T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1047 Esas
KARAR NO: 2025/1198
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/05/2025
NUMARASI: 2025/149 Esas, 2025/556 Karar
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dış giyim sektöründe mont, yağmurluk, yelek üretimi ve satışı yaptığını, müvekkilinin kurulduğu yıldan itibaren e-ticaret pazar yerlerinde ve yurt dışına ihracat yaptığını, müvekkilinin hizmet verdiği sektörde yüksek teknoloji ve yüksek kalite standartlarına uygun faaliyet gösterdiğini, çalışma maliyetlerinin artması, döviz kurlarındaki dengesizlikler ve enflasyondaki artıştan olumsuz olarak etkilendiğini ve işletme sermayesi bulmada güçlük yaşar hale geldiğini, banka borçları olmak üzere borç ödemede temerrütler oluşması ve şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacının artması nedeniyle nakit darboğaza girilmesine neden olduğunu, müvekkilinin konkordato teklifi ile borçların tamamını ödeyeceği, konkordato kaynakları olarak ortak alınarak sıcak para girişi ve üretilen malların satışları, stokların kar ile satışı ve sermaye artırımı, faaliyet giderlerinin kısıtlanmasının projede açıklandığını, davacı ... ...'un şirketin yetkili ve ortağı olduğunu ve şirket lehine rehin ve ipotek tesis ettiğini, şirketin kullandığı kredilere kefil olduğunu, aynı zamanda şirket tarafından çıkan çekler yönünden cirolarının mevcut olduğunu,davacıların müşterek kefalet durumlarının söz konusu olduğunu, borçlarının aynı hukuki nedenden kaynaklandığını, bu nadanla davacı müvekkili şirket ile gerçek kişi yönünden davanın birlikte görülmesi gerektiğinden konkordato davasının birlikte açılması zorunluluğu doğduğunu belirterek müvekkillerinin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için müvekkillirenin konkordato taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; borçlu şirketin revize projesindeki öngörüleri doğrultusunda malî durumunu düzelme ihtimali bulunmadığı, mevcut durum itibarıyla teklif edilen tutarın, başta faaliyetin devamıyla sağlanacak kâr olmak üzere borçlununaynakları ile orantılı olmadığı, yaklaşık 3 aylık geçici mühlet süresi içerisinde geçici komiserlerce yapılması gereken işlemlerin tamamlandığı, şirketin oldukça azalan ticari faaliyetleri ve geçici mühlet boyunca hiçbir ödeme onay talebinde bulunulmaması da göz önünde bulundurularak dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, konkordatonun başarı ihtimalinin mevcut olmadığı gerekçesi ile konkordato talebinin yukarıda anılan sebeplerle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; Konkordato Komiser Heyeti tarafından düzenlenen 05.05.2025 tarihli raporun devamında, müvekkili için sunulan konkordato kaynaklarının bir kısmı makul görüldükten sonra bir kısmının hiçbir somut gerekçe gösterilmeksizin, bir kısmı da tamamen yanlı, ticari hayatın olağan akışına ve gerçeklerine uymayan ifadelerle kabul edilmediğini, gerçekleşmelerinin imkân dahilinde olmadığı belirtildiğini ve nihai olarak konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bulunmadığı ve kesin mühlete geçmesinin uygun olmadığı yönünde kanaat bildirdiklerini, müvekkili için hazırlanan revize projede, 01.01.2025 – 30.06.2029 tarihleri arasından kalan 51 aylık süreç için toplam 23.073.718,26 TL vergi sonrası kâr öngörüldüğünü, Komiser Heyeti tarafından, hedeflenen kâr, paranın zaman değeri ve enflasyon oranı dikkate alınmadan 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında oluşan kâr tutarlarıyla mukayese edilerek hedefin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı yönünde kanaat bildirildiğini, Komiser Heyeti tarafından bu yapılırken, hedeflenen 23.073.718,26 TL kârın nominal olduğu, yani bugünkü değerinin bu olmadığı, örneğin 2021 yılında elde edilen kârla 2028 yılı için öngörülen kârın mutlak olarak mukayese edilemeyeceği, bu mukayese yapılırken iskonto müessesesinin işletilmesi gerektiğinin göz ardı edildiğini, Komiser Heyeti raporunda öngörülen kârın gerçekleşmesinin mümkün olmadığını belirtmekle birlikte bunun ne kadarının gerçekleşmesinin mümkün olmadığının belirtilmediğini, perakende tekstil ürünleri satışı yapan şirketin %5,12 kârlılıkla çalışma hedefi bile Komiser Heyeti tarafından gerçeklikten uzak bulunduğu, 51 aylık sürede 450.797.216,00 TL satışa karşılık 23.073.718,27 net kâr hedefi gerek sektör ortalamasıyla gerekse firmanın geçmiş yıllar performansıyla uyumlu olduğunu, Komiser Heyetinin hiçbir somut gerekçe göstermeden, somut gerekçe gösterir gibi yapıp paranın zaman değerini dikkate almadan yaptığı olumsuz değerlendirmenin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin, geçmiş yıllar performansına uygun olarak 2025 yılının son 9 ayında, 2026, 2027, 2028 yılları ile 2029 yılının ilk 6 ayında toplam 23.073.718,26 TL vergi sonrası kar öngördüğünü, bu tutarın şirketin gerçekleşmeleri ve potansiyeli dikkate alındığında oldukça gerçekçi olduğunu, projede belirtilen tedbirlerle bunun aşılmasının hedeflendiğini, nitekim 2025 yılının ilk 3 aylık kârlılık gerçekleşmesinin bunu açıkça gösterdiğini, müvekkili şirketin hazırlanan revize projede, ticari alacaklarının tahsili yönelik sıkı bir çalışma içine girilerek, 118.384.795,50 TL tutarındaki alacağın, ihtiyatlı davranılarak, %70’inin 2026, 2027, 2028, 2029 yıllarında tahsil edileceğini, dolayısıyla buradan 82.869.356,85 TL kaynak beklendiğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin alacaklarının gerçek olduğunu, bu hususun Komiser Heyeti tarafından da kabul edildiğini, en yüksek tutarda alacaklı olunan 2 firma ile mutabakat yapıldığını, borçluların borcu kabul ettiğini, Komiser heyetinin bu durumdan haberdar olduğunu, ancak Komiser heyetinin tahsilat öngörülen alacaklar için 01.01.025 tarihinden 31.03.2025 tarihine kadar herhangi bir tahsilat yapılmadığı, piyasadaki belirsizlik ve halihazırda firmanın faaliyetsiz olmasının tahsilat riskini artıran bir husus olduğu, bu kaynak kaleminin sağlanabilirliğinde belirsizlik olduğu şeklindeki soyut ve ticari hayatın gerçekleriyle örtüşmeyen açıklamasıyla bu kaynağın gerçekleşmeyeceği ve tahsilat yapılmayacağı yönünde değerlendirme yaptığını, oysa ki müvekkilinin tahsilat için ihtiyatlı davranarak öngörülen süre dikkate alındığında bunların gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, bu alacaklar için faiz öngörülmediğini, bu alacakların bir yıl, iki yıl, üç yıl sonra faizsiz tahsil edebilmenin zor olamadığını, yine Revize projede, varlığı Sayın Mahkeme tarafından atanan bilirkişilerce tespit edilmiş 27.851.630,00 TL tutarındaki stokların kademeli olarak %50 oranında azaltıp hem stok maliyetinin düşürüleceği hem de 13.925.815,00 TL tutarında kaynak yaratılmasının amaçlandığının belirtildiğini, Komiser Heyetinin bu kaynağı da gerçekçi bulmadığını, bunu yaparken şirketin, erkek dış giyim ürünlerinin (mont, yağmurluk, yelek vb.) alım satımı yaptığı, satışa konu edilecek stokların bunlardan oluştuğu, bunların ilkbahar, sonbahar ve kış aylarında satışa konu edilebildiklerini, dolayısıyla yaz mevsimi hariç diğer mevsimlerde satışlarının yapılabildiği hususları göz ardı edildiğini, mesleki alanlarının dışına çıkıp tekstil sektörüne ilişkin modacı gibi değerlendirme yapıp “stoktaki mevcut giysilerin yeni sezona yönelik ürünler olmayıp, geçmiş sezonlara ilişkin ürünlerden oluşmasının tereddüte neden olduğu dolayısıyla zamansal belirsizlikler ve moda dünyasının hızlı değişimi karşısında, bu kaynak kaleminin sağlanabilirliği hususunda net bir görüş ifade edilemeyeceğinin belirtildiğini, Komiser Heyetinin düşüncelerinin aksine, mont, yağmurluk, yelek vb ürünlerin satışının yapılamaması, bunların elde kalması, modasının geçmesi vb kesinlikle söz konusu olmadığını, stoklarının satış kabiliyetinin bulunduğunu, Konkordato Komiser Heyeti tarafından faal olduğu, personel maaşlarını süresinde ödediği, kamuya olan vergi ve SGK yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiği, net işletme sermayesini kaybetmediği, 2 kişi istihdam ettiği, stokları, makine, tesis ve cihazları, taşıtları ve demirbaşları ile faaliyetine devam ettiği, çalışma kabiliyeti koruduğu, hem kaydi hem de rayiç değerlere göre borca batık olmadığı, dolayısıyla varlıkları borçlarını karşılamaya yettiği tespit edilen müvekkili şirkete hatalı komiser raporu esas alınmasının hatalı olduğunu, bunlarında yanında müvekkili şirketin konkordato sürecine girmesiyle beraber hakkında ihtiyati haciz kararları alındığını ve bu şekilde tüm banka hesaplarına bloke konulduğunu, bunun da yanında müvekkilin e satış yaptığı ....com'un dahi ekranını kapattığını, müvekkilinin faaliyetini gösteremez bir hale geldiğini, faaliyetin müvekkilden kaynaklanmayan sebeple durduğunu, müvekkili tarafından söz konusu blokelerin kaldırılması için hukuki yollara başvurulduğunu, kararlar çıkmadığından blokelerin kaldırılamadığını, doğal haliyle blokeler kalkmayınca müvekkilinin faaliyet gösteremediğini, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, yalnızca mali tabloların incelenip komiserlik yapılmayacağını, faaliyet gösteremeyen şirketin neden faaliyet gösteremediğini sorularak ve buna göre kendisine yardımcı olmak zorunda olduklarını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep e istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, talebin, borçlu şirketin muamele merkezi ile davacı gerçek kişinin yerleşim yeri Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacılar vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamından; Mahkemece İİK'nın 286 maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek davacılar lehine 14/02/2025 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser heyeti atandığı, Mahkemece 12/05/2025 tarihli duruşmada davacıların konkordato talebinin reddine karar verildiği, davacılar vekilince hükmün istinaf edildiği görülmüştür. İstinaf konusu uyuşmazlık; davacılara kesin mühlet kararı verilmesi gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır.Konkordato komiser heyeti 05/05/2025 havale tarihli raporları ile Borçlu Şirket ...San. Ve Dış Tic.Ltd.Sti. Yönünden; Borçlu şirketin revize projesindeki öngörüleri doğrultusunda mali durumunu düzelme ihtimali bulunmadığı, mevcut durum itibarıyla teklif edilen tutarın, başta faaliyetin devamıyla sağlanacak kâr olmak üzere borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığı, yaklaşık 3 aylık geçici mühlet süresi içerisinde geçici komiserlerce yapılması gereken işlemlerin tamamlandığı, şirketin oldukça azalan ticari faaliyetleri ve geçici mühlet boyunca hiçbir ödeme onay talebinde bulunulmaması da göz önünde bulundurularak dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, konkordatonun başarı ihtimalinin mevcut olmadığı, buna göre takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere borçlu şirketin kesin mühlete geçmesinin uygun olmadığı " belirtilmiştir.Konkordato komiser heyeti 05/05/2025 havale tarihli raporları ile ... ... yönünden: "Borçlu gerçek kişi ... ...'un derdest dosyada geçici mühlet verilen ...San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne 90100 pay sahibi olduğu, Şahsi kefaletten kaynaklanan borçların ön projede detaylı (Banka-Şirket-Tutar- Yabancı Para/TL vb) yer almadığı, Geçici mühlet talebi esnasında bankalarda (varsa) bulunan TL/Yabancı Para/ALTIN gibi varlıkların tutarı ön projede yer almadığı, Konkordato Ön Projesinde şahsi kaynaklar yer almamakta olup, sadece derdest dosyada yer alan şirketin konkokordato kaynaklarına atıf yapıldığı, şahsi gelir olarak belirtilen şirketten sağlanan Kâr Payı ve Huzur Hakkı'nın son beş yıl içerisinde mevcut olmadığı, ... ...'un konkordatoyu başarıya ulaştırabilmesinin tamamıyla borçlu şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırmasına bağlandığı,bağımsız bir projesinin bulunmadığı," belirtilmiştir.Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Bu durumlardan biri de aynı maddenin b bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir.Somut davada, konkordato talep eden şirketin dosyaya 21.04.2025 tarihinde sunduğu revize projesinde konkordato kaynakları olarak; hazır değerler, işletme faaliyetinden elde edilecek kar, alacak tahsilatı (%70) verilen sipariş avansları(% 70), stok azaltımı (% 50) atıl gayrimenkul satışı ile kaynak sağlanacağı öngörülmüştur. Bu kapsamda, komiser heyeti tarafından borçlu şirket tarafından sunulan 21.04.2025 tarihli revize projenin ayrıntılı olarak incelendiği, kaynak kalemleri arasında yer alan Faaliyetin Devamı ile Öngörülen Kâr Tutarı'nın 23.073.718,26 TL olduğu, önceki dört yıllık mali veriler dikkate alındığında bu kaynak kaleminin rasyonellikten uzak olduğu, piyasa koşulları ve firma nezdinde yapılan 2 toplantıdaki gözlemlerden de hareketle bu kaynak kaleminin sağlanamayacağı belirtilmiştir. Yine konkordato talep eden şirketin kaynak kalemleri arasında yer alan Alacaklardan Yapılacak Tahsilatların, 82.869.356,85 TL olduğu en yüksek tutarda alacaklı olunan (... Ltd.Şti.: 52 Milyon; ... Tekstil Ltd.Şti.:52 Milyon) 2 firmaya ilişkin 31.12.2024 tarihi itibariyle mutabakat mektupları ibraz edilmiş ise de, 01.01.2025 tarihinden 31.03.2025 tarihine kadar herhangi bir tahsilatın olmadığı, piyasalardaki belirsizlik ve halihazırda firmanın faaliyetsiz olmasının tahsilat riskini artırdığı, dolayısıyla bu kaynak kaleminin sağlanabilirliğinde belirsizlik olduğu rapor edilmiştir. Konkordato talep eden şirketin Kaynak kalemleri arasında yer alan Verilen Sipariş Avansları'nın 2.805.002,80 TL olduğu, hesap incelemelerinde fiktif olduğu anlaşılan 159.09- ... ... ... hesabında görünen 2.330.640.-TL tutarındaki alacak tutarının, rayiç bilançoya aktarılırken elimine edildiği, geçici heyetçe hazırlanan rayiç değer bilançosunda da görüleceği üzere bu hesap kaleminde rayiç olarak dikkate alınacak tutarın 1.676.506,85 TL olarak tespit edildiği, borçlu firmanın konkordato revize projesi üzerinden hesaplama yapıldığında, bu kaynak kaleminin (1.676.506,85 x % 70 =) 1.173.554,80 TL olarak bulunacağı, bu kaynak kaleminde meydana gelen kaynak açığının (2.805.002,80 - 1.173.554,80-) 1.631.448.-TL olduğu, netice itibariyle bu kaynak kaleminin de gerçekçi olmadığı belirtilmiştir. Konkordako talep eden şirketin kaynak kalemleri arasında yer alan Stok Satışından Elde Edilecek Kaynak tutarının 13.925.815,00 TL olduğu, bu kaynak tutarının konkordato revize projesine esas 31.03.2025 tarihli kaydi değer bilançosunda stoklar hesabında ve bilirkişi değerleme raporları doğrultusunda düzenlenen 31.03.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda da mevcut olduğu, firmanın esasen kışlık erkek dış giyiminde faaliyet gösterdiği, kışlık sezonun yaklaşık 4 ay sonra (Eylül 2025) açılabileceği, stoktaki mevcut giysilerin yeni sezona yönelik ürünler olmayıp, geçmiş sezonlara ilişkin ürünlerden oluşmasının tereddüte neden olduğu dolayısıyla zamansal belirsizlikler ve moda dünyasının hızlı değişimi karşısında, bu kaynak kaleminin sağlanabilirliği hususunda net bir görüş ifade edilemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda; borçlu şirketin ticari faaliyetinin oldukça azaldığı, yaklaşık 3 aylık geçici mühlet zarfında geçici komiser heyetinden hiçbir ödeme onay talebinde bulunulmadığı, bu durumun en az 4 ay daha devam edeceğinin görüldüğü, kış sezonunun başlamasıyla ticari faaliyetin de başlayacağına dair inandırıcı ve somut (sözleşmeler, ticari yazışmalar, teklif formları v.b.) bilgi ve belgeler sunulamadığının komiser raporlarında belirtildiği, konkordato kaynaklarına yönelik yapılan bu değerlendirmeler dikkate alındığında komiser raporunda da belirtildiği üzere konkordatonun başarıya ulaşma olasılığından bir başka anlatımla konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip olduğundan söz edilemez. Bu nedenlerle Mahkemece yapılan değerlendirme ve buna göre varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düştüğünden tesis edilen karar isabetli olup davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Ayrıca davacı gerçek kişinin konkordato projesinin şirketin konkordato projesinin başarısına bağlanıp, kendine özgü konkordato projesi bulunmadığı, davacı şirketin de faaliyetlerinin olumlu ilerlemediği gözetildiğinde Mahkemece davacıların kesin mühlet talebinin reddedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/149 Esas, 2025/556 Karar sayılı ve 12/05/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları davacılar tarafından ayrı ayrı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/09/2025