T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/468 Esas
KARAR NO: 2024/840
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/12/2020
NUMARASI: 2019/707 Esas, 2020/562 Karar
DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
KARAR TARİHİ: 11/07/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30/01/2006 tarihinden 20/03/2019 tarihine kadar müflis şirkette çalıştığını, müvekkilinin çalışanı olduğu ... Tur. A.Ş. hakkında İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/11/2018 tarih 2018/789 Esas ve 2018/1087 Karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiğini, iflas sürecinin İstanbul ... İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, müvekkilinin iş akdinin haksız yere feshedilmiş olması nedeniyle müflis şirketten alacaklarının iflas masasına kaydının yapılması için 15/04/2019 tarihinde kayıt talebinde bulunduğunu ve dilekçesinin 428 kayıt numarası ile kaydedildiğini ancak taleplerinin iflas idaresi tarafından reddedildiğini, bu nedenlerle müvekkilinin toplam 97.142,59 TL alacağının 1. sıradan rüçhanlı alacak olarak masaya kaydedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın davaya cevap vermediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının iş akdinin haksız olarak feshedilmiş olduğu gerekçesi ile taleple bağlı kalınmak kaydıyla davanın kabulü ile kıdem tazminatından kaynaklanan 78.485,84 TL, ihbar tazminatından kaynaklanan 11.875,38 TL, yıllık izin ücretinden kaynaklanan 5.824,00 TL ve ikramiye alacağından kaynaklanan 957,37 TL olmak üzere toplam 97.142,59 TL alacağın işçi alacağı niteliğinde olarak sıra cetveline kaydına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı tarafça iddia ettiği hususların somut delille ispatlanmadığını, iddia ve beyanların araştırılmadan doğru olduğunun kabul edildiğini, zamanaşımına ilişkin usul kuralına dair hususun ıslah ile ileri sürülmesine rağmen, mahkemenin bunu dikkate almadan hüküm vermiş olması nedeniyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, arabuluculuk şartı gerçekleşmeden açılan işbu davanın usulden reddi gerektiğini, bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmeden yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, duruşmaya geçerli bir mazeret bildiren davacı/davalının mazereti kabul edilmeksizin, ayrıca geçerli mazeretin gereği olarak, bir sonraki duruşma gün ve saati de tebliğ edilmeksizin yokluğunda karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle iddia ve savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle, usul ve yasaya aykırı kararın bu nedenle bozulması gerektiğini, davacının, davalı asil işveren yanında 30.01.2006 tarihinde işe başladığını, kendisinin SGK'ya işe giriş bildiriminin zamanında yapıldığını ve sigorta primlerinin eksiksiz ödendiğini, ayrıca davacının tüm hakedişleri ve ücretlerinin de ödendiğini, kendisinin davalı nezdinde hiçbir alacağı kalmadığını, davacının mesai saatlerinin, günlük 9 saat ve haftalık 45 saati geçmemekte ve bu sebeple müflis şirkette fazla çalışma yapılmadığını, ayrıca davalı şirkete ait iş yerinde Cumartesi-Pazar günleri, Ulusal Bayram ve Genel Tatiller ile Dini Bayramlarda çalışılmadığını, dolayısıyla davacının bu husustaki tüm beyanlarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketi nezdinde ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma yapılmadığından, davacı tarafın bu konudaki beyanları gerçeği yansıtmadığını, dolayısıyla bilirkişilerce yapılan bu hesaplamanın gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın UBGT yönünden alacağının bulunmadığını, davalının tüm yıllık izin alacakları davacıya kullandırıldığından davacının yıllık izin alacağının bulunmadığını, davacı şirketin iflas etmesinden hemen önce açılan bu davaya, Sayın Mahkemece taraf teşkili sağlanılamadan devam edildiğinden, müvekkil şirket nezdince dosyaya lehe hiçbir delil sunulamadığı gibi, dosyaya cevap da verilemediğini, müvekkili şirket nezdinde 13 maaş üzerinden çalışma olduğunu, işbu ikramiye alacakları yılın ilk 6 aylık diliminde ödenmekte iken, davacıya 2018 yılına ait ikramiye alacağının ödenip ödenmediği hususu tespit edilmeden, hesaplama yapılmasının, taraflarınca kabul edilemeyeceğini, davacının feshinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, iş akdinin, işçi tarafından bildirimsiz olarak feshedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; Davacının istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 235. maddesine göre açılan işçi alacağına dayalı kayıt kabul davasıdır. İİK'nun 235. maddesinde, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK'nun 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Çünkü 235. maddede açıkça 223. maddesi saklı tutulmuştur. İİK'nun 223/3. fıkra son cümleye göre, bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında İflas idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları, kendilerine tebliğ tarihinden itibaren başlar. İİK'nun 223/3. fıkrasına göre yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle İflas idaresinin kararlarının kendisine tebliğini istememiş olan alacaklı için, sıra cetveline itiraz davası açma süresi yukarıda belirtildiği üzere, sıra cetvelinin ilanından itibaren işlemeye başlar. Somut olayda, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı 21/01/2020 tarihli cevabi yazısında; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/789 esas sayılı dosyasından 06/11/2018 tarihinde iflasına karar verilen müflis ... Turizm A.Ş’nin tasfiye işlemleri müdürlüğün 2018/16 esas sayılı dosyası ile adi usulde yürütüldüğü, müflis şirket hakkındaki iflas kararı temyiz edildiği ve henüz kesinleşmediğinden 2. alacaklılar toplantısı yapılamadığı, davacının 428 nolu alacak kayıt dilekçesi ile Adi Tasfiyede Sıra Cetveli İlanında iflas idaresince verilen red kararının dilekçe ekinde sunulduğu bildirilmiş, red kararının davacıya 23/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Buna göre işbu davanın açıldığı 04/12/2019 tarihine göre davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyumazlık; davacının davalı müflis şirketten işçilik alacağı bulunup bulunmadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. 28/07/2020 tarihli bilirkişi raporu ile; davacının son aylık brüt ücretinin 7.551,92 TL, aylık yemek yardımının 750,00 TL ve aylık ikramiye alacağının 634,22 TL olduğu nazara alınmak suretiyle yapılan hesaplamada iflas tarihi itibariyle davacının net kıdem tazminatı alacağının 78.431,30 TL, ihbar tazminatı alacağının 15.051,80 TL, bakiye izin ücreti alacağının 11.337,75 TL ve ikramiye alacağının 957,37 TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından herhangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece; bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, zamanaşımına ilişkin usul kuralına dair hususun ıslah ile ileri sürülmesine rağmen, mahkemenin bunu dikkate almadan hüküm vermiş olması nedeniyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı gibi zamanaşımına ilişkin herhangi bir ıslah da yapılmadığından bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan, İİK‘nın 226 ve ilgili maddeleri uyarınca, masayı temsil eden iflas idaresinin, masa alacakları konusunda, belirli miktar alacak dışında serbestçe tasarruf hakkına sahip olmadığı, bu anlamda, ticari dava olmakla birlikte, 6102 sayılı TTK‘nın 5/A maddesi gereğince, ticari davalarda, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasına dair dava şartının, iş bu uyuşmazlıkta uygulanamayacağı anlaşılmakla davalı vekilinin arabuluculuk şartı gerçekleşmeden açılan işbu davanın usulden reddi gerektiği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı vekili bir diğer istinaf nedeni olarak duruşmaya geçerli bir mazeret bildiren davacı/davalının mazereti kabul edilmeksizin, ayrıca geçerli mazeretin gereği olarak, bir sonraki duruşma gün ve saati de tebliğ edilmeksizin yokluğunda karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de karar tarihli duruşmada taraf vekillerinin hazır bulunduğu anlaşılmış davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. HMK'nın 357 maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz etmemiştir. Davacı vekili, bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmeden yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini ileri sürmüş ise de Mahkemece tek bir bilirkişi raporu alındığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen, itirazların, istinaf aşamasında dinlenmesi mümkün değildir.İİK'nın 206. maddesinin 4/a bendi gereğince, işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatı alacakları birinci sıradaki alacaklardandır.Somut davada, davacı işçinin iş sözleşmesinin 20.03.2019 tarihinde feshedildiği ve müflis şirket hakkında 06.11.2018 tarihinde iflas kararı verildiği anlaşılmıştır. Davacının alacağı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı , yıllık izin ücreti ve ikramiye alacağıdır. Maaş, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağı da, İİK'nun 206. maddenin birinci sırasında yer alan alacaklardandır. Davacı ile müflis şirket arasındaki işçi-işveren ilişkisi iflas nedeniyle sona erdiğinden ve dava dilekçesindeki talep de gözetilerek kabul edilen işçilik alacaklarının, istinaf sebepleri de gözetilerek müflisin iflas masasına 1. sıra alacak olarak kaydına şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki, dosya kapsamına davacının işyeri dosyası bizzat davalı tarafından sunulmuş ve hükme esas alınan raporda; davacının son aylık brüt ücretinin 7.551,92 TL, aylık yemek yardımının 750,00 TL ve aylık ikramiye alacağının 634,22 TL olduğu nazara alınmak suretiyle yapılan hesaplamada, iflas tarihi itibariyle davacının net kıdem tazminatı alacağının 78.431,30 TL, ihbar tazminatı alacağının 15.051,80 TL, bakiye izin ücreti alacağının 11.337,75 TL ve ikramiye alacağının 957,37 TL olduğunun belirlenmiştir. Davalı, ödeme savunması ve izinlerin kullanıldığına yönelik dosyaya delil sunmadığı gibi bilirkişi tarafından yapılan bu hesaplamaya da itiraz etmemiştir. Bu nedenle davacı lehine usuli müktesep hak oluştuğu gözetildiğinde davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/707 Esas, 2020/562 Karar sayılı ve 09/12/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.11.07.2024