T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1265 Esas
KARAR NO: 2023/1338
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/03/2019
NUMARASI: 2018/31 Esas, 2019/358 Karar
DAVANIN KONUSU: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
KARAR TARİHİ: 07/12/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı kooperatifte ...,... ve ... numaralı ortak olduğunu, müvekkilinin bu ortaklığı, devir yoluyla 01/07/2013 tarihinde, o tarihte davalı kooperatifin yönetim kurulu üyesi olan ...'den her bir ortaklık için 500.000,00 TL ödenmek suretiyle ve ödemesiz ortaklık olarak devir ve temlik alındığını, devir bedelinin yönetim kurulu üyesi ...'a ödendiğini, buna rağmen müvekkiline tebliğ edilen Bakırköy ... Noterliğinin 27/08/20015 tarih ve .. yevmiye numaralı 1. ihtarnamesi ile; müvekkilinin her üç ortaklığı nedeniyle toplam 965.087,44 tl'nin 15 gün içerisinde ödenmesi talep edilmiş ise de hissenin devralındığı 2013 yılı öncesi için devreden borç toplamının, 531.976,42 TL olduğunun belirtildiğini, aradan yaklaşık bir yıl gibi bir süre geçtikten sonra, davalı kooperatif tarafından, sadece 335/1 sayılı ortaklık ile ilgili olarak Bakırköy ... Noterliğinin 06/06/2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile yeniden 1. ihtarname keşide edilerek, borç bakiyesi olarak belirtilen 168.418,73 TL'nin 15 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiğini, yine Bakırköy ... Noterliğinin 06/06/2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile sadece 335/3 sayılı ortaklık ile ilgili olarak, yeniden 1. ihtarname keşide edilerek, borç bakiyesi olarak belirtilen 559.335,80 TL'nin 15 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiğini, sonrasında ise daha önce hiçbir şekilde ihtara konu edilmeyen ... numaralı ortaklık ile ilgili olarak, davalı kooperatif tarafından, Bakırköy ... Noterliğinin 25/10/2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile 2. ihtarname keşide edilerek, borç bakiyesi olarak belirtilen 486.534,33 TL'nin 1 ay içerisinde ödenmesinin talep edildiğini, ancak aynı ihtarnamede toplam borcun, Bakırköy .... Noterliğinin 06/06/2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile gönderildiği belirtilen 1. ihtarnameden sonra arttığı belirtilerek borç bakiyesi toplamının 513.134,58 TL olduğunun belirtildiğini, her ne kadar bu ihtarnamede, müvekkiline Bakırköy ... Noterliğinin ... sayılı ihtarnamesi ile borç bakiyesinin bildirildiği ve bu ihtarnameninin 08/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ise de, müvekkiline böyle bir ihtarnamenin tebliğ edilmediğini, her üç ortaklığı için de müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, ek ödeme ve sair ödemelere yönelik ihtarnamelerde bahsi geçen genel kurul kararlarının hiçbirisinin müvekkiline bildirilmediğini, davalı kooperatifin göndermiş olduğu 1. ve 2. İhtarname arasında ödenmesi talep edilen meblağların birbirinden farklı olduğu gibi kaldı ki müvekkilinin herhangi bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek kooperatife borcu bulunmadığının tespitiyle, davalı kooperatif yönetim kurulunun 26/12/2017 tarih ve 2017/35 sayılı ortaklıktan çıkarılma kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, kooperatif yönetim kuruluna sunduğu 11.09.2013 tarihli yazısında devreden ortağın geçmişte doğan tüm borçlarını ve ana sözleşmede olan ortaklıkla ilgili tüm yükümlülüklerini üstlendiğini ve yerine getireceğini kabul ve taahhüt ettiğini, devreden ...'in de, kooperatifteki ... nolu üyeliklerine ilişkin alacaklarını ve borçlarını devralan davacı ...'a devrettiğini kabul ve taahhüt ettiğini, buna göre, devralan davacı ...'ın, devredenin borçlarını ana sözleşme ve devreden ile yaptığı sözleşmeler gereği ve kooperatife verdiği yazı ile de sabit olduğu üzere üstlendiğini, kooperatifin 2012 ve sonrasında yapılan genel kurulları incelendiğinde üyelerin ödeyeceği sabit yatırım bedelleri ve arsa payı bedelleri ile genel giderlere katılım bedellerinin ve ödemede temerrüt halinde işletilecek faiz oranlarının genel kurulda belirlendiğini, davacıya gönderilen ilk ihtarnamelerin 27/08/2015 tarihli Bakırköy .... Noterliğinin ... sayılı ve yine Bakırköy .... Noterliğinin 06/06/2016 tarihli ..., ... ve .. sayılı ihtarnameleri olduğunu, davacının borcunu ifa etmemesi üzerine Bakırköy ... Noterliğinin 25/10/2016 tarihli ...,... ve ... sayılı 2. ihtarnamelerin gönderildiğini, ihtarnamelerin kanuna ve ana sözleşmeye uygun olduğunu, yaklaşık bir yıl geçmesine karşın davacının, borcunu ifa etmemesi üzerine 335/1,2,3 nolu üyeliklerden ihracı için 26/12/2017 tarihli 2017/36 sayılı yönetim kurulu kararı alınarak davacıya tebliğ edildiğini, davacının, Kooperatifler Kanununun 16. maddesine göre, genel kurula başvurmadığı için işbu dava ile çıkarma kararının iptalini isteyemeyeceği gibi ana sözleşmede parasal yükümlülüklerin yerine getirmeyenlerin çıkarılabileceği belirtildiğinden çıkarma kararının Kanunun 16. maddesine de uygun olduğunu, usulüne uygun genel kurul yapılmadığı, yönetim kurulunun basiretli davranmadığı veya alınan genel kurul kararlarının kendisine tebliğ edilmediği iddiasında olan davacının Kanun ve ana sözleşmede öngörülen sürelere uyarak iptal davası açma hakkını kullanabilecek iken genel kurul kararlarına karşı dava açmadığını, yine genel kurulda alınan parasal yükümlülüklere ilişkin kararı kabul etmeyen üyenin ortaklıktan çıkma hakkı mevcut olup davacının bu hakkını da kullanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalı kooperatifin üyesi olduğu, davacının, ihracına yönelik yönetim kurulu kararına karşı süresinde ve usulüne uygun iptal davası açtığı, yönetim kurulunun ihraç kararına dayanak yapmış olduğu ve davacının borçlarını gösteren ve ödenmesi istenen ihtarnamelerin bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği üzere kanunun öngördüğü koşulları taşımadığı, nitekim ihtarnamelerde talep edilen ana para ve faizin hangi döneme ait olduğu ve hangi tarihler arasında ana paraya hangi oranda faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapıldığının açık, net ve denetlenebilir şekilde gösterilmediği, ayrıca ana paraya uygulanan aylık %3 gecikme faizinin TBK'nun 120/2 maddesinde öngörülen düzenlemeye aykırı olduğu, ihtarnamelerde davacının devraldığı üyelik kapsamında geçmiş döneme ait borçların açık ve net olarak nelerden ibaret olduğu, işletilen faizin hangi tarihler arasında hangi oran üzerinden hesaplandığının yer almadığı, bu bağlamda ihraca konu ihtarnamelerin 1163 sayılı Yasanın 27 ve kooperatif ana sözleşmesinin 14/2 maddesinde ön görülen usul ve şartları taşımadığından davacının ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline, menfi tespit talebi yönünden usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından bu talep konusunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacıya keşide edilen her iki ihtanamenin de, Kooperatifler Kanununun 27. ve kooperatif ana sözleşmesinin 14/2 maddesi kapsamında yasa metni ve şartlara uygun olarak gönderildiğini, kooperatifin 2012 ve sonrasında yapılan genel kurulları incelendiğinde üyelerin ödeyeceği sabit yatırım bedelleri ve arsa payı bedelleri ile genel giderlere katılım bedellerinin ve ödemede temerrüt halinde işletilecek faiz oranlarının genel kurulda belirlendiğini, davacıya usulüne uygun olarak keşide edilen her iki ihtarname içeriklerinde yer alan borç detaylarının açık, anlaşılır ve net bir şekilde usul ve yasaya uygun olarak tanzim edildiğini, 2012 hesap yılı genel kurulunun 12 nolu kararı uyarınca, usul ve yasaya uygun olarak %3 gecikme faizinin uygulandığını, davacının bakiyesine uygulanan faiz hesaplamasının davacının gerçek ve kişisel borç miktarını yansıttığını, yasal süreler dolduktan sonra hemen harekete geçilmeyip üyelere zaman tanınmasının, kooperatif tarafından üyeleri lehine yapılan bir uygulama olduğunu, yasal olarak ikinci ihtarname süresi de geçtikten sonra hemen ihraç kararı verileceği şeklinde açık bir hükmün bulunmadığını, bu nedenle birinci ve ikinci ihtarnamelerden belirli bir süre geçtikten sonra hala borcunu ödemeyen üye hakkında ihraç kararı alınmasının tamamen usul ve yasaya uygun olduğunu, kooperatif ortağının, kooperatife olan parasal yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi veya getirememesi durumunda kooperatifin, bunları isteyebileceği tarihten itibaren faiz talep etme hakkının doğduğunu, bu doğrultuda davacıya ait cari hesap alacak hesapları incelendiğinde ana paraya gecikme faizi işletildiğini, kooperatif muhasebe defter ve kayıtlarına göre, cari borç alacak hesap dökümlerinin gerçek borç miktarlarını yansıttığını, bu nedenle bileşik faiz uygulandığına yönelik yanlış ve haksız çıkarımlar ile bu rapor esas alınarak ilk derece mahkemesince hüküm kurulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacı ile birlikte müvekkil kooperatif aleyhine; konusu ve talepleri aynı olarak açılan Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/32 Esas sayılı dosyasında alınan raporda müvekkilinin incelenen tüm muhasebe ve cari kayıtlarının usule ve kanunun sair hükümlerine uygun olarak tutulduğunun tespit edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, davalının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16/4 maddesi "Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir." hükmünü ihtiva etmekte olup buna göre davanın ön şartı, ihraç kararının tebliği tarihinden itibaren davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmasıdır. Davalı kooperatif yönetim kurulunun 26/12/2017 tarih ve ... sayılı kararı ile, davacının kooperatif ortaklığından çıkarılarak çıkarma kararının noter vasıtası ile tebliğine karar verilmiş olup Zeytinburnu ... Noterliğinin 28/12/2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile çıkarma kararı tebliğe çıkmış olup davacıya 29/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Buna göre davanın yasal 3 aylık hak düşürücü süre içinde 08/01/2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, uyuşmazlık konusunda bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 31/01/2019 tarihli raporda; davacının, kooperatifin eski üyesi olan ...'den 335/1, 335/2 ve 335/3 nolu olmak üzere toplam 3 adet üyeliğini 21/01/2014 tarih ve 3 sayılı yönetim kurulu kararıyla devir yoluyla kazanmış olduğu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 14. ve ana sözleşmenin 17/3 maddesi gereğince üyeliğin devir yoluyla kazanılması halinde eski ortağın kooperatife karşı olan tüm hak ve yükümlülüklerinin yeni ortağa geçeceği, davacının, kooperatif ana sözleşme hükümlerini kabul ve taahhüt ederek devir yoluyla üyeliği kazandığı dikkate alındığında devir eden üyenin borçlarından sorumlu tutulamayacağı yönündeki iddiasının yerinde olmayacağı, davalı kooperatifin gerek yönetim kurulu karar defteri, gerek ortaklar pay defteri ve gerekse genel kurul kararları üzerinde yapılan incelemelerde, kooperatif üyeliğini ...'den devir yoluyla kazanan davacı ...'ın davalı kooperatifte peşin, sabit bedelli ortak olarak üye kabul edilmediğinden, davacının, davalı kooperatifte ödemesiz ortak kaydedildiği yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, genel kurul kararları ile kararlaştırılan tüm ödemelerden davacının, davalı kooperatife karşı sorumlu bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceği, davacının, her 3 üyeliği yönünden alınan ihraç kararının 29/12/2017 tarihinde Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca mahalle muhtarına tebliğ edildiği, huzurdaki davanın ise, 08/01/2018 tarihinde açılmış olduğu dikkate alındığında 1163 sayılı Kanun ve ana sözleşmede öngörülen (3 aylık sürede) yasal süresinde açılmış bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceği, davacıya keşide edilen ihtarnamelerin 1163 sayılı Kanunun 27. ve ana sözleşmenin 14/2 maddesinin aradığı usul ve şartlara uygun olarak keşide edilmediği, davacıya keşide edilen ihtarname içeriklerinde borcun hesaplanma tarihinin net ve denetlenebilir açık bir şekilde gösterilmediği, devir edenden yansıyan geçmiş döneme dair olan borçlar da dahil olmak üzere ana borç tutarının ve ana para borcuna işletilen gecikme faizi miktarının açık ve anlaşılır olmadığı gibi davalı kooperatifin 19/01/2013 tarihinde yapılan 2012 hesap yılı genel kurulunun 12 nolu kararı ile borcunu zamanında ödemeyen ortaklardan aylık %3 gecikme faizinin tahsiline dair verilen karar esas alınarak aylık %3 gecikme faizinin davacıdan talep edilmesinin 6101 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca somut olayda uygulanması zorunlu olan 6098 Sayılı TBK'nun 120/2 madde hükmü dikkate alınmadan yapılan faiz hesaplamasına göre davacının ihtarnamede belirtilen gerçek ve kişisel borç miktarını yansıtmadığının kabul edilmesi gerekeceği, faiz yönünden gerçek borcu yansıtmayan ihtarnamelere dayanılarak üyelikten ihraç kararının verilemeyeceği, davacının, davalı kooperatif nezdindeki her üç üyelikle ilgili keşide edilen 1. ve 2. ihtarnamelerin 2016 yılında keşide edilmesine ve 2. ihtarnamede ödemelerin l ay içinde yapılması istenilmesine rağmen davacı hakkında 2016 yılında keşide edilen ihtarnamelere dayanılarak kooperatifin 1 yıl süre ile sessiz kaldıktan sonra 2016 yılında gönderilen bu ihtarnamelere dayanılarak 1 yıl sonra ihraç kararının alınmış olduğunun dosya kapsamı ile tespit edilmiş karşısında usulüne uygun keşide edilmeyen ihtarlara ve sürelere riayet edilmeden alınan ihraç kararının iptal edilmesi gerekeceği, davalı kooperatifin ibraz edilen muhasebe defter ve kayıtlarındaki tutulan cari borç alacak hesaplarının davacıya ait her bir ortaklık hissesi yönünden genel kurul kararlarıyla uyumlu olarak denetlenebilir nitelikte olmadığı, ana paraya gecikme faizi işletildikten sonra bir sonraki ay gecikme faiz tutarının tekrar ana paraya eklenmek suretiyle bu tutara gecikme faizi işletilerek davacının her bir hissesindeki cari borç alacak hesaplarına bileşik gecikme faizi işletilmek suretiyle cari hesaba borç kaydedildiği, oysaki kooperatiflerde bileşik faiz uygulamasının mümkün olmadığı, bu nedenle anılan defter kayıtlarındaki cari borç alacak hesap dökümlerinin gerçek borç alacaye tutarını yansıtmadığı bildirilmiştir. Uyuşmazlık, davacının, ihracına yönelik davalı kooperatif yönetim kurulunca alınan kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. "...Akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların ihraç prosedürü, 1163 sayılı Yasa'nın 27., yapı kooperatifleri tip anasözleşmesinin 14. maddelerinde etraflıca hükme bağlanmış bulunmaktadır. Anılan düzenlemelere göre ortağın ihraç edilebilmesi için, yasa ve anasözleşmeye uygun şekilde ihtar edilmesi ve ayrıca ihtara konu edilen borcun gerçeği yansıtması gerekmektedir. Ortağın tebliğ edilen her iki ihtarnamede bildirilen borç miktarının aynı olması, farklı ise bunun nedeninin ihtarnamelerde açıklanması, borç miktarında tereddüde meydan verilmemesi ihtarnameye uyulmaması halinde ne gibi bir yaptırım uygulanacağının açıkça gösterilmesi zorunludur. Aksi halde ortağın 1163 sayılı Yasa'nın 16 ve 27. maddelerine uygun olarak temerrüde düştüğü kabul edilemeyeceğinden ihracı da yasaya uygun sayılamayacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2009/7668 Esas 2011/1782 Karar sayılı ilamı). "...1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve davalı kooperatif anasözleşmesinin 14. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, ilk ihtarnamenin ödemesi 30 gün geciktirilmiş borcu içerip içermediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda bir aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir..." (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/7425 Esas, 2016/4644 Karar sayılı ilamı). Davacının, davalı kooperatifte 335/1, 335/2 ve 335/3 numaralı üyeliklerinin bulunduğu ihtilaflı olmayıp her ne kadar davacı vekili, müvekkilinin söz konusu üyelikleri, bedelini peşin ödediğinden bahisle ödemesiz ortaklık olarak devraldığını ve bu nedenle ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını ileri sürmüş ise de, Mahkemenin, davacının ödeme yükümlülüğünün bulunmadığına yönelik bir kabulü söz konusu olmadığından ve bu husus davacı tarafça istinaf edilmediğinden davacı, ödeme yükümlülüğü bulunan bir ortak gibi kabul edilerek inceleme bu doğrultuda yapılmıştır. Davacının ödeme yükümlülüğü bulunan bir kooperatif üyesi olduğunun tespitinden sonra davalı kooperatif yönetimi tarafından keşide edilen ihtarnamelerin yasa ve ana sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığının ve uygunsa ihtarnameler ile istenen borcun gerçek bir borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, davalı kooperatifin dosya kapsamında yer alan ana sözleşmesinin 14. maddesinde, parasal yükümlülüğün 30 gün geciktirilmesi üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden 30 gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin ortaklıktan çıkarılacağı belirtilmiştir. Oysa Yapı kooperatifleri tip anasözleşmesinin 14. maddesinde, durumları bu maddede belirtilen hallere uyanların yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılacağı düzenlenmiş olup maddenin 2. bendinde bu hallerden biri olarak, parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden on gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtarın yapılacağı ve bu ihtarı takip eden bir ay içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyenler gösterilmiş olup aynı zamanda bu husus 1163 sayılı Kanunun 27. maddesi ile de paralel bir şekilde düzenlenip ortaya konulmuştur. Buna göre değerlendirmenin, Tip Anasözleşme ve Kanun hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmiş olup esasen davalı kooperatifin de ana sözleşmede düzenlendiği şekilde tek ihtar gönderilmesi gerektiğine yönelik bir itiraz ve istinafı da yoktur. Kaldı ki davalı kooperatif de ihraç prosedürünü, Tip Anasözleşme ve Kanun hükümlerine göre işletmiştir. Davalı kooperatif, davacının kooperatif nezdindeki her bir üyeliği için ayrı ayrı olmak üzere ihtarname keşide etmiştir. Buna göre davacının 335/1 numaralı üyeliği için; davalı kooperatif tarafından davacıya keşide edilen Bakırköy ... Noterliğinin 06/06/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile, toplam borcun 168.418,73 TL olduğu ve tebliğden itibaren 15 gün içinde ödenmesinin aksi halde üyelikten çıkarma işlemlerinin yapılacağının davacıya ihtar edildiği, ihtarnamenin davacıya 04/08/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 335/2 numaralı üyeliği için; davalı kooperatif tarafından davacıya keşide edilen Bakırköy .... Noterliğinin 06/06/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile, toplam borcun 486.534,33 TL olduğu ve tebliğden itibaren 15 gün içinde ödenmesinin aksi halde üyelikten çıkarma işlemlerinin yapılacağının davacıya ihtar edildiği, ihtarnamenin davacıya ne zaman tebliğ edildiğinin tespit edilemediği, davacının ... numaralı üyeliği için; davalı kooperatif tarafından davacıya keşide edilen Bakırköy ... Noterliğinin 06/06/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile, toplam borcun 559.335,80 TL olduğu ve tebliğden itibaren 15 gün içinde ödenmesinin aksi halde üyelikten çıkarma işlemlerinin yapılacağının davacıya ihtar edildiği, ihtarnamenin davacıya 08/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bu ilk ihtarnamelerden sonra davalı kooperatif tarafından 2. ihtarnameler tebliğ edilmiştir. Buna göre davacının 335/1 numaralı üyeliği için; davalı kooperatif tarafından davacıya keşide edilen Bakırköy ... Noterliğinin 25/10/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile, ilk ihtarnamede bildirilen borç tutarının ödenmediğinden bahisle işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 168.418,73 TL'nin 1 ay içinde ödenmesinin aksi halde üyelikten çıkarma işlemlerinin yapılacağının davacıya ihtar edildiği, ihtarnamenin davacıya 27/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacının ... numaralı üyeliği için; davalı kooperatif tarafından davacıya keşide edilen Bakırköy ... Noterliğinin 25/10/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile, ilk ihtarnamede bildirilen borç tutarının ödenmediğinden bahisle işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 ay içinde 486.534,33 TL'nin ödenmesinin aksi halde üyelikten çıkarma işlemlerinin yapılacağının davacıya ihtar edildiği, ihtarnamenin davacıya 27/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 335/3 numaralı üyeliği için; davalı kooperatif tarafından davacıya keşide edilen Bakırköy .... Noterliğinin 25/10/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile, toplam borcun 559.335,80 TL olduğu tespit edilmiş ise de işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 ay içinde 486.534,33 TL'nin ödenmesinin aksi halde üyelikten çıkarma işlemlerinin yapılacağının davacıya ihtar edildiği, ihtarnamenin davacıya 27/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Daha sonra kooperatif yönetim kurulunun 26/12/2017 tarih ve 2017/36 sayılı kararı ile, davacının 335/1, 335/2 ve 335/3 numaralı ortaklıklardan ihracına karar verilmiş olup işbu ihraç kararının Zeytinburnu .... Noterliğinin 28/12/2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 29/12/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, davacının, kooperatif ortağı olan ...'den 3 adet hisse devralarak kooperatif yönetim kurulunun 21/01/2014 tarihli kararı ile, 335 üye numarası ile kooperatif üyeliğine kabul edildiği anlaşılmıştır. Yukarıda belirtildiği üzere, davacının 335/2 numaralı üyeliği için davalı kooperatif tarafından davacıya keşide edilen Bakırköy ... Noterliğinin 06/06/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin davacıya tebliğ edildiği hususu tespit edilememiş olup aynı zamanda davacı da bu ihtarnamenin kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürmektedir. Ayrıca davacının 335/3 numaralı üyeliği için davalı kooperatif tarafından davacıya keşide edilen Bakırköy ... Noterliğinin 25/10/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde toplam borç ilk ihtarnamede olduğu gibi 559.335,80 TL olarak tespit edilmiş ise de davacıya, farklı bir tutar olan 486.534,33 TL'nin ödenmesi ihtar edilmiştir. Tüm bunlar dışında, her 3 üyeliğe ilişkin keşide edilen hem birinci hem de ikinci ihtarnamelerde, her 3 üyeliğin de, devir alındığı tarihten öncesine ilişkin genel giderlere katılım payı, sabit yatırım bedeli ve arsa payından oluşan ana para borcu ile buna uygulanacak faizin açık ve anlaşılır olmadığı, şöyle ki söz konusu borç kalemlerinin tekabül ettiği miktarlar ayrı ayrı ve açıkça gösterilmediği gibi uygulanacak faizin ne olduğu ve nasıl hesaplandığı da belli değildir. Kaldı ki bilirkişi raporuna göre, davalı kooperatifin ibraz edilen muhasebe defter ve kayıtlarındaki tutulan cari borç alacak hesaplarının davacıya ait her bir ortaklık hissesi yönünden genel kurul kararlarıyla uyumlu olarak denetlenebilir nitelikte olmadığı, ana paraya gecikme faizi işletildikten sonra bir sonraki ay gecikme faiz tutarının tekrar ana paraya eklenmek suretiyle bu tutara gecikme faizi işletilerek davacının her bir hissesindeki cari borç alacak hesaplarına bileşik gecikme faizi işletilmek suretiyle cari hesaba borç kaydedildiği ve anılan defter kayıtlarındaki cari borç alacak hesap dökümlerinin gerçek borç alacak tutarını yansıtmadığı da tespit edilmiştir. Öte yandan, davalı kooperatifin 19/01/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurul toplantısında, 01/01/2013 tarihinden itibaren borcunu ödemeyen ortaklara aylık %3 gecikme faizi tahakkuk edilmesi hususunda verilen önerge oy çokluğu ile kabul edilmiş olup bu doğrultuda ihtarnamelerde aylık %3 gecikme faizi uygulandığı anlaşılmış olup davalı kooperatif ise, bu hususun genel kurul kararına uygun olduğunu savunmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88. maddesinin "Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz." hükmünü içermesinin yanı sıra, aynı kanunun temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinde de "Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur." düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, davalı kooperatifin, ancak yasal faizin iki katını geçmemek üzere temerrüt faizi talep edebileceği, bunun ise yasal yıllık %9 faizin %100'ü olan %18'e tekabül ettiği, davalı kooperatifin ise buna rağmen, ihtarnamelerde aylık %3 temerrüt faizi üzerinden hesaplama yaparak borcun ödenmesini talep ettiği dikkate alındığında ihtarnamelerin kanuna aykırı olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak Mahkemece tesis edilen karar usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/31 Esas, 2019/358 Karar sayılı ve 20/03/2019 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07/12/2023