T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2026/276 Esas
KARAR NO:2026/737
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
NUMARASI:2024/305Esas, 23.10.2025 tarihli ara karar
DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüz ve Tasarım Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
KARAR TARİHİ:04/05/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili 30/12/2024 Tarihli dava dilekçesinde; davalının müvekkile ait tescilli tasarımların taklidi ürünleri üreterek piyasaya arz etmek suretiyle müvekkil şirketin tasarım hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerde bulunduğunu, karşı yanın taklit ürünler ürettiği ve uluslarası bir fuarda satışa sunulacağı öğrenildiğinde fuar günlerinin de kısıtlı olması nedeniyle Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/407 D.İş sayılı dosyası nezdinde tespit talebinde bulunulduğunu, ilgili dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda; karşı yanın fuar alanında sergilemiş olduğu ürünlerin müvekkil tasarımlarına son derece benzer olduğu ve dolayısıyla müvekkilin tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğini, Davalı yan adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli ..., ..., ... no ile tescilli endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini, tasarımlara tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, meni ve refine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ürünlerin tasarımları ile tedbir talep edene ait tescilli tasarımların benzer olmadıklarını, Söz konusu tasarımların Türkiye’de ve Dünyada uzun süredir kullanılan tasarımlar olup, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunmadığını, 2021 yılında kullanılmaya başlandığını,Tasarımların İtalya, Rusya ve Çin piyasasından kopyalandığını, Türkiye’de ... Şirketi tarafından ... başvuru numaralı, 14.08.2014 başvuru tarihli, ... tescil numaralı ve 03.03.2016 tescil ve başvuru tarihli ... tescil numaralı tasarım dosyası ile TÜRKPATENT nezdinde tescil dahi edildiğini, Tedbir talep edenin kötüniyetle hareket ettiğini, diğer firmaların faaliyetlerini engelleyerek sektörde tekelleşmeye çalıştığını, bu durumun TTK uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, bu hareketlerin hukuken korunamayacağını, Müvekkilinin ..., ... nolu başvurularının ise tescil işlemlerinin henüz tamamlanmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI:Mahkemenin 2024/407 Değişik iş esas sayılı dosyasında 11/04/2025 tarihli ara kararda; "İhtiyati tedbir talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin takdiren 50.000,00 TL nakti veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu teminat karşılığı kabulüne, karşı tarafça , tedbir talep eden adına tescilli ... (5) , (3) , ... (2) ve ... (9) tescil nolu tasarım koruma kapsamında (bu tasarımlar ile ayırt edilemeyecek kadar benzeri) ürünleri üretmesinin, pazarlamasının ve satışının tedbiren durdurulmasına, yine, karşı tarafa ait bu ürünlere ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konularak yed-i emine teslimine," şeklinde taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verilmiştir.
İSTİNAF KARARI:Dairemizin 2025/145 Esas, 2025/453 Karar sayılı, 26/03/2025 Tarihli kararında; "Tasarımların benzerliği teknik bir konu olup, Mahkemece uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle ihtiyati tedbir kararı verildiği, tescilli tasarımlar hükümsüz kılınana kadar tescil korumasından yararlanacakları, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, mahkeme kararının yeterli gerekçeyi içerdiği ve tedbire konu ürünlerin niteliğine göre takdir edilen teminatın da uygun olduğu kanaatine varılmakla, aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen vekilinin istinaf talebinin reddine" karar verilmiştir.
TALEP:Davalı vekili 07/10/2025 Tarihli dilekçesinde özetle; 31/12/2024 Tarihli tensip zaptında mahkemenin 2024/407 değişik iş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbirin devamına karar verilediğini, ilgili ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin taleplerin reddedildiğini, davacıya ait tasarımların tümünün ve dolayısıyla ilgili ihtiyati tedbire konu tasarımların yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı, yıllar önce kamuya arz edildiği, hükümsüzlük talepli Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/7 E. Sayılı dava dosyasında dava açıldığını, bilirkişi raporu ile de tasarımların yıllar önce kamuya arz edildiğinin tespit edildiğini, bilirkişi raporu ilgili ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunun ortaya koyulduğunu, HMK 396/1. Maddesi uyarınca durum ve koşulların değiştiğini ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ:İlk derece mahkemesinin 23/10/2025 tarihli ara kararında;"...Dosya kapsamı deliller ve Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/7 esas sayılı dosyasında tedbir kararına dayanak tasarım tescillerinin hükümsüzlüğü talepli dava bulunması gözetilerek, davalının mahkememizin 2024/407 değişik iş dosyasındaki 26/12/2024 tarihli tedbir kararının tamamen kaldırılması yönündeki talebinin reddine, itirazın kısmen ters teminat olarak kabulüne, SMK 159/2-c bendi uyarınca taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesi gözetilerek muhtemel zararın tanzimi bakımından SMK'nın 159/2-c maddesi uyarınca davalı tarafça 250.000,00 TL teminat verilmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinafında özetle; Tedbir kararının yerinde olduğunu, HMK 389.maddesi koşullarının oluştuğunu, yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, bilirkişi raporu ile ürünlerin müvekkili tasarımı ile benzer olduğunun tespit edildiğini, tasarıma tecavüzün gerçekleştiğini, tasarımların tescilli olduğunu, hükümsüzlük davası açılmasının tedbirin kaldırılmasını gerektirmeyeceğini, ters teminat ile tedbirin kaldırılmasının yerinde olmadığını, davalı tarafça daha önce de tedbir kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve İstanbul BAM 16.HD'nin 2025/145 Esas, 2025/453Karar sayılı, 26/03/2025 Tarihli karar ile istinaf isteminin reddine karar verildiğini belirterek 23/10/2025 tarihli ara kararın kaldırılmasını, ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile tasarımların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ise; ihtiyati tedbire itirazın kısmen kabulüne ilişkin 23/10/2025 Tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; ihtiyati tedbir kararına ilişkin istinaf incelemesinde Dairemizin 2025/145 Esas, 2025/453 Karar sayılı, 26/03/2025 Tarihli kararı ile esastan red kararı verilmiştir. Davalı vekili ilk derece mahkemesine sunduğu 07/10/2025 Tarihli dilekçesi ile; yargılamanın devamı sırasında açılan hükümsüzlük davasına dayanarak HMK 396.maddesi gereğince ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece itiraz kısmen kabul edilerek SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine karar verilmiştir. HMK 396.madde gereğince "durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394.maddenin 3. ve 4. fıkrası kıyas yoluyla uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere durum ve koşulların değişmesi halinde verilen kararlara karşı kanun koyucu tarafından sadece itiraz yolu açılmış olup istinaf başvuru yolu kapalıdır.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin 23/10/2025 Tarihli ara kararı yönünden HMK 396/2 maddesi gereğince istinaf başvuru yolu kapalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK 341/1, 396/2. maddeleri gereğince davacı vekilinin istinaf isteminin USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00TL harçtan, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.04/05/2026