T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/192 Esas
KARAR NO:2025/989
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:04/07/2024
NUMARASI:2014/903 Esas, 2024/397 Karar
BİRLEŞEN DAVA:Alacak
KARAR TARİHİ:10/07/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Şti. İle ... Arasında 17/10/2007 ve 17/02/2009 tarihinde ..., ...,..., ..., ..., ...,...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,... Enerjisi projelerine ilişkin sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından sözleşme gereği gibi ifa edildiğini, sözleşmenin birinci maddesinde tarafları düzenleyen hükümde davalılardan ...'nin de sözleşme hükümlerinden sorumlu olduğunu, ilgili projelere başvuru yapan şirketlerin de sözleşme bedelinden sorumlu olacaklarının kabul edildiğini, müvekkili tarafından projelerin teslim edildiğini, EPDK nezdinde de başvuruların yapıldığını, ancak sadece iki tanesi ... ve Karadere ... Projesine lisans alındığını, davalılara Ankara ... Noterliğinin 25/04/2012 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin çekildiğini, hizmetler tamamladığında iş bedelinin ödeneceği kararlaştırılmasına rağmen iş bedelinin ödenmediği gerekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak tamamlanmış olan işin bedeline karşılık sözleşmenin 9. maddesinde belirlenen %7 hissenin tespiti ile HMK. m. 107 çerçevesinde şimdilik 20.000,00 Euronun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile iki ayrı sözleşme düzenlendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında bir tek 17/10/2007 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, 17/02/2009 tarihli sözleşmede şirkete atfen atılan imzanın şirketi temsil ve ilzama yetkili müdürü ...'ın eli mahsulü olmadığını, her iki sözleşmedeki imzalar arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, ... Projesinin önce iştirakleri ... Şti. ne devrettiklerini, bu şirket tarafından üretim lisansı başvurusu yapıldığını, bu başvuru inceleme aşamasındayken müvekkilinin içinde bulunduğu mali zorluk nedeniyle bu şirketteki hisselerini Kadıköy Noterliğinin 14/04/2008 tarihli ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile... AŞ. ye devrettiğini, devrin 08/05/2008 tarihli 7058 Sayılı nüshasında ilan edildiğini, bu hisse devriyle birlikte müvekkilinin sözleşmenin 9/c maddesinde yazılı borcunun muaccel hale geldiğini, borcun muacceliyet tarihi hisse devir tarihi olmasına rağmen davacı tarafından sözleşme hükmüne aykırı olarak fahiş bedel istenmesi nedeniyle ödemenin yapılamadığını, müvekkilinin hisse devir tarihi itibariyle devredilen hisselerin değerinin bilirkişi tarafından tespitinden sonra %7 sini ödemeye hazır olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
BİRLEŞEN DAVADA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Şti. ile ... Şti. arasında 17/10/2007 ve 17/02/2009 tarihinde ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Enerjisi projelerine ilişkin sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından sözleşme gereği gibi ifa edildiğini, sözleşmenin birinci maddesinde tarafları düzenleyen hükümde davalılardan ...'nin de sözleşme hükümlerinden sorumlu olduğunu, ilgili projelere başvuru yapan şirketlerin de sözleşme bedelinden sorumlu olacaklarının kabul edildiğini, müvekkili tarafından projelerin teslim edildiğini, EPDK nezdinde de başvuruların yapıldığını, ancak sadece iki tanesi ... ve... Projesine lisans alındığını, davalılara Ankara ... Noterliğinin 25/04/2012 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamenin çekildiğini, sözleşmenin beşinci maddesinde belirlenen aylık 2.000,00 TL'nin projenin değerlendirilmeye alındığı tarihten lisansın alındığı 03/03/2011 tarihine kadar 39 aylık ücret karşılığı toplam 78.000,00 TL'nin işlemiş ticari faizi ve KDV'si ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, davalılardan ... Şti cevabi ihtarında sözleşmeleri bulamadıklarını bu nedenle de sözleşmelerin onaylı suretlerinin gönderilmesini istediğini, ihtarnameyi imzalayan ...'ın aynı zamanda sözleşmeyi imzalayan ve o tarihten bu tarihe kadar da yetkili olan kişi olduğunu, sözleşmelerin davalılardan ... Şti'ye fakslandığını,davalılardan ... A.Ş'nin sözleşme tarihindeki yetkilisi ile ... Şti'nin yetkilisinin aynı kişi olduğunu, davalılara İstanbul 41. ATM'nin 2012/179 esas sayılı dosyası ile sözleşmenin dokuzuncu maddesine istinaden belirsiz alacak davası açıldığını, açıklanan nedenlerle müvekkili ile ... Şti. arasında imzalanan sözleşmeler gereğince 93.000,00 TL toplam alacağının KDV'si ve işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının şirketleri ile iki ayrı sözleşme düzenlendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında bir tek 17/10/2007 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, 17/02/2009 tarihli sözleşmede şirkete atfen atılan imzanın şirketi temsil ve ilzama yetkili müdürü ...'ın eli mahsulü olmadığını, her iki sözleşmedeki imzalar arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, davacının 15 adet ... Projesinden ..., ... ve ...Santrallerine İlişkin Projeleri hazırlayamadığını, şirketin bu nedenle zarara uğradığını, davacının sözleşmede yazılı yükümlülüklerinden sadece bu projelere ilişkin ön etüd ve yer seçimi hizmetlerini tamamen, ön fizibilite raporu hazırlanması hizmetini ise kısmen yerine getirdiğini, davacının toplamda 60.000,00 TL+KDV=70.800,00 TL bedelli, 10/12/2007 ve 04/08/2008 tarihli iki adet fatura düzenleyebildiğini, fatura karşılıklarının da ödendiğini, davacının 01/08/2008 tarihinden sonra sözleşmeye göre yerine getirmesi gereken yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu sebeple fatura düzenleyemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin davacı ile ...Şti. arasında imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeye taraf olmadığını, iddia edilen alacak talebinin muhatabı olmadıklarını, müvekkili şirketin sözleşmeler üzerinde imzasının bulunmadığını, husumet yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirketin FSEK hükümleri uyarınca sözleşmelerden sorumlu olduğu yönündeki iddiasının hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; Ana dava yönünden; şirket hissesinin devir tarihindeki piyasa rayiçleri ile hesaplanacak bedelin kararlaştırılan %7 oranını ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, devir tarihinde hisselerin değerinin bulunup bulunmadığı var ise piyasa rayiçleri ile değer tespiti çözümü hukuk dışında, özel bilgi gerektiren bir hal olması nedeni ile uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesinde zorunluluk bulunduğu, HMK m. 281/3 uyarınca mahkemenin, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme yaptırabileceği, ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafın HMK m. 281/3 uyarınca yeni görevlendirilen bilirkişilerin ücretlerini yatırmayarak HMK m. 324/2 gereğince bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayıldığı, dosyada mevcut diğer deliller ile bedel tespiti yapmak mümkün olmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Birleşen dava yönünden; bilirkişi heyeti tarafından sözleşme hükmüne uygun ve denetime elverişli şekilde hesaplamalar yapıldığı,sözleşmenin 5. maddesi gereği yapılan hesaplamalara göre davacının 143.000,00 TL alacağının bulunduğu, toplam 143.000,00 TL alacağın 60.000,00 TL sinin davadan önce ödendiği, davacının sözleşmenin 5. maddesinden kaynaklanan 83.000,00 TL bakiye alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın davalı ....Ltd. Şti yönünden kısmen kabulü ile 83.000,00 TL nin dava tarihi olan 01.10.2012 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, sözleşmede davalı ... Tic. A.Ş.'nin imzasının bulunmadığı, sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereğince sözleşmelerin sadece taraflarını borç altına sokabileceği, bu nedenle sözleşmede imzası bulunmayan davalı ... Tic. A.Ş.'nin taraf olmadığı bir sözleşme ile kendisine borçlar yükletilemeyeceği gerekçesiyle davanın davalı ... ... A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde ana ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Ana ve birleşen davada davacı vekili istinaf nedenleri olarak;Ana dava açısından; 03.04.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda, anılan şirketlerden %4 hissenin müvekkili şirkete devri gerektiğinin tespit edildiğini, %4 hisse ortaklığının maddi karşılığı ile %7 hisse devir bedelinin maddi karşılığının esasen aynı olduğunu, bu durumda sözleşmedeki diğer hüküm olan %7 hisse devir bedelinin (gerçek değeri üzerinden) müvekkiline ödenmesi gerektiğini, mahkemeden ısrarla bu durumun tespiti ve bilirkişi incelemesinin bu yönde yapılmasını istemelerine rağmen mahkemenin her seferinde hatalı değerlendirme yaptığını, yanlış bilirkişi heyetleri oluşturduğunu, bu nedenle mahkeme tarafından davanın reddi olarak gösterilen gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, HMK hükümleri gereğince ispat yükü kendilerinde olduğundan dosyada bulunan 31.05.2018 tarihli kök rapor ile de haklı oldukları ispat edilmişken mahkemenin bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, Birleşen dava açısından; davalı şirketler arasında muvazaa, kanuna karşı hile, hakkın kötüye kullanılması yollarına müracaat edilerek bir şekilde müvekkili firmanın gerçekte hak ettiği bedellerin ödenmemesi için tüm hukuka aykırı iş ve işlemlerin yapıldığını, zira davalı şirketlerin kuruluş adresi, ortakları, kurucuları ve dilekçelerinde sayılan onlarca delilin esasen mezkur şirketlerin aynı olduğunu ve aynı amaca yönelik olarak kurulup faaliyet gösterdiklerini ve halen göstermekte olduklarını gösterdiğini, tüm değerlerin ve kıymetlerin diğer davalı... şirketi üzerine yapıldığını, dolayısıyla davaya konu projeden, yapılan sözleşmelerden esas yararlananın ve maddi kıymet elde edenin ... şirketi olduğunu, yalnızca... firmasının sorumlu olduğuna karar verilmesi halinde davalıların kanuna karşı hile yoluyla kurdukları "karşılıksız bırakma" amaçlarına ulaşacaklarını ve esasen tahsil kabiliyeti olmayan bir karar elde etmekten başkaca bir anlama gelmeyeceğini, dosya içerisine sundukları taraflar arasındaki yazışma içeriklerinden görüleceği üzere, (müvekkili tarafından projenin devredildiği bilinmeden)... şirketi tarafından projenin davalı şirkete devir edildiği tarihten sonra dahi müvekkili şirketin anılan projeler için danışmanlık vermeye devam ettiğini, şayet davalı tarafın iddia ettiği gibi davalı tarafın iş bu davada taraf sıfatı yok ise neden projenin devri yapıldığı halde müvekkili şirketten danışmanlık hizmeti almaya devam ettiğini, bu haliyle dahi davalılar arasında bilerek ve isteyerek müvekkilinin alacağını karşılıksız bırakma gayesi güdüldüğünü, dolayısıyla mahkeme tarafından davalının kötü niyetinin ödüllendirilmesini kabul etmediklerini, taraflar arasında imza edilen 17/10/2007 ve 17/02/2009 tarihli sözleşmenin hizmet bedeli başlıklı 5. maddesinde "...bütün projeleri kapsamak üzere, aylık mühendislik ve danışmanlık hizmeti karşılığı olarak sadece 2.000,00 (iki bin) TL + KDV olarak herhangi bir projenin lisans alması koşuluyla lisans alındığı tarihe kadar toptan DANIŞMAN hesabına ödenir." denildiğini, sözleşme başlangıç tarihinin 17/10/2007, bitiş tarihinin de 05/07/2011 (... projesinin lisans alınma tarihi) olduğu gerçeği karşısında müvekkilinin toplamda 44 aylık danışmanlık ücreti + KDV ücreti alacağı bulunmasına rağmen mahkemenin hatalı karar verdiğini belirterek izah edilen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle fazlaya ve faize ilişkin her türlü hakları saklı kalmak koşuluyla iş bu dilekçeleri, evvelki dilekçeleri, delilleri ve beyanları incelenerek mahkemenin asıl davanın reddi kararının ve birleşen davanın kısmen kabulü kararının istinaf talepleri doğrultusunda kaldırılmasına ve tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna hükmedilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Ana dava, davacı tarafından yapılan işin bedeline karşılık sözleşmenin 9/c maddesinde belirlenen %7 hissenin tespiti ile şimdilik 20.000,00 Euronun davalıdan tahsiline ilişkindir. Birleşen dava, sözleşmenin 5/a-b-c maddeleri gereğince yapılan iş ve hizmetler nedeniyle 93.000,00 TL toplam alacağın KDV'si ve işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ilişkindir.Mahkemece, ana davanın reddine ve birleşen davada davanın davalı ... ... Ltd. Şti yönünden kısmen kabulü ile 83.000,00 TL nin dava tarihi olan 01.10.2012 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... A.Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olup davacı vekili ana ve birleşen davada verilen hükmü istinaf etmiştir. Ana davada, davacı tarafından sözleşme hükümleri, şirket ve proje devirleri, davalı şirketlerin yetkililerinin ve yöneticilerinin aynı olması nedenleriyle yapılan işin bedeline karşılık sözleşmenin 9/c maddesinde belirlenen %7 hissenin tespiti ile HMK m. 107 hükmü kapsamında şimdilik 20.000,00 Euronun davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Birleşen davada, sözleşmenin 5/a-b-c maddeleri gereğince yapılan iş ve hizmetler nedeniyle 93.000,00 TL toplam alacağın KDV'si ve işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı ... vekili tarafından, ana ve birleşen davada sözleşmenin kendileri tarafından imzalanmadığı gerekçesiyle husumet itirazında bulunulduğu, ana davada davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından şirket hisse devir tarihindeki hisse bedelinin %7 sinin ödenmesinin kabul edildiği, ancak davacı tarafından bu teklifin kabul edilmediği gerekçesiyle bu bedelin bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğinin savunulduğu, birleşen davada ise davalı ... Ltd. Şti. tarafından davacının yaptığı danışmanlık ve hizmetleri gereğince düzenlenen faturaların davacıya ödendiği gerekçesiyle davacıya başkaca bir borçlarının olmadığı savunularak davanın reddi talep edilmiştir.Uyuşmazlık, ana davada davalı ... Ltd. Şti. nin davacının sözleşmenin 9/c maddesi gereğince talep ettiği %7 hissenin bedelinin, şirket hisse devir tarihindeki bedel üzerinden mi yoksa hisse devir tarihindeki rayiç bedel üzerinden mi belirlenmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.Birleşen davada ise, davalıların sözleşme hükümleri, ortaklık yapıları, projeden istifade etme durumları yönünden davacının iş ve hizmet bedeli talebi açısından müştereken ve müteselsilen sorumlu olup olmadıkları ile proje ve lisans devirlerinin davacı alacağının ödenmemesi için muvazaalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davaya konu... ve ... projeleri ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1648 Esas ile açılan davada dava konusu... projesinin aynı tip sözleşmelerden kaynaklandığı, bu davada davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi neticesinde kararın Yargıtay 15. HD. 13.10.2015 tarihli 2015/4399 E. 2015/4982 K. Sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma ilamı üzerine yargılamaya 2016/1420 E. Sayılı dosya üzerinden devam edilerek davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; davalı .... A.Ş yönünden; husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...A.Ş. yönünden; 70,00 TL tazminatın; 15.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Paz. Tic. A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, mahkeme kararının yeniden Yargıtay 15. HD. 2019/956 E. 2019/4231 K. sayılı ilamı ile bozulduğu, daha sonra Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/12/2024 tarihli 2021/124 E. 2024/192 K. Sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne kısmen karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanmış bulunan 17.10.2007 ve 17.02.2009 tarihli sözleşmelerde; “Üretim Lisanslı Rüzgar Enerjisi Santrallerinin Ön Etüdü, Yer Seçimi Başvurusu, Kaynak Değerlendirmesi, Enerji Üretim Hesaplamaları, Ön Fizibilite Raporu ve Fizibilite Raporu Hazırlanmasına ilişkin işlerin davacı tarafça üstlenildiği, bu sözleşmeye göre davacının davalılara 15 adet üretim lisanslı rüzgar enerji santralinin (...) ön etüdü, yer seçimi, başvurusu, kaynak değerlendirmesi, enerji üretim hesaplamaları, ön fizibilite raporu hazırlanması, fizibilite raporu hazırlanması, lisans alınması, yatırımların yapılması ve santrallerin işletmeye alınmasına ilişkin danışmanlık hizmeti sunacağı anlaşılmaktadır Sözleşmelerin 5. ve 9. maddesinde hizmet bedelinin ödenmesi esasları düzenlenmiştir. İş bedeli 5. maddeye göre; her bir proje için kurulacak şirketlerde veya tüzel kişilik adına başvurulduğunda %4 ortaklık payı verilmesi, 9. maddeye göre de; projelerin veya projeleri içinde barındıran şirketlerin devredilmesi halinde, eğer varsa 5. maddede belirtilen hizmet bedelinin ödenmeyen kısmı ile satış/devir bedelinin %7 payına karşılık gelen tutarın 1 ay içinde davacıya ödenmesi şeklinde kararlaştırılmıştır. Mahkemece; 03/04/2017, 30/05/2018, 15/01/2019, 26/04/2021, 01/02/2022 ve 06/12/2022 tarihli olmak üzere 6 ayrı bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkemece alınan 26/04/2021, 01/02/2022 ve 06/12/2022 tarihli bilirkişi raporları aynı doğrultudadır.Dosya kapsamındaki 26/04/2021, 01/02/2022 ve 06/12/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporlarında, davacının sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirerek ve seçimlik hakkını kullanmak suretiyle hisse devir bedelinin %7'sine hak kazandığı tespit edilmiştir. Bu kabule karşı davalı iş sahibi, ... Şti. tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde ve aşamalarda sunulan beyan dilekçeleri içeriklerinde hisse devir bedeli olan 1.000,00 TL nin %7 sinin davacıya ödenmesinin kabul edildiği gözetildiğinde ve yukarıda değinilen emsal nitelikteki Yargıtay ilamında değinilen hususlar dikkate alındığında davacının hisse devir bedelinin %7'sine hak kazandığı hususu kesinleşmiştir. Sözleşmede, devir sözleşmesinde yazılı bedelin %7'sinin ödeneceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.Ayrıca devir sözleşmesinde davacı taraf, sözleşmenin tarafı olmadığından isteyebileceği alacak miktarı; devir sözleşmesinde yazılı miktara göre değil, devir tarihindeki piyasa rayiçleri ile hesaplanacak bedelin kararlaştırılan %7 oranıdır. (Y. 15. H.D. 2019/956 E. 2019/4231 K. Sayılı emsal ilamı) Bu belirlemelere göre mahkemece, hisse devir bedelinin tespitine yönelik 26/04/2021, 01/02/2022 ve 06/12/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporlarına karşı, taraf vekillerinin beyan ve itirazları değerlendirilerek sonucuna göre yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken davacı tarafından bilirkişi ücreti yatırılmadığından bahisle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Kabule göre de, davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde ve aşamalarda dosyaya sunduğu beyanlarında devir bedeli olan 1.000,00 TL nin %7 sini davacıya ödemeyi kabul etmişken davanın anılan gerekçeyle ispatlanamadığından reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca bilirkişi ücretinin yatırılmamasının yaptırımı, davanın doğrudan reddini değil mevcut deliller kapsamında bir karar verilmesini gerektirdiğinden mahkemece verilen karar bu yönüyle de hatalı olmuştur. Birleşen dava açısından davacı vekilinin istinaf başvurusunun, ana dava açısından yukarıda belirtilen kaldırma gerekçelerine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; ana dava açısından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine; birleşen dava açısından ise davacı vekilinin istinaf başvurusunun ana dava kaldırma gerekçelerine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin ana dava ve birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/903 Esas, 2024/397 Karar sayılı ve 04/07/2024 tarihli kararının ana dava ve birleşen dava yönünden HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından ana davada davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.073,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 457,60 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından birleşen davada davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.683,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.067,70 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,6-Davacının ana ve birleşen davada yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/07/2025