(5271 S. K. m. 279, 280) (6284 S. K. m. 20)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK'nın 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280. maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurularının kapsamına göre sanık ve katılan M. K. vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
i-Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararına esas delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
İstinaf başvurusunda bulunan sanık ve katılan M. K. vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
ii-Beden Bakamından Kendini İdare Edemeyecek Durumda Bulunan Kimseleri Dilencilikte Araç Olarak Kullanma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Sanık B. C.'nın diğer bir kısım yakınlarıyla birlikte Gar Meydanında bulundukları sırada yaşı küçük çocuklarına dilencilik yaptırdığı iddiasıyla hakkında Beden Bakamından Kendini İdare Edemeyecek Durumda Bulunan Kimseleri Dilencilikte Araç Olarak Kullanma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, mahkemecede sanığın suçu sabit görülerek atılı suçu çocuklarına karşı işlediği belirtilerek TCK'nun 229/1 maddesi gereğince belirlenen cezanın aynı maddenin 2. fıkrası gereğince 1/2 oranında arttırıldığı anlaşılmakla, gerek iddianamede gerekse mahkeme kararında sanığın hangi çocuk veya çocuklarını dilencilikte araç olarak kullandığının belirtilmediği görülmekle, bu suçun mağdurunun tespiti yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği hususunun gözetilmemesi,
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi gereğince Beden Bakamından Kendini İdare Edemeyecek Durumda Bulunan Kimseleri Dilencilikte Araç Olarak Kullanma suçundan zarar görme ihtimali bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın açılan davadan haberdar edilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMK'nın 289/1-h maddesi gereğince hukuka kesin aykırılık hali bulunması nedeniyle aynı kanunun 280/1-d maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın Beden Bakamından Kendini İdare Edemeyecek Durumda Bulunan Kimseleri Dilencilikte Araç Olarak Kullanma suçu yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 28/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)