T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/494
KARAR NO: 2024/965
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/788
KARAR NO: 2020/616
KARAR TARİHİ: 30/11/2020
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı şirkete reklam hizmeti adı altında tanıtım filmi, senaryo hizmeti, tanıtım filmi yapım ve prodüksiyon hizmeti verdiğini, hizmet bedeli için 41.300,00 TL tutarında fatura düzenlediklerini, alacağın 15.000,00 TL'sinin ödenip kalan bedelin ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; icra takibinde ve davada müvekkilinin yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemesi olan İstanbul Anadolu İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkili icra dairesinde usulüne uygun bir icra takibi yapılmadığından davanın esasa girilmeden reddi gerektiğini, tarafların 15.000,00 TL bedel karşılığında tanıtım filmi yapılması konusunda anlaştığını, müvekkilinin sözkonusu bedeli davacıya ödediğini ve borcu kalmadığını, takibe dayanak faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacının kötü niyetli takip başlattığını savunarak davanın reddine ve davacının takip tutarının % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı tarafından sunulan BA-BS formlarınında dava konusu faturanın beyan edilmediği, SGK'dan gelen yazıda faturayı teslim alan ...'ın davalı şirkette çalışan olarak kaydına rastlanmadığı, bu durumda davacı tarafın alacağı kanıtlayamadığı, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının BA BS formlarını rapor alındıktan sonra sunduğunu, süresinde sunulmayan belgeye muvafakatları olmadığını, bilirkişi raporlarının çelişkili ve eksik olduğunu, bilirkişinin davalının sunduğu BA BS formlarını dikkate alıp, kendi sundukları BA BS formlarını dikkate almadığını, faturayı alan ...'ın şirketin çalışanı gözükmese dahi, şirket yetkililerinin akrabası olduğunu ve fiilen şirketin yetkilisi olduğunu, e-posta yazışmaları ve diğer delillerin değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, bakiye fatura alacağının tahsili için yapılan takibin itirazını istemine ilişkindir. Davacının tanıtım filmi yapım ve prodüksüyon bedeli olarak 10/05/2018 tarihli ve 41.300,00 TL fatura düzenlediği ve fatura bedelinden 26.300,00 TL kısmın ödenmediği gerekçesiyle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin .. Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü sürede takibe itirazın iptali ve takibin devamını talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. 1-Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki olduğu ve para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği gözetildiğinde, davacının yerleşim yeri icra dairesinde takip başlatmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Buna göre yetkili icra dairesinde takip başlatıldığından mahkemece itirazın iptali davasının esasının incelenmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. 2-İşin esası yönünden yapılan incelemede ise; Taraflar arasında tanıtım filmi yapım ve prodüksiyon hizmeti verilmesi işi olduğu ve davalının iş karşılığında 15.000,00 TL ödeme yaptığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, iş bedelinin 41.300,00 TL olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde mali müşavir bilirkişiden alınan rapor ve ek raporlarda; tarafların 2018 yılı ticari defterlerinin süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, kayıtların düzenli olduğu ve sahiplerine lehine delil teşkil ettiği, takip dayanağı 41.300,00 TL bedeli faturanın davacının defter ve kayıtlarına işlendiği, davalının faturaya karşılık 15.000,00 TL ödeme yaptığı ve davacının defter ve kayıtlarına göre davalının 26.300,00 TL borçlu göründüğü, davalının defter ve kayıtlarında söz konusu faturanın yer almayıp, 15.000,00 TL tutarında ödemenin kayıtlı olduğu, davalının sunduğu BA BS formlarında dava konusu faturanın beyan edilmediği, davacının sunduğu BA BS formlarında, davacının dava konusu döneme ait KDV hariç 70.000,00 TL tutarında fatura düzenlediği, dava tarihinden 15 ay sonra düzeltme beyanı vererek satışı KDV hariç 35.000,00 TL beyan ettiği belirtilmiştir. TTK'nın 21/2 fıkrası "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü düzenlemektedir. Ticari işletmesi ile ilgili bir faturayı alan tacir, faturaya aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde itirazda bulunmazsa o fatura münderacatını aynen kabul etmiş sayılır. YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Somut olayda, davacı iş bedelinin 41.300,00 TL olduğunu ileri sürmüşse de, 10/05/2018 tarihli ve 41.300,00 TL fatura davalının ticari defter ve kayıtlarına işlenmemiş, davalı faturayı BA BS formlarında da beyan etmemiştir. Ayrıca faturanın davalıya teslim edildiği de kanıtlanmış değildir. Diğer taraftan davacının sunduğu yazışmalarda da davalının iş bedelinin 35.000,00 TL + KDV olduğunu kabul ettiğine dair beyanına rastlanmamıştır. Şu halde davacının yapılan işin KDV dahil 41.300,00 TL olduğunu kanıtlayamadığı anlaşıldığından, mahkemece içeriği kabul edilmeyen faturanın dikkate alınmaması ve bakiye fatura alacağı yönünden davanın reddine karar vermesi yerindedir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/788 Esas 2020/616 Karar sayılı ve 30/11/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince istinaf başvurularının esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.19/09/2024