T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/658 Esas
KARAR NO: 2025/752
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 12/03/2025
NUMARASI: 2024/801 Esas
DAVANIN KONUSU: İHTİYATİ HACİZ
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu’nun işletmesinin müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, davalıya ait; ..., ... ve ... plakalı araçlar ile 09.03.2024-29.05.2024 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçiş yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de, işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediğini, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine davalı-borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya 23.10.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalının borca ve ferilerine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalı-borçlunun itirazlarının zaman kazanma amacı ile haksız ve kötüniyetle yapıldığını belirterek müvekkili alacağının tahsilini teminen davalıya ait ..., ... ve ... plakalı araçlardan borca yetecek kısımı üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini talep emiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde bildirdiği nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 12/03/2025 tarihli ara kararı ile; Davacı vekilinin ihlali geçişe ilişkin 6001 sayılı kanunun ihlali nedeniyle ihtiyati haciz talep etmiş ise de ihlalli geçişin bulunup bulunmadığı ve hesaplamasının uygun olup olmadığı hususlarının yargılamayı gerektirmesi ve davalı yanın kaçması veyahut mal kaçırması hususunda yaklaşık ispat koşulu tespit edilemediği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Ara Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalı borçlu adına kayıtlı olan araçlar ile müvekkilinin işletme sahibi olduğu yollar ve köprülerin ücreti ödemeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, tüm bu ihlalli geçişlere ilişkin görüntülerin, tarih ve istasyon bilgileri başvuru dilekçesinin ekinde sundukları kamera kayıtları ve provizyon dökümlerinde bulunduğunu, müvekkili tarafından davalıya ihlalli geçişlere ilişkin bilgilendirme SMS'leri gönderildiğini, SMS kayıt dökümünün de sunulduğunu, maddi olarak zarara uğrayan müvekkili şirketin uğradığı zarar gözetilmeksizin ihtiyati haciz talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, red kararının denetlenebilirlikten uzak gerekçesiz bir karar olduğunu belirterek kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, mevcut dava içerisinde, İİK'nun 265. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili ihtiyati haciz talep etmiş, Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine dair istinafa konu edilen ara kararın verildiği anlaşılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E Sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhinde 1.012.152,50 TL asıl alacak (geçiş ücreti/para cezası) 244.424,95 TL işlemiş faiz, 48.885,17 TL KDV olmak üzere, toplam 1.305.462,62 TL üzerinden icra takibine girişildiği, davalının borca, faize ve ferilerine itiraz ettiği, davacı vekili, harca esas dava değerini 1.305.462,62 TL göstererek iş bu itirazın iptali davasını açtığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." düzenlemesi yer almaktadır. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaate vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir. İhtiyati hacizde teminat İİK 259. maddede düzenlenmiştir. Maddede, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun veya üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve HMK 96’cı maddesinde yazılı teminatı vermeye mecbur olduğu, ancak, alacağın bir ilama müstenid ise teminatın aranmayacağı, ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkemenin teminata lüzum olup olmadığını takdir edeceğine yer verilmiştir. Açıklanan yasal düzenlemeler ve genel ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafından ihlalli geçişlere ilişkin listenin ve ihlalli geçişlere ilişkin kamera kayıtlarının sunulduğu, buna göre İİK'nun 258. maddesinde yer verilen, kanaat getiren delillerin gösterildiğinin kabulü ile teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haciz talebinin reddi kararı yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davacının talebi doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/801 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 12/03/2025 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA,2-a)Davacının ihtiyati haciz talebinin, İcra ve Kanununun 257/1. fıkrasına uygun görüldüğünden KISMEN KABULÜNE, b)İcra ve İflas Kanununun 259. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın %15‘i oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda, davacının talebi ile bağlı kalınarak, ..., ... ve ... plakalı araçlardan (davalıya ait olması halinde) borca yetecek kadar olan kısmının borç tutarı ( 1.012.152,50 TL geçiş ücreti/para cezası) ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanunun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, c)İhtiyati haciz kararının, teminatın ilk derece mahkemesine ibrazından sonra İcra ve İflas Kanununun 261. maddesi gereğince İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden infazına ve kararın infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,4-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin mahkemece verilecek esasa dair kararda değerlendirilmesine, 5-Dosyanın gerekli işlemlerin yerine getirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 bendi ile aynı kanunun 362/1-f bendi ve İİK'nun 258/son fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.22.05.2025