T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2023/609 Esas
KARAR NO:2024/1647
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:24/01/2023
NUMARASI:2019/896 Esas, 2023/58 Karar
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...sayılı dosyasına konu ...Bankası, ...Şubesi ... çek numaralı, 18.01.2019 keşide tarihli, 61.000 TL bedelli ve ... Bankası, ... Şubesi .. çek numaralı, 12.01.2019 keşide tarihli, 130.000 TL bedelli 2 adet çekin bedelsiz olduğunu, davalı ile müvekkili arasındaki 30.11.2018 tarihli protokole göre; takibe konu edilmiş olan işbu dava konusu çekler yerine, 2 adet yeni çek verildiğinin, bu 2 yeni çekin verilmesi sebebi ile de evvelce teslim edilmiş olan takipteki çeklerin hükümsüz kaldığını, Protokol içeriğinde .... Bankası, ... Şubesi ... çek numaralı, 18.01.2019 keşide tarihli, 61.000 TL bedelli, ... Bankası, .... Şubesi ... çek numaralı, 12.01.2019 keşide tarihli, 130.000 TL bedelli, ... Bankası, ... Şubesi ....çek numaralı, 16.02.2019 keşide tarihli, 61.000 TL bedelli ve ... Bankası, ... çek numaralı, 18.01.2019 keşide tarihli, 35.000 TL bedelli 4 adet çekin evvelce teslim alındığı ancak bu 4 çeke karşılık 2 adet yeni çek verildiğinin, dolayısıyla da evvelce teslim edilmiş olan 4 adet çek evrakının herhangi bir hükmünün kalmadığının açıkça yazılmış ve imza edilmiş olduğunu, 4 adet çekin bedel olarak toplamının 287.000 TL olduğunu, bu 4 çekin yerine, toplam 288.000 TL tutarında 2 adet çekin davalı alacaklıya verilmiş olduğunu, yeni verilen ...BANK, ... çek seri numaralı, 05.02.2019 tarihli, 144.000 TL bedelli ve ... Bankası, ... çek numaralı, 15.02.2019 Tarihli, 144.000 TL bedelli 2 adet çekin protokole de yazılmış olduğunu, borç yenilenmekle takibe konu edilmiş olan 2 adet çekin hükümsüz kaldığını, müvekkilinin takipten veya takibin dayanağı olan; ... Bankası, ... Şubesi .... çek numaralı, 18.01.2019 keşide tarihli, 61.000 TL bedelli ve ... Bankası, ... Şubesi .... çek numaralı, 12.01.2019 keşide tarihli, 130.000 TL bedelli çeklerden ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitini ve icra takibinin iptalini, % 40’dan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulan "30.11.2018 tarihli Protokole ilişkin bilgi ve belgenin müvekkili şirkette mevcut olmadığını, dava dosyasında yaptıkları incelemede iddia konusu belgenin fotokopisi görülmüşse de aslının görülmemiş olduğunu, söz konusu belge aslının ve üzerindeki imzaların incelenmesi yapılmasını, müvekkili şirketin daha fazla alacağı mevcut iken elindeki bulunan alacağından daha az miktarlı çekleri aynı miktarlı çekler ile değiştirdiği ve sanığın bu şekilde ibra edildiği iddiasının hukuken dayanağı bulunmadığı gibi kabulünün de mümkün olmadığını, kaldı ki, davacının iddiasına dayanak yaptığı "Protokol" başlıklı belge fotokopisi içeriğinde yer alan çekler ile müvekkili şirket tarafından yasal takibe intikal ettirilen çeklerin birbirleri ile uyuşmamdığını, bu hususun da belgenin sıhhatli olmadığı iddialarını desteklemekte olduğunu, müvekkili şirketin, işbu cevap dilekçesinin tarihi itibariyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, davacı şirketten faiz ve masraflar (dava/icra) hariç 345.521,00-TL alacağı bulunduğunu, söz konusu alacağın ticari defter ve kayıtları ile sabit olup yapılacak bilirkişi incelemesi ile de ispatlanacak olduğunu, müvekkili şirket tarafından alacağının tahsili amacıyla davacı taraftan; 05.02.2019 keşide tarihli 144.000-TL bedelli,15.02.2019 keşide tarihli 144.000-TL bedelli, 12.01.2019 keşide tarihli 130.000-TL bedelli, 18.01.2019 keşide tarihli 61.000-TL bedelli, 30.03.2019 keşide tarihli 67.000-TL bedelli çekler teslim alınmış, davacı tarafından verilen hiçbir çekin karşılığı çıkmadığından söz konusu çeklerden 05.02.2019 keşide tarihli 144.000-TL bedelli ve15.02.2019 keşide tarihli 144.000-TL bedelli çeklerin...sayılı dosyasından 12.01.2019 keşide tarihli 130.000-TL bedelli ve 18.01.2019 keşide tarihli 61.000-TL bedelli çeklerin .... sayılı dosyasından (İptali istenen takip olup ...mak kaydıyla başlatılan) 30.03.2019 keşide tarihli 67.000-TL bedelli çekin .... Sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine konu edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir zaman davacının borcunu yenilediğine dair bir ifadesi ve kabulü olmadığını, TBK m.133 anlamında davacı borçlunun borcun yenilendiğine ilişkin iddiasını kabul etmediklerini davanın reddine, davacının %20 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"... TBK m.133/2'de belirtildiği üzere mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması için tarafların açık yenileme iradelerinin bulunması gerekmektedir. Davacı tarafından dayanak olarak gösterilen 30.11.2018 tarihli "protokol" başlıklı belge üzerinde imza incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de belge aslının dosyaya sunulmadığı, bu nedenle imza incelemesi yapılmadığı görülmüştür. Çek bir ödeme aracı olup dava dilekçesinde belirtilen borcun yenilenmiş olduğu hususu davacı tarafça ispat edilmelidir. dosya mevcudu itibari ile açılan davanın ispatlanamadığı, davacı vekiline yemin teklifinde bulunulup bulunulmayacağı hususunda ihtaratlı süre verildiği, davacı vekilinde herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür." gerekçesi ile "davanın REDDİNE, Kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE," Şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Çeklerin bedelsiz kaldığını, 30.11.2018 tarihli protokol ile davaya konu çeklerin yerine yeni çekler verilmekle takibe konu çeklerin hükümsüz kaldığını, protokol incelendiğinde imzanın davalı şirket yetkilisi tarafından imza atıldığının sabit olduğunu,Protokol aslının mahkeme tarafından istendiğini ve 14.01.2020 tarihinde cevaba cevap dilekçesi ve eki olarak davaya konu protokol aslını da belirtir şekilde uyap üzerinden dilekçenin sunulduğunu, protokol aslının fiziken 16.01.2020 tarihinde sunulduğunu, Uyap kayıtlarından 16.01.2020 tarih ... evrak numarası ile UYAP'a taranarak dosyaya eklenecek evraklar kısmına yüklendiğinin görüldüğünü,Yerel mahkeme tarafından 21.12.2021 tarihine kadar yapılan protokol aslının eksikliğine ilişkin hiçbir ara karar kurulmadığını, Uyap sistemi üzerinden de 16.01.2020 tarih ... evrak numarası ile taranıp dosyaya fiziken sunulan protokol aslı artık mahkeme kaleminin sorumluluğunda olduğunu, protokolün aslı, mahkeme tarafından kaybedilmiş ya da birileri bir şekilde protokolün aslını fiziken dosyadan alıp imha etmiş olduğunu, mahkemce 2 yıl sonra kesin süre verildiğini ve protokol sunulmadığı gerekçesi ile davayı reddettiğini, Eski çekler yerine yeni çek verilmesi yanında, bir de yazılı protokol yapılarak, eski çeklerin hükümsüz kaldığının yazılı şekilde kararlaştırılmasının TBK 133 anlamında bir borç yenilemesi niteliğinden olduğunu ve eski çeklerdeki borcun sona erdiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE:Davacı, takibe konu çekler yerine yeni çekler verilmekle borcun yenilendiğini, takibe konu çeklerin bedelsiz kaldığını iddia ederek menfi tespit talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; takip konusu alacak kambiyo senetlerine dayalı olmakla davacı borcun TBK 133.maddesi gereğince yenilendiğini ve senetlerin bedelsiz kaldığını ispatla yükümlüdür. Davacı, iddiasının ispatı yönünden protokol suretini sunmuş, davalı vekili ise protokolü kabul etmemiş, 29/09/2020 Tarihli dilekçesinde de davacıya evrak aslı sunması için ihtarat yapılarak imza incelemesi yapılmasını talep etmiştir.Davacı vekili 14/01/2020 Tarihli cevaba cevap dilekçesinin ekinde protokolün belirtildiğini, aslının 16/01/2020'de ... evrak numarası ile UYAP'a taranarak eklendiğini ileri sürmüş ise de, 14/01/2020 tarihli cevaba cevap dilekçesi UYAP'tan e-imzalı olarak gönderilmiş olup 16/01/2020 Tarihli "dosyaya eklenecek evraklar" bölümünü Dairemizce incelendiğinde ise herhangi bir önbüro yazısı, kıymetli evrak alındı makbuzu yer almadığı, sadece protokol suretinin kayıtlı olduğu görülmüştür. Kasada muhafazası gereken evrak asıllarının evrak sahibi tarafından mahkemesine teslimi gerekli olup mahkeme personelince "evrak aslı tarafımdan teslim alınmıştır (personel kimlik ve sicil bilgisi eklenerek)" şeklinde not düşülüp imzalanması halinde dilekçenin ve evrak aslının taranarak üst yazı ile UYAP'a eklenmesi gereklidir. Davacı yanca, evrak aslının fiziken teslim edildiğine dair bu nitelikte bir belge ibraz edilmediğinden mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2- Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.24/10/2024