T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/501 Esas
KARAR NO: 2025/743
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 30/01/2025
NUMARASI: 2025/66 Esas
DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait araçların 24.04.2023 - 10.09.2024 tarihleri arasında müvekkili şirketin işletme hakkına sahip olduğu Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Çevre Otoyolu'ndan geçiş ücreti ödemeksizin ihlalli geçiş yaptığını, geçişlere ilişkin provizyon kaydı ve kamera görüntülerinin olduğunu, ödeme yapılmaması üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek davalının takibe itirazının iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine ve ayrıca müvekkilinin alacağı rehinle temin edilmediğinden davalının hiçbir açıklama göstermeksizin likit borcunu ödemekten kaçınmasının, müvekkilinin alacağına kavuşmasını zorlaştıracağını ve hatta imkânsız hale geleceğini gösterdiğinden bahisle borçlunun malvarlığının borca yetecek kadar olan kısmı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin adresi itibariyle Körfez İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkiline ait herhangi bir aracın ilgili tarihlerde ve güzergahta ihlalli yahut ihlalsiz geçişinin söz konusu olmadığını, kaldı ki bahsi geçen araçların birçoğu satılıp devredildiğinden müvekkilinin mülkiyetinde olmadığını, müvekkiline ait HGS hesabında her daim talep edilen alacak tutarının kat kat fazlasının bulunduğunu, davacının bildirim yükümlülüğü olmadığına ilişkin hususu kabul etmediklerini, geçişler sırasındaki her türlü teknik aksaklıktan davacının sorumlu olduğunu, huzurdaki davada ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, müvekkiline muacceliyet ihtarı tebliğ edilmediğinden faiz talebinde bulunulamayacağını belirterek davanın reddi ile, % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 30/01/2025 tarihli ara kararı ile; davacı ve davalının ileri sürdüğü hususlarda yapılacak bilirkişi incelemesinden sonra alacak miktarının belirlenmesi mümkün olduğundan bu aşamada alacağın varlığı ve muaccel olduğunun yaklaşık ispata yeterli olmayıp yargılamayı gerektirdiği, İİK'nun 257 maddesinde öngörülen ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçelerine istinaden davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ihlalli geçişlerin dosyada CD içerisinde mübrez olan ihlalli geçiş listesi, kamera kayıtları ve provizyon sorgularını içeren tablo ile sabit olduğunu, alacağın yaklaşık olarak ispat edildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını istinaf ederek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti ile takip öncesi işlemiş faiz ve KDV alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Derdest dava kapsamında ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından buna yönelik ara karar istinaf edilerek ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara kararın kaldırılması ile ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davacının, davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile, 224.690,00 TL asıl alacak (Geçiş ücreti/para cezası) 109.198,81 TL işlemiş faiz ve 21.647,75 TL KDV olmak üzere toplam 355.536,56 TL üzerinden takip başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. 2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." düzenlemesi yer almaktadır. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.İhtiyati hacizde teminat İİK 259. maddede düzenlenmiştir. Söz konusu madde "İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder." hükmünü içermektedir. Açıklanan yasal düzenlemeler ve genel ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafından ihlalli geçişlere ilişkin listenin sunulduğu, buna göre İİK'nun 258. maddesinde yer verilen kanaat getiren delillerin gösterilmiş olduğunun kabulü ile teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haciz talebinin reddi kararı yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere: 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/66 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 30/01/2025 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA, 2-a)Davacının ihtiyati haciz talebinin KISMEN KABULÜNE, b)İcra ve İflas Kanununun 258. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın %15'i oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının 224.690,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanununun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE, c)İhtiyati haciz kararının, teminatın ilk derece mahkemesine ibrazından sonra İcra ve İflas Kanununun 261. maddesi gereğince İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden infazına ve kararın infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,4-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin mahkemece verilecek esasa dair kararda değerlendirilmesine, 5-Dosyanın gerekli işlemlerin yerine getirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f bendi ve İİK'nun 258/son fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.22.05.2025