T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1994 Esas
KARAR NO: 2024/122
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/02/2020
NUMARASI: 2016/328 Esas, 2020/170 Karar
DAVA: TAZMİNAT (Eser Sözleşmesine Dayanan)
KARAR TARİHİ: 25/01/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında, 22 - 26 Ocak 2016 tarihinde gerçekleştirilecek olan ... Fuarı için, stand yapımı, tabela ve görselleri, aydınlatılması ve sökümü ile ilgili 25.12.2015 tarihli sözleşme yapıldığını, sözleşme bedeli olarak 7.600,00 TL bedelli iki adet çek verdiklerini, ancak davalı şirket çalışanının 21.01.2016 tarihli yazılı beyanı ile standı yapamayacaklarını bildirdiğini, bunun üzerine başka bir firmaya stand yaptırdıklarını ve şirketlerine yakışmayan bir stantta müşteri kabul etmek zorunda kaldıklarını, bu nedenle de müşteri kaybına uğradıklarını, müşteri kaybından doğan kazanç kaybının tazmini gerektiğini, ayrıca müvekkilinin markasına ve niteliğine yakışmayan tarzda stand ile fuara katılması nedeniyle manevi zarara da uğradığını, çıkarılan ihtarnameye rağmen çeklerin iade edilmediğini ve zararlarının tazmin edilmediğini ileri sürerek davalıya verilen çeklerden ötürü borçlu olmadıklarının tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi tazminatın, ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı yüklenicinin edimini yerine getirmemesi nedeniyle davacının sözleşme kapsamında verdiği çeklerden dolayı borcunun bulunmadığı, 6098 Sayılı TBK'nın 475/2. maddesi uyarınca davacının genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkının bulunduğu, aynı Yasanın 50. maddesi uyarınca, zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlaması gerektiği, alınan bilirkişi raporuna göre davacının fuarın yapıldığı yılda satışlarını artırdığı, ancak genel yönetim giderleri nedeniyle şirketin 2016 yılında zarar ettiği, zararın davacının vaat edilen stant ile fuara katılmamasından kaynaklanmadığı gerekçesiyle davacının iki adet çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; sözleşmeye konu standın yapılmadığını, müvekkilinin kendi imkanları ile markasına ve niteliğine yakışmayan bir stand ile fuara katılması sonucunda satış yapılamadığını ve sipariş alınamadığını, bu nedenle kazanç kaybı yaşandığını, nitekim bilirkişi raporunda müvekkilinin 2016 yılında, 2015 ve 2017 yılına göre daha az ihracat yaptığının saptandığını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, edimin yerine getirilmediği iddiasıyla verilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.Mahkemece, davacının sözleşme gereği verdiği çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davacının taraflar arasındaki sözleşmeye konu standın yapılmamasından kaynaklanan zararı bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.Karar, yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan standın yapılması işinin davalı yüklenici tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.6098 sayılı TBK m. 470.'e göre; "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." 471. maddesinde ise; "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır." hükmü yer almaktadır.Diğer taraftan 6098 sayılı TBK m. 114/2'ye göre haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır. Aynı yasanın 49. maddesi: "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmünü, 50. maddesi ise "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmünü düzenlemektedir. Buna göre davalı tarafın hukuken sorumlu tutulabilmesi için hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve nedensellik bağının birlikte bulunması gerekmektedir.İlk derece mahkemesinde alınan raporda; davacının 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin yurt dışı satışlarının cirolarında artış olduğu ancak genel yönetim giderleri hesabı içerisinde yer alan yurt dışı satışlara ait ihracat gideri, gümrükleme masrafları, fuar giderleri olarak masrafların artması nedeniyle davacının 2016 yılında 25.196,58 TL, 2017 yılında da 159.920,04 TL zararının olduğu tespit edilmiştir.Alınan rapor ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı işsahibinin, sözleşmede kararlaştırılan stand ile fuara katılmaması nedeniyle satışlarının azaldığı ve müşteri kaybı yaşadığı ispatlanmış değildir. Tam aksine davacı şirketin 2016 yılında ciroları artmıştır. Bu nedenle, vaat edilen stand ile fuara katılmaması nedeniyle davacının kazanç kaybı yaşadığının ispatlanamadığı, davacının 2016 yılındaki zararının genel yönetim giderlerinden kaynaklandığı, diğer taraftan sözleşmedeki edimin yerine getirilmemesinin davacı şirketin kişilik haklarına saldırı da teşki etmediği gözetildiğinde, mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi yerindedir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/328 Esas, 2020/170 ve 19/02/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/01/2024