T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/249 Esas
KARAR NO: 2024/638
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 10/07/2020
NUMARASI: 2018/48 Esas, 2020/347 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 23/05/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 16/03/2016 tarihinde ... Yazılım Kullanma Lisans Sözleşmesi, ... Danışmanlık Sözleşmesi ve ... Yazılım Kurumsal Destek Sözleşmesi olmak üzere 3 ayrı sözleşme imzalandığını; müvekkili tarafından sözleşme gereği yükümlülüklerin sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirildiğini; ancak, ... Yazılımının kurulumunun %80 oranında tamamlanıp aktif hale getirilme aşamasında davalı tarafından yapılması gereken ödemenin davacıya yapılmadığını; ödemelerin davalı tarafından aksatıldığını; bu nedenle sistemin son aşamasına gelindiğinde müvekkili tarafından verilen hizmetin durduğunu; müvekkili tarafından "...Lisans Bedeli" açıklaması 25/11/2016 tarihli ve KDV dahil 175.820,00 TL bedelli fatura düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, davalının fatura bedelinin tamamını ödemediğini, ancak müvekkilinin vergi hukukundan kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkilinin alacağının tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını; davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere hesaplanacak oranda icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirketin lisansını satın aldığı programın müvekkili şirketin ihtiyaçlarına uygun şekilde çalışmasını sağlamayı taahhüt ettiğini; davacının taahhüdünü yerine getirmediğini, davacının ... Programını müvekkili şirketin sistemine yüklediğini ve davacı şirkete program bedeli ile davacı şirketin henüz tamamlamadığı danışmanlık hizmet bedelinin büyük bir kısmını ödediğini, davacı şirketin hizmeti sağlıklı şekilde vermemesi üzerine devamı ödemelerin haklı olarak durdurulduğunu, davacının yerine getirdiği iş bedelinden fazlasının ödendiğini belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Götürü bedelli sözleşmelerde gerçekleştirilen imalâta göre yüklenicinin hak ettiği iş bedeli, ödenmeyen iş bedeli ya da iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığı ve miktarının, gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre fiziki oranın tespiti ve bu oranın götürü bedele uygulanmak suretiyle hak edilen iş bedelinin hesaplanarak kanıtlanan ödemeler düşülmek suretiyle belirleneceğinin kabul edildiği, taraflar arasında sözleşmelerde ayrıca KDV uygulanacağına dair hüküm konulmadığı takdirde ise KDV’nin götürü bedeli dahil olduğu kabul edileceği, somut olayda, götürü bedele ayrıca KDV ilave edileceği düzenlendiğini, bu itibarla, davalının KDV tutarından sorumlu olduğunu, davalının, yukarıda izah edilen şekilde hesaplanacak davacının hak etmiş olduğu iş bedelini ve buna isabet eden KDV tutarı nedeniyle borçlu olup olmadığı hususu üzerinde durmak gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı olarak, birbiri ile uyumlu ticari defterlere göre; davacı tarafından davalıya 175.820,00 TL bedelli fatura düzenlenmiş, bunun karşılığında davalı tarafından davacıya 124.951,81 TL ödeme yapıldığını, alınan teknik bilirkişi raporuna göre; davacının sözleşme gereği üstlendiği ediminin %46,32'lik kısmını tamamlamış olduğunun tespit edildiğini, bu itibarla, davacının sözlemeden kaynaklı iş bedeli, dolayısıyla faturadan kaynaklı KDV alacağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili ve katıma yolu ile davalı vekil tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; dosyada iki kez rapor alındığını, ... programı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması taleplerinin dikkate alınmadığını, programa davanın müdahale imkanı bulunduğu, programı silebileceğinin bilirkişi tarafından tespit edildiği, davalı tarafından davaya konu icra dosyasına yapılan itiraz sonrası yapılan 5.000,00-TL'lik ödemenin borcu kabul anlamına geldiğini, gerekçeli kararda kısmi ödemeden bahsedilmediği ve dikkate alınmadığını, gerek davalı tarafından ve gerekse de taraflarınca sunulan e.posta yazışmalarından, kurulumun son aşamasına gelindiğinin tespit edildiğini, davalının bir tacir olarak müvekkili tarafından tarafına tebliğ edilen faturayı tebliğ aldığı, itiraz etmediği ve defterlerine işlediği; itirazı sonrasında da dosya borcuna mahsuben 5.000.-TL ödeme yaptığının Bilirkişi incelemesi ile tespit edildiğini, müvekkiline davalı tarafından gönderilen bir temerrüt beyanı, ayıplı hizmet ihtarı, sözleşme fesih beyanı ve benzeri herhangi bir bildirimin hiçbir zaman olmadığını, davalının sözleşmeyi halen feshetmediğini, davalının müvekkili tarafından kurulumu %80 aşamasına kadar tamamlanan sisteme, farklı bir şirket tarafından müdahale edildiği ve tamamlanması için 3.kişi şirket ile anlaşıldığını beyan ettiğini, bu durumun bile, programa müdahale edilmesi nedeni ile müvekkili tarafından kurulumun hangi aşamaya kadar tamamlandığının tespitinde sıkıntı yarattığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Katılma yolu ile Davalı vekilinin istinaf nedenleri olarak; Davacının hukuka ve yasaya aykırı istinaf başvurusuna karşı beyanlarımız ve davacının istinaf başvurusunun esastan reddi ile katılma yoluyla istinaf talebimize bağlı olarak kötü niyetli davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava; taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle düzenlenen fatura nedeniyle ödemek zorunda kalındığı iddia olunan KDV alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, 11/05/2017 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının davacı ... olduğu, asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 16.323,79 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, örnek no:7 ödeme emrinin borçluya 18/05/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 24/05/2017 havale tarihli itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği davacı vekili tarafından İİK 67.maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü sürede iş bu davanın açıldığı görülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili kararı istinaf etmiş, davalı vekili de kararı kötüniyet tazminatı yönünden katılma yoluyla istinaf etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan yazılım kullanma lisans sözlemesi, SAP Business danışmanlık sözlemesi ve ... yazılım kurulum destek sözleşmesi kapsamında tarafların sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirip getirmediği, getirdiği taktirde tamamlanma oranın ne olduğu, bu kapsamda davacının sözleşmede kararlaştırılan ücrete hak kazanıp kazanmadığı, kazandığı taktirde miktarının tespiti ile alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 18/02/2019 tarihli SMMM bilirkişi raporunda; tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiği, dava konusu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ticari defter ve kayıtların birbiri ile uyumlu olduğu belirtilmiştir. 17/04/2019 tarihli Bilgisayar Mühendisi bilirkişi raporunda; projenin %12'lik kısmının kurulumlara harcandığı ve tamamlandığı, projede analiz modelleme için ayrılmış %8.8'lik kısmın tamamlandığı, geliştirme taleplerinin ortalama değer olarak %25.52'sinin tamamlandığı, projenin toplamda %46.32'lik kısmının tamamlanmış olduğu tespit edilmiştir. Dava itirazın iptali davası olup davacı takip talebindeki talep ile sıkı sıkıya bağlıdır. Başka bir deyişle takip talebine konu edilmeyen faturalar ve alacak kalemleri davacı alacağına dahil edilerek hesaplama yapılarak hüküm kurulamaz. Davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında 25/11/2016 düzenleme tarihli 175.820,00 TL tutarındaki ... numaralı faturanın bir kısım alacağına ilişkin olarak takip başlatılmıştır.Mahkemece 10/03/2020 tarihli duruşmada, HMK'nın 31. maddesi gereği davacı vekilinden, talebine ilişkin hususları aydınlatması istenilmiş, davacı vekili 24/03/2020 tarihli beyan dilekçesinde; davaya konu icra takibi ile davacı şirket tarafından ödenen KDV bedelinin, verilen hizmete karşılık gelen kısmının davalıdan talep edildiği beyan etmiştir.Taraflar arasında akdedilen ... Yazılım Lisans Sözleşmesi'nin 3.3 numaralı maddesinde "Lisans bedeli Avrupa Para Birimi (Euro) cinsinden tespit edilmiş olup, lisans bedelinin tamamı tarafların işbu Anlaşma'yı imzalamasını müteakip, EK.1'de belirtilen lisans konusu Yazılım'ın Lisans Alan'a teslimi ile birlikte, Ek 1'de belirtilen tutarlara KDV ilave edilmek suretiyle Euro olarak faturalandırılacaktır. Lisans bedeli Ek-1'de belirtilen tarihlerde MİREN'e ödenecektir." düzenlenmiştir, Sözleşmenin Ek-1'in 2. maddesinde ise Sap Yazılım Kullanma Lisans Bedeli nin14.250 Euro + KDV olarak belirlendiği, lisans bedelinin 16.03.2016 tarihinde faturalandırılacağı belirtilmiştir.İstinafa konu uyuşmazlık, icra takibine konu 25/11/2016 düzenleme tarihli 175.820,00 TL tutarındaki ... numaralı ... Lisans Bedeli açıklamalı fatura nedeniyle, davacının ödediği KDV tutarının tamamlanan işe isabet eden kısmının davalıdan talebinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Somut davada taraflar arasındaki sözleşme kapsamı itibariyle bir danışmanlık ve hizmet sözleşmesi niteliğindedir. SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen 18/02/2019 tarihli rapora göre; davacı şirketin 2016-2017-2018 yılına ilişkin defterlerinin açılış tasdiklerinin TTK hükümlerine göre zamanında yapıldığı, ancak kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmadığı, davaya konu faturanın defterinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle 50.868,19-TL alacaklı göründüğü, davalı tarafından takipten sonra 07.07.2017 tarihinde yapılan 5.000,00-TL'nin düşümü yapıldığında, 45.868,19 TL alacaklı göründüğü tespit edilmiş, davalının incelenen 2015/2016 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde alındığı, ancak kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmadığı, davalı şirketin defterlerinde icra takibine konu faturanın kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle 50.868,19-TL davacıya borçlu olduğu, takip takip tarihinden sonra yapılan 5.000,00-TL ödeme mahsup edildiğinde davalı tarafın kendi defterlerine göre 45.868,19-TL borçlu göründüğü tespit edilmiş, ticari defter ve kayıtların birbiri ile uyumlu olduğu görülmüştür.Bilgisayar Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 17/04/2019 kayıtlı rapora göre; projenin %12'lik kısmının kurulumlara harcandığı ve tamamlandığı, projede analiz modelleme için ayrılmış %8.8'lik kısmın tamamlandığı, geliştirme taleplerinin ortalama değer olarak %25.52'sinin tamamlandığı, projenin toplamda %46.32'lik kısmının tamamlanmış olduğu tespit edilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar icra takibine konu faturaların her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu ve taraf defterlerinin uyumlu olduğu belirlenmiş ise de davacı ve davalı şirket defterlerinin incelenen döneme ilişkin kapanış tasdiklerini yapmadıklarından usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/4 maddesine göre, açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari kayıtlar sahibi aleyhine delil teşkil edeceğinden, somut olayda, davalının incelenen kayıtlara göre davacıya 45.868,19-TL borçlu oldugu anlaşılmaktadır. . Bu nedenle bu miktar yönünden aleyhe değerlendirmek gerekir. (Yargıtay 15 HD 2019/3193 E-2020/2111 K sayılı kararı) Davacı icra takibine ve davaya konu 40650 seri no.lu, 175.820,00 TL tutarlı fatura içeriği hizmetin %80'inin ifa ettiğini belirterek fatura bedelinin bu orana uygulanması sonucu bulunan bedelin KDV'si olan miktarı icra takibine konu etmiş ve 16.323,79.-TL harca esas değer üzerinden iş bu davayı açmıştır. Davalının aleyhine delil olan defterlerine göre davacıya 45.868,19-TL borçlu olduğu dikkate alındığında davacının talebi ile bağlı kalınarak davalının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.Kötüniyet tazminatı, İİK.nun 67. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre, takibinde haksız ve kötüniyetli görülen alacaklı diğer tarafın talebi üzerine reddolunan likit alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir. Somut olay bakımından, kötüniyet tazminatı koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin kötüniyet tazminatı hükmedilmesi gerektiğine dair istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle, davalının istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarı açıklanan nedenle kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/48 Esas, 2020/347 Karar sayılı ve 19/07/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 3-a)Davanın KABULÜNE,b)Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin takipteki koşullarla DEVAMINA,c)Alacak likit olduğundan hükmolunan 16.323,79.-TL'nin %20'si oranında hesaplanan 3.264,75 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 278,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 148,83 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,e)Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı ve 278,77 TL peşin harç ile 176,00 TL posta masrafları ve 2.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.690,67 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,f)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,G) Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 16.323,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
İstinaf Giderleri Yönünden;4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Davacı tarafından karşılanan 16,50 TL istinaf harçları ile 203,00 TL istinaf yargılama giderleri olmak üzere toplam 219,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,8-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının taraflara İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.23.05.2024