T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/105 Esas
KARAR NO: 2024/506
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/10/2020
NUMARASI: 2018/878 Esas, 2020/434 Karar
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin davalı şirkete matbaacılık hizmeti verdiğini, cari hesap bakiye alacağının tahsili amacıyla da davalı aleyhinde İstanbul ... icra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, davalının takibe itirazı ile takibin durdurulduğunu, davalı, icra dairesinin yetkisine itiraz etmişse de, yetkili icra dairesi olarak İstanbul İcra Dairesini göstermesi nedeniyle yetki itirazının dikkate alınmaması gerektiğini, 31/12/2016 tarihli cari hesap mutabakatına göre davalının müvekkiline 54.443,87 TL borcu olup yapılan kısmi ödeme ile 39.000,00 TL alacakları bulunduğunu, bu nedenle davalının borca itirazının da haksız olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına, davalının asıl alacağın % 20'si oranında icra tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı taraf süresinde davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; davalının verilen kesin süre içerisinde kendisine gönderilen cari hesap mutakabatına itiraz etmediği, cari hesap mutabakatı gereği 31/12/2016 tarihi itibariyle davacının 54.443,87 TL alacağı bulunduğu, mutabakat tarihinden sonra yapılan kısmi ödeme ile davacının takip tarihi itibariyle 39.000,00 TL alacağı bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, alacağın % 20'si oranında 7.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; takip talebinde cari hesap sözleşmesine dayanıldığından, itirazın iptali davasında, takibe dayanak yapılmayan fatura ve irsaliyelere dayanılamayacağını, takip talebinde belirtilen alacak sebebine bağlı kalınmadığını, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, ibraz edilen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmadığını, sadece davacının ticari defterleri ile alacağın ispatlanamayacağını, fatura içeriği malların teslimine dair yazılı delil bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, açık hesap alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacı şirketin 39.000,00 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... icra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının süresinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, 7.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; itirazın iptali davası ile icra takibinde alacağın dayanağının farklı olup olmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, davacının takip konusu alacağı bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan 05/04/2019 tarihli raporda; davacı şirketin 2016-2017-2018 yılı defterlerinin davacı lehine delil vasfına haiz bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre 31/12/2016 tarihi itibariyle davacının 54.443,87 TL alacağı bulunduğu, 2017 yılında davacının davalıya fatura düzenlemediği ve yapılan 15.443,87 TL ödeme nedeniyle davacının takip tarihi olan 12/06/2018 tarihi itibariyle 39.000,00 TL alacaklı bulunduğu, davacının alacağına dayanak faturalara süresinde itiraz edildiğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, davalının verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği belirtilmiştir. 1-Davalı vekili, takip talebinde cari hesap sözleşmesine dayanılmasına rağmen, itirazın iptali davasında alacağın dayanağının fatura ve irsaliyeler olarak gösterildiğini, bu durumun takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptali davasının niteliği ile bağdaşmayacağını savunmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’ nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’ daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. (Yargıtay HGK'nın 2017/19-1634 Esas, 2018/633 Karar sayılı kararı) Somut olayda taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmayıp, davacı da takipte ticari defterlerinde yer alan bakiye alacağına dayanarak takip başlatmış ve takibin dayanağı olarak cari hesap sözleşmesini göstermemiştir. Tarafların ticari defterlerindeki kayıtlara göre ticari ilişkinin açık hesap şeklinde devam ettiği ve davacının takipte "cari hesap sözleşmesine" dayanmayıp, açık hesap ilişkisine dayandığı, itirazın iptali davasında da alacağın dayanağının aynı şekilde gösterildiği anlaşıldığından, davalı vekilinin itirazın iptali davası ile takip konusu alacağın dayanağının aynı olmadığı yönündeki istinaf nedeni yerinde değildir. 2-Diğer taraftan davalı vekili, davacının ticari defterlerinin tek başına delil niteliğinde olmadığını, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, bu nedenle borçları olmadığını savunmuştur. Mahkemece 31/12/2016 tarihli mutabakat metni örneği davalıya tebliğ edilerek, belge kendileri tarafından gönderilmemişse iki haftalık kesin süre içinde beyanda bulunulması, aksi halde belgenin kendileri tarafından gönderildiğinin kabul edileceği ihtar edilmiştir. Davalı taraf kesin süre içinde mutabakat metnine itiraz etmemiştir. Söz konusu mutabakat metnine göre davalının 31/12/2016 tarihi itibariyle davacıya 54.443,87 TL borcu bulunmaktadır. Davacının usulüne uygun tutulan defter ve kayıtlarına göre de anılan tarih itibariyle davacının 54.443,87 TLalacağı bulunup mutabakat tarihinden sonra yapılan kısmi ödeme nedeniyle davacının takip tarihi itibariyle 39.000,00 TL alacağı bulunmaktadır. Ayrıca davalı kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmemiş olup, bu durumda Yargıtay 15 HD'nin 2016/4087 Esas, 2017/261 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, davalının sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunun kabul edebilmesi mümkündür.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/878 Esas, 2020/434 Karar ve 07/10/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 499,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 71,90 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.25/04/2024