T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/535 Esas
KARAR NO: 2024/1878
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/11/2021
NUMARASI: 2018/198 Esas, 2021/410 Karar.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)|Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin “...” ve “....com” markası ibare ve şeklinin münhasır lisans sahibi ve www....com ile www...com.tr” adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, davalının www...com adlı internet sitesinde davacı şirket tarafından sunulan konaklama, paket tur, uçak bileti satışı gibi hizmetler için kullanılan “...” ve “...” markasının “...” internet sitesinin amacı ve konusunun bire bir aynısını iltibasa neden olacak suretle benzerini kullandığını, bu hususun delil tespit dosyası ile de tespit edildiğini ileri sürerek, davalının alan adlı internet sitesini kullanmaktan men edilmesine ve alan adının kullanılmaması için sitenin erişime engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu internet adresinin 2016 yılında anket yapmak ve tüketicilere anket karşılığında günübirlik turlara davet etmek için aldığını, söz konusu sitenin davacı şirketin yapmış olduğu faaliyetlerle alakasının bulunmadığını, siteyi 2017 yılının sonlarından itibaren bir daha kullanmadığını, söz konusu sitenin kullanılması bırakıldıktan ve söz konusu sitenin alım tarihinden itibaren 2-3 yıl geçtikten sonra dava açılmasının kötü niyetli olduğunu, iki web sitesinin görünüm ve kullanım amaçlarının farklı olduğunun, alan adlarının ve isimlerinin farklı olduğunu, delil tespit dosyasında sadece ihtimal üzerine dayalı olarak rapor hazırlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalının davaya konu ...com, www...com, www...net alan adlarını davacıya ait tescilli markaları barındırır şekilde aldığı ve kullandığı, bu kullanımların davacı markalarının tescilli olduğu 39. sınıf kapsamında kaldığı, (bu kapsamda kalmasa dahi alan adı kullanımı markaya tecavüz teşkil edecek olup davalının bu yöndeki inceleme talepleri ve itirazları dikkate alınmadığı) davacıya ait tescilli markaların kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmamasına rağmen aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimdeki kullanımların tüketiciler nezdinde iltibasa sebebiyet vereceği, SMK 29. ve atfı gereği 7. madde kapsamında markaya tecavüzün aynı zamanda TTK 55/1-4 kapsamında "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" niteliğinde olduğundan haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davaya konu sitelerin dava sonrası kullanımının sona erdiği, karar tarihi itibarı ile kayıtlı olmadıkları anlaşılmakla men ve ref talepleri yönünden bu talepler konusuz kaldığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, muhtemel tecavüzlerin önlenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde;yerel mahkeme kararına esas teşkil eden bilirkişi raporunun, toplanmasını talep ettikleri delilleri toplanmadan hazırlandığını, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet bulunmadığını, davanın fiilen kullanılmayan atıl bir siteye açıldığını, söz konusu iki site incelendiğinde faaliyet alanları, müşteri grupları, çalıştığı firmalar, görünümleri vs. bir çok hususun farklı olduğunun görüleceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişir.
GEREKÇE: Dava, davacının marka hakkına dayalı olarak davalının www ...com alan adlı internet sitesini kullanmaktan men'i ve alan adı erişiminin engellenmesi talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davadan önce yapılan delil tespitinde, davalının "www.....com" internet sitesinde davacının 39. sınıfta “kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri” alanında tescilli markalarında yer alan “...” ibaresini kullandığının tespit edildiği, markaların kullanıldıkları ürünler arasında ayniyet ve benzerlik bulunduğu, bu nedenle iltibas tehlikesinin bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7-TL harcın davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2024