(5271 S. K. m. 279, 280) (5237 S. K. m. 53, 161)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK' nun 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK' nun 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurularının kapsamına göre sanık Müdafii' nin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildi. CMK'nun 279/1.maddesinde belirtilen istinaf kanun yoluna başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK' nun 280/1.maddesi gereğince işin esasına geçildi.
Sanığın denetim süresi içerisinde Mala Zarar Verme suçunu işlediğinin Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/06/2016 tarihinde kesinleşen 2016/80 Esas, 2016/484 Karar sayı ve 25/05/2016 günlü ilamı nedeniyle ihbarda bulunulması üzerine daha önceden hakkında Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/517 Esas, 2014/597 Karar sayı 04/12/2014 günlü kararı ile Ruhsatsız Tabanca Taşıma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün açıklanması ile sanığın sonuç olarak 6136 Sayılı Yasanın 13/1 maddesi gereğince 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, karar tarihinde yürürlükte bulunan 01/12/2016 tarihinde 29906 sayılı kanunun 34. Maddesi ile 5271 Sayılı Kanunun 253. Maddesinin 3. Fıkrasında yer alan "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin madde metninden çıkarıldığı, böylece daha önceden etkin pişmanlık hükümleri uygulandığından uzlaşma kapsamında olmayan TCK 151/1 maddesinde düzenlenen Mala Zarar Verme suçunun da uzlaşma kapsamına alınmış olduğu, hükmün açıklanmasına neden olan Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan ilamına konu suçun Mala Zarar Verme suçunun uzlaşma kapsamında olduğu gözetilerek öncelikle uzlaşma işlemlerinin yapılıp tamamlanması için mahkemesine müzekkere yazılması ve sonucuna göre de hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilerek sanık hakkında karar verilmesi gerektiği halde hükmün açıklanmasına karar verilmiş olması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanmış olması;
Kabule göre de;
Sanık hakkında hürriyeti bağlayıcı cezaya hükümlülüğün yasal sonucu olan TCK 53 maddesinin uygulanmasına karar verilmemiş olması;
Yasaya aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf talepleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nun 289/1-h ve 280/1-b maddeleri gereğince BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 18.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)