T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1066 Esas
KARAR NO: 2025/1175
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/05/2025
NUMARASI: 2025/267 Esas, 2025/442 Karar
TALEP: Adi Konkordato (İİK 285 İla 308/h)-İflas
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Konkordato talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-5 sicil sırasında kayıtlı müvekkili şirketin 20.04.2020 tarihinde tek ortaklı olarak kurulduğunu, şirketin kuruluşundan beri; Bilgisayar Programlama, Sistem veri tabanı, Network, Web Sayfası, Yazılım ve müşteriye özel yazılımların kodlanması, mobil cihazlar için uygulama geliştirme ve kısa ve orta dönemli eşyalı ev kiralama ve gayrimenkul yönetimi, yurtiçi ve yurtdışı pazarlaması, kiralamasını gerçekleştirdiğini, 2021 tarihi itibari ile Hisse senetleri İhraç Primi ile çok çeşitli ortak almış ve şirketi uluslararası konuma getirdiğini, ...l'in 76,69 % 50.000,00 TL, ... Ve Geliştirme AŞ 4,30 %, 2.803,60 TL, ... ... Girişim AŞ 2,34 %, 1.525,61 TL, ...2,33% 9.351,64 TL, toplam 100,00 % 65.200,00 TL olduğunu, son yıllarda dünya genelinde yaşanan global kriz, ülkede meydana gelen döviz dalgalanması ve dünya üzerinde yaşanan savaşlar ile deprem, salgın hastalık gibi sebeplerle nakit akışlarında dengesizlikler meydana geldiğini belirterek müvekkili lehine konkordato tasdik kararı verilerek konkordatoya ilişkin tedbir hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; somut olay bağlamında, davacı şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşmayacağı anlaşıldığından 10/04/2025 tarihli, 2024/684 Esas sayılı dosya üzerinden konkordato talebinin reddine karar verildiği, bununla birlikte, davacının borca batık olup olmadığının tespiti için bir kez daha rapor alınmasına karar verilerek iflas yönünden dosyanın tefrik edildiği, davacının marka ve yazılım değerlerinin dikkate alınmasına göre alternatifli olarak yapılan hesaplamaların her ikisinde de şirketin borca batık olduğunun tespit edilmesi nedeniyle iflas kararı verilmesi yönünde yasal koşulların oluştuğu gerekçesiyle konkordato talebinin reddine, konkordato talep eden şirketin iflasına karar verildiği, davacı vekili tarafından şirket yetkilisine usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadığı ileri sürülmüş ise de dosyadaki mübrez vekaletnamenin incelemesinde, şirket yetkilisinin şahsı adına da aynı vekili görevlendirdiği ve vekaletnamede görevli avukata usulüne uygun şekilde duruşma bildirimi yapıldığı gerekçesiyle bu itiraz yerinde görülmeyerek İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-5 sicil sırasında kayıtlı ... ... Ve Danışmanlık Anonim Şirketi'nin iflasına, iflasın 29.05.2025 günü saat 13.16 itibari ile açılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Konkordato talep eden vekili istinaf nedenleri olarak; konkordato komiser heyetince her ne kadar şirketin borca olduğu belirtilmiş ise de bu tespitin doğru olmadığını, bilirkişi marifetiyle yapılan değerlendirmede müvekkiline ait envanterlerin değerinin çok düşük gösterildiğini, bu değerlendirme sonucunda şirketin rayiç değer bilançosuna göre borca batık çıktığını, ancak envanterlerin doğru değerlendirmesi sonucunda şirketin borca batık olmadığının açık olduğunu, İİK’nın 287/5. fıkrasına göre; İİK’nın 291. ve 292. maddelerinin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanabileceğini, İİK’nun 292/b bendine göre konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması halinde kesin mühlet talebinin reddi ile 292/1. maddesi gereğince konkordato talebinin reddi ile iflasa res’en karar verilebileceğini, bununla birlikte Yargıtay HGK'nın 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararında, İcra ve İflas Kanunu’nun 292/son maddesi hükmünün emredici nitelikte olduğu ve bu hüküm uyarınca konkordato talep eden şirket hakkında geçici mühlet kararının kaldırılması ile iflâs kararının verilmesinin gerektiği durumlarda, konkordato talep eden borçlu şirketin duruşmaya davet edilerek dinlenmesi gerektiğinin belirtildiğini, her ne kadar iflas kararını veren ilk derece mahkemesince şirket yetkilisinin şahsı adına da aynı vekili görevlendirdiği gerekçesiyle şirket yetkilisine bizzat tebligat yapılması talepleri reddedilmiş ise de bu davada temsil yetkilerinin şirketi temsilden ibaret olduğunu, şirket yetkilisinin kendilerinde vekaletinin olmasının kendisini temsil etmedikleri dosyada taraflarına bir sorumluluk yüklemeyeceğini, bu davanın davacısının müvekkili şirket olduğunu, taraflarına şirket yetkilisinin duruşmada hazır edilmesi hususunun ihtar edildiği belirtilmişse de vekil olarak şirket yetkilisini duruşmada hazır etme yükümlülüklerinin ve sorumluluklarının bulunmadığını, duruşma gününü bildirir davetiyenin şirket yetkilisinin kendi mernis adresine çıkartılarak duruşmada şirket yetkilisinin bizzat dinlenmesi gerektiğini, tüm bu beyanları ve talepleri dikkate alınmadan ilk derece mahkemesince şirketi temsil eden avukata yapılan tebligatın şirket yetkilisine de yapılmış sayılacağı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Mahkemece İİK 292/ a, c ve son maddeleri kapsamında iflas hükümlerinin tartışılmadan karar verilmesi isabetli olmadığını, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak şirket yetkilisi duruşmaya çağrılıp dinlenmeden verilen iflas kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek yukarıda izah edilen ve resen nazara alınacak nedenlerle mahkeme kararının kaldırılarak müvekkili hakkında verilen iflas kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.Mahkemece, davacı şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağı gerekçesiyle aynı mahkemenin 2024/684 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada 10/04/2025 tarihli karar duruşmasında konkordato talebinin reddine karar verildikten sonra iflas koşullarının değerlendirilmesi yönünden davanın 2024/684 Esas sayılı dosyadan tefrikiyle mahkemenin en son esas sırasına kayıt edilmesine, tefrik ara kararının ikmalinden sonra konkordato talep edenin iflası koşullarının oluşup oluşmadığının tefrik edilen dosya üzerinden yapılacak inceleme ile değerlendirilmesine karar verilmiştir.Tefrik kararı sonrası dosya üzerinden borca batıklık konusunda bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup raporda talep eden şirketin borca batık olduğu görüşüne mahkemece itibar edilerek konkordato talep eden şirketin aynı zamanda iflasına da karar verilmiştir. Karar, konkordato talep eden şirket vekili tarafından bilirkişi raporunda şirket envanterlerinin bilirkişi raporunda çok düşük gösterilmesi nedeniyle şirketin rayiç değer bilançosuna göre borca batık çıktığı, envanterler doğru değerlendirilseydi şirketin borca batık olmadığının ortaya çıkacağı ve şirket yetkilisi duruşmaya çağrılıp dinlenmeden verilen iflas kararının usul ve yasalara aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf edilmiştir.İstinaf konusu uyuşmazlık; konkordato talep eden şirket hakkında verilen iflas kararının usul ve esas yönünden uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, talebin, borçlu şirketin muamele merkezi asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde borçlu şirket vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkisinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamından, mahkemece İİK'nın 286 maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek davacılar lehine 13/11/2024 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, geçici komiser heyeti atandığı, daha sonra geçici mühlet süresinin 13/02/2025 tarihinden itibaren 2 ay süre ile 13/04/2025 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiği, mahkemenin tefrik kararı öncesinde 03/04/2025 tarihli geçici mühlet nihai raporuna göre 10/04/2025 tarihli duruşmada konkordato talebinin reddine karar verdiği, iflas koşullarının değerlendirilmesi yönünden ise dosyanın tefrik edilerek yukarıda yazılı esasa kaydedilerek yargılamaya devam edilerek talep eden şirketin iflasına karar verildiği görülmüştür.22.04.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; "...Borçlu ... ... ve Danışmanlık A.Ş.'nin 31.01.2025 tarihli Rayiç Değer Bilançosunun yukarıda düzenlenmiş olduğu ve özkaynaklarının -153.341.735,62 TL olduğu, Özkaynakları -153.341.735,62 TL olan, borçlarını ödemekte zoruluklar yaşayan, konkordato talebi reddedilmiş olan bir firmanın marka değerinin istisnai durumlarda ancak olabileceği, borçlu için ise bu istinai koşulların söz konusu olmadığı, Borçlu tarafından geliştirilen yazılım, sadece borçlu şirkette kullanılabilecek olup, piyasa değeri ve piyasa satış kabiliyeti bulunmadığından konkordato talebi kabul görmeyen bir şirketi için rayiç değer atfedilemeyeceği, Hesaplanan marka değerinin ve yazılım bedelinin piyasa değeri olmadığından borca batıklığın hesabında dikkate alınmadığında borçlu şirket, 31.01.2025 tarihi itibariyle -153.341.735,62 TL borca batık olduğu, öte yandan atanan bilirkişiler tarafından tespit edilen marka değeri ve yazılım değerleri hesaba katıldığında da yine -6.943.056,21 borca batık olduğu Borçlu şirket yukarıda hesaplandığı üzere her durumda borca batik olduğundan TTK ve İİK kapsamında iflas koşullarının sağlanmış olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. İİK'nun 288/1 maddesinde "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur." düzenlemesi yer almaktadır. İİK'nın 288/1. fıkrası uyarınca geçici mühlet süresinde de uygulanması gereken İİK'nın 292/1. b bendi uyarınca konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, mahkemece komiserin yazılı raporu üzerine mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verilir. İİK‘nın 289. maddesinin üst başlığı kesin mühlettir. Maddenin ilk fıkrasında, kesin mühlet hakkındaki kararın, geçici mühlet içinde verileceği, üçüncü fıkrada, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 292. maddesi, sadece iflas kararı verilebilmesi hükmünü düzenlememektedir. Anılan maddeye göre, öncelikle borçlunun konkordato talebi hakkında karar verilmesi gerekir. İİK'nun 292. maddesinde, iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir.İİK'nın 292. maddesinin son fıkrası; "Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder, diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmünü düzenlemektedir. İİK'nın 287/5 fıkrası gereğince, anılan hüküm geçici mühlet hakkında da kıyasen uygulanır.Yargıtay HGK'nın 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 15. HD'nin 2021/490 Esas, 2021/752 Karar sayılı kararında; İcra ve İflas Kanunu’nun 292/son maddesi hükmünün emredici nitelikte olduğu, bu hüküm uyarınca konkordato talep eden hakkında geçici mühlet kararının kaldırılması ile iflâs kararının verilmesinin gerektiği durumlarda, konkordato talep eden borçlunun duruşmaya davet edilerek dinlenmesi gerektiği, bu hususun istinaf sebebi yapılmasa dahi re'sen gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.Mahkemece 24/04/2025 tarihli ara karar ile 22.04.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunun konkordato talep eden şirket vekiline tebliğine, konkordato talep eden şirket yetkilisinin iflas koşulları yönünden dinlenmek üzere tayin olunan duruşma gün ve saatinde mahkeme duruşma salonunda hazır bulunması için tebligat çıkartılmasına, duruşma gün ve saatinin TTSG ve Basın İlan Kurumu Resmi İlan Portalı'nda usulünce ilanına, iş bu tensip zaptının konkordato talep eden vekiline tebliğine, yargılamanın 29/05/2025 günü saat 13:05'e bırakılmasına tensiben karar verilmiştir. Bu tensip ara kararları sonrasında, talep eden şirket vekiline tebliğ yapılarak şirket yetkilisini duruşma gününde hazır etmek üzere süre verildiği, vekil tarafından ise dosyaya sunulan 20.05.2025 tarihli dilekçe ile şirket vekili olarak şirket yetkilisini hazır etme yükümlüklerinin bulunmadığı ve vekaletnamede şirket yetkilisinin yurt dışı adresinin yazılı olduğu belirtilerek şirket yetkilisinin mernis adresine tebligat yapılmasının talep edildiği görülmüştür.Somut olayda, İİK 292/son hükmü gereğince borçlu şirket yetkilisine duruşma gün ve saatinin bizzat tebliğ edilmediği, şirket yetkilisi yerine vekiline tebligat yapıldığı anlaşılmakla yasanın amir hükmü ihlal edildiğinden konkordato talep eden şirket vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle; konkordato talep eden şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a.5 ve 355. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine iadesine, sair istinaf sebeplerinin kaldırma gerekçesine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Talep eden şirket vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/267 Esas, 2025/442 Karar sayılı ve 29/05/2025 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4- Sair istinaf sebeplerinin kaldırma gerekçesine göre, şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı talep eden şirket tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,6-Talep eden şirket tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/09/2025