T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1519 Esas
KARAR NO: 2025/205
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 29/02/2024
NUMARASI: 2023/239 Esas, 2024/136 Karar
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ: 06/02/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile ... AŞ arasında 12.03.2019 tarihinde Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirilmesi işine ait sözleşme, 27.10.2021 tarihinde de atık yönetimi yüklenici sözleşmesi imzalandığını, anılan şirketin davalı ... AŞ ile birleşerek infisah ettiğini, müvekkilinin sözleşmeler kapsamında düzenlediği faturalara kısmi ödemeler yapıldığını, 24.06.2022 tarihinden sonra ise hiç ödeme yapılmadığını, davalı şirketin 25.10.2022 tarihli e-postada; 1.186.808,68 TL alacak bulunduğu hususunda mutabık kalınıp kalınmadığının bildirilmesi, 10 gün içerisinde cevap verilmezse TTK'nın 92. maddesi uyarınca mutabık sayılacağı hususlarını beyan ettiğini, müvekkili şirket e-postaya cevap vermediğinden TTK'nın 92. maddesi uyarınca mutabık sayıldığını, e-posta yazışmaları ile dostane çözüm yollarından sonuç alınamadığını, davalının ödeme yapmaması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında; taraflar arasında jeotermal arama faaliyetlerine yönelik olarak, çevresel ve sosyal etki raporlaması ve atık yönetimi dahil olmak üzere çeşitli hususlarda danışmanlık işi verilmesi için 4 adet sözleşme imzalandığını, jeotermal arama faaliyetlerine yönelik sözleşmelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, uyuşmazlık halinde öncelikle olarak yazılı bildirimde bulunulması ve dostane çözüm ile uyuşmazlığın giderilmesi, 30 günlük müzekere süreci içinde anlaşmaya varılamaması halinde dava açılması gerektiğini, davacının dostane çözüm yoluna başvurmadan dava açması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini; ayrıca Türkiye'de Dünya Bankası'nın Jeotermal Risk Paylaşım Mekanizmasından yararlanan tek şirketin müvekkili şirket olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmelerin tamamında işin ifası ve kabulü ile ödemelerin tahsilinde, üçüncü kişi konumunda bulunan Dünya Bankası'nı temsilen ... Bankası'nın onayı gerektiğini, davacının alacağının istenebilmesi için gerekli olan bu onayın bulunmadığını, bu nedenle fatura kesilmesi ve bu faturaların kabul edilmesinin alacağı ispata elverişli olmadğını, davacıya daha önce yapılan ödemelerin Dünya Bankası tarafından kabul görmesi nedeniyle yapıldığını; davacının hizmeti, taraflar arasındaki sözleşme ile üçüncü şahıs ... Kitabına uygun ifa edip etmediğinin tespiti gerektiğini; sözleşmelerde davacının danışmanlık ve raporlama faaliyetlerinin, Dünya Bankası kurallarına ve mevzuata uygun olacağının taahhüt edildiğini, bu taahhüdünü hiç veya gerektiği gibi yerine getirmeyen davacının alacak talebinde bulunamayacağını; takipte istenen faiz oranını kabul etmediklerini, davacının kötü niyetli takip başlattığını savunarak davanın reddine ve % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasındaki 12/03/2019 tarihli sözleşmenin 13. maddesinin ; " işbu sözleşmenin yorumlanması ve uygulanması sırasında doğacak uyuşmazlıklar işveren ile danışman arasında tarafların karşılıklı iyi niyetli yaklaşılmarı ile çözümlenir. Bütün iyi niyete rağmen çözümlenemediği takdirde anlaşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkeme ve İcra Daireleri yetkilidir" hükmünü, 30.06.2022-15.09.2021-27.10.2021-21.01.2022 tarihli sözleşmelerin "Anlaşmazlıklar" başlıklı maddesinin ise;" ihtilaf veya görüş ayrılığı (Anlaşmazlık) hasıl olması durumunda ilgili taraf anlaşmazlığa ilişkin olarak diğer tarafa yazılı bildirimde bulunacak ve söz konusu anlaşmazlığın niteliği ve tüm detayları hakkında karşı tarafı bilgilendirecektir. ("Anlaşmazlık bildirimi") Anlaşmazlık bildirimini müteakip taraflar iyiniyetle yürütülen müzakereler yoluyla dostane bir şekilde çözmek için makul çaba gösterecektir.İş bu sözleşmeye ilişkin olarak veya işbu sözleşmeyle herhangibir şekilde bağlantılı olarak işveren ile atık firması arasında vaki olan ve ilgili anlaşmazlığa dair taraflardan birince karşı tarafa anlaşmazlık bildiriminin yapıldığı tarih itibariyle otuz (30) gün içinde dostane şekilde çözümlenememiş olan bir anlaşmazlık taraflardan birince çözümlenmek üzere mahkemeye havale edilebilir " hükmünü içerdiği, alacağın muaccel hale gelmesi için, davalı tarafa anlaşmazlık bildiriminde bulunulduğu ve bu bildirimden sonra öngörülen 30 günlük sürenin tamamlandığını gösterir belge sunulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin "Ücretin Ödenmesi" başlıklı maddesinde, davacı alacağının istenebilir olması için, ...'nı temsilen ülkemizde yetkili kurum olan ... Bankası A.Ş'nin talimatları doğrultusunda işin yürütüleceğinin kararlaştırıldığı, tarafların beyanlarına göre yapılan işlere ön onay verilmediği, bu nedenle ön şart koşulu nedeniyle alacağın muaccel olmadığı ve geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle ön şart itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Karar, yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; 12.03.2019 ve 27.10.2021 tarihli sözleşmelere ve 25.10.2022 tarihli mutabakat yazısına istinaden 1.186.808,68 TL alacakları olduğunu, cari hesap alacağı konusunda mutabakata varılmış iken, davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME Dava, sözleşme ve mutabakat yazısına istinaden başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının 12.03.2019 ve 27.10.2021 tarihli sözleşmelere ve mutabakat beyanı içeren e-postaya dayalı olarak 1.186.808,68 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, sözleşme gereği davadan önce uyuşmazlığın çözümü için tüketilmesi gereken prosedürün yerine getirilmediği, üçüncü şahıs ... Bankası'nın yapılan işlere onayı da bulunmadığı, bu nedenle alacağın muaccel olmadığı ve geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Taraflar arasındaki 12/03/2019 tarihli sözleşmenin 13. maddesi; "İşbu Sözleşmenin yorumlanması ve uygulanması sırasında doğacak uyuşmazlıklar İŞVEREN ile DANIŞMAN arasında tarafların karşılıklı iyi niyetli yaklaşılmarı ile çözümlenir. Bütün iyi niyete rağmen çözümlenemediği takdirde anlaşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkeme ve İcra Daireleri yetkilidir" hükmünü içermektedir. 27.10.2021 tarihli sözleşmenin "Anlaşmazlıklar" başlıklı 134 maddesinde ise; "...ihtilaf veya görüş ayrılığı ("Anlaşmazlık") hasıl olması durumunda ilgili Taraf anlaşmazlığa ilişkin olarak diğer Tarafa yazılı bildirimde bulunacak ve söz konusu anlaşmazlığın niteliği ve tüm detayları hakkında karşı Tarafı bilgilendirecektir ("Anlaşmazlık Bildirimi"). Anlaşmazlık Bildirimini müteakip, Taraflar, iyiniyetle yürütülen müzakereler yoluyla dostane bir şekilde çözmek için makul çaba gösterecektir. İş bu Sözleşmeye ilişkin olarak veya işbu Sözleşmeyle herhangi bir şekilde bağlantılı olarak İşveren ile ... Firması arasında vaki olan ve ilgili Anlaşmazlığa dair Taraflardan birince karşı Tarafa anlaşmazlık bildiriminin yapıldığı tarih itibariyle otuz (30) gün içinde dostane şekilde çözümlenememiş olan bir Anlaşmazlık taraflardan birince çözümlenmek üzere mahkemeye havale edilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı sözleşmede kararlaştırılan prosedürü yerine getirmeden davalı işveren hakkında takip başlatmış ve takibe itiraz üzerine itirazın iptalini talep etmiştir. Buna göre sözleşme gereği iyi niyetle yürütülen müzakereler ile uyuşmazlığın çözümlenmesi için başvurulmadan icra takibi başlatılıp, takibe itiraz üzerine de dava açıldığından, mahkemece erken açılan davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/239 Esas, 2024/136 Karar ve 29/02/2024 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/02/2025