T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1096 Esas
KARAR NO: 2025/1222
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/06/2025
NUMARASI: 2024/814 Esas, 2025/522 Karar
DAVA Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın teminat mektubu verilmesinden kaynaklı ... Gıda şirketinin gayrinakdi kredi ile kredi kartı kredisi kullandığını, davalı Kenan ...'ın şirketin yetkilisi olduğunu, kredi sözleşmelerine müşterek ve müteselsil kefaleti nedeniyle borcun tamamından sorumlu olduğunu, teminat mektubunun muhatabı olan dava dışı şirketin talebi üzerine müvekkili bankanın 500.000,00 TL'yi muhatap şirkete ödediğini, teminat mektubundan kaynaklı 521.666,67 TL ile ticari karttan kaynaklı 285.700,60 TL kredi borcunun ödememesi üzerine 10.09.2021 tarihli ihtarname ile borcun ödenmesini talep ettiklerini, ancak ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul 27. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu, sonrasında takibi iflas yolu ile takibe çevirdiklerini, davalının iflas ödeme emrine de itiraz ettiğini, davalı gerçek kişinin tacir olduğunu belirterek davalının takibe itirazının kaldırılmasına ve depo emrine rağmen borcu ödememesi halinde iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel haciz yolu ile takibe itiraz etmeleri üzerine takibin durdurulduğunu, takibin durdurulması nedeniyle davacının itirazın iptali davası açması gerektiğini, duran takibin iflas yoluna çevrilerek müvekkillerinin iflasının istenmesinin usule aykırı olduğunu, kredi ve kefalet sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, kat ihtarında hesap özeti yer almadığından, hesap kat ihtarının usulüne uygun olmadığını, kat ihtarının tebligatı almaya yetkili kimseye tebliğ edilmediğini, kat ihtarnamesinin yasa ve usule aykırı olması nedeniyle temerrütün gerçekleşmediğini, talep edilen faiz oranı ve takipte istenen işlemiş faizin fahiş olduğunu, davacının kötü niyetli takip başlattığını belirterek davanın reddine ve davacının takip tutarının % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; itirazın kaldırılması ve iflas isteminin bir yıllık hak düşürücü süre içinde yapıldığı, davacı banka ile tefrik edilen dosyadaki davalı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi bağlamında 500.000,00 TL bedelli teminat mektubu düzenlendiği ve dava dışı üçüncü kişi tarafından mektubun nakde çevirildiği, bu davalının ayrıca anılan ilişki kapsamında kredi kartı borcunun bulunduğu, davalı Kenan ...'ın 22.12.2022 tarihli duruşmaya usulüne uygun şerh içeren ihtarname ile isticvap edilmesine rağmen duruşmaya katılmadığından temel ilişkideki imzanın borçluya ait olduğunun kabulüne karar verildiği, ipoteğin paraya çevirilmesine ilişkin takipler dışında, hesap kat ihtarının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasının takip şartı olmadığı, 14.06.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu hükme elverişli olduğundan davalının vaki takibe yaptığı itirazın kaldırılmasına, takibin devamına karar verildiği, takibin devamına karar verilmesinin ardından icra dairesi tarafından yapılan hesaplama kapsamında düzenlenen 29/05/2025 tarihli depo kararının İİK'nun 158. maddesi gereğince davalı vekiline 03.06.2025 tarihinde e-tebligat yöntemi ile usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, usulüne uygun tebliğe rağmen verilen 7 günlük süre içerisinde mahkeme veznesine veya icra veznesine depo bedeli yatırılmadığı gibi alacaklıya da herhangi bir ödemenin yapılmadığı gerekçesiyle davalı şirket yetkilisi Kenan ...'ın 19.06.2025 günü saat 13.28 itibarıyla iflasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin imzasının bulunmadığı kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığını, davacının takip yollarından hangisini seçtiğini takip talebine yazmadığını, icra dosyasında haciz yapan davacının iflas talep edebilmesinin mümkün olmadığını, usulüne uygun gönderilmiş bir kat ihtarı bulunmadığını, borcun tahsil edilebilmesi için muaccel olması gerektiğini, kat ihtarı usulüne uygun tebliğ edilmediğinden alacağın muaccel olmayacağını ve takip yapılamayacağını, faiz oranın kefalet sözleşmesinde açıkça belirtilmediğini, kefilin sorumlu olduğu miktarın imza tarihinde net belirlenebilir olması ve kefilin el yazısı ile imzalanması gerektiğini, geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin faize kefil olmadığını, temerrüte düşürülmeyen müvekkilinden takip öncesi işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, asıl alacağa uygulanan faiz kaleminin fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava; takibe itirazın kaldırılması ve iflas talebine ilişkindir.Mahkemece, dosya gerçek kişi yönünden tefrik edildikten sonra davalı gerçek kişinin depo emrine rağmen borcu ödemediği gerekçesiyle davalı gerçek kişinin iflasına karar verilmiş olup davalı gerçek kişi hükmü istinaf etmiştir.Dosya kapsamından; davacının davalı aleyhine toplam 862.363,80 TL alacağın tahsili için İstanbul 27. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlattığı, davalının takibe süresinde itiraz ettiği, davacının 15.12.2021 tarihli dilekçesi ile ilamsız takibin iflas yolu ile takibe dönüştürülmesini talep ettiği, iflas ödeme emrinin davalı şirkete 02.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 05.01.2022 tarihinde iflas yolu ile takipte borca ve ferilerine itiraz ettiği, itirazın kaldırılması ve davalının iflası için eldeki davanın 17/02/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.İİK'nın 155. maddesi; "Borçlu iflas yoliyle takibe tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme emrine yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek kendisinin iflasa tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde dilekçe ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif edebileceği ilave olunur. Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas kararı isteyebilir" hükmünü, aynı Yasa'nın 156/3 maddesi; "Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir." hükmünü, 158/2 maddesi ise; Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir." hükmünü düzenlemektedir. Ayrıca İİK'nın 158/1 maddesi uyarınca iflas takibi kesinleştiğinde İİK'nın 166. Maddesinde belirtilen usulle ilan edilmesi gerekir.Somut olayda davacının, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinden davalının takibe itirazının kaldırılması ve iflasına karar verilmesini talep ettiği, davacının iflas avansını ikmal ettiği, mahkemece iflas takibinin kesinleştiğinin İİK'nın 166. maddesi uyarınca ilan edildiği anlaşıldığından mahkemece işin esasının incelenmesi yerindedir.14.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı Banka ile asıl borçlu ... Gıda Ticaret Ltd.Şti. ve müteselsil kefili Kenan ...'ın 16.09.2020 tarihinde 6.250.000 TL kefalet limitli GKS nin imzalanmasından sonra, asıl borçlu şirketin 14.12.2020 tarihli talebi üzerine muhatap ... Hijyen Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti ne hitaben malzeme işini teminen bir yıl vadeli ... sayılı 500.000 TL tutarında banka teminat mektubu düzenlendiği, Kredi Sözleşmesi'nin "Kredi Limiti ve Kullanımına İlişkin Hükümler" başlıklı Bölümünün 9. maddesinde, krediye uygulanacak faiz oranı ile eklentilerine ilişkin hükümler yer aldığı, buna göre, krediye bankaca belirlenecek oranda yıllık faiz, faiz üzerinden KKDF ve gider vergisi tahakkuk ettirileceği, temerrüt faiz oranı Sözleşmenin 3.3 maddesine göre borçlunun temerrüde düşmesi hakinde bankanın bankanın TCMB na bildirdiği en yüksek cari faiz oranının %50 fazlası oranında %40 temerrüt faizi uygulanacağı, faiz oranı üzerinden ayrıca kaynak kullanımı destekleme fonu kesintisi ile gider vergisi ödemeyi kabul ettiği, aynı maddeye göre, banka, müşterilerine ihbarda bulunmaksızın faiz oranlarını arttırma yetkisine sahip olduğu, Müşterinin bu konuda hiçbir itirazda bulunmayacağının taahhüt edildiği, bu krediye ilişkin taahhütler süresinde yerine getirilmediği, ödeme planında yer alan kredi taksitlerinden birisi ödenmediği takdirde, herhangi bir merasime gerek olmaksızın borcun tümü muaccel hale gelecek, muaccel olan borç borçlu tarafından nakden ve def aten ödeneceği, ihtilaf halinde banka kayıtlarının kesin delil teşkil edeceğinin taraflarca kabul edildiği, Sözleşmenin "X-Diğer Hükümler başlıklı Bölümünde" Tebligat'a ilişkin 4 maddesinde; Müşteri, işbu sözleşmede yer alan hususların yerine getirilmesi ve BANKA'ca kendilerine gerekli tebligatın yapılabilmesi için bu sözleşmenin ilgili maddelerinde yazılı yeri İİK. 21, maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla kanuni ikametgah ittihaz ettiklerini, belirtilen yerde adres yazılmaması halinde; Ticaret Sicil Dosyalarındaki son adreslerinin veya BANKA tarafından son olarak hesap özeti gönderilen adreslerinin muhtarlıkta kayıtlan bulunmasa bile yasal ikametgahları olduğunu, bu adreslere gönderilecek tebligatların kendilerine yapılmış sayılacağını, yine bu sözleşmenin taraflarından birine yapılmış tebligatın diğerlerine de yapılmış sayılacağını, ileride diğer bir mahalli kanuni ikametgah ittihaz edecek olurlarsa, bu yeni adresi derhal Noter aracılığı ile BANKA'ya bildirmeyi, bildirmedikleri takdirde bu sözleşmede yazılı adreslerine gönderilecek her türlü tebligatın Noter veya postaya tevdi edildiği tarihte kendilerine tebliğ edilmiş sayılacağını kabul ve taahhüt ettikleri, Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan 16.09.2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde davalı Kenan ...'ın 6.250,000,00 TL tutarında; müteselsil kefalet imzasının bulunduğu, taraflarca imza edilen 16.09.2020 tarihli sözleşmenin “Kefalet Sözleşmesi” bölümünde Kenan ... adı üzerinde; kefalet sözleşmesi kapsamında ... Gıda Ticaret Ltd Şti. asaleten/kefaleten kullandığı/kullanacağı tüm kredilere 6.250.000.000 TL tutarına kadar, müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum şeklinde kendi el yazısı ile yazıldığı ve imzalandığı, söz konusu kefalet beyanlarında “Yukarıdaki şartlarla kefil olduğumu beyan ederim” açıklaması ile kefalet tarihi ve kefil olunan miktarın yazıldığı, Kanunda kefalet tarihi dışında ayrıca kefilin sorumlu olduğu sürenin belirtilmesi yönünde bir geçerlilik koşulu aranmadığı, buna göre davanın dayanağı olan kefalet sözleşmelerinin 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesinde öngörülen şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiği, bu durumda, dava konusu kredilerin dayanağı olan 16.09.2020 tarihli GKS de, davalı Kenan ...'ın 6.250.000,00 TL tutarında geçerli müteselsil kefaletinin bulunduğu kanaatine ulaşıldığı, asıl borçlu ... Gıda Ticaret Ltd. Şti. ... Bankası Şirinevler Şubesine müracaatla kredi talebinde bulunduğu ve bankanın ön bilgilendirmesi sonunda 16.09.2020 tarihli ve 6.250.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) imzalandığı, Sözleşmenin davalı Kenan ... tarafından 6.250.000.000 TL limit dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla kendi el yazısı ile yazıldığı ve ıslak imza ile imza edilmiş olduğu, Banka, borçluya ticari krediler yanında Kredi Kartı hesabı açacağı, Üye ATM Makinalarından nakit çekebileceği gibi, mal ve hizmet alımlarında bulunmak suretiyle borçlanabileceği, mal ve hizmet satın alma belgesinin imzalanmış ise veya nakit çekilmesi neticesinde borç doğacağı, aylık hesap ekstrelerinin üyeye gönderileceği, Müşteri tarafından teslim alınan hesap ekstresine itiraz edilmediği takdirde harcama bedelleri kesinleşmiş sayılacağının kabul ve taahhüt edildiği, hesap ekstresinde belirtilen tutarın asgari miktarının hesaba borçlu tarafından yatırılacağı, işbu tutar hesaba yatırılmadığı takdirde alacağın muaccel hale geleceği ve davacı bankanın KREDİ KARTINDAN kaynaklanan alacağına ise, 5454 sayılı Kredi Kartları Kanunu'nun 26.maddesine göre, TC Merkez Bankası tarafından kredi kartı harcamaları için belirlenmiş olan yıllık faiz oranı %23,76 temerrüt halinde uygulanacak oranın ise aynı Kanuna göre %27,36 nisbetinde temerrüt faizi talep edilebileceği, İhtilaf halinde bankanın defterleri kat'i delil teşkil edeceği, Banka, kredi kartına uygulayacağı faiz, ücret ve komisyonlar ile bu oranlarda yapacağı değişiklikleri hesap bildirim cetvellerinde göstereceği, 14.12.2020 tarih ve ... no lu Teminat Mektubundan kaynaklanan banka alacağı yönünden; Davacı bankanın Kredi Sözleşmesine istinaden; asıl boçlu lehine ve ... Hijyen sanayi ve Dış Ticaret Ltd Şti ne hitaben mal alımını teminat altına almak üzere bir yıl vadeli 500.000 TL tutarında kat'i teminat mektubu düzenlenmiş olduğu, iş bu mektubun muhatap şirketin talebi üzerine 14.12.2021 tarihinde 500.000 TL olarak tazmin edilmiş olduğu, tazmine ilişkin ödeme dekontunun sunulduğu, asıl borçlu Şirket ve müteselsil kefili Kenan ...'ın davacı bankadan kullandığı banka teminat mektubu tazmin bedeli ile kredi kartı borcunu sözleşmeye göre ödemediğinden dolayı alacaklı banka TBK ile Sözleşmenin kendisine tanıdığı yetkiye dayanarak Kartal 28. Noterliğinden keşide ettiği 10.09.2021 tarih ve ... yevmiye no lu ihtarname ile hesabı işlemiş faiz dahil 521.666,67 TL banka teminat mektubu tazmin bedeli ve 285.700,60 TL kredi kartı borcu olarak kat ettiği, İhtarnamenin asıl borçluya 15.09.2021,...14.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği, Kenan ...'ın 16.09.2021 tarihinde asıl borçlunun 17.09.2021 tarihinden itibaren mütemerrit olduğu, Kredi Kartının Kullandırılmasından kaynaklanan alacak yönünden (5400 *** 3019); Davacı banka, tarafından, davalının asıl borçlu sıfatıyla imzaladığı sözleşmeye istinaden davalı ... Gıda Ticaret Ltd Şti ne 250.000 TL limit dahilinde 5400 **** **** 3019 numaralı kredi kartını teslim etmiş ve davalı yan sözkonusu kart ile mal ve hizmet alımlarında bulunarak alacaklı bankaya karşı borçlanmış olduğu 10.09.2021 tarihli hesap kat ihtarnamesi ekindeki hesap ekstrelerinin incelenmesinde 05.10.2021 tarihinde ödenmesi gereken birikmiş 289.388.69 TL toplam borcun olduğu ve ödenmediği, bu hususun taraflar arasında çekişmesiz olduğu, ancak, davalının sözkonusu kredi kartı ile satın aldığı mal ve hizmet bedelleri ile nakit çekmelerden oluşan borç miktarlarını alacaklı bankaya ödemediğinin 05.10.2021 tarihli kredi kartı hesap ekstresi ile sabit olduğu, davacı banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede, kredi kartı ile yapılan mal ve hizmet alımlarından kaynaklanan borçların ödenmesini temin için davacı banka tarafından davalılara keşide edilen 10.09.2021 tarihli ihtarname ile 285.700,60 TL borcun 24 saat içinde ödenmesi talep edildiği, davalı asıl borçlu şirketin tebellüğ ettiği ihtarnamede verilen süreye göre 17.09.2021 tarihinde mütemerrit olduğu, davacı banka tarafından dosya sunulan kayıtlar üzerinde tarafların iddia ve savunması nazara alınmak suretiyle yapılan incelemede, davacı bankanın asıl borçlu ... Gıda Ticaret Ltd Şti ile davalı müteselsil kefil Kenan ... dan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyle talep edebileceği alacak miktarının 28.12.2021 icra takip tarihi itibariyle tazmin edilen banka teminat mektubundan kaynaklanan alacak 500.000,00 TL, 5400 *** 3019 no lu kredi kartından kaynaklanan alacak 251.100,52 TL, Teminat Mektubu işlemiş %40 akdi faizi 36.750,00 TL, Kredi Kartı işlemiş 27,36 akdi faizi 38.604,93 TL, Teminat Mektubu tazmin bedeli temerrüt faizi 25.756,50 TL, Kredi Kartı Borcu işlemiş temerrüt faizi 9.241,85 TL, İhtiyati Haciz Vekalet Ücreti l .910,00 TL, icra takip tarihindeki toplam alacağın 862.363,80 TL olduğu, 28.12.2021 icra takip tarihinden itibaren teminat mektubu tazmin bedeli 500.000 TL üzerinden %40 temerrüt faizi, kredi kartı alacağı 251.100,52 TL üzerinden %27,36 oranında işlemeye başlayacak temerrüt faizi ile birlikte tahsilinin istenebileceği, asıl borçluya kullandırılan dava konusu kredilerin dayanağı 07.05.2021 tarihli GKS de, davalı Kenan ... ın 6.250.000,00 TL tutarında hukuken geçerli kefaletinin bulunduğu dikkate alındığında, adı geçen davalının da tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 862.363,80 TL dan sorumlu bulunduğu tespit edilmiştir.İİK'nın 43 maddesi gereği haciz ya da iflas yollarından birini seçen alacaklının bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harç ödemeksizin diğerine müracaat edebilir. Takip yolunun değiştirilmesi için önceki takibin kesinleşmiş olmasının veya itiraz üzerine durmasının bu işleme etkisi yoktur. Takip yolunun iflas yoluna çevrilmesi ve haciz yolunun terk edilmesi nedeniyle önceki hacizler kendiliğinden kalkacaktır. Somut olayda davacı banka davalı hakkında haciz yoluyla takip başlattıktan sonra 15.12.2021 tarihli dilekçesi ile takibin iflas yoluna çevrilmesini talep etmiş, icra dairesince de davalı şirkete iflas yoluyla adi takibe ilişkin örnek 11 nolu ödeme emri tebliğ edilmiştir. Davacının İİK'nın 43. maddesi gereği haciz yolunu terkedip iflası seçtiği, bu durumda Yargıtay 12. HD'nin 20.01.1987 tarni 4838/382 sayılı kararına göre evvelki haczin kendiliğinden kalkacağı gözetildiğinde, davalının takip yollarından hangisinin seçildiğinin takip talebine yazılmadığı ve haciz yapan davacının iflas talep edebilmesinin mümkün olmadığına dair istinaf nedenleri yerinde değildir.Davalı gerçek kişi ilk derece mahkemesi tarafından usulüne uygun olarak yapılan isticvap davetiyesine rağmen duruşmaya katılmadığından kefalet sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş sayılacaktır. Bu nedenle, davalı vekilinin usulüne uygun olarak imza incelemesi yapılmadığına dair istinaf nedeni yerinde değildir. 16.09.2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi incelendiğinde, davalı Kenan ... ın 6.250.000.000 TL limit dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla kendi el yazısı ve ıslak imzası ile kefalet sözleşmesini imzaladığı anlaşılmakla TBK 583. madde kapsamında usulüne uygun olarak kefalet sözleşmesinin imzalandığı anlaşılmıştır.Şirket Kredi Kartı Sözleşmesi'nin 13. maddesinde, kart hamillerinin de borçtan müteselsil olarak sorumlu olacakları kararlaştırıldığından davalı kefilin kredi kartı sözleşmesinden kaynaklı borçtan da sorumlu olacağı anlaşılmıştır.Yargıtay 19. HD'nin 2015/15405 Esas, 2016/9924 Karar ve Yargıtay 11. HD'nin 2016/780 Esas, 2016/1811 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere alacağın muaccel hale gelebilmesi için hesabın kat edilmesi yeterli olup, ayrıca ihtarın tebliğine gerek bulunmamaktadır. Ancak davacı banka, davalıya ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki bir gün için mühlet tanıyarak alacağını imhal etmiştir. Bu durumda verilen bir günlük süre sonunda temerrüdün gerçekleştiği kabul edilerek depo emrine esas alacağın faizinin hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı gibi taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kararlaştırılan faiz oranının uygulanmasında da isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı gerçek kişinin, hükme elverişli bilirkişi raporunda tespit edilen kesinleşen borç miktarı üzerinden güncel borç miktarının tespiti için mahkemece icra müdürlüğünden celp edilen kapak hesabına göre hazırlanan ve usulüne uygun olarak tebliğ edilen depo emrine rağmen borcu ödememesi nedeniyle ilk derece mahkemesi tarafından tacir olan davalının iflasına karar verilmesi yerinde olmuştur.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/814 Esas, 2025/522 Karar sayılı ve 19/06/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'da Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2025