T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/843
KARAR NO:2024/1056
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy1. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO:2024/205
KARAR NO:2024/325
KARAR TARİHİ:27/03/2024
DAVA:KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ:03/10/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Konkordato talep edenler vekili dilekçesinde; müvekkil ... Şti.'nin, 05/04/2017 tarih ve ... sayılı .... Gazetesi tescili ile İstanbul merkezli .. Şirket olarak kurulduğunu, yurt içi piyasalara şubeleri vasıtasıyla kuruyemiş ve kuru bakliyat satışı yaptığını, şirketin bünyesinde 31/07/2021 tarihi itibariyle toplam 1287 kişinin istihdam edildiğini, şirketin, alımlarını vadeli ve peşin, ödemelerini ise günlük çek ve havale ile yaptığını, ülkemizin ve dünyanın ekonomik daralmasından kaynaklanan darboğaz neticesinde müvekkili şirketin de, bir konkordato ön projesi çerçevesinde faaliyetlerini değişen şartlara göre uyarlama ve yeni koşullara uyum sağlayarak daha sağlıklı bir şekilde faaliyetlerine devam etme kararı aldığını, bu sayede aktif pasif dengesini düzeltmek suretiyle mevcut borçlarını, şu an içinde bulunduğu ödeme güçlüğünden kurtularak ödeme imkânına kavuşacağını, konkordato ön projesi hazırlanan müvekkil ....-...'nın ise, 25/03/2016 tarih ve 9040 sayılı ....Gazetesi tescili ile İstanbul merkezli şahıs şirketi olarak kurulduğunu, ...'un aynı zamanda, şirket yönetim kurulu başkanı olduğunu, ... şahıs firmasının, yurt içi piyasada kuruyemiş ve kuru bakliyat satışı yaptığını, işletmenin bünyesinde 31/07/2021 tarihi itibariyle toplam 6 kişinin istihdam edildiğini, .... Şti.'nin konkordato ilan etmesi ile tüm alacaklıların ...'un şahsi mal varlığına yönelmesinin, ...'un da zor durumda kalmasına sebep olacağını ve ...'un, şirketin zor durumdan çıkmasını sağlayabilmek için taahhüt ettiği şahsi mal varlığındaki gayrimenkulleri satamayacağından hem kendisini hem de şirketi geri dönülemez bir duruma itmek durumunda bırakacağını, şirketin, 2017 senesinde ... tarafından kurulduğunu, kardeş şirket olan ... şahıs firmasının ise, 2016 yılında kurulduğunu, iki şirketin, aralarında organik bağ mevcut olduğunu ve ticari bütünlük arz ettiğini, ülkemizdeki ekonomik sorunlar nedeniyle talebin daralması neticesinde satışların düştüğünü ve şirketin, elde etmesi gereken nakitleri elde edemediğini, bu durumun da şirketin finansal krize girmesine neden olduğunu, kurların ve faiz oranlarının yükselmesinin, döviz cinsinden verilen çekler, finansal kiralama borçları ve hammadde maliyetleri üzerinde olumsuz etki yarattığını, müvekkili şirketin borçlarının vadesi ile alacaklarının vadesi arasındaki uyumsuzluk kredi kullanılarak giderilmeye çalışdığından önemli tutarda finansman maliyetine katlanıldığını, çeklerin vadelerinde ödenebilmesi ve çeklerin yazılmaması için şirketin, bazı dönemlerde zararına satışlar yaparak zarar edilmesine sebep olduğunu, finansman planlamasında hatalar yapıldığını, dünya genelinde yaşanan pandemi sebebiyle şirketin satış hacminin oldukça düştüğünü ve nakit yaratma sorununun gün geçtikçe büyüdüğünü, tüm bu sebeplerle karlılığı azalan ve dolayısıyla zarar eden şirketin, borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyememe durumu söz konusu olduğundan borçların tasfiyesi ve şirketin ticari faaliyetlerine devamının sağlanması amacıyla ortaklar kurulu toplantısında müvekkilleri bakımından konkordato talebinde bulunulmasına karar verildiğini, şirketlerin, borca batık durumda olmadığını, projeye göre, alacakların tahsili ve elde edilecek faaliyet kârları ile ödenmesi teklif olunan tutarın, adi alacaklıların alacaklarının tamamını karşıladığını, dolayısıyla, alacaklıların eline geçmesi muhtemel iflas garame payından çok daha fazla miktarda ödeme teklifinde bulunulduğunu, müvekkillerine ait konkordato projesinin, vade konkordatosu teklifi içerdiğini ve mühlet öncesi doğmuş olan borçların, konkordatonun tasdiki kararından itibaren 5 yıl vadede, her ayın 15'inde yapılacak ödemelerle tasfiye edilmesinin planlandığını, mühlet öncesi işlemiş faizlerin aynen ödeneceğini, ancak mühlet sonrası dönemde ise, faiz teklif edilmediğini, müvekkillerine ait konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren bağımsız makul güvence raporunun alındığını belirterek müvekkili şirketler lehine üç aylık geçici mühlet kararı verilmesine; müvekkil şirketlere bir geçici konkordato komiseri atanmasına; müvekkili şirketlerin mallarının muhafazası için gerekli tedbirler zımnında, şirketlerin malvarlığının korunması amacı ile konkordato mühletinin sonuna kadar, 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere icra ve iflas yoluyla takip başlatılmasının engellenmesine (ödeme emri gönderilmemesine); işbu konkordato talebinden önce müvekkili şirketlere karşı 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere başlatılmış bulunan tüm icra takiplerinin durdurulmasına; rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde malların muhafaza altına alınması ve satış işlemlerinin durdurulmasına; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına; mühlet öncesi yapılmış müstakbel alacakların temliki sözleşmeleri kapsamında, mühlet içinde doğacak alacaklar için temlik işleminin hükümsüz sayılmasına ve mühlet içinde ödemelerin komiser denetiminde şirkete yapılmasına (İİK m.294/6); şirketin keşide ettiği çeklere karşılıksız şerhi vurulmasının önlenmesine; alacaklı bankalardaki şirket hesaplarında mevcut blokajların kaldırılmasına; mühlet ve tedbir öncesinde gönderilen, müstakbel (doğacak) alacakların da haczini içeren haciz müzekkereleri ya da haciz ihbarnamelerinin mühlet içinde uygulanmamasına; mühlet kararından sonra hesaplara gelecek muhtemel paraların ve müvekkili şirketler lehine doğacak alacakların şirketlere ödenmesine; geçici mühlet kararı ile birlikte, mühlet içinde alacaklılar tarafından yapılabilecek takas ve mahsup işlemlerinin engellenmesine; mühlet boyunca müvekkili şirketler tarafından üçüncü kişilere verilen teminat mektuplarının nakde dönüştürülmesinin engellenmesine; konkordato projesinin gerçekleştirilebilmesi için zorunluluk arz ettiğinden, müvekkili şirketlerin malları üzerindeki mevcut muhafaza işlemlerinin, hacizler baki kalmak kaydıyla kaldırılarak şirkete yed-i emin olarak teslimine yönelik ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 22/06/2023 TARİH VE 2021/782 ESAS 2023/653 KARAR SAYILI KARARI İLE;Konkordato tasdik şartlarının gerçekleştiğinden bahisle talep eden ... Ticaret Limited Şirketinin konkordatoya tabi borçlarının, projesinin tasdik kararının ilanından sonra 2024 yılından başlamak ve her yılın Ocak ve Haziran ayının son iş gününde olmak üzere toplam 12 eşit taksitte ve faizsiz bir şekilde, ilk ödeme Ocak/2024 ve son ödeme Haziran/2029 olacak şekilde ödenmesine; talep eden ...'un konkordatoya tabi borçlarının, projesinin tasdik kararının ilanından sonra 2024 yılında başlamak ve her yılın Ocak ve Haziran ayının son iş gününde olmak üzere toplam 12 eşit taksitte, %100 ve faizsiz bir şekilde ödenmesine dair karar verilmiştir.
Karar bir kısım müdahiller tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN 23/11/2023 TARİH VE 2023/1058 ESAS 2023/1259 KARAR SAYILI İLAMI İLE;Mahkemenin kararının gerekçe kısmı ile hüküm kısmı arasında çelişki oluştuğundan bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 26/12/2023 TARİH VE 2023/1249 ESAS 2023/1184 KARAR SAYILI KARARI İLE;Davanın çekişmesiz yargı ve basit usule tabi olduğu ve yapılacak işin mahiyeti de dikkate alındığında istinaf ilamında, sadece gerekçedeki çelişkili ibareler ile sınırlı inceleme yapılması ve dosyanın esasına girilmemesi sebebiyle, bir anlamda hükümdeki hatanın tashihi olarak değerlendirilme yapılmış olup HMK'nun 304. maddesi de gözetilerek, Mahkemece, incelemenin sadece gerekçedeki maddi hatanın düzletilmesine yönelik olduğunun kabul edilmesi yanında, söz konusu borçlu şirketin tasdik sonrası ödemelerinin yaklaşması, alacaklılar bakımından gecikmenin söz konusu olmaması ve konkordato sürecindeki sürelerin ve işlemlerin bitmesi, tasdike ve konkordatoya dair bu aşamada yargılamayı gerektirir bir durum olmaması sebebiyle sadece önceki gerekçeli kararın gerekçe kısmında sehven maddi hata olarak geçen ibarenin, istinaf ilamı uyarınca çelişkiyi düzeltecek şekilde gerekçeli karardan kaldırılarak yeniden düzenlenmesi gerektiği ve tasdik şartları bakımından ise ilk kararda yer verilen gerekçelerin esas alındığı belirtilerek önceki kararda olduğu gibi konkordato tasdik şartlarının gerçekleştiğinden bahisle talep eden ....Şirketinin konkordatoya tabi borçlarının, projesinin tasdik kararının ilanından sonra 2024 yılından başlamak ve her yılın Ocak ve Haziran ayının son iş gününde olmak üzere toplam 12 eşit taksitte ve faizsiz bir şekilde, ilk ödeme Ocak/2024 ve son ödeme Haziran/2029 olacak şekilde ödenmesine; talep eden ...'un konkordatoya tabi borçlarının, projesinin tasdik kararının ilanından sonra 2024 yılında başlamak ve her yılın Ocak ve Haziran ayının son iş gününde olmak üzere toplam 12 eşit taksitte, %100 ve faizsiz olarak ilk ödeme Ocak/2024 ve son ödeme Haziran/2029 olacak şekilde ödenmesine dair karar verilmiştir.Karar bir kısım müdahiller tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN 22/02/2024 TARİH VE 2024/200 ESAS 2024/248 KARAR SAYILI İLAMI İLE; Konkordato talebinin niteliği gereği, 2004 sayılı İİK'nun 304. maddesinde, tasdik yargılamasının duruşmalı olarak yapılacağı ve duruşma gününün de aynı Kanunun 288. maddesi uyarınca ilan edileceği belirtildiğinden somut olayda, bu hususlara uyulmaksızın ve ayrıca tarafların bilgilendirilerek açıklama yapmalarına imkan tanınması hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı ve savunma hakkının bir gereği olduğundan bu ilkeler gözetilmeksizin Mahkemece dosya üzerinden karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca Mahkemenin ilk tasdik kararından sonraki gelişmelerin de dikkate alınarak konkordato projesinin uygulanabilirliğinin bulunup bulunmadığının ve başarı şansının olup olmadığının ilk tasdik kararından sonra ibraz edilen kayyım raporları incelenip gerekirse kayyımdan yeniden rapor alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 27/03/2024 TARİH VE 2024/205 ESAS 2024/325 KARAR SAYILI KARARI İLE;Kayyım ve bilirkişi heyeti raporlarına göre konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, tasdik sonrası meydana gelen gelişmeler dikkate alındığında borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerektiği gibi borçlunun, alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiğine dair gözetim kayyımı raporları da dikkate alındığında konkordato talep eden .... Şti. ve ...'un konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddi ile her ikisinin de İİK'nun 177/4 maddesi uyarınca ayrı ayrı iflasına, tasfiyenin .... Şti. yönünden adi tasfiye; ... yönünden ise basit tasfiye usulüne göre yapılmasına, tasfiye işlemlerinin İflas Müdürlüğünce ele alınmasına dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde konkordato talep edenler vekili ile müdahil ....AŞ tarafından istinaf edilmiştir. Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde; istinaf kaldırma kararından sonra Mahkemece dosyasının bilirkişilere tevdiine karar verilmiş ise de, geçici mühlet ile verilen tedbirlerin yeniden verilmesi yönünde bir karar verilmediğini, bilirkişi heyetinin ise eksik ve hatalı düzenlediği rapora istinaden Mahkemece iflas kararı verildiğini, öncelikle Mahkemece yargılama sırasından konkordato tedbirlerine hükmedilmemesinin hukuka aykırılık oluşturduğunu, çünkü konkordato kararının kaldırılması ile daha önceden verilen tedbirlerin tekrar yürürlüğe konulması gerektiğini, zira yargılama devam ettiğinden kanun koyucunun yargılama boyunca borçluyu koruma ilkesinin de devam ettiğini, tasdik olan projeye göre, 397 kişi/firma/bankanın toplam alacağının 153.334.219,23 TL olduğunu, ilk ödeme vadesi 31/01/2024 tarihi olup her yılın Ocak ve Haziran ayı sonunda olacak şekilde yapılacak ödemelerde son ödeme tarihinin 30/06/2029 tarihi olduğunu, ancak kayyım tarafından en son 30/11/2023 tarihli mali veriler dikkate alınarak rapor hazırlandığını, oysa 29/02/2024 tarihli mali verilerin dikkate alınması gerektiğini, şirketin yaptığı ödemelerin, mali dengesinin, ödeme kudretinin ancak bu veriler doğrultusunda ölçülebileceğini, Ocak ayı sonu mali verileri doğrultusunda ödeme yapılan kişi sayısı ve tutarı %90’lar civarında olmasına karşın bilirkişilerce güncel mali verilerin incelenmemiş olması nedeniyle ilk taksitte 397 alacaklıya 12.777.851,60 TL tutarında ödeme yapılması gerekirken 318 alacaklının 6.475.728,11 TL tutarındaki alacağının ödenmediğinin belirtildiğini, yine bilirkişi raporunda şirket ortağı ...’a ait 10 adet gayrimenkulün süreç içerisinde satışından şirkete 100.500.000,00 TL kaynak getirileceğinin öngörülmesine rağmen bu gayrimenkullerden 8 tanesinin rayiç değerinin altında olacak şekilde satıldığı ve satış bedellerinden ...’ya 12.875.000,00 TL geldiğinin tespit edildiğini, ancak bilirkişinin kayyım raporuna atıf yaparak bir değerlendirmede bulunduğunu ve usulüne uygun bir inceleme yapmadığını, zira, satışı yapılan gayrimenkullere karşılık şirket kaynaklarına aktarılan tutarların bilirkişi raporunda belirtilen tutarlardan çok farklı olduğunu, Mahkemece iflas kararı verilerek alacaklıların alacaklarına kavuşmasının engellendiğini ve minimuma indiğini, gayrı faal halde olmayan müvekkili şirketin tasdik sonrasında gayrı faal hale gelip aktif malvarlığını azaltıcı işlemler yaptığına ilişkin mahkeme kararının yerinde olmadığını, bilirkişi heyetince borca batıklığın tespitinde 29/02/2024 tarihine göre bir hesaplama yapılmadığı gibi en son 1 yıldan uzun bir süre önce yapılan bilirkişi değer tespit raporlarına atıf yapılarak raporun hazırlandığını, ancak 1 yılı aşkın sürede şirketin sahip olduğu tüm varlıkların değerleri doğal enflasyon verileri oranında artış göstermiş ise de bilirkişi heyetince işbu durumun dikkate alınmadan ve gün itibariyle değerleme yapmadan rayiç değer bilançosu oluşturulduğunu, oysa, borca batıklığın sadece dava tarihi itibari ile değil yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak son durumları itibari ile rayiç değerlere göre borca batık olup olmadıklarının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi heyetinin, şirket merkezine gelmediğini, faaliyetleri yerinde görmediğini, şirket yöneticilerinden detaylı bilgi almadığını, şirketin faaliyetlerini ve işlerini takip etmediğini, şirketin faaliyetini, envanterlerini ve stoklarını görmediğini, bu nedenle rapor yetersiz ve hatalı olduğundan yeni bir birlikişi heyetinden 29.02.2024 tarihli mali veriler doğrultusunda yeni bir rapor alınması taleplerinin kabul görmediğini, müvekkillerin aleyhine verilen iflas kararı ile kanunun amaçladığı, alacaklıların hukuki menfaatlerinin korunması ilkesine aykırı davranıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Müdahil .... AŞ vekili istinaf dilekçesinde; konkordato tasdik taleplerinin reddine ilişkin karar yerinde ise de, borca batık olmayan davacı şirketin iflasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle iflasa yönelik kararın kaldırılmasına ve yeniden yapılacak yargılama neticesinde konkordato taleplerinin reddi ile tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Talep, konkordatonun tasdikine ilişkindir.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için İİK'nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, borçlu şirketlerin muamele merkezi asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Aynı bilirkişi tarafından sunulan 02/12/2021 ve 24/03/2023 tarihli raporlar ile "...." markasının değeri tespit edilmiştir.Konkordato talep edenler adına kayıtlı makine, teçhizat, taşıt ve demirbaşların rayiç değerleri, 31/10/2021 tarihli mizan ve bilanço kayıtlarına göre incelenip
değerlendirilerek 29/11/2021 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.Aynı bilirkişi tarafından sunulan 08/12/2021 ve 28/03/2023 tarihli raporlar ile konkordato talep edenlere ait taşınmazların değerleri tespit edilmiştir.Aynı bilirkişi tarafından sunulan 16/12/2021 ve 28/03/2023 tarihli raporlar ile, merkez ve şubelerde (sondajlama usulü) bulunan mal stoklarının miktarı ve bu stokların rayiç değerleri tespit edilmiştir.Mahkemenin 28/09/2021 tarihli tensip ara kararı ile, konkordato talep edenler hakkında 28/09/2021 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiştir. 28/12/2021 tarihli duruşmada ise Mahkemece 28/12/2021 tarihinden itibaren bir yıl süre ile kesin mühlet verilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin 01/11/2022 tarihli ara kararı ile 28/12/2022 tarihinde sona erecek olan kesin mühletin, bitiminden itibaren 6 ay süre ile uzatılmasına karar verilmiş olup 22/06/2023 tarihli tasdik duruşmasında ise talep eden şirket ve gerçek kişi yönünden ayrı ayrı konkordatonun tasdikine karar verilmiştir. Bu hüküm, istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2023/1058 Esas 2023/1259 Karar sayılı ilamı ile, tefhim edilen hüküm ve gerekçeli karar arasında çelişki bulunması nedeniyle kaldırılmıştır. Bu sefer Mahkemece duruşma açılmadan dosya üzerinden yine tasdik kararı verilmiş olup bu karar da, istinaf edilmesi neticesinde Dairemizin 2024/200 Esas 2024/248 Karar sayılı ilamı ile, dosya üzerinden karar verilmesinin doğru olmadığı, ilk tasdik kararından sonra ibraz edilen kayyım raporları incelenip gerekirse kayyımdan yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle kaldırılmıştır. Son olarak ise Mahkemece istinaf başvurusuna konu olan bu karar ile konkordatonun tasdiki talebinin reddi ile borçlu şirket ve borçlu gerçek kişi tacirin ayrı ayrı iflaslarına karar verilmiştir.Mahkemenin ilk tasdik kararı ile birlikte, tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim denetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli tasdik kararından itibaren göreve başlamak üzere gözetim kayyımı atanmıştır.Kayyım tarafından sunulan 29/01/2024 tarihli 3. kayyım raporunda; borçlu şirket ve gerçek kişi tacire ait incelemelere dayanak alınan mali verilerin 30/11/2023 tarihini kapsadığı, ... Şti. yönünden; şirketin kuruyemiş ve kuru bakliyat alanında satış yapan perakende marketler zinciri olduğu, 10.000 m2 toplam alanda bulunan merkez binasında yönetim kadrosu olup tedarikçilerden alınan ürünlerin merkez binadaki depolarda stoklanarak buradan şubelere dağıtımının yapıldığı, borçlu şirketin mevcut makine, tesisat, demirbaşları, 86 şubesi ve 675 çalışanı ile faaliyetlerine kesintisiz devam ettiği, şirketin 2022 yılında toplam 365.794.111,02 TL net satış, buna mukabil 7.102.173,23 TL faaliyet kârı, 9.388.947,08 TL vergi öncesi dönem kârı elde ettiği, 2023 yılı ilk 11 aylık dönemde de 302.796.085,82 TL net satış, buna mukabil (-) 959.774,07 TL faaliyet zararı, diğer gelirlerden sonra 5.487.586,83 TL dönem kârı elde ettiği, şirketin satış maliyetleri 2022 yılında %57 oranında gerçekleşmişken, 2023 yılı ilk 11 aylık dönemde ise %48 oranında gerçekleşmiş gözüktüğü, her ne kadar 2023 yılı 11 aylık dönemde satış maliyetleri %48 oranında raporlanmış ise de, şirketin önceki yıllarda dahil olmak üzere hiçbir dönemde satış maliyetleri bu kadar düşük olmayıp satış maliyetlerinin çelişkili olduğunun değerlendirildiği, faaliyet giderleri 2022 yılında %40 oranında, 2023 yılı ilk 11 aylık dönemde ise %53 oranında gerçekleşmiş gözüktüğü, şirketin 2023 yılı 11 aylık dönemde faaliyetlerinden dahi zarar ettiği, keza 2022 yılı ortalamasına göre satışları %10 oranında düştüğü, 30.11.2023 tarihi itibariyle kaydi özkaynaklarının (+) 43.771.237,35 TL olduğu, şirketin gerek personel maaşlarını, gerekse kiralanan şubelerin kiralarını 2-3 ay geriden ödediği, çıkan personelin yasal haklarının ödenmemesi nedeniyle birçok işçilik alacağı davası açıldığı, tasdik olunan projedeki adi alacaklılar yönünden ödeme vadelerinin 31.01.2014 tarihinde başladığı ve dolayısıyla adi alacaklılar yönünden vadesi gelen bir ödeme olmadığı, şirketin sunmuş olduğu nihai projede şirket ortağı ...'a ait 10 adet gayrimenkulün süreç içerisinde satışından şirkete 100.500.000,00 TL kaynak getirileceğinin öngörüldüğü, ... tarafından bu gayrimenkullerden 8 tanesinin rayiç değerinin altında olacak şekilde satıldığı ve satış bedellerinden ...'ya 12.875.000,00 TL geldiğinin tespit edildiği, ipotek karşılığı bankalara ödenen bedel olup olmadığının ise şirket tarafından henüz tevsik edilemediği, ...'un gayrimenkullerinden geriye rayiç değeri 15.600.000,00 TL olan 2 adet gayrimenkul kaldığı, dolayısıyla şirketin sunmuş olduğu nihai projesindeki kaynakların çok önemli bir bölümünün gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığı, şirketin bu kaynak açığını bertaraf edecek şekilde yeni bir kaynak sunmaması halinde İİK m.306 gereği şirketin ödeme gücünü muhafaza ettiğinden bahsedilemeyeceği, borçlu gerçek kişi tacir ... yönünden; konkordatosu tasdik olan gerçek kişi tacirin esas faaliyet alanının Esenyurt'ta bulunan 190 m2 alana sahip kiracı olduğu dükkanında kuruyemiş ve kuru bakliyat satışı yaptığı, borçlunun mevcut tesisat, demirbaşları ve 5 çalışanı ile faaliyetlerine kesintisiz devam ettiği, gerçek kişi tacirin 2022 yılında toplam 3.486.189,01 TL net satış, buna mukabil 142.965,44 TL faaliyet kârı, 141.415,12 TL vergi öncesi dönem kârı elde ettiği, 2023 yılı ilk 11 aylık dönemde de 3.516.839,61 TL net satış, buna mukabil 611.922,26 TL faaliyet kârı, 805.474,40 TL dönem kârı elde ettiği, satış maliyetlerinin 2022 yılında %60 oranında, 2023 yılı 11 aylık dönemde ise %41 oranında gerçekleşmiş gözüktüğü, borçlunun satış maliyetlerinin önceki yıllarda dahil olmak üzere hiçbir dönem %41 oranında gerçekleşmediğinden satış maliyetlerinin çelişkili olduğunun değerlendirildiği, faaliyet giderleri 2022 yılında %35 oranında, 2022 yılı ilk 11 aylık dönemde ise %41 oranında gerçekleştiği, 2022 yılı ortalamasına göre 2023 yılı ilk 11 aylık dönemde satışlarda %49 oranında artış gözlemlendiği, ancak 2023 yılında enflasyonun %80'ler seviyesinde olduğu dikkate alındığından satışlarının enflasyonun çok altında kaldığının değerlendirildiği, 30.11.2023 tarihinde kaydi değerli özkaynaklarının (+) 2.920.202,03 TL olduğu, tasdik olunan projedeki adi alacaklılar yönünden ödeme vadelerinin 31.01.2024 tarihinde başladığı ve dolayısıyla adi alacaklılar yönünden vadesi gelen bir ödeme olmadığı, borçlu gerçek kişiye ait olan ve nihai konkordato projesinde gerek ... gerekse ... şirketi için kaynak olarak gösterilen 10 adet gayrimenkulden 8 adedinin satıldığı, söz konusu gayrimenkuller yönünden Mart/2023 tarihinde yaptırılan rayiç değer tespitinde rayiç değerleri toplamının 47.050.000,00 TL tespit edildiği, borçlu tarafından ise 32.701.000,00 TL'ye satıldığı bilgisi verildiği (tapuda satış değeri daha düşüktür), yine söz konusu gayrimenkuller üzerinde banka ipoteği olduğundan, alıcıların öncelikle bankalara olan ipotek borçlarını ödeyerek ...'a 16.280.006,00 TL ödeme yapıldığı bilgisinin verildiği, ancak... ve ... ticari defterleri incelendiğinde ise gayrimenkul bedellerinden toplam 12.875.000,00 TL geldiğinin tespit edildiği, yine borçludan bankalara ipotek borçları için ödenen tutarların bankalardan alınan yazılar ile tevsik edilmesi istenmesine rağmen rapor tarihi itibariyle bankalardan yazı alınması işleminin devam ettiği bilgisinin verildiği, söz konusu gayrimenkullerden 3 adet villanın borçlunun babası, kardeşi ve akrabasına satıldığının gözüktüğü bildirilmiştir.Kayyım tarafından sunulan 01/03/2024 tarihli 4. kayyım raporunda; işbu rapor tarihi itibariyle borçlu şirketin 31.01.2024 tarihli 1. taksit ödemesinin vadesinin geldiği, ... Şti. yönünden; şirketin tasdik olan projesindeki ödeme tablosuna göre toplam 397 kişi/firma/bankanın toplam alacağının 153.334.219,23 TL olduğu, tasdik olan konkordato projesine göre borçlu şirketten alacaklı olanların sayısı 397 kişi olup 31.01.2024 tarihinde 1. taksit ödemesi olarak borçlu şirketin ödemesi gereken tutarın 12.777.851,60 TL olduğu, borçlu şirketin ise 31.01.2024 tarihli 1. taksit ödemesi kapsamında toplam 6.302.123,49 TL ödeme yaptığı, 318 kişinin toplam 6.475.728,11 TL alacağı ödenmemiş olup borçlu şirket tarafından ödemelerin devam ettiği, borçlu gerçek kişi tacir ... yönünden; borçlunun tasdik olan projesindeki ödeme tablosuna göre toplam 26 kişi/firma/bankanın toplam alacağının 26.370.026,21 TL olduğu, tasdik olan konkordato projesine göre borçlu gerçek kişi tacirden alacaklı olanların sayısı 26 kişi olup 31.01.2024 tarihinde 1. taksit ödemesi olarak borçlunun ödemesi gereken tutarın 2.197.502,18 TL olduğu, borçlunun ise 31.01.2024 tarihli 1. taksit ödemesi kapsamında toplam 1.567.759,94 TL ödeme yaptığı, 16 kişinin toplam 629.742,25 TL alacağı ödenmemiş olup borçlu tarafından ödemelerin devam ettiği bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 14/03/2024 tarihli raporda; ... Şti. yönünden; şirketin tasdik edilen konkordato ödeme planına göre daha ilk taksitten ödemelerini tam olarak gerçekleştirememesi, konkordatonun tüm imkanları kullanılmasına rağmen halen personel maaşlarının ve güncel kira borçlarının 2-3 ay geriden ödeniyor olması, nihai projede 2023 yılının Mart - Aralık aylarına ilişkin dönemde faaliyetlerden 10.046.358,00 TL kâr hedeflenmesine rağmen 2023 yılının 11 aylık döneminde faaliyetlerden 959.774,07 TL zarar raporlanması, şirketin kaynak olarak gösterdiği taşınmazları rayiç değerinin altında -bir kısmını da akrabalarına- satması ve bu satışın kaynak hedeflerinde sapmaya neden olması hususlarının konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığını gösterdiği, şirketin kamuya olan yükümlülüklerini yerine getirmediği, geçici mühlet tarihi olan 27/09/2021 tarihinde 17.286.192,83 TL olan kamu borçlarının 30/11/2023 tarihi itibariyle 89.295.686,36 TL'ye yükseldiği, şirketin kamu borçlarını ödemeyerek kendisini bu yolla finanse ettiği, böyle bir finansman yönteminin kabul edilebilirliğinin bulunmadığı, şirketin 30/11/2023 tarihi itibariyle rayiç değerlere göre özvarlıkları toplamının (-) 173.710.742,51 TL olarak tespit edildiği yani şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu, şirketin iflası koşullarının oluştuğuna kanaat getirilmesi durumunda, İİK m.308, f.2 uyarınca tasfiye türünün adi tasfiye olarak kararlaştırılabileceği, borçlu gerçek kişi tacir ... yönünden; borçlunun konkordato ödeme planına göre daha ilk taksitten ödemelerini tam olarak gerçekleştirememesi ile derdest dosyadan konkordato talep eden .... şirketinin mevcut olumsuz durumunun, ...'un ilgili şirketin banka borçlarına olan müteselsil kefaleti sebebiyle doğuracı olumsuz sonuçlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ...'un konkordatoyu başarıya ulaştırmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, gerçek kişi tacir ...'un 30/11/2023 tarihi itibariyle rayiç değerlere göre özvarlıkları toplamının (-) 9.903.057,76 TL olduğu, diğer bir anlatımla rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu, gerçek kişi tacir ...'un iflası koşullarının oluştuğu kanaatine varılması durumunda, İİK m.308, f.2 uyarınca tasfiye türünün basit tasfiye olarak kararlaştırılabileceği bildirilmiştir."...Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak malvarlığını korumaya amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatmin edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/1481 Esas 2022/2121 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, bilirkişi heyetince düzenlenen son rapor ve tasdik kararından sonra gözetim kayyımı olarak atanan kayyım raporlarından anlaşılacağı üzere, borçlu şirketin, alacaklılarına daha ilk taksitte ödemelerini tam olarak gerçekleştiremediği, konkordatonun sağladığı imkanlara rağmen borçlu şirketin personel maaşlarını ve güncel kira borçlarını 2-3 ay geriden ödediği, yine borçlu şirketin satışlarının konkordatonun tasdik tarihinden sonra oldukça düşük seviyelerde gerçekleştiği gibi faaliyetlerinden de zarar ettiği, ayrıca satış maliyetlerinin çelişkili olduğu, borçlu şirketin nihai projesinde, yetkilisi ...'a ait 10 adet taşınmazın süreç içerisinde satılarak şirkete 100.500.000,00 TL kaynak getirileceği öngörülmüş ise de, bu taşınmazların 8 adetinin rayiç değerinin altında satılması sonucunda (3 tanesinin ise şirket yetkilisinin akrabasına satıldığı) şirkete sadece 12.875.000,00 TL geldiği ve kalan 2 adet taşınmazın -ayrıca üzerlerinde ipotek bulunduğu- rayiç değerinin ise 15.600.000,00 TL olduğu gözetildiğinde bu yönüyle borçlu şirketin hedeflerinde büyük oranda sapma meydana geldiği, yine borçlu şirketin kamuya olan yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle geçici mühlet tarihi olan 27/09/2021 tarihinde 17.286.192,83 TL olan kamu borçlarının 30/11/2023 tarihi itibariyle 89.295.686,36 TL'ye yükseldiği ve bu şekiyde şirketin, kamu borçlarını ödemeyerek kendisini bu yolla finanse ettiği hususları dikkate alındığında borçlu şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırmasının mümkün olmadığı anlaşılmış olup borçlu gerçek kişi tacirin de, alacaklılarına daha ilk taksitte ödemelerini tam olarak gerçekleştiremediği, satışlarının enflasyonun çok altında kaldığı gibi satış maliyetlerinin de çelişkili olduğu, borçlu gerçek kişi tacirin münferiden sorumlu olduğu borçları dışında aynı zamanda derdest dosya kapsamında konkordato talep eden yetkilisi olduğu şirketin banka borçlarının da müteselsil kefili olduğu ve az önce açıklandığı üzere şirketin mevcut olumsuz durumunun, borçlunun müteselsil kefaleti sebebiyle doğuracağı olumsuz sonuçlar dikkate alındığında borçlu gerçek kişi tacirin de konkordatoyu başarıya ulaştırmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Bu nedenle, Mahkemece verilen ilk tasdik kararından sonra sunulan kayyım raporları ve son alınan bilirkişi heyeti raporuna göre tespit edilen gelişmeler dikkate alındığında borçlu şirket ve gerçek kişi tacirin proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının bulunduğundan söz edilemez. Uygulanabilirliği bulunmayan konkordato projesinin başarı şansı olmadığından konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine yönelik tesis edilen karar isabetli olmuştur."...Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/1521 Esas 2024/1969 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, karar tarihi gözetildiğinde 30/11/2023 tarihli kaydi bilançonun ve bu bilançodan hareketle dosya kapsamında yer alan teknik raporlar dikkate alınmak suretiyle hazırlanan 30/11/2023 tarihli rayiç bilançonun esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, buna göre borcu batıklık konusunda yeterli ve gerekli inceleme ve değerlendirmelerin yapılarak borca batıklıklığın usulünce tespit edildiği, bu doğrultuda yapılan hesaplama uyarınca borçlu şirketin 30/11/2023 tarihi itibariyle rayiç değerlere göre özvarlıkları toplamının (-) 173.710.742,51 TL borçlu gerçek kişi tacirin ise 30/11/2023 tarihi itibariyle rayiç değerlere göre özvarlıkları toplamının (-) 9.903.057,76 TL olduğunun, bir başka anlatımla her ikisinin de rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğunun tespit edildiği, bu açıdan bilirkişi heyetince sunulan raporun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, borçlu şirket yetkilisi olan ve aynı zamanda konkordato talep eden ...'a duruşma gün ve saatinin tebliğ edildiği, adı geçenin duruşmada hazır bulunduğu ve beyanının alındığı, 2004 sayılı İİK'nun 308/2 maddesi uyarınca tasfiye usulünün belirlendiği anlaşılmakla Mahkemece konkordato talep edenler hakkında verilen iflas kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.Sonuç itibariyle, hem borçlu şirketin hem de gerçek kişi tacirin konkordatoyu başarıya ulaştırması mümkün olmadığı gibi her ikisinin de rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu anlaşılmakla Mahkemece konkordatonun tasdiki taleplerinin reddi ile iflasa yönelik tesis edilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan konkordato talep edenler vekili ile müdahil .... AŞ vekilinin istinaf başvurularının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Bakırköy1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/205 Esas 2024/325 Karar Sayılı ve 27/03/2024 karar tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan konkordato talep edenler vekili ile müdahil .... AŞ vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harç konkordato talep edenler vekili ile müdahil .... AŞ vekili tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 308/a bendi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/10/2024