(5271 S. K. m. 231, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 52, 62)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nun 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK'nun 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurularının kapsamına göre sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildi.
CMK nun 279/1.maddesinde belirtilen istinaf kanun yoluna başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK nun 280/1maddesi gereğince işin esasına geçildi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerin değerlendirilmesinde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu anlaşıldığından istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Mahkemece denetim süresi içerisinde suçu işlediği anlaşılan sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün herhangi bir yükümlülüğe hükmedilmediğinden değişiklik yapılmaksızın aynen açıklanması gerektiği halde hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmiş olması yasaya aykırı olmakla birlikte istinaf edenin sanık oluşu ve aleyhe uygulama yasağı nedeniyle bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
Denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği anlaşılan sanık M. C. hakkında İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesini 2011/661 E, 2013/1173 K sayı ve 28/10/2013 günlü kararı ile 6136 Sayılı Yasanın 15/1, TCK 62, 52/2 maddesi uygulanarak 5 ay hapis ve 400 TL adli para cezasına hükmedildiği, hükmedilen sonuç 400 TL adli para cezasının TCK 52/4 maddesi gereğince ayda bir olmak üzere 4 eşit taksitte alınmasına karar verilerek CMK 231/5 maddesi gereğince Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği halde ihbar sonrasında İstanbul 71. ASCM' nin 2016/521 Esas sayılı dosyası ile yapılan kovuşturma sonucunda 06/12/2016 günlü ve 2016/668 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasın sırasında sonuç olarak hükmedilen 400 TL adli para cezasının TCK 52/2 maddesi gereğince önceki kararda olduğu gibi sanık aleyhine sonuç yaratacak şekilde taksitlendirilmesine hükmedilmemiş olması yasaya aykırı;
Sanık istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMK'nun 303/1-h ve 280/1-a maddeleri gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yasa gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, hükme 3. Fıkrasından sonra gelmek üzere hükme "Sanığa verilen adli para cezasının TCK 52 / 4 maddesi gereğince ayda bir olmak üzere takdiren 4 eşit taksitte alınmasına, Sanığa TCK 52 / 4 - son maddesi gereğince ihtarat yapılmasına " şeklindeki ibarelerin yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün CMK'nun 303/1-h ve 280/1-a maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere 29/03/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)