T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/195 Esas
KARAR NO: 2024/1660 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/12/2021
NUMARASI: 2019/128 E. - 2021/216 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı firmanın ...’na ait "..." adlı orijinal eserin tüm mali hakların devrine yönelik asıl eser sahibi ile sözleşme imzaladığını, davaya konu eserin öğretim hayatında öğretmenin gücü üzerine yazılmış bir eser olduğunu, davalı ... ve davalı ...'ın ise ürünlerin orjinal olmayan bandrolsüz nüshalarını aynı zamanda eser sahibi veya mali hak sahibinden izinsiz şekilde kopyalanmak suretiyle bastığını ve satışını yaptığını, bu eylemlerin davacının FSEK’ten doğan haklarına aykırılık teşkil ettiğini, ilgili kurum ve kişi hakkında savcılığa şikayette bulunulduğunu, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2019/3776 soruşturma numaralı dosya kapsamında davaların FSEK’e göre hakların ihlaline sebebiyet verdiğinin savcılık dosyasındaki 05/03/2019 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, söz konusu raporda; dava konusu kitabın bandrol uygulamasına ilişkin yönetmelikte belirtilen bandrolden muaf kitaplar grubuna girmediğinin tespit edildiğini, manevi mali ve bağlantılı haklara tecavüzü düzenleyen 71. maddede ise ilgili hakları ihlal edenlere ceza verilmesinin düzenlendiği, raporun sonuç kısmında ise suç konusu kitapların orijinallerinden yasal olmayan yollarla kopyalanarak (tıpkı basım) suretiyle çoğaltılan ticari mahiyete haiz bandrolsüz kopya nüshaları olduğunu, kitaplar içerisinde edebiyat eseri niteliğinde fikir ve sanat eserinin de bulunduğu, söz konusu kitapların tümü üzerinde FSEK'in 81. maddesi gereğince bulunması zorunlu olan Kültür Bakanlığı'na ait bandrollerin bulunmadığının tespit edildiğini, davalılar tarafından gerçekleştirilen eylemlerin FSEK'in 68, 69, 70, 71, 81/1, 81/9, 75, 21, 22/1 ve 23/1. maddeleri hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, davacının esreden doğan münhasır haklarına yönelik ihlalin durdurulması, önlenmesi ve zararın giderilmesi taleplerini esas olmak üzere davacıya ait orijinal eser ile karşı tarafın satışını yaptığı kopya eserlerin mukayeseli inceleme yapılmış ve kopyalama suretiyle orijinal olmayan ve bandrolsüz ürünlerin davalık kurum ve kişi tarafından satışının yapıldığının tespit edildiğini, söz konusu eserlere savcılık makamı tarafından el konulduğunu, birçok başka esere de rastlanıldığını, el konulan eserlerin İstanbul İl Denetim Komisyonu'nda depo edildiğini, bilirkişi tarafından yapılan tespite göre 2 adet davacıya ait kopya esere rastlanıldığını, anılan nedenlerle dosyaya kazandırılan orijinal eser ile kopya eserin birebir tıpkıbasım suretiyle davalı tarafından taklit edildiği, kopya eser, bandrolsüz ve izinsiz numuneler üzerinde inceleme yapılmak üzere haksız rekabetin tespiti ile mali ve manevi hakları yönelik ihlal ve zararın giderilmesinin gerektiğini belirterek, sonuç olarak diğer her türlü dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ihtiyati tedbir kararı verilerek; müvekkili firmanın telafi edilemez zararlara uğramaması ve herhangi bir hak kaybı yaşamaması adına davalıların kopya ve suretlerinin satışını yaptığı "..." isimli eserin tecavüzün ref’i bakımından gerekli tedbirler mahiyetinde satışının durdurulmasına ve eserlerin toplatılması suretiyle el konulmasına ve kesin hüküm ile birlikte imhasına ve kararının- gideri yargılama sonunda davalılar üzerinde bırakılmak üzere - ulusal gazetede ilanına, davalı eylemlerinin haksız rekabet ile FSEK kapsamında tecavüz hali oluşturduğunun tespiti ile; müvekkiline ait esere yönelik tecavüzün ref’i ile mali ve manevi hakları ihlal edilen müvekkili şirket lehine fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak, mali haklarının ihlali nedeniyle uğradığı zarar ile yoksun kaldığı kâr karşılığı (FSEK md 68 uyarınca davalılardan 3 kat fazlasını talep etme hakları saklı kalmak şartıyla) şimdilik 1.000,00-TL maddi ve haksız rekabet yoluyla manevi hakların ihlali nedeniyle (FSEK mad 70 uyarınca) 5.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 18/06/2021 tarihli ıslah dilekçesinde; öncelikle varsayıma dayalı belirlenen 250 adet miktarın az olduğunu, zira gerek iddianamede yer alan kriterler (okul açılış mevsimi) gerekse davalının en çok kitap satışının yapıldığı ...'da korsan satışlarını gerçekleştirdiği hususları dikkate alınarak Hakimliğin takdir yetkisi ile talep arttırım dilekçesi doğrultusunda 4.140,00-TL maddi ve haksız rekabet yoluyla manevi hakların ihlali nedeniyle (FSEK mad 70 uyarınca) 5.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınmasına karar verilmesini talep ederek maddi tazminat talebini 4.140,00 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, davaya süresinde cevap vermediği görülmüştür.
MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/12/2021 tarihli 2019/128 E. - 2021/216 K. sayılı kararıyla; "...Dosya içerisine alınan bilirkişi raporları, kayıt ve belgeler, taraf iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, dava, korsan kitap basımı iddiasına dayanan FSEK'den kaynaklanan hak ihlalleri kapsamında maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, davacının dava dışı yazar ...'na ait olan ... isimli eserin mali hak sahibi olduğu, davalıya ait ... isimli iş yerinde İstanbul C.B.S'nın 2019/3776 numarası ile yürütülen soruşturma kapsamında 2 adet bandrolsüz ... isimli kitap bulunduğu. C.B.Savcılığınca aldırılan bilirkişi raporunda eserlerin bandrolsüz kopya nüshalar olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından iş bu bandrolsüz kopyalar nedeni ile maddi manevi tazminat talep edildiği, mahkememizce davacı tarafından sunulan eser temlik ve yayın sözleşmesi incelendiğinde dava dışı ...'na ait ... isimli eserin 21/09/2018 tarihli sözleşme ile mali haklarının davacıya devredildiğinin anlaşıldığı, davalı iş yerinde ele geçirilen kitapların korsan kitap olması sebebi ile davacının maddi tazminat talebinde bulunabileceği, maddi tazminat bakımından aldırılan 30/11/2020 tarihli kök raporda, davacının maddi tazminatının kitap adetinin 2 olması sebebi ile 17,90 TL olarak hesaplandığı, davacının itirazı üzerine koran kitapların Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere minimum ortalama 250 adet üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinden 250 adet üzerinden davacının maddi tazminatının 1.120,00 TL'nin 3 katı olan 3.360,00 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından kitap bedelinin 2018 yılından itibaren 30,00 TL den satıldığı belirtilerek hesaplamanın bu miktar üzerinden %8 KDV düşüldükten sonra kalan 27,60 TL üzerinden hesaplanması gerektiği bildirilip buna göre toplam olarak 4.140,00 TL olarak ıslah talebinde bulunduğu, mahkememizce de her ne kadar bilirkişi raporunda kitap bedelinin internetteki satış fiyatı üzerinden ortalama olarak 23,30 TL bulunup bunun üzerinden hesaplama yapılmış ise de bu satış fiyatları indirimli satış fiyatları olup, davacının sunmuş olduğu faturalarda bir adet kitabın satış fiyatının 30,00 TL olduğunun görüldüğü, bu bedelden %8 KDV düşüldükten sonra hesaplamaya esas 1 adet kitap bedelinin 27,60 TL olduğu, bu bedelin telif hesabının ise mahkememizce reesen yapıldığından 1.380,00 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından FSEK 68. Maddesi uyarınca 3 kat tazminat talep edildiğinden 1.380,00x3=4.140,00 TL olarak hesaplandığı ve bu miktar üzerinden maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, davacı tarafından her ne kadar FSEK 70. Madde uyarınca manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, FSEK kapsamında manevi hakların ihlali nedeni ile tazminat talep hakkı eser sahibine ait olduğundan davacının da eser sahibi olmayıp mali hakları devralmış olduğu anlaşıldığından manevi tazminat talep edemeyeceği, davacının manevi tazminat talebinin FSEK 70. Madde uyarınca isteyip manevi zararına ilişkin haksız fiil sebebi ile zarar oluşup oluşmadığı yönünde herhangi bir delil sunmadığı anlaşıldığından manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, vekalet ücreti yönünden ise her ne kadar davalı vekili olarak dosyaya vekaletname sunulmuş ise de, davalı vekilinin dosyaya herhangi bir beyan, cevap vs. Dilekçe sunmadığı gibi hiç bir duruşmaya da katılmadığı ve vekil olarak emek ve mesai harcamadığı anlaşıldığından red edilen manevi tazminat talebi yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmeyerek davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde; 1-Davanın ... ile, maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile, 4.140,00 TL toplam maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek Avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat yönünden davanın REDDİNE,3-Davalı olarak dosyaya ekli ...'nin Tüzel kişiliği olmadığından bu davalı yönünden K..., " karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURULARI: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Eser sahibinin FSEK'in 14. Maddesi kapsamındaki düzenli umuma arz etme yetkisini yayımcı müvekkiline devrettiğini, bu nedenle müvekkilinin artık manevi hakları da talep edebildiğini,Eser kamuya sunan kişinin müvekkili olup, kendi ekonomik menfaatlerini koruma adına eserin tabiri caizse "korsan" satışını yapan kişiye karşı manevi tazminat talebi yöneltebileceğini, Mahkemece, "haksız fiil sebebi ile zarar oluşup oluşmadığı yönünde herhangi bir delil sunmadığı anlaşıldığından" şeklinde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, Maddi tazminatın eksik hesaplandığını, zira 7166 sayılı Kanunun 7. Maddesi ile KDV Kanunun 13. Maddesinde yapılan değişiklik ile basılı kitap ve süreli yayınların her aşamadaki tesliminin KDV'den istisna hale getirildiğini, yani KDV'nin sıfırlandığını, bu nedenle hesabın da buna göre yapılması gerektiğini, Davalının satış yaptığı ... Pasajı'nın bilinirliği ile okulların açıldığı tarihte satış yapılması nedeniyle yalnızca 250 adet kitap satılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, haksız fiile dayalı hükümler gereğince TBK'nun 50-52. maddeleri göz önünde bulundurularak makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 14/12/2021 tarihli, 2019/128 Esas, 2021/216 Karar sayılı davanın kısmen kabul, kısmen ret kararının kaldırılarak, tekrardan yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilerek davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin kitaplardan elde ettiği gelirin Mahkemece hükmedilenden çok daha az olduğunu, müvekkilinin 250 kitap sattığına dair kabulün objektif değerlendirme kriterlerinden uzak olduğunu, kararın bir hakkın tesisinden çok müvekkili açısından bir cezalandırma aracına dönüştüğünü, müvekkilinin karşı karşıya kaldığı ceza davaları ve hukuk davalarının müvekkili yönünden hakkaniyet ve adaletin tesisi ilkelerini aştığını, müvekkilinin ağır bir yük altına sokulduğunu, dolayısıyla FSEK'in 70. maddesi ve TBK'nun 50-51. maddeleri göz önünde bulundurularak makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 14/12/2021 tarihli, 2019/128 Esas, 2021/216 Karar sayılı davanın kısmen kabul, kısmen ret kararının kaldırılarak, tekrardan yerel mahkemeye gönderilerek davanın tümden reddine, aksi halde makul bir tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Davacı tarafça dosyaya sunulan 21/9/2018 tarihli "Mali Hak Devir Beyanı" başlıklı belge incelendiğinde; ... tarafından "..." isimli eserin FSEK'in 21 ila 25. Maddelerinde düzenlenmiş olan işleme, çoğaltma, yayma, temsil, radyo-TV, uydu ve kablo gibi telli ya da telsiz araçlarla yayın ve yeniden yayın hakkı ile dijital iletim de dahil olmak üzere üçüncü kişilerin seçtikleri yer ve zamanda ESER'e erişimi sağlamak suretiyle umuma iletim hak ve yetkisini yer, sayı ve muhteva itibariyle sınırsız, süre itibariyle işbu sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan kanunun öngördüğü koruma süresince üçüncü kişilere devir hakkını da içermek üzere Yayımcı olan ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi'ne devrettiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişi heyetinden alınan 30/11/2020 tarihli raporda; "Eser Sahibi ... tarafından dava konusu “...” isimli eserin FSEK. nun 2. Maddesi uyarınca İLİM ve EDEBİYAT ESERİ olduğu,eser sahibinin dava konusu ... isimli esere ilişkin FSEK’ten kaynaklanmış olan mali haklarını kapsamındaki mali haklarının tamamını FSEK’nun 52. Maddesinde belirtilen ve aranan “ŞEKİL” şartına uygun biçimde 21/09/2018 tarihli Eser Temlik ve Yayım sözleşmesinde ayrı ayrı gösterilerek devretmiş olduğu, dava tarihi itibariyle davacı şirketin söz konusu mali hakları 3. Kişilere karşı ileri sürme hak ve yetkisinin olduğu, davalıların fiillerinin Eser Sahibi veya devir alanın FSEK’ten kaynaklanan mali ve manevi haklara tecavüz teşkil ettiği, davalıların, dava konusu esere ilişkin davacının FSEK’ten kaynaklanan ve sözleşme ile devir aldığı mali ve manevi hakların ihlali nedeniyle davacıya maddi ve manevi tazminat ödemesi koşullarının mevcut olduğu, davalıların eylemleri nedeniyle davacının talep edebileceği maddi tazminatın 17,90-TL olacağı, Manevi tazminat davacının eser sahibi olmaması, FSEK sistematiğinde düzenlenen manevi hak ve yetkilerin eseri meydana getiren gerçek kişilere ait olması sebebiyle davacı şirketin manevi tazminat talebinde bulunamayacağı, bu husustaki nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu Görüş ve kanaatlerine varıldığına"dair rapor sunmuşlardır. Aynı heyetten alınan 25/03/2021 tarihli ek raporda; "Davaya konu “...” adlı eser sahibi ... ile Yayıncı ... Yayınları arasında 21.09.2018 tarihinde bir sözleşme olduğu ve telif oranı olarak da % 20 belirlendiği, Sektörel değerlendirme ışığında davalının iki buçuk ay gibi bir zaman diliminde perakende olarak ancak ortalama 250 kitap satabileceği, FSEK Mad. 68/1'e göre 250 adet kitabın KDV'si düşüldükten sonra birim fiyatının 21,44 TL olduğu, tutar olarak da 250x21,44=5.360,00 TL olduğu, bu tutarın telif olarak %20'si alındığında 1.120,00 TL ettiğini. Telif tutarı olan 1.120,00 TL'nin 3 katı olan 3.360,00 TL davalının, davacıya ödemesi gerektiği"yönünde ek raporu mahkemeye sunmuşlardır.
G E R E K Ç E: Dava, FSEK’ten kaynaklanan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, refi, maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece davalının eyleminin davacının FSEK’ten kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve tecavüzün ref’ine karar verilmesi ve hükmün ilan edilmesi talepleriyle ilgili hüküm kurulmamışsa da, davacı vekilinin bu konuda istinaf talebi bulunmadığından, bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin istinaf talepleri incelendiğinde; davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak maddi tazminat talebinde bulunduğu, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 4.140,00 TL olarak ıslah ettiği, Mahkemece bu talep tamamen kabul edilerek, 4.140,00 TL maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır. Mahkeme, taleple bağlı kalarak maddi tazminat talebini tamamen kabul etmiş olmakla, davacı vekilinin bu konuda istinaf talebinde bulunmasında hukuki yararı bulunmadığı gibi, hükmedilen maddi tazminat tutarına göre karar tarihinde HMK’nun 341/2. maddesi uyarınca kararın kesin olduğu, bu nedenle karara karşı istinaf yargı yoluna başvurulamayacağından, taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin istinaf talepleri usulden reddedilmiştir. Davacı vekilinin manevi tazminat talebinin reddine ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davacı ile eser sahibi Mehmet ... arasında imzalanan sözleşme ile eser sahibi tarafından davacıya yalnızca FSEK’in 21 ila 25. maddelerinde düzenlenen mali hakları kullanma yetkisinin verildiğinin açıkça belirtildiği, esasen manevi hakların eser sahibine ait olduğu, bu nedenle davacının çoğaltma hakkını ihlal eden davalıdan FSEK’in 70. maddesine dayanarak manevi tazminat talep edemeyeceği, dava dilekçesinde açıkça manevi tazminat talebini FSEK’in 70. maddesine dayandırdığı, haksız rekabetten dolayı manevi tazminat talebinin mevcut olmadığı, kaldı ki, TTK'nun 56/1-e maddesi uyarınca manevi tazminat talep edilebilmesi için TBK'nun 58. maddesindeki koşulların mevcut olması, yani davacının kişilik hakkının zedelenmesi gerekli olup, davalının mali hakları davacıya ait olan eseri izinsiz çoğaltarak satışa sunması nedeniyle davacının kişilik haklarının zedelendiğinden söz edilemeyeceği, bu nedenle Mahkemece manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin 6100 sayılı HMK'nun 341/2 ve 346/1. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yandan alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davalılardan alınması gereken 282,80 TL nispi harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 202,10 TL eksik harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 60,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 30,00 TL'sinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalılar avansından kullanıldığı anlaşılan; 90,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 45,00 TL'sinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 24/10/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.