T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1617 Esas
KARAR NO: 2025/150
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/09/2024
NUMARASI: 2022/509 Esas, 2024/700 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 30/01/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait ... ve muhtelif plakalı araçlar ile ihlalli geçiş yapıldığını, bu geçişlere ait ödemelerin yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarları ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının herhangi bir borcu olmadığı iddiasıyla borcun tamamına itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının takipte davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı iddiası ile borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, ihlalli geçişleri inkar etmediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan fotoğraflardan da davalının yapmış olduğu geçişlerin ispatlandığını, 6001 Sayılı Kanun'un 30. maddesinin 5. fıkrasında (25.05.2018 tarihli ve 30431 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 18. maddesinde tadil edildiği haliyle) “4046, 3465 ve 3996 Sayılı Kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen ve devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir.” düzenlemesinin getirildiğini, bu düzenlemeyle davacı şirkete geçiş ücretinin 4 katı tutarında ceza tutarını genel hükümlere göre tahsil etme hak ve yetkisinin verildiğini, davacı şirketin ortaklarının özel hukuk hükümlerine tabi ticari şirketler olması, özel hukuk hükümlerine göre kurulan anonim şirket olması ve ayrıca ilgili mevzuatta bildirim şartının aranmaması sebebiyle resmi tebligat yapma ve bu tebligat ile karşı tarafı temerrüde düşürme yetkisine haiz olmadığını, davacı şirketin bu nedenlerle bildirim yükümlülüğünün bulunmadığını, geçiş anında OGS bankasından ve HGS için PTT'den provizyon süresinin 3 saniye olduğunu, olumlu cevap gelmemesi halinde provizyon iptal talebinin OGS bankası ve HGS için PTT'ye gönderildiğini ve sürecin ihlalli geçiş olarak sonlandırıldığını, davacı şirket tarafından geçişten sonraki 15 günlük süre içerisinde etiketlerde geçiş ücretini karşılamaya yeter tutarın olması halinde otomatik olarak ücreti tahsil etmesine ilişkin kanuni bir yükümlülük bulunmamasına rağmen müşterilerden gelen talepler üzerine Otomatik Tahsilat Yöntemi ile geçiş ücreti tahsilatının yapıldığını, geçiş anında ve geçiş tarihinden itibaren 15 günlük süre boyunca OGS veya HGS etiketine bakiye yüklenmesi veya bakiye bulunmasının otoyoldan gerçekleştirilen ihlalli geçişlerin bedellerinin ödenmiş olduğu anlamına gelmediğini, davacı şirketten alınan hizmetin karşılığının süresinde ödenip ödenmediğinin takibinden tek başına araç sahibinin sorumlu olduğunu, davalı borçlunun ihlalli geçişleri inkar etmeksizin icra dosyasına yapmış olduğu itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takip talebi ile talep edilen geçiş ücreti ve ceza tutarının süresi içinde ödenmemesi sebebiyle talep edilen bedelin yasaya uygun olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde sunulan İGS bilgi listesinde yazılı araçların dava dışı ... Ticaret A.Ş.'den devir/satın alınarak mülkiyetlerinin davalı şirkete geçtiğini, ancak devir alınan araç sayısının çokluğu sebebiyle araçlar üzerinde bulunan HGS etiketlerinin davaya konu 20.07.2021-16.09.2021 tarihleri arasında dava dışı ... Ticaret A.Ş. adına kayıtlı olduğunu, HGS bakiye yüklemelerinin mezkur şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla huzurdaki davanın ... Ticaret A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, ... Adına kayıtlı HGS'lerin ... Bankası A.Ş.'den alındığını, ilgili bankaya müzekkere yazılarak dilekçe ekinde sunulan davalı şirkete ait araçlar ile ilgili 20.07.2021-16.09.2021 tarihlerini kapsayacak şekilde HGS bakiye yüklemeleri ve geçiş bilgilerinin celbini talep ettiklerini, davalı şirkete ait tüm araçlarda HGS etiketlerinin mevcut olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan İGB bilgi listesi ve ekli olan sorgu listeleri, fotoğrafları ve ihlalli geçiş iddialarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, Karayolları Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı tarafın işletmesini üstlendiği "Gebze- Orhangazi-İzmir (İzmit Körfez Geçişi ve bağlantı yolları dahil) otoyolunda kurulu HGS/OGS gişelerinde 20.07.2021-16.09.2021 tarihleri arasında herhangi bir sistem arızasının bulunup bulunmadığının" sorulmasını talep ettiklerini, 01.07.2022 tarihinde yayımlanan Resmi Gazetede 7417 sayılı kanunun 53. maddesinde 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Hizmetleri Hakkında Kanuna atıfta bulunarak Kanunun 30. maddesinin birinci ve beşinci fıkralarına cümleler eklendiğini, bu eklemenin “ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırkbeşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir.” şeklinde olduğunu,, ayrıca 6001 Sayılı Kanuna “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kamunun geçiş ücretlerini ödemeden yapılan geçişlere ilişkin olarak verilen veya verilmesi gereken veya bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle ödenmemiş olan para cezaları hakkında Kanunun 30uncu maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının bu maddeyi ihdas eden Kanunla değişik hükümleri uygulanır.” şeklinde geçici altıncı maddesinin eklendiğini, mahkemenin de tespit edebileceği üzere; 6001 Sayılı Kanunda yapılan değişiklikler ile bakiye yetersizliği nedeniyle yapılan geçiş ihlallerinde eskiden olduğu gibi yeni sistemde de geçişi takip eden ilk 15 gün içerisinde geçiş ücretinin ücretsiz olarak ödenebildiğini, 15 gün içinde ödeme yapılmaz ise geçişi taakip eden 45 gün içerisinde yine ödeme yapılması halinde geçiş ücretine 1 kat ceza ekleneceği, 45 gün içinde yine ödeme yapılmaz ise geçiş ücretine 4 kat ceza eklendiği, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile geçiş tarihleri itibariyle yasal 15-45 günlük süreler içerisinde HGS bakiyesi yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, akabinde geçiş tarihini izleyen 15 gün içerisinde HGS bakiye yüklemesi yapıldıysa ceza eklenmeksizin, 45 gün içerisinde ödeme yapılmış ise yalnızca 1 kat tutarında ceza tahakkuk ettirilmesini, buna göre varsa ödenmesi gereken bedelin tespit edilmesini, bildirim yapılmasının davacı açısından yasal mevzuat uyarınca yükümlülük olduğunu, yeni yapılan değişiklikle anılan yöntemlerden biriyle bilgi vermesi gerektiğini belirterek davalı şirket aleyhine açılan kötü niyetli ve haksız davanın reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; bilirkişi raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, davalı şirketin araçlarının davacının işlettiği otoyoldan geçiş yaptığı, ihlali geçiş anında ve takip eden 15 gün yeter bakiyenin bulunmadığı, dava konusu ihlalli geçişleri yapmış olan 36 adet farklı aracın davalıya ait olduğunun sabit olduğu, ilgili plakalara ait toplam 75 adet ihlalli geçiş sebebiyle davacı ... İşletme A.Ş'nin Davalıdan takip tarihi itibariyle 8.804,50 TL ihlali geçiş ücreti, bu miktarın 4 katı tutarında 35.218,00-TL ceza bedeli olmak üzere toplam 44.022,50 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından 06/06/2023 tarihli 63.646,16 TL davacı tarafa ödeme yapıldığı, davacının alacağı olduğu tespit edildiğinden iş bu alacağın likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 44.022,50 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte devamına, davalı tarafın yapmış olduğu 06/06/2023 tarihli 63.646,16 TL haricen ödemenin tahsilde dikkate alınmasına, asıl alacak olan 44.022,50 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Karayolları Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı tarafın Yap-İşlet-Devret modeli ile yapımını ve işletilmesini üstlendiği "Gebze-Orhangazi-İzmir (İzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil) otoyolunda kurulu HGS/OGS gişelerinde 20.07.2021-16.09.2021 tarihleri arasında herhangi bir sistem arızasının bulunup bulunmadığının sorulması" talep edilmesine rağmen mahkeme tarafından bu konuda herhangi bir araştırmanın ve incelemenin yapılmadığını, ... Bankası A.Ş. tarafından dosyaya sunulan 17.06.2023 tarihli müzekkere cevabında dava konusu geçişlerin yapıldığı tarihlerde herhangi bir tahsilatın yapılmadığı ve bakiyenin yetersiz olduğu tespit edilmişse de ilgili müzekkere cevabı ekinde yer alan tablolar incelendiğinde geçiş ücretleri ile bakiye yükleme tutarlarının birbirini karşıladıklarını, bilirkişi raporunda bu hususun dikkate alınmadığını, ilgili tablolar incelendiğinde aslında herhangi bir ihlalli geçişin mevcut olmadığını ve bir kat tutarında ceza uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından faiz hesaplamasına esas olarak gösterilen 6183 sayılı Kanun'un 48. Maddesinde düzenlenen tecil faizi geçiş tarihlerinde yıllık %19,20 oranında hesaplanmışsa da 30.12.2019 tarih ve 30994 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tahsilat Genel Tebliğindeki "6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesi ile Bakanlığa tanınan yetkiye istinaden, halen yıllık %19 olarak uygulanmakta olan tecil faizi oranı bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren yıllık %15 olarak belirlenmiştir." şeklinde olduğunu, bu düzenlemenin 21.07.2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tahsilat Genel Tebliği'ne kadar devam ettiğini, bilirkişice yapılan hatalı değerlendirme ve tespit nedeniyle faiz oranlarının olması gerekenden daha yüksek hesaplandığını, 01/7/2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7417 Sayılı Kanunun 53. maddesinde 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanuna atıfta bulunarak Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasına ve beşinci fıkrasındaki ve 6001 sayılı Kanuna eklenen geçici madde 6 uyarınca bakiye yetersizliği nedeniyle yapılan geçiş ihlallerinde eskiden olduğu gibi yeni sistemde de geçişi takip eden ilk 15 gün içerisinde geçiş ücreti cezasız olarak ödenebildiğini, 15 gün içinde ödeme yapılmaz ise geçişi takip eden 45 gün içerisinde ödeme yapılması halinde geçiş ücretine 1 kat ceza ekleneceğini, 45 gün içerisinde yine ödeme yapılmaz ise geçiş ücretine 4 kat ceza ekleneceğini, geçici maddede de açıkça "bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla ödenmemiş olan para cezaları ve idari para cezaları hakkında Kanunun 30 uncu maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının bu maddeyi ihdas eden Kanunla değişik hükümleri uygulanır." hükmünün bilirkişi ve ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete geçiş ihlali hakkında herhangi bir yazılı bildirimin yapılmadığını, yine yeni yapılan değişiklik ile "en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir." hükmünün getirildiğini ve hukukun genel ilkelerinden birinin de bildirimsiz ceza olmayacağı olduğunu, ancak bu bildirimin yapılmadığını, kişiye bildirimde bulunmadan para cezası uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından 06.06.2023 tarihinde 63.646,16 TL'nin müvekkili şirket tarafından ödendiğinin beyan edilmesi üzerine müvekkili şirket tarafından ilgili geçiş ücretlerinin İnteraktif Vergi Dairesi sistemine işlenmesi sebebiyle sehven ödendiğini, ancak davacıya ne kadar ödemenin tahakkuk edildiği ve/veya sehven müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmış olsa dahi buna ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını, bu nedenle inceleme imkanlarının olmadığını, ilk derece mahkemesinin de bu hususta herhangi bir araştırma ve inceleme yapmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte işbu ödemenin müvekkili şirket tarafından yanlışlıkla yapıldığı beyan edilmesine rağmen mahkemece müvekkili şirket aleyhine haksız ve yasalara aykırı olarak %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece davacının davanın konusuz kaldığına dair beyan ve talebinin dikkate alınmadığını beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Uyuşmazlık; davalıya ait araçların, davacı şirket tarafından işletilmekte olan otoyoldan ücret ödemeden ihlalli geçiş yapması nedeniyle, ilgili kanun uyarınca tahakkuk ettirilen bedelin tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından davacı şirketin 44.022,50 TL geçiş ücreti ve ceza tutarının tahsili için için davalı aleyhinde icra takibi başlattığı, davalının takibe süresinde itirazı üzerine davacı, itirazın iptali ve takibin devamı için İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede 44.022,50 TL harca esas değer üzerinden iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının geçiş ücreti ve ceza tutarı olarak 44.022,50 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle bu miktar yönünden davanın kabulü ile %20 oranında icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Karar yasal süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Sistem arızası bulunup bulunmadığı yönündeki istinaf sebebinin değerlendirilmesinde; Dosyaya sunulan OGS-HGS kayıtları ve fotoğraflar incelendiğinde, araçların geçiş yaptığı görülmekle sistemin çalıştığı anlaşılmakla davalı tarafından da bu iddiayı ispatlayacak başkaca bir delilin dosyaya sunulmaması nedeniyle davalı vekilinin bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2-Hesaplarda bakiyenin bulunduğu yönündeki istinaf sebebinin değerlendirilmesinde; Mahkemece ilgili otoyol şirketlerinden, ... den, ... den ve ... Bankasından ödemelere ve geçişlere ait dökümler getirtilmiş olup alınan teknik bilirkişi raporunda dava konusu ihlalli geçişlere ait ödeme ve bakiye tespit edilememiştir. Davalı vekili, davacının işleticisi olduğu köprü ve otoyolu kullanmadıkları yönünde bir savunmada bulunmayıp, geçiş ücretlerinin tahsili için hesaplarında yeterli bakiye bulunduğunu savunmuştur. Ancak alınan bilirkişi raporunda geçiş ücretinin ödenmediği tespit edilmiştir. Bu durumda davalının geçiş tarihlerinde hesaplarında yeterli bakiye bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. 3-6183 Sayılı Kanun'un 48. maddesinde düzenlenen tecil faizinin yanlış hesaplandığı yönündeki istinaf sebebinin değerlendirilmesinde; Anayasa Mahkemesinin 2017/166 Esas-2018/8 Karar sayılı kararında da açıklandığı gibi, işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarında işletici şirketlerce işletme hakkının bir uzantısı olan kontrolsüz geçişlerde takdir edilen para cezalarının geçişi ile ve işletme gelirleriyle bağlantılı olduğu, bu nedenle klasik anlamda idari para cezası da olmadığı, kendine özgü bir yaptırım olup geçiş ücreti ve bununla irtibatlı para cezasının tahsilinin özel hukuk hükümlerine tabi kılındığı anlaşılmakla somut olayda 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesinde düzenlenen tecil faizi hükümleri uygulanamayacağından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. 4-Kanun değişikliği nedeniyle bildirim yapılması gerektiği ve değişiklik getiren hükümler doğrultusunda hesaplama yapılması gerektiği ile davalı tarafından yapılan ödeme nedeniyle itirazlar yönünden istinaf sebebinin değerlendirilmesinde; 16.05.2018 tarihli 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 18. maddesi ile 6001 sayılı Kanun’un 30/5. maddesinde yer alan 10 katı ibaresi 4 katı şeklinde değiştirilmiş ve yine aynı Kanun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanun’a geçici 3. madde eklenerek, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine 6001 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak henüz tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında 4 katı oranının uygulanacağı düzenlenmiştir. Mahkemece alınan teknik bilirkişi raporunda, hükme elverişli şekilde olay tarihindeki (2021 yılına ait ihlalli geçişler) ve 12/11/2021 tarihli takip tarihindeki yasal mevzuat uyarınca usulüne uygun olarak hesaplama yapılmış olup mahkemece de 8.804,50 TL ihlalli geçiş ücreti ile bu miktarın 4 katı tutarında 35.218,00 TL ceza bedeli olmak üzere toplam 44.022,50 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. 05/7/2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7417 Sayılı Kanunun 53. maddesinde 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanuna atıfta bulunarak Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında yapılan değişiklik ve 6001 sayılı Kanuna eklenen geçici madde 6 uyarınca bilirkişi ve ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirme yapılmadığı ve davacı tarafından davalı şirkete geçiş ihlali hakkında herhangi bir yazılı bildirimin yapılmadığı yönünde savunmada bulunulmuş ise dosya kapsamında yapılan ödeme dava tarihinden sonra olduğundan yani değişiklikle gelen hükümlerde belirlenen sürelerde ödeme yapılmadığından yine değişiklikle gelen m. 30/5. fıkra gereğince 4 kat ceza uygulanması yerindedir. Olay tarihindeki (2021 yılına ait ihlalli geçişler) ve 12/11/2021 tarihli takip tarihindeki yasal mevzuat uyarınca, Anayasa Mahkemesi'nin 18.01.2018 tarih, Esas 2017/166, Karar 2018/8 sayılı kararı da dikkate alındığında bildirim koşulu yer almamaktadır. Somut olayda, dava tarihi olan 20/07/2022 tarihi öncesinde 05/07/2022 tarihinde yapılan değişikle geçici m. 6 hükmünde bildirim şartı getirilmiş ise de zaten dava açılmakla bildirim şartı yerine getirilmiş olacağından ayrıca bildirim şartı işlemiş faiz açısından önem arz edeceğinden somut olayda da davacının işlemiş faiz talebi bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. Dava tarihinden sonra 06/06/2023 tarihinde davalı şirket tarafından 63.646,16 TL ödeme yapıldığı, ödemeye ilişkin belgelerin davacı tarafından dosyaya sunulduğu, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 27/11/2023 tarihli beyan dilekçesinde icra dosyasındaki asıl alacak ve fer'ileri yönünden bir çekince belirtilmeksizin davanın konusuz kaldığının, ancak icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden davadaki taleplerinin devam ettiğinin beyan edilmesi karşısında icra dosya borcunun tüm fer'iyle birlikte sonra erdiği anlaşılmakla davadan sonra yapılan ödeme nedeniyle borç sona erdiğinden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilerek davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, yapılan ödeme dava tarihinden sonra olduğundan davanın başlangıcındaki haklılık durumuna göre davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir.6-İcra inkar tazminatı yönünden istinaf sebebinin değerlendirilmesinde;Alacağın miktarı, ilgili yasal mevzuat çerçevesinde belirlenmiş olduğundan davalı tarafça bilinebilir ve likit niteliktedir. Dolayısıyla mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerindedir.Neticeten, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre, geçiş tarihlerinde araçların davalı şirket adına kayıtlı olduğu, araçların otoyoldan geçtiğinin ispatlandığı, takip talebinde belirtilen borç miktarı kadar davalı şirketin borçlu olduğu tespit edilmiştir.Mahkemece alınan teknik bilirkişi raporuna ve dosyadaki delillere göre, davalıya ait araçların otoyoldan geçtiği ispatlandığından artık otoyol ücretinin ödendiğini davalı şirket ispat edecektir. Ancak davalı şirket tarafından davacıya ödeme yapıldığı dava tarihine kadar ispatlanamamıştır. Ödemenin dava tarihinden sonra yapılması nedeniyle dava konusuz kalmıştır. Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/509 Esas, 2024/700 Karar sayılı ve 27/09/2024 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, b)Kabul edilen alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan 8.804,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 80,70 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davacı tarafından yapılan toplam 5.214,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, g)İstinaf kanun yoluna başvuran davalı aleyhine hüküm verilemeyeceğinden ve davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, ğ)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
İSTİNAF Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 752,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 137,20 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 4-Davalı tarafından karşılanan 615,40 TL istinaf harçları ile 310,00 TL istinaf yargılama giderleri olmak üzere toplam 925,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-HMK'nun 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.