T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/70 Esas
KARAR NO: 2024/535
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/11/2019
NUMARASI: 2014/734 Esas, 2019/1099 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 02/05/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kuruluşun ... kayıt numarası ile yaptığı "varlıklar yangın ve İlave teminatları sigorta hizmeti alımı" ihalesini davalının kazanması neticesinde 27/02/2014 tarihinde taraflar arasında sigorta sözleşmesi imzalandığını, Kadıköy'deki ... istasyonunda kalorifer sistemine ait 10 tonluk yakıt tankının 07/03/2014 tarihinde yapılan kontrolünde üzerinde bulunan yakıt seviye gösterge çubuğunun üst bağlantı yerinde koparak yere düştüğünün, bu nedenle yakıt tankındaki ilk belirlemelere göre 6.500 litreye yakıtın tahliye giderine aktığının, koruma sistemi tahliye motoru vasıtası ile foseptik çukuruna basıldığının ve bu nedenle söz konusu yakıtın kullanılamaz hale geldiğinin tespit edildiğini, 13/03/2014 tarihinde müvekkilinin kılavuzluk istasyonu yetkililerinin tuttuğu tutanakla yapılan ölçümlemeler neticesinde zayi olan yakıt miktarının 6.463 lt olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin bu durumu 12/03/2014 tarihinde davalıya bildirerek hasar dosyası oluşturulmasını ve eksper tayini yapılmasını talep ettiğini, 13/03/2014 tarihli yazısı ile davalının bildirilen yakıt tankı hasarının meydana geliş şeklini kabul ettiğini ancak yakıt kaybıyla ilgili bir teminat bulunmadığı gerekçesi ile tazminat tahakkuku yapılmayacağını bildirdiğini, teknik şartnamenin ilk iki maddesinin müvekkili kuruluşun tüm menkul ve gayrimenkul en geniş teminatla sigorta altına alındığını, bu anlamda söz konusu yakıtın gösterge çubuğunun yerinden kopması nedeniyle zayi olmasının da sözleşme bakımından doğrudan zarar niteliğinde olduğunu, söz konusu yakıtın müvekkili tarafından yapılan ihale neticesinde satın alındığını, zararın hesaplamasında gerekli mazot litre fiyatı, yakıt alım ihalesi ve devamında imzalanan sözleşmeyle ortaya çıkan 3,11-TL olarak belirlendiğini, zararlarının da bu birim fiyattan 3,11-TLx6.463lt=20.099,93-TL olduğunu, davalı ile imzalanan sözleşmenin 36.1.2. Maddesine göre 30.000-TL'ye kadar olan ödemelerin bildirimi müteakip 10 gün içinde yapılacağının düzenlendiğini, buna göre hasar bildiriminin davalıya yapıldığı 13/03/2014 tarihini takip eden ve ödemenin mümkün olduğu 11. Gün 25/03/2014 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğünü, bu nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıyla imzalanan 27/02/2014 tarihli sigorta sözleşmesi ve poliçe kapsamında 6.463 lt kalorifer yakıtının foseptik çukuruna akarak tamamen kullanılamaz hale gelmesi sonucu oluşan 20.099,93-TL zararın talep edildiği tarihi takip eden 11. Günden 25/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek %12,75 ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı müdürlüğün faaliyet gösterdiği Kadıköy İstanbul adresinde bulunan işyerinin ... sayılı yangın poliçesi ile bu poliçede verilen teminatlar dahilinde 01/03/2014-2015 tarihleri arasında müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, dava konusu olay ile ilgili müvekkili şirket nezdinde ... sayılı hasar dosyası açılarak incelemeler yapıldığını, yapılan incelemede; sigortalı işyerinin boğaz gemi geçişlerini kontrol eden kıyı emniyeti genel müdürlüğüne bağlı bir karakol olduğunun, istasyondaki binanın ısıtmasını fuil oil kalorifer sistemi ile yapıldığının, bodrum katta fuil oil kalorifer sistemi ekipmanları bulunduğunun, tankın dış kısmında alt seviye ile üst seviyeyi birbirine bağlayan şeffaf plastik gözetleme borusu bulunduğunun, tank seviye gözetleme plastik borusunun üst bağlantı kelepçesinin gevşeyip hortumunun yerinden çıktığının ve yakıt tankı içindeki yakıtın tahliye olduğunun tespit edildiğini, yakıt tahliyesi sırasında zemine akan yakıtın foseptik çukuruna oradan da tahliye motoru aracılığı ile kanalizasyona boşaltıldığının anlaşıldığını, teknik şartname incelendiğinde yakıt kaybı ile ilgili herhangi bir teminatın poliçede yer almadığının anlaşıldığını ve hasar isteminin red edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Poliçe ön yüzünde teminat altına alınan sigortalı kıymetlerin neler olduğu belirlenmiş olduğu, diğer bir ifade ile ( Bina, Emtea, Dekorasyon, Makine, Teçhizat, Demirbaş vs.) tanımlamaları altında yer alan para ile ölçülebilir kıymetlerden hangilerin alınan prim ile sigorta kuvertürüne dahil edildiği hususuna yine aynı şekilde poliçe ön yüzünde yer verilmekte olup, somut poliçe açısından bu sigortalı kıymetlerin sadece Bina ve makine- teçhizat olduğu, davalı sigorta şirketinin ... İstasyonunda kalorifer sistemine ait 10 tonluk yakıt tankının 07.03.2014 tarihinde zayi olması şeklinde gerçekleşen rizikonun uyuşmazlık konusu sigorta poliçesi ile verilen kuvertur kapsamında gerçekleşen bir olay olmaması nedeniyle talep edilmesinin mümkün bulunmadığı, dolayısıyla sigortacının temerrüdünün ve sorumluluğununu gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının riziko gerçekleştikten ve yakıt ziyaı oluştuktan sonra kendisince imzalı bulunan ihale şartnamesi hükümlerini dikkate almaksızın genel düzenlenen poliçe hükümlerini çok dar yorumlayarak müvekkili kuruluş yakıt zararını karşılamaktan imtina ettiğini, İhale Teknik Şartnamesinin sigorta konusu başlıklı 1. Maddesinde sigorta konusuna giren hususlara yer verildiğini, şartnamenin konu bölümünde "her türlü patlayıcı ve idareye ait yada idarece kullanılan her türlü menkul ve gayrimenkuller" denilmek suretiyle iktisadi değeri olan bütün malvarlıkların kastedildiğini, dava konusu yakıtın da idareye ait patlayıcı ve idareye ait her türlü menkul ifadesinin kapsamına girdiğini, Aynı şartnamenin Teknik Şartnamenin "teminat altına alınacak rizikolar (Listelerde bulunan her varlık için uygun olan en geniş teminat verilecektir.)" başlıklı 2.maddesinin 9. Bendinde de " yakıt tankı ve depolarında bulunan yakıt ve sintine ile ilgili meydana gelecek herhangi bir hasar" denilmekte olup, bu ifadeden de yakıtın teminat dışına bırakıldığı yönündeki iddia tamamen şartname hükümlerine aykırı düştüğünü, bu teknik Şartnamenin ihale öncesi davalı firmaca ihale dokumanı olarak satın alındığı ve imzalanarak ve kaşelenerek ihale komisyonuna ibraz edildiğini, ihale şartnamesi ve poliçe hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi ile oluşturulan dosyada mübrez 24.04.2015 tarihli üç kişilik bilirkişi raporu da müvekkili kuruluş talebinin haklı ve yerinde olduğu yönünde tanzim edildiğini, daha sonra hazırlanan ve mahkemece karara esas alınan raporların ise şartname hükümleri dikkate alınmadan sadece poliçe hükümlerinin çok dar olarak yorumlanması ile oluşturulduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, Klasik Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında sigorta tazminatı istemine ilişkindir. Davacı ile davalı sigorta şirketi arasında Klasik Yangın Ticari Sigorta Poliçesi ile davacı sigortalı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü' ne ait bina, Makine ve Teçhizatlarının 01.03.2014 - 01.03.2015 vadeli 35657628/0 sayılı sigorta sözleşmesi ile sigortalandığı, davacı idarenin Kadıköy' de bulunan ... İstasyonunda bulunan 10 tonluk yakıt tankından yakıt gösterge çubuğunun 07.03.2014 tarihinde koparak düşmesi sonucu tahliye giderine akarak zayi olan 6.463 lt yakıt emtiasına ilişkin zararın 20.099,93-TL olduğu iddiası ve zararın poliçe kapsamında ödenmesi talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Taraflar arasında sigorta poliçesi bulunduğu ve hasarın poliçe süresinde gerçekleştiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; davacı tarafından talep edilen zararın poliçe teminat kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece uyuşmazlık konusunda bilirkişi raporları alınmıştır. 24/04/2015 tarihli bilirkişi raporunda; Başlangıç tarihi 01.03.2014 ve bitiş tarihi 01.03.2015 olan klasik yangın sigorta poliçesinde "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 5.inci maddesinde “Sigorta şirketleri, yangına karşı sigorta ettirme talebi aldıkları bina, tesis ve işletmelerde, bu Yönetmelik hükümlerine uyulup uyulmadığını kontrol etmek zorundadır” dendiği, dolayısıyla davalı sigortanın bu olayda zararı ödemesinin gerektiğini, davacının talep ettiği 6480x3,11=20.152,80-TL sigorta hasar tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesinin uygun olduğu kanaati bildirilmiştir.24/02/2016 tarihli ek bilirkişi raporunda; Dava konusu ... no.lu Klasik Yangın Sigorta Poliçesi ile poliçenin tanzim edilmesinde temel teşkil eden ihale dokümanı ile ekleri olan sözleşme, idari şartname, teknik şartname ve eklerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; Teknik Şartnamenin 1. maddesindeki Sigorta Konusu gereğince yakıt tanklarının dava konusu yangın sigorta poliçesi kapsamında olduğu, ancak dava konusu somut olayda olduğu gibi emtia/yakıt teminatının ve yakıt kaybı teminatının, ihale dokümanı ile ekleri olan sözleşme, idari şartname, teknik şartname ve eklerinde kesinlikle talep edilmediği ve dolayısıyla bu dokümanlar doğrultusunda düzenlenmiş olan dava konusu ... no.lu Klasik Yangın Sigorta Poliçesinde de mevcut olmadığı, ayrıca yangın sigortası genel ve özel şartlarında da “yakıt tankının seviye kontrol borusunun üst bağlantı kelepçesinin gevşeyip hortumun verinden çıkması ve yakıt tankındaki mazotun dışarıya akarak zayi olması” olanını teminat kapsamına alan herhangi bir maddenin mevcut olmadığı, bu nedenle de dava konusu olayın ve oluşan zararın sigorta poliçesi kapsamında olmadığı ve davalı sigorta şirketinin dava konusu tazminat talebi ile ilgili olarak herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı kanaati bildirilmiştir.Mahkemece davacı vekilinin ek bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda dosyanın yeni oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi ile itirazları doğrultusunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği, sunulan 10/05/2017 tarihli 2. Bilirkişi raporunda; Dava konusu olayda Klasik Yangın Sigorta Poliçesi ile bu poliçenin tanzim edilmesine temel teşkil eden ihale dokümanları, sözleşmeler, idari ve teknik şartnameler ile ekleri incelendiğinde; teknik şartnamenin 1. maddesine göre yakıt tanklarının dava konusu Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında olduğu, ancak dava konusu olayda gerçekleştiği şekilde yakıt teminatının ve yakıt kaybı teminatının yukarıda belirtilen dokümanlara ve eklerine göre talep edilmesinin söz konusu olmadığı, tanzim edilmiş olan dava konusu Klasik Yangın Sigorta Poliçesi genel ve özel şartlarında yakıt kaybı teminatının bulunmadığı, yakıt tankında bulunan yakıtın seviyesini gösteren şeffaf plastik borunun üst bağlantı kelepçesinin gevşeyerek yerinden çıkması neticesinde yakıt tankında bulunan mazotun akarak zayi olmasının teminat kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla hortum kelepçesinin gevşemesiyle plastik hortumun yerinden çıkması sonucu oluşan dava konusu zararın, taraflar arasında akdedilmiş sigorta poliçesi kapsamında olmadığı, davalı tarafın, dava konusu tazminat talebinden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi açısından alınan 02/02/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Poliçe Ön yüzünde teminat altına alınan sigortalı kıymetlerin neler olduğu diğer bir ifade ile ( Bina, Emtea, Dekorasyon, Makine, Teçhizat, Demirbaş vs.) tanımlamaları altında yer alan Para ile ölçülebilir. kıymetlerden hangilerin alınan prim ile sigorta kuvertürüne dahil edildiği hususuna yine aynı şekilde poliçe önyüzünde yer verilmekte olup, somut poliçe açısından bu sigortalı kıymetlerin sadece ( Bina ve Makıne- Teçhizat ) olduğu, sigortacının sigortalıya ait emtealar için ise poliçe vadesinde oluşabilecek risklere karşı teminat verilmediği ve karşılığında bir prim ödenmediği, davaya konu yakıtın zayi olması şeklinde oluşan hasarın poliçede teminat altına alınan risklerden olmadığı ve ek sözleşme ile de teminat altına alınmadığı, davalı sigorta şirketinin ... İstasyonunda kalorifer sistemine ait 10 tonluk yakıt tankının 07.03.2014 tarihinde zayi olması şeklinde gerçekleşen rizikonun uyuşmazlık konusu sigorta poliçesi ile verilen kuvertur kapsamında gerçekleşen bir olay olmaması nedeniyle talep edilmesinin yerinde olmadığına, TTK'nun rizikonun gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevcut düzenlemeler uyarınca dava tarihi itibariyle sigortacının sorumluluğunda olduğu, kanıtlanmayan zarar tutarı dolayısıyla sigortacının temerrüdünün gerçekleşmediği ve davacı idareye karşı tazmin sorumluluğu bulunmadığı kanaati bildirilmiştir.Kural olarak geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğu gibi rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Ancak, sigortalı da rizikonun meydana geldiğini ve riziko sonucu oluşan zarar miktarını ispatlamalıdır.Taraflar arasındaki 35658762870 numaralı “Klasik Yangın Sigorta” poliçesinde “Bu sigorta ile yangın, yıldırımın, infilakın veya yangın ve infilakın sonucu meydana gelen duman, bulur ve hararetin sigortalı mallarda doğrudan neden olacağı maddi zararlar, sigorta bedeline kadar temin olunmuştur. Yine poliçenin 4. ve son sayfasındaki açıklamalar bölümünde “bu poliçenin düzenlenmesinde ... kayıt nolu ihale dökümündeki hususlar esas alınmış olup, sözkonusu ihale dökumanındaki (sözleşme, idari şartname, teknik şartname ve eklerinde) yer almayan çelişen ve aykırı olan ibare ve klozlar hükümsüzdür. İhale dökümanı ve eklerinde yer alan hususlar genel şartlardan önce uygulanır” hükmüne yer verilerek, ihale şartnamesinde yer alan hükümlerin öncelikle uygulanacağı düzenlenmiştir.İhale Teknik Şartnamesinin Sigorta Konusu başlıklı 1. Maddesi; "Sigorta konusu ilişik 24 sayfalık listede kayıtlı tüm taşınır ve taşınmaz varlıkların mutabakatlı değerler üzerinden teminat altına alınmasıdır. Bu varlıklar, bilumum bina ile bu binalarda bulunan demirbaşlar, her türlü makine ve tesisat, radar, kapalı devre TV sistemleri, bilgisayar işlemciler, IR kameralar, haberleşme ve güvenlik sistemleri, UPS'ler, jeneratörler, iklimlerndirme sistemleri, VHF/DF cihaz ve istasyonları, telsiz baz istasyonları, Alıcı ve verici istasyonları, ölçü aletleri, Radyo Link, PCM (phase code modilation), DSC (Digital Selective Calling) sistemleri, otomatik meteoroloji istasyonları, D-GPS istasyonları, taşınabilir AİS, transponderler, yüzey suyu ölçüm algılayıcı istasyonları, elektronik cihaz, malzeme, iskele, rıhtım, fener, şamandra, tahlisiye ve Trafik Gözetleme İstasyonları, sis düdükleri, radyofor, otomatik meteoroloji istasyonu sensörleri, yüzey suyu ölçüm cihazları, acil güç kaynakları, hammadde, yarı mamul madde, yedek parça, yakıt tankları, yapılan işle ilgili her türlü patlayıcı, ezcümle idareye ait tüm işyeri ve tesislerde mevcut, idareye ait yada idarece kullanılan her türlü menkul ve gayrimenkuldir." düzenlemesi kapsamında diğer menkul ve gayrimenkül tüm mallar gibi yakıt tanklarının da sigorla kapsamında alındığı aynı Teknik Şartnamenin 2.maddesinin 9. Bendinde de, yakıt ve sintine ile ilgili meydana gelebilecek herhangi bir hasar" ibaresi ile de yakıtın teminat kapsamında olduğu anlaşılmıştır.Somut uyuşmazlıkta davacı idarenin Kadıköy' de bulunan ... İstasyonunda bulunan 10 tonluk yakıt tankından yakıt gösterge çubuğunun 07.03.2014 tarihinde koparak düşmesi sonucu 6.463 lt yakıt emtiasının tahliye giderine akarak zayi olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki poliçede, poliçenin düzenlenmesinde ihale dökümündeki hususların esas alındığı ve ihale dökümanında yer almayan ve çelişen ve aykırı olana ibare ve klozların hükümsüz olduğu, ihale dökümanı ve eklerinde yer alan hususların genel şartlardan önce uygulanacağı düzenlenmiş ve İhale Teknik şartnamesinin 1.maddesinde de yakıt tankları ile idareye ait ya da idarece kullanılan menkul ve gayrimenkul tüm malların sigorta kapsamına alındığı, şartnamenin 2.maddesinin 9. Bendinde de yakıtın teminat kapsamında olduğu belirtilmiştir. Bu durumda oluşan zararın sigorta poliçesi kapsamında olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi ve teknik şartname kapsamında bu zarardan sorumlu olduğu anlaşılmış, 24.04.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, 6480x3,11=20.152,80-TL sigorta hasar tazminatının talep edilebileceği belirlenmiştir. Bu nedenle davacının dava dilekçesinde 20.099,93-TL hasar tazminatı talebinde bulunduğundan taleple bağlı kalınarak, rizikonun ihbar tarihi olan 12.03.2014 tarihinden 45 gün sonra, 29.04.2014 tarihinde davalı sigortacının temerrüte düştüğü anlaşıldığından 20.099,93-TL'nin 29.04.2014 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekir. Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/734 Esas, 2019/1099 Karar ve 26/11/2019 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KABULÜNE, 20.099,93-TL'nin 29.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.373,03 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 343,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.029,73 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından yapılan 25,20 TL başvuru harcı ve 343,30 TL peşin harç ile 439,35 TL posta masrafları ve 3.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.407,85 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,e)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından karşılanan 203,00 TL istinaf harçları ile 48,00 TL istinaf yargılama giderleri olmak üzere toplam 251,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının taraflara İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.02/05/2024