T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/611 Esas
KARAR NO: 2024/1622
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/12/2022
NUMARASI: 2022/230 Esas, 2022/1155 Karar.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 23/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosya borcunun haksız ve mesnetsiz olarak müvekkilinden tahsil edildiğini, müvekkil ile dosya borçlusu arasında bir bağ olmadığını buna rağmen müvekkilinin adresine hacze gidildiğini, müvekkiline ait olduğu faturalar ile ispatlanan malların tüm itirazlarına rağmen haczedildiğini, mahcuz mallar hakkında ileri sürdükleri istihkak iddialarının da usul ve yasaya aykrı şekilde kabul görmediğini, itiraz ve beyanlarının dinlenmeyip muhafaza yapılmaya kalkışılması üzerine müvekkili tarafından 44.138,00-TL dosya borcunun ödenip kapatıldığını ileri sürerek, söz konusu ödemenin, ödeme tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile davalıdan alınıp müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ikame edilen davanın sebepsiz zenginleşme davası niteliğinde olmadığını, borçlunun ticari faaliyetini sürdürdüğü adresinde 18/03/2019 tarihinde haciz ve muhafaza gerçekleştirildiğini, haciz işlemi esnasında hazır bulunan ...'un davacı şirket lehine istihkak iddiasında bulunduğunu, ivra hukuk mahkemesi tarafından takibin devamına karar verildiğini, bu karara istinaden 24/05/2019 tarihinde borçlular aleyhine ek haciz ve muhafaza işlemi gerçekleştirmek için gidildiğini ve davacı tarafından borçluya ait dosya borcunun tamamı icra dosya kasasına yatırıldığınısavunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; üçüncü kişi olarak icra dosyası borcunu ödeyen davacının, muhafaza tehdidi altında olan malların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu, borçlu şirket ile hiç bir bağının bulunmadığını, buna bağlı olarak alacaklının sebepsiz yere zenginleştiğini kanıtlaması gerektiği, istihkak davasında konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, davacının borçlu lehine olan mülkiyet karinesinin aksini ispata yarar bir delil de ibraz etmediği, davacının muhafaza tehdidi ile ödeme yaptığı iddiasının dayanaksız kaldığı, bu bağlamda bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek, hacze konu malların muhafaza altına alınacağı tehdidi ile ödeme yapıldığı iddiasının dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; -Yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile delillerinin celbi sağlanmaksızın ve dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgeler göz önünde tutulmaksızın hukuka ve adalete aykırı bir karar ihdas edildiğini, .-Müvekkili ile dosya borçlusu şirket arasında organik bağ bulunmadığını, müvekkil şirket yetkilisinin dosya borçlusu şirket,i borcun doğumundan yıllar önce devrettiğini, şirketin muvazaalı olarak devredildiği ve iki şirket arasında organik bağ olduğu iddiasının, delilsiz ve kuru isnat olarak ortaya atıldığını, -Müvekkilin dosya borcundan sorumluluğunun bulunmadığını, dosya borcunun haciz ve muhafaza baskısı altında zarureten ödendiğini, -Haczedilen malların mülkiyeti müvekkil şirkete ait olduğunu, mallara ilişkin faturaların delilleri arasında yer almasına rağmen davacının borçlu lehine olan mülkiyet karinesinin aksini ispata yarar bir delil de ibraz etmediği şeklinde gerçekle bağdaşmayan ifadenin gerekçeli karara eklenerek davanın reddedildiği, -İstihkak davasının konusuz kalmasının, mülkiyet iddiasına halel getirmediğini, -Yerel mahkemece usuli bir takım eksiklikler oluşturmak suretiyle hakkın özü göz ardı edildiğini, dayanılan dosya içeriği ile bağdaşmayan bir içtihadın dosya için dayanak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirket ortağının dava dışı borçlu şirketin eski ortağı olduğu, davacı şirketin haciz baskısı altında ödeme yaptığını ileri sürdüğü haciz işlemlerinin, dava dışı takip borçlusu ...Ltd.Şti'nin ve davacı şirketin eski adresi olan "... caddesi, ... Sitesi No:... Bahçelievler-İstanbul" adresinde yapıldığı, söz konusu adresin hem davacı şirketin hem de dava dışı takip borçlusu ...Ltd.Şti'nin eski adresi olduğu, davacı şirketin Ticaret Sicil Gazetesinin 10/01/2019 tarih ve ... sayılı ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edilen 01/12/2018 tarih ve 2018-1 sayılı genel kurul kararı ile adresini, haczin yapıldığı adresten, "... caddesi, ... Sitesi No... Bahçelievler-İstanbul" adresine taşındığı, dolayısıyla 18/03/2019 tarihinde yapılan haciz işlemlerinin davacı şirketin adresinde yapılmadığı, davacı şirketin ve dava dışı borçlu şirketin, haciz işlemi yapılan adresten adreslerini daha önce nakletmelerine rağmen, eski adreste halen dava dışı borçlu şirkete ait belgelerin bulunduğu, davacı şirketin kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü mahcuz malların, kendi adresinde değil de, kendisinin ve borçlu şirketin eski adresi olan yerde bulunma sebebini açıklamadığı, bu durumda ödemenin davacı şirkette yapılan haciz nedeniyle baskı altında yapıldığından söz edilemeyeceği, somut olayda sebepsiz zenginleşme şartlarının gerçekleşmediği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7-TL harcın davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.