T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/577 Esas
KARAR NO: 2024/1657 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/11/2022
NUMARASI: 2022/292 E. - 2022/675 K.
DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasındaki sözleşme kapsamında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyaları kapsamında icraya konan 2 adet çekin davalılara ciro edilerek verildiğini, çeklerin ödenmemesi sebebiyle davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı aleyhine çek tazminatı talebinde bulunulmasının ve takip yapılmasının hakka ve hukuka aykırı olduğunu, davacının davalılara borcunun çek miktarı kadar olmadığı için çek tazminatının hesaplanırken çek bedeli üzerinden hesaplama yapıldığını ve davacıya yönelik bu bedel üzerinden takibin yapıldığını, davacı ...’a yönelik takibin haksız ve mesnetsiz olduğunu ve bu yüzden takibin iptalinin gerektiğini, takip talebinde ve davacıya gönderilen ödeme emrinde davacının çek tazminatından sorumlu olmadığının yazdığını, bu sebeple davacıların icra dosyası kapsamında tüm borçlarından ve ferilerinden sorumlu tutulduğunu, davacıların haksız takipten dolayı maddi ve manevi zararının meydana geldiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyalarında davacıların çek tazminatından dolayı borçlu olmadığının tespitini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyaları üzerinden yapılan takibin itiraz ölçüsünde teminatsız olarak durdurulmasını, davalıların talebi üzerine iki tarafın durumuna davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre red veya hükmolunan meblağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; UYAP sisteminin tek düze takip talebi ve ödeme emri oluşturması nedeniyle davalı tarafa yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını, İstanbul adliyesinde başlatılan icra takipleri açısından fiziki dosyanın kabul edilmediğini, çek tazminatı açısından yapılan itirazın hukuki dayanağının bulunmadığını, takip talebinde açıkça çek tazminatından keşidecinin sorumlu olduğunun yazılması için icra ödeme emri tebliğinden önce icra müdürlüğünden talepte bulunulduğunu, çek tazminatının davacılardan talep edilmediğinin açık olduğunu, davacıların kendilerinden talep edilmeyen ve ödemekle yükümlü olmadığı bir borç miktarına itiraz ettiğini, borca itirazında hukuki yarar bulunmadığının açık olduğunu, kaldı ki davacılardan ...’ın aval veren olarak çek tazminatından sorumlu olduğunu, talep edilen çek tazminatlarının fahiş olmadıklarını, her iki icra dosyasına konu çeklerin bedellerinin alınması için süresi içerisinde bankalara müracaat edildiğini, ancak çekler üzerindeki banka kaşelerinden de görüleceği üzere çeklerin karşılıksız kalmadığını, akabinde çek miktarları üzerinden çek tazminatlarının TTK’nun 783/3.maddesi uyarınca borçlu konumunda olan keşideciden talep edildiğini, icra takiplerinde yasaya uygun çek tazminatının, yine yasal taraftan(keşideciden) talep edildiğini, icra takibinin yasaya ve usule uygun olduğunu, aksi yöndeki davacı taleplerinin hukuka aykırı talep ve beyanlar olduklarını savunarak, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davacı aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.11.2022 tarihli 2022/292E. - 2022/675K. sayılı kararıyla; "...Her ne kadar davalı tarafça davacılardan cirantadan icra takibinde çek tazminatı talep edilmediğini, ofislerince kullanılan takip/icra programlarında oluşturulan takip taleplerinde takip açısından önem arz eden şerhler/kayıtlar bulunmasına rağmen, uyap sistemi bu şerhleri/kayıtları kabul etmeyerek kendi takip talebini ve ödeme emrini oluşturduğunu, bu sorunların çözümü için UYAP başta olmak üzere; çeşitli kurumlarla irtibata geçildiğini, ancak sunulan bir çözüm olmadığını, bunun üzerine icra takiplerindeki ödeme emirleri tebliğ edilmeden önce icra dosyasına talepte bulunularak takip talebinde ''çek tazminatı (keşideci sorumludur)'' ibaresinin bulundurulmasının icra dairelerinden talep edildikten sonra ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığını belirtmiş ise de takip talebinin ve ödeme emrinin incelenmesinde çek tazminatından yalnızca keşidecinin/aval verenin sorumlu olduğuna yönelik bir belirlemenin yapılmadığı, takip talebinin düzenlenmesinin davalı alacaklının sorumluluğunda olduğu, icra dosyasına çek tazminatı için ciranta yönünden alacaktan feragat edildiğine dair bir beyan sunulmamış olmakla, aval verenin çek tazminatından sorumlu olduğu anlaşılmakla aval veren ... yönünden davanın reddine, cirantanın çek tazminatından sorumlu olmadığı anlaşılmakla ... San ve Tic. Ltd. Şti yönünden davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasındaki 5.200,00 TL'lik çek tazminatı yönünden, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasındaki 6.700,00 TL'lik çek tazminatı yönünden borçlu olmadığının tespitine" karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; verilen kabul yönünden kararın yerinde olduğunu, ancak davacı ... yönünden de çek tazminatının miktarının yüksek olduğunu, ödenmeyen miktar üzerinden çek tazminatı talep edilmesi gerekirken, çek bedelleri üzerinden çek tazminatı talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, çek tazminatı yönünden sorumluluğu kaldırılmayan müvekkili hakkında tazmin miktarının yüksek olduğunu ve bu bedelin düşürülmesi gerektiğini belirterek, taleplerinin kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasını, mahkeme aksi kanaatteyse kararın onanmasını talep etmiştir. Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde; dava açılmasında hukuki yarar bulunmamasına rağmen, davanın esasına girilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, takip hazırlanırken takip talebine “çek tazminatından sadece keşideci sorumludur” şeklinde yazılan şerhlerin UYAP sisteminden kaynaklanan nedenlerle kendi ürettiği takip talebinde yer almadığını,Dosyaya takip tarihinde gönderilen 12/01/2022 tarihli dilekçe ile takip talebinde “Çek tazminatı (keşideci sorumludur)” ibaresinin bulundurulmasının talep edildiğini,Davacının zaten kendisinden talep edilmeyen çek tazminatıyla ilgili dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını, Bu nedenle davanın HMK’nun 114/1-h ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddi yerine esasa girilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın ... Şirketi açısından kabulüne dair kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELLİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi, borçluların ... Ticaret Limited Şirketi, ..., ... İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, 09/08/2021 günlü, ... seri numaralı çekle ilgili 32.330,00 TL asıl alacak, 910,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 3.544,65 TL faiz, 6.700,00 TL çek tazminatı, 201,00 TL komisyon olmak üzere 43.685,65 TL toplam alacak alacak için 12/01/2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı tespit edilmiştir. Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... Bankası Sivas Caddesi Kayseri Şubesine ait ... seri numaralı, keşidecisi ... Ticaret Limited Şirketi, aval veren ..., lehtarı ... Ltd. Şti. olan 08/08/2021keşide tarihli, 67.000,00 TL bedelli çek olduğu, çekin arkasında sırasıyla ... Ltd. Şti. ve ... Faktoring A.Ş.’nin cirolarının bulunduğu, çekin bankaya ibraz edildiği ve karşılığının bulunmadığının yazıldığı tespit edilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi, borçluların ... Ticaret Limited Şirketi, ..., ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, 23/08/2021 günlü, ... seri numaralı çekle ilgili 39.330,00 TL asıl alacak, 910,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 2.691,86 TL faiz, 5.200,00 TL çek tazminatı, 156,00 TL komisyon olmak üzere 48.287,86 TL alacak için 12/02/2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı tespit edilmiştir. Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... Kayseri Şubesine ait ... seri numaralı, keşidecisi ... Ticaret Limited Şirketi, aval veren ..., lehtarı ... Ltd. Şti. olan 23/08/2021keşide tarihli, 52.000,00 TL bedelli çek olduğu, çekin arkasında sırasıyla ... Ltd. Şti., ... Bankası A.Ş. ve ... Faktoring A.Ş.’nin cirolarının bulunduğu, çekin bankaya ibraz edildiği ve karşılığının bulunmadığının yazıldığı tespit edilmiştir. Davalı alacaklının her iki icra dosyasına da; “Yukarıda belirtilen dosya numarasının takip dayanağı olan evrak görüntüsü ekte sunulmuştur. Ödeme emrinde belirtilen adrese UYAP üzerinden tebligatların çıkarılmasını, Takip talebinde ''Çek Tazminatı (Keşideci sorumludur)'' ibaresinin bulundurulması, Tebliğ mazbatasında ''Bu zarfta Örnek No:10 Ödeme Emri ve Takibe Dayanak belge Fotokopisi vardır.'' ibarelerinin bulundurulmasını talep ederim.” şeklinde 12/01/2022 tarihinde dilekçe sunduğu tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, iki ayrı icra takibinde talep edilen çek tazminatı alacağıyla ilgili davacıların borçlu olmadıklarının tespiti ve takibin iptali davasıdır. Mahkemece davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden davanın kabulüne, davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; icra takiplerine konu olan çeklerde davacı ...’ın avalist, diğer davacı ... şirketinin ise lehtar ve ciranta olduğu, çeklerden birinin 52.000,00 TL, diğerinin ise 67.000,00 TL bedelli olduğu tespit edilmiştir. TTK’nun 783/3. maddesine göre, muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, karşılıksız çıkan çeki düzenleyen kişi, çek tazminatından sorumludur. Yine TTK’nun 702/1. maddesi uyarınca, aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur.Bu yasal düzenlemeler ışığında taraf vekillerinin istinaf talepleri incelendiğinde; keşideciye aval veren davacı ...’ın çek bedellerinin tamamının bankada mevcut olmaması nedeniyle keşideci gibi çeklerin karşılıksız kalan bedelinin %10’u kadar çek tazminatından sorumlu olduğu, ancak davacı ... şirketinin ise çekte yalnızca ciranta olması nedeniyle çek tazminatından sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır. Bu nedenle Mahkemece davacı ...’ın tamamen karşılıksız olan çeklerle ilgili çek bedellerinin %10’u kadar çek tazminatından sorumlu olduğu gerekçesiyle, bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf talebi kabul edilmemiştir.Davalı vekilinin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davalının icra dosyalarına takip talebinde "çek tazminatı (keşideci sorumludur)" ibaresinin bulundurulması için talepte bulunmasının sonuca etkili olmadığı, zira davacı borçlulara gönderilen ödeme emirlerinde buna ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği, çek tazminatı alacaklarıyla ilgili takiplerden feragat edildiğine dair icra dosyalarına bir beyan sunulmadığı, bu nedenle davacıların dava açmakta hukuki yararlarının mevcut olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebi kabul edilmemiştir.İncelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince istinaf dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davacı Mehmet Borazan vekili ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı ... vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yandan alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı yandan alınması gereken 812,89 TL nispi harçtan, peşin alınan 203,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 609,67 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 79,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 39,50 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 252,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 126,00 TL'sinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 24/10/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.