T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1926 Esas
KARAR NO: 2024/113
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 13/02/2020
NUMARASI: 2018/1485 Esas, 2020/138 Karar
DAVA: SİGORTA (Mal Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 25/01/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan konutta 18/12/2016 tarihinde davalı şirketin ... Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu İpragaz marka tüpten kaynaklanan yangın neticesinde hasar meydana geldiğini, eksper incelemesi sonucu 37.443.00 TL hasar tazminatının 23/02/2017 tarihinde müvekkilince, sigortalısına ödendiğini, eksper ve yangın raporlarına göre hasarın tüpgaz patlaması sonucu meydana geldiğini, rücuen tahsil amacıyla davalı şirkete başvurulmuş ise de, açıklayıcı evrak ve delillerin bulunmadığı belirtilerek sorumluluk tespiti yapılamadığından bahisle talebin reddedildiğini, oysa ki ... Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının sigortanın kapsamını belirleyen 1. maddesi uyarınca sigortacının kusursuz sorumluluğunun düzenlendiğini, bu nedenle meydana gelen hadisede kusur durumunun tespitinin gerekli olmadığını belirterek 37.443,00 TL tazminatın 23/02/2017 olan ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, sigortalısına ödeme yaptığına dair belgeler dava dosyasına sunulmadığından öncelikle sigortalısına yaptığı ödeme gereği aktif dava ehliyetini kazandığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu yangının, ... marka tüpten kaynaklandığının ispat edilememesi halinde davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dava konusu yangının, tüpgazdan kaynaklandığını açıkça ortaya koyan herhangi bir uzman incelemesi ve/veya belge söz konusu olmadığından müvekkili sigorta şirketinin, poliçe uyarınca hasarı tazmin sorumluluğunun bulunmadığını, yangının sebebinin, tüpgaz sızıntısı olduğunu gösterir herhangi bir somut delil/tespit bulunmadığını, her maddi ve/veya bedeni zararın kusura bakılmaksızın bu poliçe kapsamında ödenmesinin beklenemeyeceğini, öncelikle zararın, tüplerin kullanılmak üzere bulunduruldukları yerlerde infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucunda meydana geldiğinin davacı tarafça açıkça ortaya konulması gerektiğini, ... Zorunlu Sorumluluk Poliçesinin amacı, tüpgazın tehlikeli bir madde oluşundan kaynaklandığından meydana gelen zararın, tüpgazın düzgün takılmamasından, borusundan vb. şekilde doğrudan tüpgazdan kaynaklanmış olması gerektiğini, dava konusu olayda ise yangın raporunda belirtildiği üzere, kişinin, tüplü ocağı yakıp bırakarak bunun üzerine oradan ayrılıp 20-25 dakika sonra gelip ocağın yanmadığını düşünüp tekrar çakmağı yakmasıyla olayın meydana geldiğini, ilgili poliçe, doğrudan tüpgazdan kaynaklanan zararlar için geçerli olduğundan doğrudan tüpgaz sızmasından kaynaklanan bir zararın meydana gelmediğini, müvekkil şirketin, davacı tarafça ödeme yapılan tarihte temerrüdü söz konusu olmadığından 23/02/2017 tarihinden itibaren faiz talebi ile davacı sigorta şirketinin halef olduğu sigortalısı tacir olmadığından ticari faiz talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, ... Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca davacının, dava konusu yangın olayında tüpte imalat hatası olduğunu ispat etmek zorunda olduğu, davacının sigortalısı ... 22/12/2016 tarihli kolluk ifadesine göre, sigortalının yangının olduğu olay günü misafiri olan ve yangının olduğu hizmet binasında kalan ..., ocağın üstüne kova içerisinde su koyduğu, ocağın altını yaktığı, bu sırada telefonla konuştuğu, ocağın yanmadığını farkedince ocağı yakmak istediğinde tüpün alev alarak patladığı yönünde beyanda bulunduğu dikkate alındığında yangına davacının sigortalısının misafirinin, ocağı yakmayarak gazı açık bırakmasının ve sonra ocağın ateşleme sistemini çalıştırarak gazın alev almasına sebep olduğu yani yangına tüpün neden olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle tüpü sigortalayan davalı şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceği, bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olduğu gerekçeleri ile davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin sorumluluğunun ... Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarından kaynaklandığını ve sigortacının sorumlu olması için sigortalının kusuru, imalat hatası vb. sebepler aranmadığını, Mahkemenin hadisenin, poliçe teminatı haricinde olduğuna ilişkin tespitlerini anlamak ve bu tespite katılmak imkanı bulunmadığını, hadisenin, tüpgaz kaynaklı olduğunun açık olduğunu, bu durumda poliçe genel şartları uyarınca, kullanıcının kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın sigortacının, zararı karşılaması gerektiğinin düzenleme altına alındığını, kullanıcı hatasından kaynaklı zararların da sigortacının sorumluluğunda bırakıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, tüpgaz patlaması sonucu oluştuğu iddia edilen maddi zararı dava dışı sigortalısına ödeyen davacının, ödediği bedelin, tüpgaz zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... arasında 26/09/2016-26/09/2017 tarihleri arasında geçerli riziko adresi "... Mah. ... Pafta ... Parsel Cd. ... /Çankırı" olan İşyerim Sigorta Poliçesi akdedildiği, 18/12/2016 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle yapılan eksper incelemesi neticesinde davacı tarafından dava dışı sigortalısına 23/02/2017 tarihinde 37.443,20 TL ödeme yapıldığı, 16/02/2017 tarihli "Mutabakatname-Makbuz-İbraname" başlıklı belge ile, tazminat bedelinin 37.443,20 TL olduğu konusunda mutabık kalındığı ve dava dışı sigortalı tarafından, olay sebebiyle üçüncü şahıslara karşı haiz olduğu rücu hakkının davacı sigorta şirketine devir ve temlik edildiği, buna göre davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacı sigorta şirketinin, ödediği bedeli talep etmesi üzerine davalı sigorta şirketinin, yangının çıkış sebebi olarak gösterilen İpragaz marka tüpe dair açıklayıcı evrak ve delillerin bulunmadığından bahisle sorumluluk tespiti yapılamadığı gerekçesiyle ödeme talebini reddettiği ve bunun üzerine ödenen bedelin tahsiline ilişkin işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Olaya ilişkin İtfaiye Amirliğince düzenlenen 19/12/2016 tarihli yangın raporunda, yangının çıkış nedeni olarak, ...'a misafir olarak gelen ...'ın, tüplü ocağın üstüne su ısıtmak için su kovası koyduğu, ocağın altını yaktığı, 20-25 dakika sonra kontrol etmek amacıyla tekrar mutfağa geldiğinde ocağın yanmadığı, burada tüpten çıkan gazın evin her tarafına dağıldığı ve tekrardan ateşlemesi sonucu patlamanın olduğuna yönelik kendi beyanı gösterilmiştir. ...'ın 22/12/2016 tarihli kolluk ifadesinde de aynı yönde beyanda bulunduğu görülmüştür. 15/02/2017 tarihli yangın hasar ekspertiz raporunda, inflak/patlama hadisesinin, itfaiye ve tutanakta ifade edilen şekilde gerçekleştiği kanaatine varıldığı, olayın Yangın Sigortası Genel Şartları kapsamında değerlendirilebileceği, toplam tazminat tutarının 37.443,20 TL olarak tespit edildiği belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 16/12/2019 tarihli raporda; tüpten kaynaklı bir gaz kaçmasının tespit edilemediği, olaya, tüpün neden olmadığı, ...'ın 22/12/2016 tarihli kolluk ifadesi de dikkate alındığında tüpü sigortalayan davalı şirketin, olayda sorumluluğundan söz edilemeyeceği, bir imalat hatası söz konusu olmadığından kusursuz sorumluluk ilkesinin işverene uygulanacağı, tüpgaz firmasına uygulanmasının mümkün görülmediği, buna göre mevcut hasarın ... Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesinde belirtilen ve teminat verilen haller kapsamında olmadığı, 45.554,00 TL hasar olduğu, sovtaj bedelinin ise 2.500,00 TL olduğu bildirilmiştir. "...Petrol gazı tüpleyen firmalar doldurdukları tüplerin kullanılmak üzere bulundukları yerde infilakı, gaz kaçırması ve yangın çıkarması sonucu üçüncü kişilerde meydana gelebilecek bedeni/ve /veya maddi zararları teminat altına almak üzere tüp gaz sorumluk sigortası yaptırmakla zorunlu tutulmuşlardır. Bu rizikonun oluşmasında tüpü kullananın kusurlu olup olmaması sonuca etkili değildir ve riziko sigorta güvencesi kapsamındadır. ... Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın sigortanın kapsamını belirleyen 1. maddesi bu sigortanın, likit petrol gazını (LPG gazını) tüpleyen firmaların doldurdukları veya doldurttukları ve yetkili bayileri vasıtasıyla veya doğrudan doğruya tüketiciye intikal ettirdikleri tüplerin kullanılmak üzere bulunduruldukları yerlerde infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu kusurları olsun veya olmasın 3. şahıslara verecekleri bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını temin edeceği hükmünü içermektedir. Anılan genel şartların 1/son maddesinde zarar meydana geldiğinde sigorta ettirenin kusurlu olup olmadığına bakılmadan zarara uğrayan üçüncü şahıslara tazminat ödeneceği düzenlenmiştir. Zararın LPG tüpünün takılması sırasında servis hatasından, kullanıcının kullanma hatasından, tüpün imalat hatasından, dolum hatasından, hortum, kelepçe, dedantör, cihaz, musluk hatalarından meydana gelmesi durumu değiştirmeyecektir. Öte yandan, aynı genel şartların 3. maddesinde de hangi hallerin sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığı tek tek sayılmıştır. 5684 sayılı Kanunun sigorta sözleşmeleri başlıklı 11. maddesinde de açıkça vurgulandığı üzere, sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış risklerin açıkça belirtilmesi gerekir. Aksi halde belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılacaktır. Yukarıda anılan düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya gelince, sigortalı işyerinde buhar kazanının ısıtılmasında kullanılan davalının sigorta ettiği tüpe izafe edilecek herhangi bir kusurun ve ayıplı imalatın olup olmamasının, zararın bağlantı hortumundan kaynaklanıp kaynaklanmamasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Davalının sorumluluktan kurtulabilmesi için, belirtilen genel şartların 3. maddesinde sayılan hallerden birinin varlığını iddia edip kanıtlaması gerekmektedir. Bu durum karşısında, mahkemece davalının uyuşmazlığa konu zarardan sorumlu olduğunun kural olarak kabulü ile yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir..." (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2011/5996 Esas 2013/7392 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, davacı, dava konusu hasarın tüpgazdan kaynaklandığını iddia ederek davalının kusursuz sorumluluğu bulunduğundan bahisle talepte bulunmuş olup davalı ise, dava konusu hasarın, ocağın açık bırakılması ile gaz sızmış olduğundan doğrudan tüpgaz sızmasından kaynaklanmadığını ileri sürerek tazmin sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Davacı vekili, davalı şirketin ... Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğundan bahisle işbu davayı açmış olup dosya kapsamında, bu hususta düzenlenmiş bir Tüpgaz Zorunlulu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunmasa da, sigorta ilişkisinin varlığı davalı şirketin de kabulünde olup bu hususa yönelik bir itiraz bulunmamaktadır. Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1/1 maddesine göre, bu sigorta, likit petrol gazı (LPG) tüpleyen firmaların, doldurdukları veya doldurttukları ve yetkili bayileri vasıtasıyla veya doğrudan doğruya tüketiciye intikal ettirdikleri tüplerin kullanılmak üzere bulunduruldukları yerlerde infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu kusurları olsun veya olmasın 3. şahıslara verecekleri bedeni ve maddi zararlara karşı sorumlulukları temin etmektedir. Genel Şartların 1/son maddesinde, zarar meydana geldiğinde, sigorta ettirenin kusurlu olup olmadığına bakılmadan zarara uğrayan üçüncü şahıslara tazminat ödeneceği, zararın LPG tüpünün takılması sırasında servis hatasından, kullanıcının kullanma hatasından, tüpün imalat hatasından, dolum hatasından, hortum, kelepçe, detantör, cihaz ve musluk hatalarından meydana gelmesinin durumu değiştirmeyeceği; 3. maddesinde ise, sigorta teminatı dışında kalan haller düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı şirketin, dava dışı sigortalısına ödeme yapmasına sebep olan zararın, açık bırakılan gazın tekrar ateşlenmesi ile oluşan patlama neticesinde meydana geldiği ve davalı tarafından sigorta edilen tüpten kaynaklı bir kusur ve ayıp bulunmadığı anlaşılsa da, Genel Şartlar uyarınca davalının sorumlu olduğunu kabul etmek gerekir. Zira davalının, sorumluluktan kurtulabilmesi için Genel Şartların 3. maddesinde sayılan sigorta teminatı dışında kalan hallerden birinin varlığını ispatlaması gerekir ise de davalı taraf, bu madde kapsamında bir halin varlığını ileri sürerek kanıtlayabilmiş değildir. O halde davanın kabulü gerekirken, Mahkemece, yanılgılı değerlendirme ve gerekçe ile yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1)Davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenle KABULU İLE, HMK'nun 353/1b-2 maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1485 Esas, 2020/138 Karar ve 13/02/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KABULÜ ile, 37.443,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 23/02/2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 2.557,73 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 639,44 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.918,29 TL davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 35,90 TL başvuru harcı ve 639,44 TL peşin harç ile 1.501,50 TL yargılama gideri olmak toplam 2.176,84 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL istinaf karar harcı ve 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 31,50 TL istinaf yargılama giderleri olmak üzere toplam 234,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının taraflara İADESİNE Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-2 bendi ve aynı Kanunun 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.25/01/2024