T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2026/353 Esas
KARAR NO : 2026/711
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2025/734 Esas, 22.01.2026 Tarihli ara karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 30/04/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati tedbir isteyen vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça Müvekkili hakkında ... Bankası ... Caddesi Kızıltepe şubesinden verilme Keşidecisinin ... Ltd Şti olan 25/12/2024 tarih ve ... Seri Nolu 7.000.000,00 TL'lik çekten kaynaklı olarak hamilin davalı ... borçlu cirantanın ... olduğu İstanbul 1.İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosya üzerinden Kambiyo Senetlerine mahsus icra takibi başlatılmış olduğunu, müvekkili tarafından usulsüz tebligat nedeniyle takipten haberdar olmadığını, takip dosyasında taşınmazına haciz konulduğunu öğrendiğini, Müvekkilinin davalı, keşideci ve diğer cirantalarla herhangi bir ticareti olmadığını ve çek verilmesini gerektiren bir ticari alışverişinin de olmadığını, çekte bulunan ve sonradan yazılan tarih kısımın tahrif edildiğini, yapılan tahrifatın da kimin tarafından yapıldığı belli olmadığı gibi imzalarında uyuşmadığının açıkça anlaşıldığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, adli yardım talebinde bulunduklarını, müvekkili hakkında İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı İcra Takip dosyasına konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin müvekkili yönünden iptaline, haksız ve kötüniyetli olarak çekte bulunan cironun altında TC numarası'nın müvekkiline ait olmadığı halde hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle alacağın %20'nden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, takibin tedbiren yargılama bitinceye kadar takibinin geçici olarak durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI:
İlk derece mahkemesinin 20/10/2025 Tarihli ara kararında;
"...Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda; davacının ödeme veya hacizler sonucu doğmuş ve doğabilecek zararlarının önlenmesi bakımından İİK 72/3 maddesi gereğince kısmen kabulü ile, davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu anlaşılmakla, İstanbul 1. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan icra takipleri için icra veznesine yatırılacak paranın davacının adli yardım talebinin kısmen kabul edildiği dikkate alınarak teminatsız olarak İİK 72/3.maddesi gereği icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile önlenmesine, İİK 72. maddesi icra takiplerinden sonra açılan menfi tespit davalarında icra takiplerinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden, icra takibinin durdurulmasına yönelik istemin ve davalı alacaklının davanın reddi halinde zarara uğramasının önlenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır" şeklindeki gerekçe ile ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
ADLİ YARDIM TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin 20/10/2025 Tarihli ara kararında; "..Dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler ve UYAP'tan yapılan sorgulama ile adli yardım talebinin Kısmen kabulü ile, yatırılması gereken harçlar ve teminat yönünden adli yardım talebinin kabulüne, yargılama gideri yönünden REDDİNE," şeklinde karar verilmiş, davalının itirazının ise reddine karar verilmiştir.
Davalı/itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkiline alacağından dolayı verilmiş olan, Keşidecisi .... Şti. Olan 25/12/2024 tarih ve ... Seri Numaralı 7.000.000,000 TL'lik Çekten kaynaklı olarak hamilin davalı müvekkil ... ve borçlularından birinin de ... olduğu çeke istinaden İstanbul 1. İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takipte tebligatın usulüne uygun yapıldığını, adli yardımın kabulüne ilişkin 13/10/2025 tarihli ara kararına itiraz ettiklerini, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin de haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının haklı olduğuna ilişkin somut ve inandırıcı deliller de sunamamış olması da göz önünde bulundurularak, mahkeme tarafından verilen 20/10/2025 tarihli Adli Yardım Talebine İlişkin Ara Kararı ile davacı lehine verilmiş olan adli yardım talebinin kabulü kararına ve aynı dosyadan 20/10/2025 tarihide verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının kısmen kabulüne ilişkin ihtiyati tedbir kararların kaldırılmasını talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin 22/01/2026 tarihli ara kararı ile;
"Müteriz alacaklı vekilinin ihtiyati tedbire yönelik itirazlarının dosya kapsamı ve Mahkememizce verilen ihtiyati tedbirin niteliği, davacı yanın iddiaları dikkate alınarak İİK m.72/3'e uygun verilen ihtiyati tedbirin koşulları oluştuğu anlaşılmakla, müterris itirazlarının REDDİNE, " şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf isteminde özetle;
22/01/2026 tarihli kararın kaldırılması gerektiğini, davacının mahkemeyi yanıltmaya yönelik manipülatif beyanlarda bulunduğunu, hakları kötüye kullandığını, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engelleme ve yargılama sürecini sürüncemede bırakma kastı taşıdığını,
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında teminat emredici nitelikte olan bir kural olduğunu, "alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat" şartına bağlandığını, kanunun açık hükmüne rağmen mahkemece adli yardımdan yararlanmasını gerekçe gösterip teminatsız bir şekilde tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu, HMK. 392/1 uyarınca, adli yardımdan yararlanan kimsenin ihtiyati tedbir için teminat göstermesi gerekmez ise de, bu hükmün uygulanabilmesi için adli yardım kararının maddi gerçekliğe ve hukuka uygun bir şekilde tesis edilmiş olması gerektiğini, adli yardım talebinin kabulünün dosyadaki deliller ile örtüşmediğini, davacının malvarlığı ve ödeme gücüne ilişkin delillerin dikkate alınmadığını, muhtarlıktan alınan ve hiçbir maddi incelemeye dayanmayan fakirlik belgesinin bir ispat aracı olarak kabul edilemeyeceğini, haksız bir adli yardım kararı alınarak bu kararın teminatsız tedbirin yasal dayanağı haline getirildiğini, yaklaşık ispat külfetini dahi karşılamayan soyut bir iddia olduğunu, 22/01/2026 tarihli ara kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, adli yardım kararının iptaline, davacıya eksik harç ve giderleri tamamlaması için süre verilmesine, aksi halde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ise; 22/01/2026 Tarihli "ihtiyati tedbire itirazın reddi" kararının kaldırılması istemine ilişindir.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; dava takipten sonra açılan menfi tespit davası olup bu aşamada mahkemece İİK 72/3.maddesi gereği icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı, ilk derece mahkemesinin 20/02/2025 Tarihli ara kararında; "yatırılması gereken harçlar ve teminat yönünden davacının adli yardım talebinin kabulüne" karar verilmiş olmakla HMK 392/1.maddesi son cümlesi gereğince teminatsız olarak ihtiyati tedbire hükmedilmesinin yerinde olduğu, adli yardım talebinin kabulüne ilişkin ara kararların HMK 341.maddesi gereğince istinaf yoluna başvurulabilecek kararlardan olmadığı da dikkate alındığında davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 30/04/2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.