(AİHS. m. 2, 9, 10, 11) (5271 S. K. m. 280, 281) (5237 S. K. m. 215)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla üye hakimin ön inceleme ve inceleme raporları doğrultusunda CMK'nun 281.maddesi uyarınca duruşma açılarak başvurunun süresinde olduğu ve kararın niteliğine göre dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
İDDİA;
Edirne İl Emniyet Müdürlüğü 155 İhbar Hattına yapılan ve ayrıca internet üzerinden gönderilen ihbarlarda ... isimli sosyal paylaşım siteleri kullanıcısının terör örgütü propagandası yaptığının bildirilmesi üzerine Edirne TEM Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından ihbara konu hesaplarda inceleme yapıldığı,
Yapılan incelemede, şüphelinin .. kullanıcı adı ile açtığı twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 20/02/2016 tarihinde Ege Üniversitesi'nde karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavga sırasında bıçaklanarak öldürülen Ege Üniversitesi öğrencisi ..'nun öldürülmesi ile ilgili "Kudurun ulan kudurun .. orospu çocuğuydu, layığını buldu. Her yer twitter değil ödetirler bunları" ve "Sizin ..da çok adamdı, anasını siktiler.Hepinize sıra gelir" şeklindeki yazılarıyla adı geçen öğrencinin öldürülmesini alenen övdüğü, şüphelinin ifadesinde twitter hesabının kendisine ait olduğunu ve paylaşımları kendisinin yaptığını kabul ettiği anlaşıldığından;
Şüphelinin atılı suçtan yargılanmasının mahkemenizde yapılarak eylemine uyan ve yukarıda belirtilen kanun maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur.
YEREL MAHKEMENİN VERDİĞİ HÜKÜM:
1-Her ne kadar sanık hakkında suçu ve suçluyu övmek suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkmasının unsuru gerçekleşmediğinden CMK 223/2-a maddesi gereğince atılı suçtan sanığın BERAATİNE,
Sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1800 TL vekalet ücretinin Maliye Hazinesi'nden alınarak sanığa verilmesine,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanık vekilinin yüzüne karşı, kararın tefhim tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkememize verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek sureti ile zabıt katibine yapılacak bir beyanla Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yoluna gidilebileceği bu süre içerisinde istinaf yoluna gidilmediği takdirde kararın kesinleşeceği hususu açıkça okunup usulen anlatıldı.
SANIK ..'İN SAVCILIKTA ALINAN 09/06/2016 TARİHLİ SAVUNMASINDA: Ben Sakarya Üniversitesi ... Bölümü mezunuyum. Atanamayan öğretmenim. Halen Trakya Üniversitesi ... Fakültesinde yüksek lisans yapmaktayım. Hakkımdaki suçlamayı anladım. İfade vermek istiyorum. Bana okuduğunuz ve dosyada çıktıları olan tweet'leri ve facebook paylaşımlarını ben yaptım. ... isimli Twitter hesabı bana aittir. Bu mesajları yazdığım tarihte hesabı kullanıyordum ancak yazdıklarımdan pişman oldum mesajımı sildim ve Twitter hesabımı kapattım. ..’na ilişkin yazdığım mesajlarda çok ağır hakaretlere maruz kaldım, sinirlendiğim için bu şekilde cevap verdim.
PKK ile herhangi bir irtibatım yoktur. Herhangi bir örgüte üye değilim. Kürt kökenliyim. Batıda yaşıyorum. Twitter'da o tarihlerde fazla sayıda takipçim vardı. Konuların tartışılması sırasında çok fazla üzerime geliniyordu. Bunlarda sinirimi bozuyordu. Sinirlenmemden kaynaklı olarak tepki göstermek amacıyla "Geceleri uyuyorum çünkü PKK var" şeklindeki tweet'i yazdım. Belirttiğim gibi daha sonra pişman oldum.
Facebook sitesinde 31/03/2013 tarihli "Polis insan değildir..." şeklindeki paylaşımım sırasında hatırladığım kadarıyla İstanbul'daydım. Astım rahatsızlığım vardı. Gezi Parkı eylemlerine katılmamama rağmen biber gazından etkilendim. Kızgınlıkla Facebook sayfamı açtığımda böyle bir mesaj paylaştım.
Atanamayan öğretmen olduğum için halen ve önceki tarihlerde psikolojim bozuk durumdadır. Milli Eğitim Bakanı ile ilgili tweet'i yazdığım tarihlerde atanamayan öğretmen intiharı söz konusuydu. O dönemin Milli Eğitim Bakanı .......... intihar eden atanamayan öğretmen hakkında "Şov yapıyorlar" diye açıklama yapmıştı. Buna tepki olarak bu tweet'i yazdım. Suçlamaları bu şekilde kabul ediyorum. İkametimde yapılan aramada el konulan iPhone 6S telefon, ... marka diz üstü bilgisayar ve 8 GB'lik flash bellek bana aittir. İşlemin bu aşamaya geleceğini düşünmemiştim. Twitter tartışmasında yazdığım cümlelerin böyle sonuçlanacağını anlayamamıştım. Samimiyetle söylüyorum ki öncesinde polislere karşı bir önyargım vardı. Ancak bu işlemler sırasındaki tavırları sebebiyle önyargım kalktı. Yaptıklarımdan bir kez daha pişman oldum, dedi.
SANIK ...'IN YEREL MAHKEMEDE ALININ 10/11/2016 TARİHLİ SAVUNMASINDA: Paylaşımı ben yaptım. Bana yöneltilen ağır sözlerden sonra kendileri de aynı ideolojide olan insanlardı. Bende sinirimi bu şekilde yansıttım. Bana yöneltilen hakaretlerin ekran görüntüleri mevcuttur. Dosyaya delil olarak sunuyorum. Dayanamadığım için böyle bir cümle sarf ettim. Bu olaydan sonra sosyal paylaşım sitesi kullanmadım. Bahsettiğim şahsı tanımam. İşlenen suçu kesinlikle tasvip etmiyorum. Dedi.
DELİLLER:
1-10/06/2016 Tarihli Tespit Tutanağı
İSTİNAF C.BAŞSAVCILIĞI MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: Sanık hakkında suç ve suçluyu övme suçundan yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verilmiştir. 5237 sayılı yasanın 215. Maddesinde yapılan 2013 yılı değişikliği ile suçun oluşabilmesi için açık ve yakın tehlike unsuru aranmıştır. Yargıtay 8. Ceza dairesinin 2014/27832 Esas 2015/9649 Karar sayılı 17/02/2015 tarihli kararı ile Yargıtay 16. Ceza dairesinin terör suçun övme propaganda suçu kapsamında verdiği kararlarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sözleşmesi 9,10,11. Maddelerini gözeterek söylenen sözlerde silahlı direniş, isyana davet niteliğinde nefret oluşturulup oluşturulmayacağı sanığın kimliği konumu, konuşulan yer ve zamanı gibi açık ve yakın tehlike testine tabi tutulmasını değerlendirerek yapılan somut değerlendirmelerde incitici, rahatsız edici sözlerin tek başına suç oluşturulmadığı belirtildiğinden CMK 280/2 gereğince istinaf talebinin reddi ile esasa reddi mütalaa olunur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
5237 sayılı yasanın 215. Maddesinde yapılan 2013 yılı değişikliği ile suçun oluşabilmesi için açık ve yakın tehlike unsurunun da gerçekleşmesinin gerektiği, Yargıtay 8. Ceza dairesinin 2014/27832 Esas 2015/9649 Karar sayılı 17/02/2015 tarihli kararı ile Yargıtay 16. Ceza dairesinin terör suçun övme propaganda suçu kapsamında verdiği kararlarda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sözleşmesi 9,10,11. Maddelerini gözeterek, söylenen sözlerde silahlı direniş, isyana davet niteliğinde nefret oluşturulup oluşturulmayacağı sanığın kimliği, konumu, konuşulan yer ve zamanı gibi açık ve yakın tehlike testine tabi tutulmasını değerlendirerek yapılan somut değerlendirmelerde incitici, rahatsız edici sözlerin tek başına suç oluşturulmadığı belirtildiğinden, dosya ve duruşma tutanaklarının içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak gösterilen gerekçeye ve hakiminin takdirine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından CMK.nun 280/2 maddesi gereğince sanık müdafiinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Dosya ve duruşma tutanaklarının içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak gösterilen gerekçeye ve hakiminin takdirine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından CMK.nun 280/2 maddesi gereğince sanık müdafiinin yapmış olduğu İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair, isteme uygun ve oyçokluğuyla kesin olarak verilen karar, sanığın yokluğunda, sanık müdafinin yüzüne karşı iddia makamında C.Savcısı ..olduğu halde açıkça okunup usulen anlatıldı.10/05/2017
KARŞI OY YAZISI:
İfade özgürlüğünü koruma altına alan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin 10.Maddesi; herkesin ifade özgürlüğüne sahip olduğunu belirttikten sonra,ifade özgürlüğünün ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için sınırlamalara veya yaptırımlara tabi tutulabilineceğini öngörür.
Sözleşmenin 2. maddesi ile güvence altına alınan yaşam hakkını ortadan kaldıran, insanın yaşamını sona erdiren eylemin övülmesi, desteklenmesi ifade özgürlüğü olarak değerlendirilemez.
Somut olayda;belirli bir siyasi görüşe mensup şahsın, terör örgütü üyesi veya sempatizanı olduğu iddia edilen kişi ya da kişiler tarafından öldürülmesi eyleminin sanık tarafından sosyal medyada övülmesi,karşı yazı sahiplerine sıranın kendilerine geleceğini belirterek davaya konu yazıları yazması üzerine,yine sosyal medyada “…...isimli …. şu anda İstanbul’da, Edirne’ye döndüğünde gereği yapılacak. Trakya Üniversitesi teşkilatının haberi var.” v.b. mesajlarda olduğu gibi bir takım eylemler yapılacağının belirtilmesi nedeniyle kamu düzenin bozulması açısından yakın ve açık tehlikenin gerçekleştiği sonucuna varıldığından sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)