T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2023/248 Esas
KARAR NO:2024/1633
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:05/10/2022
NUMARASI:2021/235 Esas, 2022/191 Karar .
DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:23/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirket adına Türk Patent nezdinde .. nolu çoklu tasarımın tescilli olduğunu, davalıların üretip satışa sunduğu ayakkabıların müvekkilinin tescilli tasarımına tecavüz ettiğini, müvekkilinin ... nolu tasarımının davalı taraflarca haksız suretle kullanıldığını; ilgili hususun Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/461D. iş sayılı dosyalarından alınan rapor ile tespit edildiğini, davalı ...'nın taklit tasarımları üretip, satmak sureti ile müvekkilin tescilli tasarımlarına tecavüz ettiğine şüphe bulunmadığını, davalı ...'nın taklit tasarımları gerek mağazasında gerekse online alışveriş sitesinde satışa sunduğunu, davalıların tasarım tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiileri neticesinde müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, müvekkilinin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, giderilmesine, tecavüz suretiyle imal edilen ürünlere ve imalatında kullanılan araçlara kataloglara el konulmasına, imhasına, ... alan adına erişiminin engellenmesine ve yayının kaldırılmasına, manevi zararın karşılanması için 100.000-TL, uğranılan maddi zararların karşılanması için HMK 107.maddesi uyarınca, şimdilik, her bir davalıdan ayrı ayrı 1.000- TL maddi tazminatın tespit tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilken tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalılara ait ürünler ile davacıya ait ... tescil numaralı tasarımların kıyaslanmasında, öne çıkmayan küçük farklar dışında, bilgilenmiş kullanıcı nazarında ayırdedici olmadığı, seçenek özgürlüğünün bulunmasına rağmen küçük farklar dışında benzer olarak algılanmaları sebebiyle tasarım hakkına tecavüzün yasal koşullarının oluştuğu, kanunun tecavüz fiilleri yönünden klasik "kusur" anlayışından uzaklaştığı ve usulüne uygun olarak tescil işlemi yapılmış ve ilan edilmiş tasarımlar yönünden bilmeyi gerekme şartının ilanla gerçekleştiği, bu itibarla benzer ürünü üreten, satan, dağıtan kimseler yönünden 59.madde kapsamında sorumluluğun doğduğunun kabul edildiği, mutlak hak niteliğindeki sınai mülkiyet hakları herkese karşı yöneltilebileceği, haksız fiil sorumluluğu olan, tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için TBK 50.maddesine göre mutlak anlamda kusurun varlığının aradığını, somut olayda davalıların ticaretlerine konu ettikleri ürünün, sonraki tarihli olmakla birlikte, tescilli bir tasarımın kapsamında olması, davalıların tescilli bir sınai hakka dayanarak ticaret yapmış oldukları inancıyla hareket etmeleri, bu itibarla kusurlu olduklarının kabul edilemeyeceği ve tazminat koşullarının oluşmadığı, haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 esas ve 2022/1852 karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, gerekçesiyle, davasının kısmen kabulü ile; davalıların davacıya ait ... tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile; bu tecavüzün men ve ref'ine, bu kapsamda tecavüz oluşturan ve bilirkişi raporu ile görsellerine yer verilen davalılar uhdesindeki ürünlere ve bu ürünlerin bulunduğu kataloglara el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, davalılar tarafından üretim yapıldığına ilişkin yeterli delil elde edilemediğinden üretim araçları hakkındaki talebin reddine ... adresine erişimin engellenmesine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, haksız rekabet davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; -Davalıların tasarım tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiilleri neticesinde müvekkilimiz maddi ve manevi zarara uğradığını, yerel mahkemenin tecavüzün varlığını tespit ederek hukuka aykırılığı kesin ve net olarak ifade etmesine rağmen adeta bunun bir karşılığı yoktur bir yaptırımı yoktur mealinde bir karar vermek suretiyle bu nedenle davalıları cesaretlendiren bir karara imza attığını,-Yargıtay 11HD'nin 2020/1211 E. 2021/4183 K. Sayılı kararı uyarınca tasarım hakkına tecavüzün tespiti, men ve ref'i davalarında mütecavizin kusurunun aranmayacağını, -Yerel mahkeme tarafından bilirkişi raporunda hesaplamaya gidildiğini, ancak bilirkişi raporunu kendi uzmanlık alanı da olmayan bir hesaplama yöntemini, herhangi bir gerekçede olmaksızın adeta yok sayarak rapoda tespit edilen tazminat miktarının aksine bir karar verme yoluna gidildiğini, -Davalıların fiilleri tasarım tecavüzünün yanında haksız rekabet de teşkil ettiğini, davalının müvekkilinin satış yaptığı müşteri çevresine müvekkilin tescilli tasarımlarının ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin satışını gerçekleştirdiklerini,-Yerel mahkemenin gerekçeli kararında SMK'nın 155.maddesine dayandığını, davaya konu uyuşmazlık bakımından söz konusu kanun maddesine dayanılacak bir husus bulunmadığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, 6769 sayılı SMK uyarınca tescilli tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, el koyma, imhası ve maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince, davalılara ait ürünler ile davacıya ait ..tescil numaralı tasarımların kıyaslanmasında, tasarım hakkına tecavüzün yasal koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı, SMK'nun 155.maddesi gereği, davalıların, ... tescil numaralı tasarım kapsamında davaya konu ürünün ticaretini yapmış oldukları savunmasının dinlenemeyeceği, davacının dayanak ... numaralı tasarımının, .. numaralı tasarımdan önceki bir başvuru tarihine sahip olduğu, ancak tasarım hakkına tecavüzün varlığının tazminat koşullarının da varlığına her zaman, işaret etmeyeceği, kanun koyucunun tecavüz fiillerinde kusur şartını kaldırdığı, ancak niteliği itibariyle bir haksız fiil sorumluluğu olan, tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için TBK 50.maddesine göre mutlak anlamda kusurun varlığını aradığı, somut olayda davalıların ticaretlerine konu ettikleri ürünün, sonraki tarihli olmakla birlikte, tescilli bir tasarımın kapsamında olması, davalıların tescilli bir sınai hakka dayanarak ticaret yapmış oldukları inancıyla hareket etmeleri, bu itibarla kusurlu olduklarının kabul edilemeyeceği ve tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davacının tüm tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. 6769 sayılı SMK’nın 155. maddesinde yer alan "Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez" düzenlemesinde "...tecavüz davasında...’’ ibaresine yer verilmekle, kanun koyucunun bu madde düzenlemesini tazminat talepleri bakımından koşulsuz şekilde uygulanmasını istemediği anlaşılmaktadır. Herhangi bir tescilli sınai mülkiyet hakkına tecavüz halinde, tecavüzün varlığının tespiti ve önlenmesi ile ref’i davalarında tecavüze konu malları ticari amaçla elinde bulunduranların kusurlu olması şartı aranmazken, maddi ve manevi tazminat davalarında mutlaka davalıların kusurlu, diğer bir anlatımla elinde bulunan malların tescilli bir sınai mülkiyet hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekir. Hangi hallerde tecavüz konusu malı elinde bulunduranların kusurlu olduğunun kabulü ise, bu kişilerin üretici veya üreticilerle sıkı irtibat halinde olan kişiler olup olmadığı gibi hususların dikkate alınması gerekir. (Yargıtay 11.HD'nin 2020/8380-3948 E-K sayılı kararı) İlk derece mahkemesinin kanun koyucunun tecavüz fiillerinde kusur şartını kaldırdığı, ancak niteliği itibariyle bir haksız fiil sorumluluğu olan tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için, TBK'nın 50.maddesine göre mutlak anlamda kusurun varlığını aradığı yöndeki gerekçesi yerinde ise de; davalıların kusur incelemesi yapılırken, tescilli tasarımların birbirine olan benzerliği, taraflar arasındaki ilişkiler ve yakınlık, tasarıma konu ürünün tanınmışlığı ve piyasadaki satışının yaygın olup olmadığı gibi hususlar göz önüne alınarak davalıların, davacıya ait önceki tasarımdan haberdar olup olmadığı veya önceki tasarımı bilebilecek durumda olup olmadığı hususu tespit edilerek, sonucuna göre maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından değendirilme yapılması gerekirken, (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 11.HD 2020/1145-E 2022/4194 K) yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yapılan kusur incelemesi sonucu, davacının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, 2-Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/10/2022 gün ve 2021/235 E- 2022/191 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70- TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 389-TL posta masrafı olmak üzere toplam 609,7-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.