T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/585 Esas
KARAR NO: 2024/1661 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/01/2023
NUMARASI: 2020/200 E. - 2023/85 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı-alacaklı müvekkili ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı-borçlu ... San. A.Ş. arasında uzun zamandır devam eden cari hesap şeklinde çalışılan bir ticaret bulunduğunu, davalı tarafça cari çalışmaya ilişkin hesap bakiyesinin ödenmemesi nedeniyle iş bu cari hesaba dayalı olarak taraflarınca Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası tahtında davalı/borçlu aleyhine doğmuş 142.552,76 TL asıl alacağa ilişkin olarak icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın işbu icra takibine karşı 13.01.2020 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiğini, işbu itiraz neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, duran takibin devamından önce yasa gereği Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosuna ... numaralı dosya ile 05.02.2020 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, 19.02.2020 tarihinde arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ve anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın itirazının haklı gerekçeye dayanmadığını, ayrıca 23.12.2019 tarihli icra takibinden sonra 27.12.2019 tarihinden itibaren 04.01.2020 tarihine kadar 826,00 TL, 2.917,03 TL, 25.362,18 TL, 10.209,24 ve 1.463,55 TL olmak üzere aralıklı olarak ... tarafından alacağın sıfırlanması adına temel fatura kesildiğini, söz konusu bu femel faturaların kabul zorunluluğu olduğundan kabul edilmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, dolayısıyla söz konusu temel faturaların müvekkili tarafından her seferinde kabul edilmek zorunda kalınıp, kabul sonrasında iade edilmesine rağmen haksız ve kötü niyetli bir şekilde tekrar tekrar kesildiğini ve yine davalıya kabul zorunluluğu olan temel faturaları kabul etmediklerini belirten mail de yolladıklarını, davanın sonunda müvekkilinin alacağını alamama şüphesi olduğundan, Mahkemece Teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, banka kayıtları, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için alacağın tahsili tehlikeye düşebileceğinden ihtiyati haciz ve/veya ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir talep ettiklerini, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa boyama işlemi yapılması için kumaş sevk edildiğini, davacı tarafından yapılan şeker kasar işleminin hatalı ve ayıplı olduğunu, davacı şirketin yetkilileri ile olayların konuşulduğunu, toplantıların yapıldığını, gerekli yazışmaların yapıldığını, ancak davacının hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmediğini, müvekkili şirketin, davacının zamanında edimini yerine getirmediği için büyük zarara uğradığını, zarar haklarını saklı tuttuklarını savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2023 tarihli 2020/200E. - 2023/85K. sayılı kararıyla; "...Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası, fatura dökümleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunun her iki tarafın kabulünde olduğu, ticari ilişki içerisinde davalı şirketin davacı şirketten boyama işlemi hizmeti aldığı, bu hususun davaya konu edildiği anlaşılmıştır. Davacının davalı taraftan 142.552,76 TL alacaklı olduğu, faturanın davacı ve davalı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği ve bu konuda tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği, davalı şirketin 6102 sayılı T.T.K.’nın 21/2 madde hükümleri çerçevesinde dosya münderacatında bu faturaların içeriğine itiraz ettiklerine dair bir belgeye rastlanmadığı, takibe konu faturanın davacı ve davalı tarafından Bs-Ba formu ile karşılıklı olarak beyan edildiği tespit edilmiştir. Davalı taraf her ne kadar hizmetin ayıplı olduğunu beyan etmiş ve i 5 adet toplam 40.788,00 TL tutarlı fatura düzenlemiş ise de, davalı tarafın iş bu faturaların içeriğini veya faturalara konu olan durumu ispat etmesi gerektiği, yüzeyde lekeye sebebiyet veren unsurların (yabancı elyaf/madde),serbest halde yüzeyde tutunmayıp, ipliği oluşturan elyaf kümelerince sarıldığı elyaf kümeleri ile birlikte iplik yapısı içerisinde yer aldığı, iplik yapısı ile bütünlük oluşturduğu,ayrıca etrafını sarmalayan lif demetlerinde renk/görünüm değişimine sebebiyet vermediği/sadece kendisi yapı içerisinde bütün olarak yer aldığı, kumaşa uygulanan yıkama/terbiye işlemi öncesinde kumaş doku yapısı içerisinde mevcut olduğu, davacı tarafça yapılan yıkama/kasar işleminden kaynaklanmadığı dikkate alınarak davalının ayıp iddiasını ispatlayamadığı, bu haliyle davacının talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, ayrıca faturaya dayalı alacağın likit olması karşısında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi uygun görülmüş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile 142.552,76-TL asıl alacak yönünden davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına;Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, 2-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 28.510,55-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, Taraflarınca tekstil mühendislerinden oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması talep edilmesine rağmen, Mahkemece kimya mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alındığı, Mahkemece yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmesi ile 02/11/2021 tarihli kök rapor ile 18/04/2022 tarihli ek raporun denetime ve hüküm kurmaya uygun olmadığı sabit hale geldiği halde, bu raporların hüküm tesisinde dikkate alınmasının hatalı olduğunu, Kimya mühendislerinden alınan 05/01/2023 tarihli raporun da teknik ve bilimsel yönden yetersiz olduğunu, Müvekkilinin davacı şirkete süresinde ayıp ihbarı yaptığının tanık anlatımı ve davacı şirketin bu konuda ... Firmasına test yaptırmış olması ile sabit olduğunu, 05/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafından yaptırılan ... -... Tic. San. A.Ş. - analiz raporuna aynen katıldıklarının beyan edildiğini, firmanın tarafsız rapor vermiş olabileceğinin düşünülemeyeceğini, bilirkişi raporunun da kendi içinde çelişkili olduğunu,Tespit edilen ayıbın nedeninin bilirkişilerin görüşünün aksine davacı tarafından yapılan kasar işlemi olduğunu, ... firmasında işlem yaptırılan kumaşlardan üretilen ürünlerde hiçbir sorun yaşanmadığını, Hiçbir şekilde borcu kabul anlamına gelmemek ve yukarıdaki tüm itirazları saklı kalmak kaydıyla, yerel mahkemece varlığı tartışmalı olan alacak talebine istinaden müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, alacağın faturaya dayalı olmasının tek başına alacağın likit olduğu sonucunu doğurmadığını, kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu, eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı yerel mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna müracaat etme zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırılık teşkil eden Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/200 E. 2023/85 K. sayılı 30.01.2023 tarihli ilamının incelenerek kararın ortadan kaldırılmasına, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhine 23/12/2019 tarihinde, cari hesap alacağına dayanarak 142.552,76 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine başlandığı, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dinlenen davalı tanığı ... beyanında; ... Tekstilde olayın gerçekleştiği tarihte satın alma sorumlusu olduğunu, bu olayın 2018'in 10-11-12. ayları ile 2019 1. ayı arasında üretim sürecinde gerçekleştiğini, kendilerinin ham kumaş tedarikçi firmalardan fiyat tekliflerini aldıklarını, daha sonra uygun fiyatta anlaşma sağlayıp, ham kumaş üretimine geçtiklerini, öncesinde 2-3 metre örnek alarak kontrollerini yaptıklarını, bunların normal çıktığını, bir sıkıntı bulunmadığını ve üretime başladıklarını, yaklaşık 2,5 - 3 tonluk üretim yaptıklarını ve bunları davacı şirkete sevk ettiklerini, kendileri ile daha önceden de çalıştıklarını, bu olay olana kadar herhangi bir sorunlarının olmadığını, ...’den şeker kasar yaptırılıp kendilerine gönderilen kumaşların dikilip yağlı boya yapılacağı için problem olup olmadığını tespit etmek için önden işlemler yaptıklarını, bu testler için gönderdikleri şirketin bir partisinde 18 tane, bir partisinde 5 tane sorun çıktığını kendilerine bildirdiğini, bir grupta yaklaşık 25000 adet ürün olduğunu, ancak belli renklerde bu hatanın görüldüğünü, belli renklerde görülmediğini, bu hatalar çıkınca davacı şirkete haber verdiklerini, telefon ve yazı yoluyla kendilerini haberdar ettiklerini, bunun üzerine davacı şirketin de kendisi laboratuvarlarda test yaptırdığını, onların test sonuçlarında sıkıntı çıkmadığını, ancak kendilerinin birden fazla yerde test yaptırdıklarını, her seferinde hata çıktığını, sadece tek bir yerde hata çıksa bir şey demeyeceklerini, ancak 3 yerde birden hata çıktığı için ürünlerin hatalı olduğunun kesin olduğunu, ...’le yapmış oldukları işte yaklaşık olarak 1000 adet üründe eksik çıktığını, bu eksik ürünler için ... isimli firmada tekrar şeker kasar işlemi yaptırdıklarını, bu sefer hiç bir sıkıntı çıkmadığını, açık renge de boyandığını, koyu renge de boyandığını, ancak hiçbir sıkıntı çıkmadığını, ellerinde ham kumaş kalmadığını, şu anda telefonunda bu şeker kasar işlemi yapılmış resimleri mahkeme huzurunda gösterdiğini, talep edilmesi halinde bunları dosyaya sunabileceğini beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince mali müşavir ... ve tekstil mühendisi ...'den oluşan 2 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 02/11/2021 havale tarihli raporunda; davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında, davalı taraftan 142.552,76 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında, davacı tarafa 142.552,43 TL borçlu olduğu, taraflar arasında sadece 0,33 TL tutarında cari hesap farkının bulunduğu, iş bu tutarın hesaplar arası cari işlem veya yuvarlama farkından kaynaklanabileceği, 21.01.2020 ve 31.12.2020 tarihlerinde, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında, davalı taraftan alacağının 169.378,49 TL tutara yükseldiği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 142.552,76 TL alacak talebinin olduğu, arada 26.825,73 TL artış farkının oluştuğu, 04.01.2020 ve 31.12.2020 tarihlerinde, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında, davacı tarafın alacağının 101.774,43 TL tutara düştüğü, bunun nedeninin davalı tarafın düzenlediği 5 adet toplam 40.788,00 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, arada 40.788,00 TL azalış farkının oluştuğu, takip tarihi itibariyle tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile uyuştuğu, davacı tarafın her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında 142.552,76 TL (0,33 TL dışında) alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra taraflar arasında ortaya çıkan cari hesap farkının kaynağının davalı tarafın düzenlediği 5 adet KDV dâhil 40.788,00 TL tutarlı fatura olduğu, davalı tarafın iş bu faturaların içeriğini veya faturalara konu olan durumu ispat etmesi gerektiği, yüzeyde lekeye sebebiyet veren unsurların (yabancı elyaf/madde),serbest halde yüzeyde tutunmayıp, ipliği oluşturan elyaf kümelerince sarıldığı elyaf kümeleri ile birlikte iplik yapısı içerisinde yer aldığı, iplik yapısı ile bütünlük oluşturduğu, ayrıca etrafını sarmalayan lif demetlerinde renk/görünüm değişimine sebebiyet vermediği/sadece kendisi yapı içerisinde bütün olarak yer aldığı, kumaşa uygulanan yıkama/terbiye işlemi öncesinde kumaş doku yapısı içerisinde mevcut olduğu, davacı tarafça yapılan yıkama/kasar işleminden kaynaklanmadığı, taraflardan işlem görmemiş ham (çiğ) ve/veya kasar işlemi yapılmış kumaş örneği temin edilememesinden dolayı, kasar işlemi öncesi ham (çiğ) kumaş ve/veya kasar işlemi görmüş kumaş yüzeyinde hata mevcut olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı, irsaliyeler ve ekinde sunulu Kumaş Kalite Kontrol Formları (davalı delil listesi EK7) üzerinde leke ve/veya kalite uygunsuzluğu ile ilgili herhangi bir not/ibare mevcut olmadığı, dosya muhteviyatı belge/bilgi kapsamında yüzeyde leke olduğu yönünde davacı tarafa bildirim yapıldığına dair tespitte bulunulamadığı, davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalı taraftan 142.552,76 TL alacaklı olduğu, tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, Mahkemenin takdirlerine ait olduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 18/04/2022 havale tarihli ek raporunda; yeniden yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve kök raporda detaylıca açıklanan nedenlerle; Mahkemece verilen yerinde inceleme yetkisi sırasında, davalı vekili cevaba cevap dilekçesi eki EK9 fatura içeriği eşyaların da incelenmesi beyan edilmişse de, keşfin ifasında hazır bulunan taraflarca faturaya konu ürünlerin dava dışı ürünler olduğu beyanı ve bu durumun fatura içeriği bilgilerle de sabit olduğu, inceleme yetkisinin davaya konu dikili ürünlerle sınırlı olması nedeniyle, fatura içeriği EK9 da beyan edilen eşyaların incelemeye konu edilmediği, kök raporda ulaştıkları sonuç ve kanaatte bir değişiklik olmadığı, tarafların itiraz ve beyanları nezdinde mali yönden kök rapordaki sonuç ve kanaati değiştirecek bir husus olmadığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince kimya mühendisi ..., ... ve ...'ten oluşan bilirkişi heyetinden alınan 05/01/2023 havale tarihli raporunda; yapılan incelemeler ve tespitler sonucunda; davaya konu işlem sonrası akabinde, işlem gören kumaş yüzeylerinde leke olduğu yönünde davalı tarafın tespitlerinin bulunmadığı ve davacı tarafa bildirim yapılmadığı, davalı tarafın, davacı firmaya yaptırılan yıkama/kasar işlemleri sonrası gerekli kontrolleri yapmaksızın, söz konusu kumaşları T-shirt yapımı amacıyla kesip-diktikten sonra boyanması amacıyla başka firmalara taşere ettiği, iddia edilen söz konusu lekelenmelerin, kumaşların son mamül haline gelene kadar geçirmiş olduğu ara işlemlerin hangisinde oluştuğunun tespitinin mümkün olmadığı, dosya muhteviyatında işlem görmemiş ham (çiğ) ve/veya kasar işlemi yapılmış kumaş örneği bulunmadığından, yıkama/kasar işlemi öncesi ham (çiğ) kumaş ve/veya yıkama/kasar işlemi görmüş kumaş yüzeyinde hata mevcut olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılamayacağı, davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalı taraftan 142.552,76 TL alacaklı olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
G E R E K Ç E: Dava; davacının, bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından incelenen taraflara ait ticari defterler ile BA ve BS formlarının birbirlerini teyit ettikleri, buna göre davacının davalıdan 142.552,76 TL cari hesap alacağının bulunduğu tespit edilmiş, davalı tarafça da bu kayıtlara ilişkin bir itirazda bulunulmamıştır. Davalı vekili, davacıdan aldıkları hizmetin ayıplı olduğuna ilişkin istinaf talebinde bulunmuştur. Dosya incelendiğinde; gerek tekstil mühendisi bilirkişinin yaptığı incelemede, gerekse kimya mühendisi üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporu ile kumaşlarda oluşan kusurların davacının işleminden kaynaklandığının kesin olarak tespit edilemediği, davalı tarafça ham kumaş incelemeye sunulamadığından, ürünlerdeki kusurun üretimin hangi aşamasında olduğunun anlaşılamadığı, kaldı ki, davalı tanığının anlatımına göre 2018 yılının sonu ve 2019 yılının başlarında gerçekleştiği iddia edilen ayıpla ilgili icra takibinin başlatıldığı 23/12/2019 tarihine kadar davacı taraftan bir talepte bulunulmadığı, bir tespit yaptırılmadığı, başkaca yasal yollara başvurulmadığı, hizmet alımına ilişkin faturaların davalının da ticari defterlerine işlendiği, ayrıca BS formlarında da yer aldığı, ayıbın davalıya bildirildiğinde dair tanık anlatımından başkaca bir delil de sunulmadığı, Küçükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesinden delil tespiti talebinin 2020 yılında yapıldığı, bu nedenle ayıp iddiasında bulunan davalının bu iddiasını kanıtlayamadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, davaya konu alacak likit olup, Mahkemece alacağın %20’si kadar icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 9.737,77 TL nispi harçtan, peşin alınan 2.434,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.303,33 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 30,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 24/10/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.