T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1486 Esas
KARAR NO: 2023/1356
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 19/11/2019
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 07/12/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili sigorta şirketi nezdinde Ticari Paket Sigorta poliçesi ile sigortalı ...'a ait gaz hattının davalılar tarafından hasara uğratıldığını ve bu sebeple sigortalısına 21/06/2017 tarihinde 5.324,32 USD hasar tazminatı ödendiğini, müvekkilinin ödediği 5.324,32 USD'nin davalıdan rücuen tahsilini teminen davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .. E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçluların icra takibine kötü niyetle itiraz ettiğini, takibin durduğunu beyan ile davalıların icra takibi yapmış oldukları itirazın iptaline, %20 oranında icra tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi, duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafından takibe konu edilen zarar miktarının çok fahiş olduğunu, müvekkillerinin uğranılan gerçek zarar miktarı ile asli talep hakkı sahibi ...'a karşı sorumlu olduğunu, halefi davacı sigorta firmasının müvekkilerinden talep edebileceği bedelin de bu gerçek zarar miktarı olduğunu, gerçek zararı aşan miktarın sigortaca asli talep hakkı sahibi ...'a ödenmiş olmasının, müvekkillerine bu bedeli ödeme mükellefiyetinin yüklenemeyeceğini, davacının davasını ispatlaması gerektiğini, davacı tarafından belirlenen zarar miktarının büyük ekseriyetinin gaz açma -kapama bedelinin oluşturduğunu, bu bedelin müşteri ile imzalanan sözleşmeden kaynaklı ve borcu nedeniyle gazı kesilen abonelerden alınan bir bedel olduğunu, gaz açma kapama bedelinin müvekkilerinden tahsil edilebilmesi için bu işlemin davacı açısından ek bir maliyete sebebiyet vermiş olması gerektiğini, bu hususun bilirkişi incelemesi ile teyit olunacağını, davacı sigorta firmasının asli talep hakkı sahibi sigortalısı ...'a zarar miktarı olarak belirlenen bedelin tamamını ödediğini, taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesi incelendiğinde muafiyet miktarı var ise bu muafiyet oranının da sigortalısına yaptığı lütuf ödemesi olarak değerlendirilmesi ve hukuken müvekkilerinden talep edilmemesi gerektiğini, icra takibinden önce müvekkili açısından temerrüt oluşmadığını, davacının haksız kazanç sağlamaya matuf taleplerinin ve davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı İSKİ vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; müvekkiline bu olayda husumet tevcih edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, borçlar kanununa göre tazminat sorumluluğunun doğması için tazminat talep edilenin zarara neden olayda kasıt ihmal, teseyyüp ya da kusurunun olması, tazminat talep edilen ile hasar arasında bir iliyet bağının bulunması gerektiğini, müvekkilinin olayda kastı, kusuru ihmali bulunmadığını, zararla müvekkili arasında bir iliyet bağının kurulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin bir kamu kuruluşu olduğunu inşaat işleriyle uğraşmadığından bu işleri ihale yoluyla ve istisna akdiyle yüklenici firmalara yaptırdğını, işi yapacak olan firmanın elemanlarının müvekkilinin gözetim ve denetiminde olmadığını, müvekkilinin iş yapıldıktan sonra yapılan işin teknik şartnameye uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetlemekte bunun dışında bir denetim yapmadığını, işin yapımı esnasında işi yapan yüklenici firma eleman ve işçilerine nezaret etmediğini, yüklenici firma çalışanlarının müvekkili idarece denetlenmesinin söz konusu olmadığını, davacının karşılıklı kusur dumunun araştırılması gerektiğini, müvekkilinin davacıya kesinleşmiş bir borcu olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin temerrüdü söz konusu olmadığından ancak dava tarihinden sonrası için yasal faiz istenebileceğini, talep miktarının dovize dayalı olarak istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu olayda müvekkili idareye atfedilecek kusur olmadığı gibi olayla ilgisinin bulunmadığından davanın öncelikle husumetten olmak üzere esastan da reddini, dava müvekkili idare açısından kötü niyetle açıldığından %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasnıa karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince, davacının 13.062,00 TL' lik sayaç açma kapama bedelinin, bu bedelin hattan geçen gazı kullanan müşterilerden alınan bir bedel olduğundan, 701,20 TL personel gideri ile 89,10 TL araç giderlerinin davacının sigortalısı gaz idaresinin araç ve maaşlı çalışanları vasıtası ile yaptırılacak işlerden olması nedeniyle, davacı sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine ödenmiş olsa dahi, hasara sebebiyet veren şirket, üst işveren ve şahıstan talep edilmesinin haklı ve yerinde olmadığı, davacının davalılardan malzeme ve araç gideri isteyebileceği, davacının sigortalısına gaz gideri ve malzeme gideri bakımından ödemiş olduğu 1.505,39 TL' nin davalılardan rücuen tahsilini talep etmekte ve bu miktar yönünden icra takibi yapmakta haklı olduğu, ancak bu meblağından davalılardan ... Taah. San ve Tic. Ltd Şti ve ...'ın kabulünde olduğu ve ayrıca bu açıdan davalılar tarafından icra dosyasına, dava açılmadan önce ödeme yapılmış olduğu anlaşılmakla, davacının davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece, bilirkişi raporuna yapmış olduğumuz itirazlar değerlendirilmediğini, zira Sayaç Açma kapama bedelleri bakımından dosyaya sunmuş olduğumuz emsal rapor ve kararlar dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, bununla birlikte bilirkişilerce hesaplanan talep edilebilir tazminat miktarının 2.295,69 TL olmasına ve davalılarca yapılan ödeme 1.957,57 TL olmasına rağmen eksik hesaplamayla davanın reddi karar verildiğini, bu çerçevede hatalı ve eksik hususlara dayanarak verilen yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava; davacı sigorta şirketinden ticari paket sigortası bulunan dava dışı ...'a ait, gaz hattına davalıların hasar vermesinden dolayı ödenen zarar tutarının davalılardan rucüen tahsili istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası getirilmiş, yapılan incelemesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine toplam 5.324,32 USD=18.811,35(1USD=3,5331 TL) üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiği, takibin durduğu görülmüştür. Mahkemece alınan 03/01/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; dava konusu kazanın, kazı çalışması esnasında doğalgaz boru hattına zarar vermek sureti ile gerçekleştiği, dava konusu kazada oluşan hasarın bedelinin ... tarafından hazırlanan belgeye göre 15357.69 TL (KDV dâhil) olduğu belirlendiği, Sigortacı ( Davacı ) meydana gelen hasarda sorumlu kişi ve kişilere karşı TTK 1472 maddesine istinaden rücu edebileceği hasara ait gider kalemleri incelendiğinde; hasar için çalışılan süre olan 300 dakikanın uygun görüldüğü, malzeme ve araç giderleri; malzemelerin ve araçların hasarın onarımı için kullanılmasından dolayı uygun görüldüğü, personel gideri; onarımı gerçekleştiren personelin çalıştığı süre olan 300 dakika için belirlenen bedelin uygun görüldüğü gaz gideri; hasar sonrasında dışarı çıkan gazdan dolayı oluşan bedelin uygun görüldüğü, sayaç açma-kapama bedeli; bu bedel hasar gören hattan geçen gazı kullanan müşterilerden alınabilen bir bedel olduğu için hasara neden olan taraflardan bu şekilde bir bedel talep etmenin uygun görülmediginin tespit edildiği, yapılan değerlendirme ve tespitler neticesinde, davaya konu kazada meydana gelen hasar nedeniyle oluşan bedelin 2,295.69 TL olabileceği, sayaç açma-kapama bedelinin talep edilmesinin uygun olmayacağı kanaatini bildirir raporunu takdiri mahkememize ait olmak üzere bildirmişlerdir. Hesaplamaların USD üzerinden yapılması için ek rapor düzenlenmesinin istenmesi üzerine, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 31/07/2019 tarihli raporda; dosya içerisinde belgeler incelendiğinde, 29/07/2016 tarihli hasar onarım giderleri belgesinde davaya konu kazada, malzeme giderleri:12,14 TL, personel giderleri: 701,20 TL, araç giderleri:89,10 TL, gaz giderleri:1.493,25 TL olmak üzere toplam: 2.295,69 TL mapfre sigorta tarafından gönderilen makbuz işlem tarihinin 18/04/2017 olduğunun görüldüğü, kök rapordaki bedel 2.295,69 TL, TCMB Efektif Satış kuru USD/TRY (18.04.2017)3.6960, hesaplanan bedel:621,13 USD olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Mahkemece, 13.062 TL sayaç açma kapama bedeli, 89,10 TL araç gideri, 701,20 TL personel gideri zararının davalılardan istenilemeyeceği, sadece 1.493,25 TL gaz gideri, 12,14 TL malzeme gideri olmak üzere 1.505,39 TL'nin davalılardan talep edilebileceği, bu miktarın icra dosyasına dava açılmadan önce ödendiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde açıklandığı üzere, sayaç açma kapama bedelinin nihai tüketicilere gaz bağlanması işlemi sırasında yapılan açma kapatma bedeli olarak tüketicilerden alındığı, dava konusu gaz kaçağı hasarı nedeniyle bunun dışında açma kapama bedeli alınmasını gerektiren başkaca zararın olduğu hususunun davacı sigorta şirketi tarafından ispat edilemediği yine emsal Yargıtay kararlarına dayalı olarak mahkemece tamiratın sigortalının kendi çalışanlarınca ve kendi araçlarında giderilmiş olması nedeniyle talep edilen personel gideri ve araç gideri zararının da oluşmuş sayılamayacağı, bu yönlere ilişkin davacı istinaf talebinin yerinde olmadığı, davacının talep edebileceği toplam tazminatın 1.505,39 TL olduğu, dava öncesinde davalılar tarafından bu rakamın üzerinde 1.957,57 TL yapılan ödeme sonrasında davacının talep edebileceği bir hasar miktarının kalmadığı, sonuç olarak mahkeme kararının yerinde bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/774 Esas, 2019/1167 Karar ve 19/11/2019 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.07/12/2023