(5271 S. K. m. 230, 279, 280, 281) (6136 S. K. m. 13) (5237 S. K. m. 3, 52, 53, 54, 62, 63, 170)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla üye hakimin ön inceleme ve inceleme raporları doğrultusunda CMK'nun 281.maddesi uyarınca duruşma açılarak başvurunun süresinde olduğu ve kararın niteliğine göre dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
İDDİA;
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 16/10/2015 tarih 2015/7359 esas sayılı iddianamesi ile müşteki şüphelilerden A. Ö. ile müşteki F. S. arasında geçmişe dayalı kız meselesi yüzünden husumet bulunduğu, tarafların 04/07/2015 tarihinde karşılaştıkları, karşılıklı kavga ettikleri, aynı gün saat 18:00 sıralarında tekrar A. Ö., A. Ö., F. S., T. H. M. ve B. K. arasında karşılıklı kavga yaşandığı,
Kavgada müşteki şüphelilerden A. Ö.'ün ele geçirilemeyen bıçakla müşteki F. S.'yı Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğünün 16/07/2015 tarih ve 4910 sayılı doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir oranda yaraladığı,
Aynı kavgada B.K.'ın Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğünün 16/07/2015 tarih 4911 sayılı doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir oranda yaralandığı,
Müşteki şüpheli A. Ö.'ün de Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğünün 14/09/2015 tarih 5981 sayılı doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir oranda yaralandığı,
Kavgadan sonra şüphelilerden A. Ö.'ün olay yerinden ayrılarak emanette kayıtlı tabanca ve eklerini getirerek müştekiler S. ve D.'in bulunduğu konutun balkonuna doğru ateş ettiği, müştekilerin yaralanmadıkları, şüphelinin eyleminin silahla yaralamaya teşebbüs ve silahla tehdit niteliğinde olduğu, şüpheli A.'nın eylemlerine devam ederek müşteki M. K.ve M. K.'a ait internet kafeye yöneldiği, şüphelinin hedef gözetmeden iş yeri içerisinde gelişi güzel ateş ettiği, bu sırada internet kafe içerisinde müşterilerin olduğu, yaralananın bulunmadığı, iş yeri içerisindeki malzemelerin zarar gördüğü,
Silah üzerinde yapılan inceleme ve tanzim edilen ekspertiz raporuna göre silahın 6136 sayılı yasaya haiz silahlardan olduğunun tespit edildiği,
Yapılan soruşturmada;
Şüphelilerden A. Ö.'ün müştekilerden S. K. ve D. C.'ya yönelik ateşli silahla yaralamaya teşebbüs, müştekiler M. K. ve M. K.'a yönelik ateşli silahla genel güvenliği tehlikeye sokmak, mala zarar vermek, müşteki F. S.'ya ve B. K.'a yönelik kasten yaralama suçlarını,
Müşteki şüphelilerden A. Ö.'ün kavga sırasında ele geçirilemeyen bıçakla müşteki F. S.'ya yönelik kasten yaralama suçunu ve aynı şekilde kavgada müşteki B. K.'a yönelik kasten yaralama suçunu,
Müşteki şüpheliler B. K. ile T. H. M.'ın da kavga sırasında A. Ö.'e yönelik kasten yaralama suçlarını işlekleri, karşılıklı şikayetçi oldukları, uzlaşmadıkları belirtilerek cezalandırılmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Sanık A. Ö. emniyette alınan 05/07/2015 tarihli ifadesinde: A. Ö.’ün öz kardeşi olduğunu, yaklaşık bir ay kadar önce kardeşini birkaç kişinin darp ederek baldırından bıçakladıklarını, ancak kardeşinin bu konu ile ilgili olarak şikayetçi olmadığını, 04/07/2015 günü saat 12:00 sıralarında dışarıya ekmek almaya giden kardeşinin önünü F. S. ve yanında bulunan 6-7 kişinin kesmeleri ve F. S.’nın bıçak çekmesi üzerine aşağıya indiğini, ancak şahısların yaşlarının küçük olmasından dolayı fazla karışmadığını, kavgayı ayırdığını, F.’ın ,kendisine elindeki bıçağı salladığını, ancak kendisine değmediğini, kendisinin de fazla karşılık vermediğini, oradan ayrılıp gittiklerini, kendilerinin de kardeşi ile eve gittiklerini, aynı gün saat 18:00 sıralarında kardeşi A. ile evden dışarıya çıktıklarında F. S.’nın içerisinde bulunduğu yaklaşık 25-30 kişilik bir gurubun kendilerini görüp saldırdığını, F.’ın yine bıçak çektiğini ve kardeşi A.’ı bacağından yaraladığını, şahısların kendilerine saldırınca kendisini savunduğunu ve karşılıklı kavga ettiklerini, daha sonra şahısların annesine saldırınca sinirlendiğini, eve gittiğini, evde bulunan ruhsatsız silahını alarak annesine küfür eden balkonda bulunan şahsa aşağıya inmesini söylediğini, ancak inmeyince kendisinin de korkutma için 1 el ateş ettiğini, bütün mahallelinin kavganın sebebinin K. isimli internet cafe olduğunu söylemeleri üzerine kendisinin de K. gittiğini, ayrıca kardeşini darp eden şahıslardan birinin de burada çalıştığını, kapının önünden 2 el içeriye bilgisayar monitörüne ve bir cihaza ateş ettiğini, daha sonra oradan ayrıldığını, giderken havaya doğru da ateş ettiğini, bir müddet sonra olay yerine polislerin geldiğini, kavgayı başlatan ve bıçak çeken F. S.’dan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
Sanık A. Ö. Sorguda alınan 05/07/2015 tarihli ifadesinde: Kardeşi olan A. Ö.'ün F. S. ile arasında bir husumet olduğunu, bu kişinin daha önce kardeşini bıçağı ile ayağından yaraladığını, fakat bu nedenle kendisinden şikayetçi olmadıklarını, olay sırasında işyerine gitmek için kardeşiyle birlikte evden ayrıldıklarını, annesinin de arkalarından gelmekte olduğunu, bu sırada F.'ında içinde bulunduğu 20-25 kişilik grubun kendilerine saldırmaya başladığını, ellerinde bıçak da olduğunu, balkonda bulunan annesine grupta bulunanların küfür etmesi üzerine evinde bulunan ruhsatsız silahı alarak annesine küfür eden şahsa 9-10 metre mesafe kalacak şekilde ateş ettiğini, ben tabancasıyla 4 el ateş yaptığını, bunlardan bir tanesinin balkonda bulunan şahsa gelmeyecek şekilde attığını, diğer iki tanesini de kardeşine saldıran kişinin bulunduğu internet cafede bulunan bilgisayara ateş ettiğini, kesinlikle hedef gözeterek bir kişiye ateş etmediğini, olay yerinde bulunan kamera kayıtları ile de bunun anlaşılabileceğini, kişileri korkutmak için üzerinde bulunan tabanca ile ateş ettiğini, annesine karşı sarf edilen sözler ve kardeşine yapılan saldırı nedeni ile silahla ateş ettiğini, bunun dışında başka bir suç kastının bulunmamakta olduğunu beyan etmiştir.
Sanık A. Ö. mahkemede alınan 16/02/2016 tarihli savunmasında: A.'ın kardeşi olduğunu, F. S.'nın önünü kestiğini, kendisini görünce aşağıya indiğini, F.'ın kendisini görünce kendisine bıçak çektiğini, bir söz söylemeden bunu yaptığını, kendisine bıçak ile vuramadığını, yanında 6-7 kişi daha olduğunu, bu sebeple kendilerine bir şey yapamadığını, elindeki bıçağı almaya çalıştığını, ancak bıçağı yine alamadığını, kardeşini alarak eve çıktığını, kardeşiyle çarşıya indiklerinde internet tarafından 7-8 kişi, diğer taraftan da 17-18 kişi gelerek 18 kişinin birden kendilerine saldırdığını, kardeşini, F.'ın bacağının arkasından iki kez bıçakladığını, annesinin bunu görünce aşağıya indiğini, bağırmaya başladığını, annesine de çarptıkları için yere düştüğünü, bu durumu görünce evlerine çıktığını, ruhsatsız silahı aldığını, aşağıya indiğini, 1 el havaya, 2-3 el internetin içine, diğerlerini de az ileriye giderek havaya ateş ettiğini, ilk ateş ettikten sonra internete koştuğunu, büyüklerin buradan çıktıkları için kendisinin de buraya gittiğini, burada şahsı gözeterek ateş etmediğini, monitöre ve koltuğa ateş ettiğini, kimseyi yaralamadığını, silahla kimseyi tehdit etmediğini, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
Kocaeli 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2016 tarih 2015/604 esas 2016/651 karar sayılı kararı ile sanık Atilla Öztürk'ün 6136 Sayılı Kanunun 13/1 maddesi gereğince Ruhsatsız Ateşli Silah Taşıma suçunu işlediği sabit olduğundan 3 Yıl Hapis ve 100 Gün Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, TCK 52/2 maddesi gereğince sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak adli para cezası için TCK 52/3 maddesine göre tespit edilen 100 tam gün sayısının bir gün karşılığının taktiren 30 TL 'den hesap edilerek sanığın 3.000-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık A. Ö.'ün TCK 170/1-c.maddesi gereğince işlediği sabit olan kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ve kişilerde korku, kaygı ve panik oluşturacak şekilde silahla ateş etme suçundan 3 Yıl Hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Kocaeli 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2016 tarih 2015/604 esas 2016/651 karar sayılı karara karşı sanık A. Ö. müdafiinin 05/12/2016 tarihli süre tutum ve 04/01/2017 tarihli gerekçeli istinaf başvurusu dilekçeleri ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Sanık A. Ö. müdafii Av. T. K. müdafiinin 05/12/2016 tarihli süre tutum ve 04/01/2017 tarihli gerekçeli istinaf başvurusu dilekçelerinde; Müvekkili hakkında yerel mahkemece 6136 Sayılı Kanunun 13/1 maddesi gereğince verilen 3 yıl hapis ve 100 gün adli para cezası ve TCK 170/1-c maddesi gereğince verilen 3 yıl hapis cezasına hükmedildiği, müvekkil sanık hakkında TCK 170/1-c maddesi gereğince verilen 3 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkil sanık üzerine isnat edilen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını, yerel mahkemenin somut delil olmaksızın hüküm kurduğunu, yerel mahkemenin müvekkil sanık hakkında ceza tesis ederken üst sınırdan hüküm kurduğunu, herhangi bir indirim sebebine gitmediğini, yerel mahkemece müvekkil sanık hakkında TCK 62/1 maddesinin uygulanmamasının yerinde olmadığını, yerel mahkemenin bozulması gerektiğini, müvekkil sanık hakkında yerel mahkemece hüküm kurulurken haksız tahrik kurumunun işletilmediğini, yerel mahkemece müvekkil sanık hakkında hüküm kurarken en yüksek sınırdan ceza tesis ettiğini, müvekkil sanık hakkında üst sınırlardan ceza tesis ederken vermiş olduğu hükümleri gerekçelendirmediğini tüm bu nedenlerle Kocaeli 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2016 tarih ve 2015/604 esas sayılı kararının ve istinaf başvurusunun kabulüyle CMK 280/1-b uyarınca ilk derece mahkemenin bozulmasına veya CMK 280/1-c uyarınca davanın yeniden görülmesine, ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak müvekkil sanığın beraati yolunda hüküm kurulmasına karar verilmesi belirtilmiştir.
Sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine CMK'nun 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK'nun 280. maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurularının kapsamına göre sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına kararı verilerek sanığın ve sanık müdafiinin adreslerinin bağlı bulunduğu Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesine savunmalarının alınması için talimat yazıldığı anlaşılmıştır.
Sanık A. Ö. Kocaeli 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/136 talimat sayılı dosyasında alınan 28/04/2017 tarihli savunmasında; Asıl dosyasında vermiş olduğu eski savunmalarını tekrar ettiğini, istinaf mahkemesince durumu yeniden değerlendirerek lehine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
Sanık A. Ö. müdafii Kocaeli 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/136 talimat sayılı dosyasında alınan 28/04/2017 tarihli beyanında: Müvekkilinin kardeşini ve annesini kurtarma amacıyla hareket ettiğini, sanığın olay anında hiç bir kişiyi yaralamadığını, zarar doğmadığını, müştekilerin de şikayetlerinden vazgeçtiğini, bu nedenle mahkemenin üst sınırdan ceza verilmesini kabul etmedikleri için istinaf yoluna başvurduklarını, sayın mahkemece üst sınırdan verilmenin gerekçelendirilmediğini, öncelikle müvekkilinin beraatine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
İstinaf Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Kocaeli 6. Asliye Ceza mahkemesi tarafından istinaf eden A. Ö. hakkında 6136 sayılı yasanın 13/1 ve 5237 sayılı yasanın 170/1-c maddeleri gereğince kavni yaptırım bağlamında TCK 3 ve CMK 230 maddeleri bağlamında işlenen eylemlerle neticeten verilen cezayi yaptırım orantısı bağlamında eşitsizlik yapıldığı her iki uygulamada en üst sınırdan ceza vermeyi gerektirir eylemlerin tanımlanmadığı ve ceza adaleti anlamında eylemleri uygun bir ceza verilmesi gerektiği düşünülmekle CMK 280/2 gereğince 01/12/2016 tarih 2015/604 Esas 2016/651 Karar sayılı Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin ilamının kaldırılarak TCK 3 kapsamında eylemlerle orantılı hak ve nesafete uygun cezalandırılmasına karar verilmesi yönünde mütalaada bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
6136 sayılı yasanın 13/1. maddesinde kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunacağı düzenlemesinin bulunduğu,
TCK'nun 170/1-c maddesinde kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silâhla ateş eden veya patlayıcı madde kullanan kişinin altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı hükmünün bulunduğu,
Suç olarak tanımlanan eylemin yaptırımı olarak kanunda alt ve üst sınır belirlendiği durumlarda, iki sınır arasında ceza tayini, hakimin takdir ve değerlendirme yetkisinin içerisinde ise de, bu yetkinin kullanılmasında, adalet ve hakkaniyet kurallarına bağlı kalınması, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suç konusunun özellikleri, zararın ve tehlikenin ağırlığı, kastın veya taksirin yoğunluğu, suç sebepleri ve saikleri, failin amacı, fiilden sonraki durumu gibi unsurların göz önünde bulundurulması, cezanın adil ölçüler içinde tayini ve dosya içeriğine uygun olmasının gerektiği,
Somut olayda sanığın bir adet tabanca ile sanık A.'ın kardeşi A. ile F. S. arasında daha önceden başlayan ve sonunda da mahallede büyük bir kavgaya dönüşen olay sonucunda kavganın sebeninin K. isimli internet cafe olduğuna inanarak kardeşini darp eden şahıslardan birinin de çalıştığı internet cafeye giderek işyerine doğru ateş eden sanığa "suçunu işleyiş tarzı, kastının yoğunluğu, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın güttüğü amaç, saik, suçun önem ve değeri, tehlikenin ağırlığı, eyleminin meydana getirdiği neticelere göre" denilerek eylemlerin atılı suçların hapis cezasına ilişkin kanundaki yaptırımlarının en üst sınırından ceza tayin edildiği, bu gerekçelerin cezanın asgari haddin üzerinde makul bir düzeyde arttırılması için yeterli olmasına karşın, en üst sınırdan belirlenmesinin dosya içeriğine uygun ve adil olmadığı, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin istikrar kazanmış kararlarına göre niteliksiz olmaları kaydıyla 4 adetten fazla tabancayı sayısal vehamet kabul edildiği de gözetildiğinde hak ve nesafet kurallarına aykırı davranılarak belirlenen cezaların kaldırılmasına, sanığın fiilinin ağırlığıyla orantılı cezaya hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık hakkında Kocaeli 6. Aslyiye Ceza mahkemesinin 01/12/2016 tarih 2015/604 Esas, 2016/651 Karar sayılı kararı ile 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet ve Genel Güvenliği Tehkilekeye Sokma Suçlarından 6136 Sayılı yasanın 13/1 maddesi ve TCK 170/1-c maddesi gereğince neticeten verilen 3 yıl hapis ve 3.000,00 TL Adli Para Cezası ile 3 yıl hapis cezasına ilişkin kararın CMK' nın 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2- Sanık A. Ö.'ün Ruhsatsız Ateşli Silah ile Mermileri Taşıma suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan 6136 Sayılı yasanın 13/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi ve kastının ağırlığı ve TCK 3. Maddesi dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 1 yıl 6 ay hapis ve 100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında başkaca artırım ve indirim maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
TCK nun 52/2.maddesi gereğince sanığın ekonomik durumu gözetilerek bir gün karşılığı 30,00.TL.den hesap edilerek sanığın 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın netice olarak 1 YIL 6 AY HAPİS ve 3.000.00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
Sanığın verilen para cezasını TCK nun 52/4.maddesi gereğince 20 eşit taksitte ve birer ay ara ile ödemesine taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının bir defada tahsiline, ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına, (ihtar edilemedi)
Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1.maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına,
3-Sanık A. Ö.'ün Genel Güvenliği Tehlikeye Sokma suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan TCK 170/1-c maddesi gereğince suçun işleniş biçimi ve kastının ağırlığı ve TCK 3. Maddesi dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında başkaca artırım ve indirim maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Sanığın netice olarak 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1.maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına,
4-Sanığın 1 gün göz altında kaldığı anlaşıldığından TCK 63. Maddesi gereğince göz altında geçirdiği sürenin verilen cezasından mahsubuna,
5-Kocaeli Adliyesi Adli Emanetin 2015/2029 sırasında kayıtlı ruhsatsız tabanca mermi ve şarjörün TCK 54/4 maddesi gereğince müsaderesine,
6-Sanığa Kocaeli 10. Asliye Ceza mahkemesinin 2015/207 Esas 2015/453 Karar sayılı ilamı ile verilen HAGB kararı yönünden gereğin takdir ve ifası için ilgili mahkemesine Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
7-3 adet davetiye gideri 30 TL ile 200 TL Bilirkişi giderinin toplamı olan 230 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dair, isteme uygun ve oybirliği ile kesin olarak verilen karar, sanığın yokluğunda iddia makamında C. Savcısı Z. Z. olduğu halde açıkça okundu. (¤¤)