(5271 S. K. m. 279) (5237 S. K. m. 61, 168)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280. maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurularının kapsamına göre sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerinde yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 30 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre;
Müştekinin her ne kadar mahkemede zararının tazminine ilişkin paranın kimin tarafından yatırıldığını bilmediğini ileri sürmüş ise de; savcılıkta alınan beyanında Cim Teknoloji tarafından olaydan 1,5 ay sonra hesabına paranın iade edildiğini söylediği, yine sanığın mahkemece alınan 29/11/2016 tarihli savunmasında atılı suçu kabul etmediğini, müştekinin zararını bağlı olduğu CİM A.Ş talepleri doğrultusunda para iadesi yaparak gidermiş olduğunu ileri sürdüğü dikkate alındığında mahkemece zararın ne zaman kim tarafından ödendiğinin araştırılıp sonuca göre TCK'nun 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağına karar vermesi gerekirken yeterli araştırma yapılmadan sanık lehine TCK'nun 168/1. maddesinin uygulanması istinaf talebinde sadece sanık müdafiinin bulunduğu göz önüne alınarak bu durumun sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği hususu gözetilerek eleştirilmekle yetinilmesine,
Yasaya aykırı, sanığın istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMK'nın 289/1-g maddesi gereğince hukuka kesin aykırılık hali bulunması nedeniyle aynı kanunun 280/1-b maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 30.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)