T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1138 Esas
KARAR NO: 2025/1177
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 26/05/2025
NUMARASI: 2025/648 D.İş Esas, 2025/675 D.İş Karar
TALEP: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile karşı taraf arasında 20.01.2020 tarihinde alan tahsis sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme konusunun, havacılık ve terminal hizmetlerine ilişkin bedellerin ödenmesi ve garanti edilmesi olduğunu, sözleşmenin 7. ve 8. maddesinde tahsis bedellerinin ve kullanım giderlerinin ödenmesine ilişkin usul ve esasların düzenlendiğini, tahsis bedellerinin ve kullanım giderlerine ilişkin faturaların tebliğinden itibaren 5 gün içerinde ödeneceğinin sözleşmede açıkça yazılı olduğunu, bu hususun her iki tarafça imza altına alındığını, ancak verilen hizmetin karşılığı alacakların karşı tarafça vadesinde ödenmeyerek akde ve ilgili mevzuat hükümlerine açıkça muhalefet edildiğini, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK.md 21/2 ye göre faturaya 8 günlük bir itiraz süresinin bulunduğunu, borçlunun düzenlenen faturalara ekte sunulan GİB teslim raporlarından görüleceği üzere herhangi bir itirazda bulunmadığını, böylece fatura konusu alacakların borçlu/karşı taraf nezdinde kabul edildiğini ve kesinleştiğini, faturaların ödenmemesi sebebiyle maddi zarara ve hak kaybına uğrayan müvekkilinin alacağını tahsil edebilme imkânının kalmadığını, borçlu-karşı tarafın belirtilen bu borcunu ödemekten kaçınması, kaçma ya da mallarını kaçırma veya gizleme riskinin son derece yüksek olması ve müvekkili alacağının hiçbir teminatının bulunmaması nedenleriyle Mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında borçlu-karşı taraf aleyhine faturaların toplam tutarı olan 857.721,43 TL üzerinden borçlu-karşı tarafın müvekkili alacağını karşılayacak kadar menkul ve gayrimenkul malı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dosya kapsamında her ne kadar faturaların tebliğine ilişkin belgeler sunulmuş ise de sunulan belgelerden faturanın kim tarafından kime tebliğ edildiğinin ve faturaya itiraz edilip edilmediğinin tespit edilemediği, alacağın yargılamayı gerektirdiği, salt fatura düzenlenmesinin (teslim alma imzası olmayan veya olup da imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı belli olmayan)taraflar arasında borç ilişkisi olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığı, taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki kapsamında sadece fatura dayanak gösterilerek ihtiyati hacze hükmedilemeyeceği, İİK. 257 ve 258. maddeleri, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında; faturaya dayalı alacakta talep edenin muaccel ve kuvvetle muhtemel bir alacağının bulunduğuna mahkemece kanaat getirilmediği, faturalar ile ilgili alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ve anılan alacak kalemleri ile ilgili olarak İİK.nun 257 ve devamı maddelerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediğinden davacının iddiasını yaklaşık ispat ile ispat edemediği, borçlunun mal kaçırdığı iddialarının ise soyut olduğu, somut delillere dayanmadığı gerekçesiyle faturaya dayalı ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir.İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf nedenleri olarak; kanun ve yerleşik içtihatlar doğrultusunda ihtiyati haciz taleplerinde aranan yaklaşık ispat koşulunun mevcut dosya kapsamı itibariyle yerine getirildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme olduğu ve sözleşme konusu borcun karşı tarafça ödenmemiş olması sebebiyle alacaklı müvekkili şirket tarafından borçlu tarafa fatura keşide edilerek karşı tarafa tebliğ edildiğini, faturaya borçlu tarafça itiraz edilmediğini, talep dilekçesi ekinde fatura ve tebliğ kayıtları gibi somut delillerin dosyaya ibraz edildiğini, taraflarınca müvekkili şirket alacağının “yaklaşık ispat” koşulları çerçevesinde ispat edildiğini, ancak mahkemece somut gerekçeden yoksun bir şekilde yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, aynı sözleşmeden kaynaklanan emsal Bam ilamı, talep dilekçesi içeriği, sunulan sözleşme, fatura tebliğ kayıtları ve icra hukuk mahkemesinde görülen bilirkişi raporu dikkate alınarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Karşı taraf istinafa cevap dilekçesinde; talep edenin somut gerekçe göstermeden hukuki dayanağı bulunmayan, nasıl hesaplandığı belli olmayan faturalara dayalı haksız talepte bulunduğunu, tek taraflı düzenlenen faturaların alacak konusunda kanaat getirmeye yeterli olmadığını, fatura içeriklerinin doğru olmadığını, teknik bilirkişi incelemesi gerektirdiğini, faturaların gerçekte var olmayan, dayanağı bulunmayan ve fahiş hesaplanan alacak kalemlerine dayandığını, emsal olarak sunulan bilirkişi raporunun alındığı davada müvekkili lehine karar verildiğini, müvekkilinin yıllardır hava alanında aynı sektörde olmak üzere aktif ticaretini devam ettirdiğini, adresinin belli olduğunu, mal kaçırma gibi bir durumunun bulunmadığını belirterek talep edenin istinaf talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; İhtiyati haczin ilk olarak ticaret mahkemesinden talep edildiği, bu mahkemece görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, sulh hukuk mahkemesi tarafından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 49. HD. tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğinin hizmet sözleşmesi olduğu gerekçesiyle Sulh Hukuk Mahkemesi kararının kaldırıldığı, kaldırma ilamı sonrasında sulh hukuk mahkemesince Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, talep üzerine dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, daha sonra Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep hakkında yazılı şekilde karar verildiği görülmüştür. Talep, taraflar arasında düzenlenen "Alan Tahsis Sözleşmesi" kapsamında ödenmeyen fatura bedellerine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece şartları oluşmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik tesis edilen karar, talep eden vekili tarafından ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönünden istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Dosya kapsamına göre; İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Terminalı içinde, yiyecek ve içecek servis ve satışlarının yapılması amacıyla, davalı tarafından bizzat ve doğrudan işletilmek üzere taraflar arasında "Alan Tahsis Sözleşmesi" imzalandığı, davalı işletmecinin tahsis bedelinin ödenmesine ilişkin yükümlülüklerinde; sözleşmede belirtilen usulde, garanti edilen yıllık asgari tutardan veya gelir payından yüksek olanın ödenmesi suretiyle ifa edileceği, ayrıca elektrik, su, telefon, gibi verilen hizmetlerden kaynaklanan kullanım giderleri ile EPOS sistem bedelinin de davalı işletmeciye fatura edileceği kararlaştırıldığı, işletmenin usulüne ilişkin, yani davalıya tahsis edilen alanın ne şekilde işletileceğine ve buna karşılık yaptırımlara ilişkin hükümlerin bulunduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında imzalanan sözleşme, esas olarak davalıya tahsis edilen alanın işletilmesine ilişkin olmakla birlikte bu sözleşmenin salt kira dışında (tahsis bedeli) başkaca verilen hizmetleri de içerdiği anlaşılmaktadır.Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden tarafından, karşı tarafa;-30.04.2024 düzenlenme 30.05.2024 vade tarihli ... nolu 46.477,93 TL tutarlı elektrik giderlerine katılım payı Nisan 2024 faturası,-31.05.2024 düzenleme 09.06.2024 vade tarihli ... nolu 8,05 TL tutarlı ... teknik hizmet ve sarf malzeme faturası,-31.05.2024 düzenleme 30.06.2024 vade tarihli ... nolu 41.675,20 TL tutarlı elektrik giderlerine katılım payı Mayıs 2024 faturası,-30.06.2024 düzenleme 30.07.2024 vade tarihli ... nolu 44.740,15 TL tutarlı elektrik giderlerine katılım payı Haziran 2024 faturası,-11.07.2024 düzenleme 22.07.2024 vade tarihli ... nolu 309,96 TL tutarlı ... teknik hizmet ve sarf malzeme faturası,-31.07.2024 düzenleme 30.08.2024 vade tarihli ... nolu 50.972,46 TL tutarlı elektrik giderlerine katılım payı Temmuz 2024 faturası,-21.08.2024 düzenleme 28.08.2024 vade tarihli ... nolu 33.051,10 TL tutarlı elektrik giderlerine katılım payı Ağustos 2024 faturası,-31.05.2024 düzenleme 31.05.2024 vade tarihli ... nolu 236.406,75 TL tutarlı Mayıs 2024 Vade farkı bedeli faturası,-30.06.2024 düzenleme 30.06.2024 vade tarihli ... nolu 53.604,44 TL tutarlı Haziran 2024 Vade farkı bedeli faturası,-09.08.2024 düzenleme 09.08.2024 vade tarihli ... nolu 131.625,61 TL tutarlı Temmuz 2024 Vade farkı bedeli faturası,-31.08.2024 düzenleme 31.08.2024 vade tarihli ... nolu 218.849,78 TL tutarlı Ağustos 2024 Vade farkı bedeli faturası olmak üzere toplam 11 adet 857.721,43 TL tutarında e-faturanın düzenlendiği, talep eden tarafından talebe dayanak yapılan tüm faturaların karşı tarafa teslim edildiğine dair sistem kayıtlarına ilişkin örneklerin dosyaya sunulduğu görülmüştür.İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir.İcra ve İflas Kanununun 258/1-2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." denilmektedir. Kanun senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Ayrıca diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın ödenmediğini iddia etmiş olup karşı taraf ise, faturaların haksız ve dayanaksız şekilde düzenlendiğini savunmuştur. Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen vekili alacağın dayanağı olarak faturaları ibraz etmiştir. Sunulan faturalar hizmetin verildiğinin ve alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiğini göstermez. Ayrıca dosyaya sunulan sorgulama kayıtlarına ilişkin belgelerden, faturanın karşı tarafça itiraz edilmeden kabul edildiği de anlaşılamamaktadır. Talep eden tarafça dosyaya ibraz edilen ve yukarıda belirtilen deliller ile diğer ekli belgeler alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli belgeler olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Bu nedenlerle, mevcut delil durumunda yaklaşık ispat sağlanamadığından talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/648 D.İş Esas, 2025/675 D.İş Karar sayılı ve 26/05/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 25/09/2025