T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2023/693 Esas
KARAR NO:2024/1649
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:08/02/2023
NUMARASI:2020/637 Esas, 2023/98 Karar
DAVANIN KONUSU:İstirdat
KARAR TARİHİ:24/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Arabuluculuk toplantısının sonucunda davalı tarafla anlaşma sağlanamadığını, müvekkili aleyhine ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibi başlatıldığı, dava açılarak borca itiraz edildiğini, .... Karar sayılı ilamı ile aleyhlerine sonuçlandığı ve itirazın reddine karar verildiği, istinaf yoluna başvurmaları neticesinde İstanbul BAM 21 HD'nin 2019/1459 Esas ve 2019/2695 Karar sayılı ilamı ile yerel mahkemenin kararının ortadan kaldırıldığı ve itirazın kabulü ile takibin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığına kesin olarak karar verildiği, müvekkilinin bu süreçte kesinleşen icra takibi nedeniyle cebri icra tehdidi altında ve bir borcu olmamasına rağmen icra dosyasında ki borcu 48.324,64 TL ödemek zorunda kaldığını belirterek davanın kabulü ile 48.324,64 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reskoont faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile ... arasında 19.12.2012'de faktoring sözleşmesi imzalandığı, davacı ve dava dışı ...'ün sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, faktoring sözleşmesine istinaden davacı tarafından takip konusu senet ve diğer bazı çeklerin müvekkili şirkete tevdi edildiği, tevdii işleminin faktoring sözleşmesi kapsamında ve ilgili mevzuata uygun şekilde yapıldığı, akdedilen faktoring sözleşmesi uyarınca borçluya 35.339,00 TL ödendiğini, belirtilen tutarın müvekkili şirkete tevdi edilen kambiyo evrakından tahsil edilemediğinden sözleşmenin II.5 maddesi gereğince Beyoğlu .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarname aracılığı ile sözleşmenin feshedildiği ve borcun muaccel hale geldiğini, davacının istirdat talebinin koşulları oluşmadığını, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafından cebri icra tehdidi altında müvekkil şirkete yapılmış herhangi bir ödeme olmadığı, takip konusu senedin yasal mevzuata uygun şekilde ve ticari ilişkiyi gösterir faturalar ile birlikte müvekkili tarafından tevdii alındığı, ayrıca imzası inkar edilmeyen senede ilişkin borçlu olmadığını iddia eden davacının bu iddialarını yazılı olarak kanıtlaması gerektiği, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek koşuluyla, bir an için ödemenin davacı tarafından yapıldığı kabul edilse dahi, davacı takipte borçlu olduğundan borçlu olduğu tutarın istirdatını talep edemeyeceği, dava konusu ödemenin dava dışı .... tarafından yapıldığı, fatura karşılığında tevdi aldığı vadesi gelmiş senede dayanarak borçlulara karşı icra takibine girişmesinde hiçbir hukuki engel olmadığı, imzası inkar edilmeyen senede istinaden borçlu olmadıklarını iddia eden davacının bu iddialarını da yazılı olarak ispat edemediği, öncelikle, istirdatı talep edilen ödeme davacı tarafından yapılmadığından davanın aktif husumet yokluğundan reddine, koşulları oluşmayan haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"Davanın KABULÜ ile, 48.324,64 TL'nin ödeme tarihi olan 31/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Takibe konu senedin mevzuata uygun olarak faturalar ile birlikte teslim alındığını, faktoring sözleşmesi uyarınca borçluya 35.339,00 TL ödendiğini ancak müvekkili Şirkete tevdi edilen kambiyo evrakından tahsil edilemediğinden sözleşmenin II.5 maddesi gereğince Beyoğlu ... Noterliğinin ....yevmiye numaralı ihtarname aracılığı ile sözleşme feshedilerek borcun muaccel hale geldiğini, davacının kötüniyetle dava açtığını, yasadaki boşluktan yararlandıklarını, sebepsiz zenginleşme oluşacağını, sözleşmenin 5.maddesine teminat niteliğinde kıymetli evrak alınabileceğinin düzenlendiğini, Bilirkişi raporunda da borçlu olduğunun tespit edildiğini, İİK 72 maddesine göre davanın reddi gerektiğini, Ödeme dekontuna ve icra dosyası kapsamına bakıldığında, herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediğini, Yargıtay 3. HD'nin E. 2015/19428, K. 2017/5699, T. 19.4.2017 tarihli kararının da bu yönde olduğunu, İİK 72. Maddesine göre açılan istirdat davası, borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalan şahıs tarafından açılabileceğini, ödemenin dava dışı ... tarafından yapıldığını, davacının aksi yöndeki iddialarını yazılı delil ile ispat edemediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan istirdat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili, davacının aktif husumetinin olmadığını ileri sürümüş ise de dosyada mevcut tahsilat makbuzunun açıklama kısmına göre ödemenin ... tarafından yapıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin usule ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Somut uyuşmazlıkta; davalı vekili 30.11.2018 ve 31.12.2018 tarihli çeklerin ödenmediğini, hesabın 13.12.2018 tarihli ihtarname ile kat edilerek sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin takip konusu bonoya dayalı alacaklı olduğunu ileri sürmüş ise de, takip tarihi olan 14.12.2018 itibarı ile davalının savunmasına konu olan 31.12.2018 tarihli çekin vadesinin gelmediği, 30.11.2018 Tarihli çekin ise karşılıksız kaldığına dair somut delil sunulmadığı, takibe dayanak bono 30.12.2016 vade tarihli olup bononun savunmaya konu çeklerin teminat bonosu olduğuna dair ticari defterlerinde herhangi bir kayıt yer almadığı da birlikte değerlendirildiğinde mahkemece neticeten davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 3301,05TL harçtan, peşin alınan. 825,27TL harcın mahsubu ile bakiye 2.475,78TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 29-TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.24/10/2024