T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1710 Esas
KARAR NO:2025/68
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:25/09/2024
NUMARASI:2023/766 Esas, 2024/725 Karar
DAVANIN KONUSU:İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
KARAR TARİHİ:09/01/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalının tarafı olduğu Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/606E, 2022/372 Karar sayılı dosyada 11.604,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiz ile birlikte, 1.544,40 TL yargılama gideri ve 2.550,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde hüküm kurulduğunu, kararın ... sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, ... sayılı dosyada öncelikle ilamların icrası yolu denenmişse de herhangi bir sonuç alınamadığını, İİK m.43/2 uyarınca takibin iflas yolu ile yapılması talep edildiğini, iş bu iflas emrine davalı tarafça itiraz edildiğinden itirazın kaldırılması ve iflas talebinin yöneltilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu, bu nedenle İİK m.156/4 uyarınca işbu davayı süresi içerisinde açtıklarını belirterek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, taraflar arasındaki sözleşmelerin iptali ve borçlu olmadığının tespiti için müvekkilinin dava açtığını, yargılama sonrasında müvekkili aleyhine karar verildiğini, davacının da tahsil için müvekkiline örnek 4-5 imalların yerine getirilmesine dair icra emri gönderdiğini, kendilerine tebliğ olduğunu, davacının herhangi bir icrai işlem yapmadığını, davacının icrai yoldan tahsil için yeterli işlem yapmadan huzurdaki davayı açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; 15/05/2024 tarihli ara kararı ile İİK 158.maddesi gereği icra müdürlüğü tarafından gönderilen güncel kapak hesabı nazara alınarak davalı şirkete depo emri düzenlenmesine karar verildiği ve 07/06/2024 tarihli muhtıra düzenlenerek davalıya ve davalı vekiline 16/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğden sonra 01/07/2024 tarihinde borcun ödendiği ve davanın konusuz kaldığı, davanın konusuz kalması halinde yargılama giderlerinin, davanın açıldığı andaki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiği, davalının takip borcunu icra emrinin tebliğinden ve davadan sonra ödemiş olduğu görüldüğü, davacının dava tarihi itibariyle haklı olduğu gerekçesi ile konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin merkez adresinin Ticaret Sicil Gazetesinden de görüleceği üzere ... Şişli/ Istanbul adresi olduğunu, söz konusu adresin İstanbul (Çağlayan) yargı sınırları içerisinde olduğunu, davacı tarafından başlatılan takip yetkisiz icra dairesinde açıldığı gibi işbu davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, bu sebeplerle dava ile ilgili olarak yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacının, alacağını icrai yoldan tahsil etmek açısından herhangi bir işlem yapmadan, yerel Mahkeme huzurundaki davayı ikame ettiğini, icra dosyasında haciz ve başkaca işlem yapılmadan müvekkilinin borca batık bir şirket olduğu iddiaları ile müvekkilin iflasının istenmesi, ilgili yasa ve yönetmeliklere aykırı olduğu gibi, müvekkilin ticari itibarını zedelediğini, hem kendisinden hizmet bekleyen başkaca kimselerin hem de bünyesinde çalışmakta olan personellerinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, davacının işbu davayı açmakta kötüniyetli olduğunu, davacı vekili tarafından yüzlerce icra ve iflas dosyası anda açılarak davalı müvekkili şirketin ödeme sistemini ve ticari hayatını kitleyecek bir yük altında kalmasına sebebiyet verildiğini, yani hem müvekkili şirketi borçlarını ödemeyecek hale getirdiğini hem de borçlarını ödemediği gerekçesiyle iflasının talep edildiğini, açılan iflas davası ile alacağını icra yolu ile tahsil etmek için uğraşmak istemeyen davacının haksız ve hakkaniyete aykırı olarak, alacağına kısa yoldan ulaşma çabasında olduğunu, müvekkili şirketin depo emirleri gereği borcu ödediğini, fakat aleyhe vekalet ücretine hükmedildiğini, yargılamaya sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine ve sırf iflas takibini ve davasını tahsilat için zorlayıcı bir yol olarak benimseyen davacı lehine bu şekilde hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; ilama dayalı alacak için başlatılan icra takibinde icra emri uyarınca alacağın ödenmemesi üzerine, takibin İİK.unn 43/2 m uyarınca iflas yolu ile takibe çevrilmesi sunucunda iflas istemine ilişkindir.Ticaret Sicil Kayıtlarına göre davalı şirketin merkezinin dava tarihi itibariyle Ataşehir/İstanbul olması nedeniyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan, dava şartlarının mevcut olduğu görülmüştür.Davacı ile davalının tarafı olduğu Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/606 Esas, 2022/372 Karar sayılı dosyada 11.604,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek faiz ile birlikte, 1.544,40 TL yargılama gideri ve 2.550,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.... Sayılı dosyası ile dosyası ile toplam 17.385,35 TL alacağın tahsili için ilama dayalı olarak 12/07/2023 tarihinde takip başlatıldığı, davacı vekilinin 25/07/2023 tarihinde talepte bulunarak, ilamlı icra yoluyla başlatılan takibin İİK 'nun 43/2 maddesi uyarınca iflas yoluyla takibe dönüştürülmesini talep ettiği, toplam 17.385,35 TL alacak için iflas yolu ile adi takipte ödeme emrinin 31/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği; davalı vekili tarafından 03/08/2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, eldeki davanın 09/10/2023 tarihinde (1 yıllık) süresinde açıldığı anlaşılmıştır.2004 sayılı İcra İflas Kanunu(İİK)'nun 43/2 maddesi hükmüne göre, iflas veya haciz yoluyla takip talebinde bulunan alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir.Somut olayda başlatılan ilama dayalı takip yolu ile başlatılan icra takibi, İİK'nin 43/2. maddesi uyarınca adi iflas yolu ile takibe dönüştürülmüştür.İİK'nın 158.maddesinde "Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir." düzenlenmiştir. İlk derece Mahkemesince, alınan bilirkişi raporunda, 28/02/2024 tarihli duruşma tutanağı doğrultusunda; 12/07/2023 tarihli icra takip tarihi ile bir sonraki celse olan 15.05.2024 tarihi itibariyle depo emrine esas teşkil edecek davacı şirketin alacağı 26.026,83 TL olarak hesaplanmıştır.Davacı alacağının mahkeme ilamı ile sabit olduğundan ve davalı tarafından ödeme iddiasında bulunmadığından alacağın esasına girilmesine gerek yoktur.İlk derece Mahkemesince 07/06/2024 tarihli depo emri ile İİK 158.maddesi uyarınca 17.385,35 TL takipte kesinleşen miktar, 791,03 TL tahsil harcı, 269,85 TL başvurma harcı, 3.600,00 TL vekalet ücreti, 3.922,20 TL toplam faiz ve 58,40 TL masraflar olmak üzere toplam 26.020,83 TL depo tutarının, İİK.nun 158/2 maddesi uyarınca 7 günlük kesin süre içinde mahkeme veznesine yatırılması veya ... sayılı dosyasına borcun tüm ferileriyle ödenip, borcun kapatıldığına ilişkin icra müdürlüğü yazısını mahkemeye sunması, aksi halde davalı şirket hakkında iflas kararı verileceği hususunu içerir ihtarın davalı vekiline 16/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.İİK'nın 176. maddesinin göndermesi ile İİK'nın 158/1 ve 166/2 maddesinde belirtilen usule göre mahkemece gerekli ilanlar yapılmıştır. İİK 160. maddesi uyarınca davacı tarafından iflas avansı yatırılmıştır.Davalı tarafından ... sayılı dosyasına 24/06/2024 tarihinde 27.000,00 TL yatırıldığı ve dosyanın infazen kapatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Borçlu, yedi günlük süre içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcunu bizzat alacaklıya ödediğini kesin delillerle mahkemede ispat eder ya da borç mahkeme veznesine depo edilirse ticaret mahkemesi iflas davasının reddine karar verir (Mahmut Coşkun,Konkordato ve İflas, 2 baskı sh. 4429). Somut olayda, takipli iflas davasında takibe konu alacağın davalı tarafça depo edilmesi sebebiyle iflas talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, iflas davasının konusu kalmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamıştır. Nitekim Yargıtay 23. HD'nin (2016/9096 Esas, 2020/580 Karar sayılı kararı). Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24.01.2008 tarih ve 2007/8591 E., 2008/293 K., 20.10.2010 tarih ve 11132 E., 11663 K. sayılı ilamları da bu yöndedir. Ne var ki istinaf incelemesinin istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılacağı ve bu konuda istinaf sebebi olmadığı da gözetilerek yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. Yargıtay 23 Hukuk Dairesinin 2015/4842 E- 2016/3663 K sayılı kararında:"...1-Dava, iflas istemine ilişkindir.Mahkemece depo emri çıkarılması üzerine davalı tarafça depoya konu bedel ödenmiştir. Buna göre mahkemenin, ödeme sebebiyle iflas davasının reddine karar verilmesi doğru olmuştur.(Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2.Baskı, Ankara 2013, syf 1119.) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24.01.2008 tarih ve 2007/8591 E., 2008/293 K., 20.10.2010 tarih ve 11132 E., 11663 K. sayılı ilamları da bu yöndedir.Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2-Ne var ki, mahkemece, davalı, dava tarihinde davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmamış ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi kısmen değiştirilerek ve hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca kararın aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir." denilmiştir.Somut olayda, davalının iflasa tabi olduğu, davacının alacağının ilama dayalı olduğu, ilamlı icra yoluyla başlatılan takibin İİK 'nun 43/2 maddesi uyarınca iflas yoluyla takibe dönüştürüldüğü, icra dosyasına iş bu davada depo kararının tebliğinden sonra davalı tarafça ödeme yapıldığından; dava açılışında davacı taraf haklı olup, bu haklılık durumuna göre davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/766 Esas, 2024/725 Karar sayılı ve 25/09/2024 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'da Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/01/2025