdiğini, müvekkilinin "..." markası için tescil başvurusu yapmak istediğinde .... Ltd. Şti.'nin "..." markasına ...başvuru numarası altında başvurusu olduğunu gördüğünü, bu başvurunun yayınına hem müvekkili, hem de davalı tarafından itiraz edildiğini, ... sayılı Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu kararı ile davalının itirazlarının reddedildiğini, müvekkilinin itirazı kabul olunarak 35. sınıf hizmetler yönünden "..." markasının tescilinin davacı adına gerçekleştirildiğini, itirazı reddedilen davalı şirketin YİDK kararına karşı Kurumu hasım göstererek Ankara Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açmak yerine, kendisinin ve sahip olduğu "..." markasının kapsamından, büyüklüğünden ve gücünden bahsederek ihtarname keşide ettiğini, dava açtığını ve davacının marka haklarını gereği gibi kullanabilmesinin ve bu marka altındaki yatırımlarının önüne geçtiğini belirterek, tüm bu sebeplerle, 35/6. sınıf hizmetler yönünden davalının kullanımının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğun tespiti ile buna sebep olan fiillerinin durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile davalıya ait ... sayılı "..." markasının 35/6 sınıftaki tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini, davalının fiillerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalının davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden "..." ibareli tabela, poşet, etiket, katalog, reklam broşürü ve benzeri mal ve evrakın toplatılmasını ve imhasını, hükmün ulusal yayın yapan bir gazetede yayımlanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde yer verdiği Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/696-E.Ve 2017/294-Ksayılı dava dosyasında; davalı şirket tarafından işbu davanın davacısına yönelik olarak "..." esas unsurlu markaları haksız ve hukuka aykırı şekilde kullanmasından bahisle, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin durdurulması, haksız rekabetin önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile birleşen davaya konu ... tescil nolu "..." ibareli talepli olarak dava açıldığını, söz konusu davalar neticesinde yerel mahkemece haklı dava kabul edilerek, işbu davanın davacısının eylemlerinin davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve tecavüzün önlenmesi, "..., ..." ibaresini içeren tabela, etiket, katalog, kartvizit, ışıklı totem ve sair emtia ve evrakların toplatılmasına ve imhasına ve ... tescil nolu "...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, Mahkemece verilen karara karşı işbu davanın davacısı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuşsa da, taleplerinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2018/937-E 2018/946-K sayılı kararı ile reddedildiğini, BAM kararına karşı da işbu davanın davacısı tarafından temyiz yoluna başvurulduğunu, temyiz taleplerinin kısmen kabul edildiğini, Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/473-E ve 2020/138-Ksayılı kararı ile Yargıtay ilamına uyulmasına karar verildiğini, karara karşı, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuşsa da, henüz kesinleşen bir karar bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafından dava dilekçesinde yer verilen bilgilerin halihazırda süreci devam eden davaya ilişkin olup; huzurdaki davada mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, bu nedenle davacı tarafın mezkur dilekçesi ile ileri sürdüğü iddialarının nazarı itibara alınmamasını talep ettiklerini, bununla birlikte davacı tarafın TPMK nezdinde haksız ve hukuka aykırı surette "..." esas unsurlu marka müracaatında bulunarak, davalının hak sahibi olduğu işbu markayı kullandığını, davacı tarafın ısrarla ve kötü niyetle "..." esas unsurlu markaları kullanarak ve tescil başvurularında bulunarak davalının marka hakkını engellemeye çalıştığını, kaldı ki karar henüz kesinleşmese de, davacı tarafa ait ... tescil nolu "...” markasının davalı markaları ile benzerliği nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verildiğini, işbu davaya mesnet olarak gösterilen "..." markasının hükümsüzlüğü kararı kesinleştiğinde işbu huzurdaki davanın da konusuz kalacağını, davalı şirketin "..." ibaresini davacı taraftan çok daha önce tescil ettirerek ayırt edicilik kazandırdığını, davacı tarafın davalı markalarının kullanımından muhtemelen haberdar olduktan sonra kötüniyetli bir şekilde tescil işlemini yerine getirdiğini, nitekim davacı tarafın "..." şeklinde markasal kullanımının da bulunmadığını, marka kullanımı olduğunu tevsik edecek herhangi bir belge/doküman dahi sunamadıklarını, dolayısıyla "..." ibaresi üzerinde öncelik ve üstün hak sahibi olanın davalı şirket olduğunu, internet üzerinde yapılan araştırmada dahi davacıya ait herhangi bir bilgiye ulaşılmadığını, kaldı ki Google arama motoruna davacıya ait "..." markası yazıldığında dahi davalının "..." markasına ulaşıldığını, gerek dosyaya ibraz edilen evrak ile gerekse de dosyaya ibraz edilecek belge ve dokümanlardan görüleceği üzere, müvekkili şirketin "..." ibareli markasını davacı yandan önce tescil ettirerek kullanmaya başladığını, davalı tarafından "..." esas unsurlu markaların Türk Patent ve Marka Kurumunda marka müracaatı yapılarak tescil ettirildikten sonra yatırımlar yapılmaya başlandığını, davalı şirketin 2000 yılındaki ilk tescilinden haberdar olduktan sonra davacının yaptığı marka tescilinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket adına TPMK nezdinde 2000 yılından bu yana tescilli ve uzun yıllardan beri kullanılmakla ayırt edicilik kazandırdığı "..." esas unsurlu tanınmış markalarına ait bilgilerin sunulduğunu belirterek, davacı tarafından ikame edilen haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/11/2022 tarihli 2020/245 E. - 2022/185 K. sayılı kararıyla; "...İncelenen dosya kapsamı, bilirkişi raporları kayıt ve belgeler, sicil dosyaları,taraf iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, Davacı vekili davacının ... numaralı ... + ŞEKİL markasının 35. Sınıfta tescilli sahibi olduğunu, davalıya ait ... numaralı ... markasının da 35. Sınıfta tescilli sahibi olduğunu, davalının ... markasının 35/6 hizmetler bakımından kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması önlenmesi ve men'i ile davalı adına tescilli davaya konu ... numaralı markanın 35/6. Sınıftaki hizmetler bakımından hükümsüzlüğünü talep ettiği, davalı tarafça davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği davalı ... markasının davacı markasının tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı hükümsüzlük koşullarının da oluşmadığı yönünden görüş bildirildiği, ek raporda ise kök raporun tekrar edildiği ayrıca davalı markasının davacı markasından daha önceki tarihlerde tescil edilip davaya konu markanın seri marka şeklinde olduğunun belirtildiği, buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davacının ... numaralı ... + ŞEKİL markanın 35. Sınıfta tescilli sahibi olduğu davalının ise davaya konu ... numaralı ... markasının 35. Sınıfta sahibi olduğu, yine davalı adına davaya konu edilmeyen ... numaralı markanın 29-30-35. Sınıflarda, ... numaralı ... markasının 5/7/31 ve 43. Sınıflarda, ... numaralı ... markasının 5/29/30 ve 35. Sınıfta ve ... numaralı ... markasının 05/29/30/31 ve 35. Sınıflarda tescilli sahibi olduğu, markaların benzerlik açısından değerlendirildiğinde davacı markasında yer alan ... markası ile davalı markasında yer alan ... ibarelerinin ortak olduğu, benzer olarak 35. Sınıfta market hizmetlerinde tescilli olup kullanıldığı görülmüş ise de davalının davaya konu edilmeyen ... esas unsurlu markaları incelendiğinde davacı şirkete nazaran ... markası üzerinde 35. Sınıf yönünden davacıya nazaran önceye dayalı üstün hak sahibi olduğu, davacı markasının tescil tarihinden daha önce ... esas unsurlu ..., ..., ve ... numaralı markaların tescilli sahibi olduğu, davaya konu edilen ... numaralı markanın da ... esas unsurlu markaların devamı niteliğinde seri marka olarak tescil edildiğinin anlaşıldığı, davalının ... markası üzerinde davacıya nazaran öncelik ve üstün hak sahibi olması sebebiyle davacının hükümsüzlük talebinde bulunamayacağı, yine davalı kullanımlarının tescilli ... markaları kapsamında usul ve yasaya uygun kullanımlar olduğu anlaşıldığından marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin de oluşmadığı bu şekilde davacı vekilince 6769 Sayılı SMK' nun 9. Maddesine dayalı hükümsüzlük talepleri ile 29. Maddesine dayalı marka hakkına tecavüz ve TTK' nun 54-55. Maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine göre iddia ve talepte bulunulmuş ise de bu iddiaların ispatlanamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Yargıtay onayından geçmiş olan Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararında davalının markasının müvekkilinin markasıyla iltibas ve karışıklığa sebep olacağı açıkça belli olmasına rağmen işbu davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay tarafından markaların benzer olduklarına dair değerlendirmeler korunmakla birlikte, hükümsüzlük açısından markanın fiili kullanımı önce olana öncelik verildiğini, Her iki markada da yer alan "..." ibaresi ve ... şekli nedeniyle markaların benzer olduklarını, davalının markasının müvekkilinin markası ile karışıklığa neden olacağını, Mahkemece Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kesinleşmesinin beklenmesi ve buna göre değerlendirme yapılmasına dair taleplerinin kabul edilmediğini, İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarındaki değerlendirmelerin objektiflikte uzak ve yanlı olmasına rağmen, bu raporlara itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, Yerel mahkemenin, davalının markayı daha önce tescil ettirmesinin ona üstün hak sağlayacağı şeklindeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, Yerel mahkemenin davalının markasının kötüniyetle tescil edildiğine dair iddialarıyla ilgili hiç bir değerlendirme yapmadığını, Müvekkili aleyhine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken iki vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 15/11/2022 tarihli, 2020/245 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 27/03/2012 başvuru, 24/09/2014 tescil tarihli, ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 35. Sınıfta davacı adına tescilli olduğu, 03/07/2014 başvuru, 23/03/2016 tescil tarihli, ... tescil numaralı "..." markasının 35. Sınıfta davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. Yine ... numaralı "..." markasının 29, 30, 35. sınıflarda, ... numaralı "...+Şekil" markasının 05, 07, 31, 43. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 03, 05, 16, 23, 24, 25, 27, 29, 30, 31, 32, 35. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 05, 29, 30, 35. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 05, 29, 30, 31, 35. sınıflarda davalı adına tescilli olduğu, 2014 yılından sonra da "..." ibaresini içeren pek çok markasının tescil edildiği tespit edilmiştir. Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/473 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ... A.Ş., davalının ... Limited Şirketi olduğu, marka hakkına tecavüzün tespiti önlenmesi ve davalıya ait ... numaralı markanın hükümsüzlüğü için davanın açıldığı, ilk verilen kararın bozulması üzerine yeni esas numarası aldığı, Mahkemece 2022/202 Esas, 2022/255 Karar sayılı kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda davalı adına tescillli ... sayılı "..." ibareli markanın 35 inci sınıf 01-05 alt gruptaki hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, davalı adına tescillli ... sayılı "..." ibareli markanın davacı markasının kayıtlı olduğu 35 inci sınıf 6 ncı alt gurubunda yer alan aynı mal ve hizmetler "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri. Satış hizmetleri yani, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri. Elektronik satış hizmetleri yani, müşterilerin malları elektronik araçlarla görmeleri ve sipariş vererek satın alabilmeleri için çeşitli malların elektronik ortamda bir araya getirilmesi hizmetleri. Katalogla satış hizmetleri yani, müşterilerin malları görmeleri ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir katalog vasıtasıyla bir araya getirilmesi hizmetleri. Perakende satış mağazası hizmetleri yani, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmeleri ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" yönünden sınırlı olmak üzere hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine bu kez Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/12/2023 tarihli, 2023/1185 Esas, 2023/7720 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece bozma ilamlarına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Dairemizin 18.09.2019 tarih, 2018/4092 E. ve 2019/5567 K. sayılı kararında ve 14.02.2022 tarih, 2020/7335 E. ve 2022/1080 K. sayılı kararlarında belirtildiği üzere, davacının markasının 35 inci sınıfın 6 ncı alt grubunda yer alan mal ve hizmetlerin, davalının markasının aynı sınıf aynı grupta yer alan mal ve hizmetlerin tek tek belirlenmesi gerektiği, bu hususta ek bilirkişi raporu da alınarak aynı mal ve hizmetler “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri. Satış hizmetleri yani, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri. Elektronik satış hizmetleri yani, müşterilerin malları elektronik araçlarla görmeleri ve sipariş vererek satın alabilmeleri için çeşitli malların elektronik ortamda bir araya getirilmesi hizmetleri. Katalogla satış hizmetleri yani, müşterilerin malları görmeleri ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir katalog vasıtasıyla bir araya getirilmesi hizmetleri. Perakende satış mağazası hizmetleri yani, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmeleri ve satın alabilmeleri için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, davacı adına kayıtlı 35. sınıf 6. alt grubunda yer alıp da davalı markasının aynı sınıf aynı grupta yer alan mal ve hizmetler tek tek belirtilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, ... Esas numarasını aldığı ve halen derdest olduğu UYAP üzerinden yapılan inceleme ile tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 23/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı markasının 35.sınıfta yer alan gıda sektöründeki market alanında; davacıya ait ... sayılı "...+Şekil" markasına davalıya ait ... sayılı "..." markasının tescili nedeni ile davacı markasına tecavüz ve haksız rekabetin oluşmadığı, davalı markasının sektörde daha fazla bilinirlik ve tanınmışlık kazandığı, davacı ve davalı markalarının görsel, biçimsel, anlamsal benzerlik, çağrıştırma, bütünlük ilkesi ve toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu mala ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları yönünden karşılaştırıldığında, davalı tarafa ait ... başvuru numaralı "..." ibareli tescilli markanın hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunda ...Sicil numarası ile faaliyetini sürdürmekte olan davalı ... Anonim Şirketi'nin 31/05/1995 tarihinde kurulmuş olup, faaliyetini ... Mah .. Caddesi NO:... Sancaktepe-İstanbul adresinde sürdürdüğü, davalı ... Anonim Şirketi'nin dava konusu davalıya ait ... sayılı "..." markasının tescili nedeni ile davacı markasına tecavüzde ve haksız rekabette bulunmadığına dair görüş bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 06/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı markasının "...", davalı marka kullanımının "..." olduğu, davalı markasının davacı markasından daha eski tescili olduğu, bu tescile istinaden farklı seri markaların tescil edildiği, seri markalardan birisi olan davalı tarafa ait ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın 35.sınıfta yer alan markası için hükümsüzlük şartlarının oluşmadığına dair görüş bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava; davalıya ait ... sayılı “...” markasının davacıya ait .. sayılı “...+Şekil” markası ile iltibasa neden olduğu ve kötüniyetle tescil edildiği gerekçesiyle hükümsüzlüğü, davalıya ait ... sayılı “...” markasını tescil ettirmesinin, kullanmasının davacının markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesi davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekilinin, Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğine dair istinaf talebinin incelenmesinde; davacının işbu davaya dayanak yaptığı ... numaralı "..." markasının hükümsüzlüğü için Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın halen derdest olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar Mahkemece davalının öncelik hakkı bulunduğu gerekçesiyle marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davası ile hükümsüzlük davasının reddine karar verilmişse de, davalının davacının markasından daha önce tescil başvurusu yapılan dosyada mevcut marka kayıtları incelendiğinde; 35. sınıftaki mağazacılık hizmetinin genel olarak tescil edildiği, ayrıca bazı mal ve himetler için de tescilli oldukları tespit edilmiştir. Mahkeme kararında, davalının hangi mal ve hzimetler için öncelik hakkı bulunduğu açıkça belirtilmemişse de, hükümsüzlük davasıyla ilgili; davacı tarafın tescilli markasının varlığına rağmen, öncelik hakkına dayanılarak bu marka ile iltibas teşkil eden davalı markasının tesciline karar verilemez ve bu önceki tarihli tescilli markaya dayalı olarak açılmış bir hükümsüzlük davasında red nedeni olarak kabul edilemez. Bunun aksinin kabulü, SMK’da tescilde öncelik ve teklik ilkesine aykırılık oluşturur. Bu nedenle, davacının davaya dayanak yaptığı markasının hükümsüzlük davası sonucunda tescil kapsamı tespit edilebileceğinden, dava sonucu beklenmeden davalının markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için öncelik hakkı bulunduğu gerekçesiyle marka hükümsüzlüğü davasının reddi doğru olmamıştır. Davalının markaya tecavüz ve marka hükümsüzlüğü davalarıyla ilgili öncelik hakkının bulunup bulunmadığının tespiti ve değerlendirilebilmesi için davacının markasının tescil kapsamının ne olduğunun bilinmesi gerekir. Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde devam eden davayla ilgili Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin bozma kararlarının gerekçelerine göre, davacının markasının tescil kapsamı hükümsüzlük davasının sonucunda tespit edilebileceğinden, yani hükümsüzlük davasının sonucu işbu davayı etkileyeceğinden, Mahkemece davanın sonucu beklenmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin diğer istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/70 Esas sayılı davasının sonucu beklenerek, buna göre değerlendirme yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 15/11/2022 tarihli, 2020/245 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılama devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 117,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 609,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.04/12/2024