T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1928 Esas
KARAR NO: 2024/150
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 28/11/2019
NUMARASI: 2018/547 Esas, 2019/1262 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 01/02/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yangın sektörüne yönelik ticari faaliyetlerde bulunduğunu, davalı ile olan ticari ilişki nedeniyle davacının davalıdan 4.495,80 TL tutarında alacaklı bulunduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının ödeme emrine haksız ve mesnetsiz itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu belirterek davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının cari hesap dayanağının 09/02/2009 tarihli ... numaralı faturadan kaynaklandığı, incelenen taraf defterlerine göre davacının defterlerinde bu faturanın kayıtlı olduğu fakat davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturaya konu mallara dair iki adet sevk irsaliyesi incelendiğinde teslim eden kısmında isim olduğu fakat bir adedinde teslim alan kısmın isim ve imzasız olduğu, bir adedinde teslim alan kısmında sadece bir imza olduğu tespit edilmekle; teslimin ispatı açısından davacı taraf yemin delinine dayanmakla; davalı şirket yetkilisine ''Davacı-alacaklı ile olan ticari ilişki nedeniyle şirketimiz aleyhimize başlatılan İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu 4.495,80-TL borcumuzun olmadığına, davacı-alacaklı tarafından sevk irsaliyelerine konu malların tarafımıza teslim edilmediğine namusum,şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerine yemin ederim” yemin metni HMK 228. Maddede yer alan ihtarat eklenmek suretiyle usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesine rağmen, davalı şirket yetkilisi geçerli bir mazeret bildirmeksizin hazır olmadığından yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılmakla; yemin kesin delil olduğundan faturaya konu malların teslimi davacı tarafça ispatlanmış olup, davalı tarafça fatura konusu bedelin ödediği ispat edilemediği ve davalının icra takip dosyasındaki itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesi ile İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki alacak miktarına ilişkin davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 4.495,80 TL için İİK 67 maddesi gereğince iptaline, takibin devamına, alacak likit olmakla 4.495,80 TL alacağın %20'si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili ...'ya yemin metni ve yeminin yapılacağı duruşma için çağrı kağıdının tebliğ edilmediğini, bu nedenle hiçbir şekilde müvekkili şirket yetkilisinin faturayı ve fatura konusu malı teslim aldığını ikrar etmediğini, dosya içindeki belgeler incelendiğinde davacının davasını ispat edemediğinin de son derece açık olduğunu, dosyadaki bilirkişi raporunda dava konusu faturanın davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin hiçbir delilin bulunmadığını, faturaya ilişkin sunulan sevk irsaliyelerinde de ne isim ne de şirket yetkili imzasının olmadığını, bu durumda davacının davasını ispat edememesi nedeni ile davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi bozma sebebi olduğunu, müvekkili şirkete veya yetkilisi ...ya usulüne uygun tebligat yapılarak yemin için davet tebligatı da yapılmadığından yerel mahkeme kararının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde, takibin 24/01/2018 tarihinde başlatıldığı, ödeme emrinin davalı/borçluya 26/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği davalının süresinde 31/01/2018 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu, davacı vekilinin ise İİK 67. madde gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde İtirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. 15/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ihtilafın davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş 09/02/2009 tarihli ... numaralı 4.495,80 TL tutarlı fatura içeriği malların davacı tarafından davalıya teslim edilip edilmediği hususunda olduğunu, ibraz edilen sevk irsaliyeleri (servis hizmetlerine ilişkin belge sunulmadığı) incelendiğinde, mal ve hizmetlerin davalı şirkete veya şirket çalışanlarına teslim edildiğinin bu aşamada ispat edilemediğini, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, icra takip tarihi olan 24/01/2018 tarihi itibariyle davalı şirketten 4.495,80 TL alacaklı durumda bulunduğunu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş herhangi bir faturanın kaydına rastlanmadığı belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. maddesindeki, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nun 6. maddesindeki, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu düzenlemeleri kapsamında eldeki davada ispat yükünün davacıda olduğu anlaşılmıştır.Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından Mahkemece, 18.04.2019 tarihli celsede, davacıya mal teslimi hususunda yemin teklifi hatırlatılmış, davacı vekilinin yemin delilini kullanmak istediklerini beyan etmesi sonucunda davacı vekilince yemin metninin sunulduğu ve davalı şirket yetkilisine HMK 228/2 maddesi gereğince ihtarlı yemin davetiyesinin tebliğ edildiği, fakat duruşma gün ve saatinde davalı şirket yetkilisi ...'nın hazır olmadığı, herhangi bir mazeret de sunmadığı anlaşılmıştır. Yemin, HMK'nın üçüncü kısmında düzenlenmiş, HMK 225. Maddesinde, yeminin konusunun, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar olduğu, bir kimsenin bir hususu bilmesinin onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılacağı şeklinde açıklanmıştır.HMK 232. maddede ise yemini yerine getirecek kimseler üst başlığı ile ikinci fıkrada, taraflardan birinin tüzel kişi yahut ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse ise onlar adına yapılmış bir işleme İlişkin vakıanın ispatı için yeminin tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ yahut kanunu mümessili tarafından eda yahut iade olunabileceği belirtilmiştir. Somut olayda, davalı şirketi münferiden imza ile temsile yetkili ...'ya dosya kapsamında mevcut vekaletnamedeki adresi ile aynı olan mernis adresine çıkarılan yemin davetiyesinin Tebligat Kanunu 21/2. Maddesine göre usulüne uygun tebliğ edildiği, yemin metninin HMK 228. Maddesinde yer alan ihtarat eklenmek suretiyle usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesine rağmen, davalı şirket yetkilisinin geçerli bir mazeret bildirmeksizin duruşmada hazır olmadığından yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığı, yeminin kesin delil olduğu ve bu hali ile faturaya konu malların tesliminin davacı tarafça ispatlandığı, davalı tarafça fatura konusu bedelin ödediğine veya borcunun olmadığına dair HMK 200 vd maddeleri gereğince yazılı herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmakla davalının istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/547 Esas, 2019/1262 Karar sayılı ve 28/11/2019 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 76,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 350,83 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.01/02/2024