T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/797 Esas
KARAR NO: 2025/875
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 26/03/2025
NUMARASI: 2024/675 Esas
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 19/06/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, yapılan takibin usule aykırı olduğunu, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu alacağın hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, müvekkili şirketin böyle bir borcunun bulunmadığını, davalı şirketin müvekkilinden alacaklı olduğunu gösterir tek delil bulunmadığını, telafisi zor ve imkansız bir durumun hasıl olmaması adına icra veznesine yatırılacak paranın alacaklı olduğunu iddia eden davalı yana ödenmemesi konusunda acilen ve evleviyetle uygun bir teminat karşılığında tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinden gerek personeli gerekse müşterileri/misafirleri için yiyecek/içecek hizmeti aldığını, müvekkili tarafından da davacıya işbu hizmetleri dolayısıyla belirli periyotlarla fatura keşide edildiğini, taraflar arasındaki işbu ticari ilişkinin 2018 yılından bu yana devam ettiğini, müvekkili tarafından davacıya muhtelif tarih ve bedelli faturalar keşide edildiğini, müvekkili tarafından keşide edilen faturaların itiraz ve iade edilmediğini, müvekkili tarafından 02.08.2024 tarihine kadar olan ve tamamı faturalara dayalı bakiye alacakların tahsili hususunda davacı aleyhine Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi ödeme emrinin davacının e-tebligat adresine usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edildiğini, davacının takibe de itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini belirterek davanın reddi ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine davalı müvekkil şirket lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin 26/03/2025 tarihli ara kararı ile; Somut olayda dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, dava dilekçesindeki açıklamalar ve dayanılan deliller uyarınca HMK 389 tedbir şartlarının gerçekleştiği gerekçesi ile ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: İtirazın reddine yönelik ara karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 16/12/2024 tarihli cevap dilekçesi ve ekinde yer alan ticari defter kayıtları ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde, davacı borçlunun iddialarının somut dayanaktan yoksun, haksız iddialar olduğunu, ihtiyati tedbir kararına karşı itirazların kabulü ile tedbirin kaldırılması yerine itirazın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde dava konusu alacağın dayanağının olmadığı, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığı, müvekkili şirketin düzenlediği faturaların alacağın ispatı bakımından tek başına yeterli olmayacağını iddia ederek davacının, müvekkili ile söz konusu alışverişi yapmadığını, davacı şirketin her şeyi usulüne uygun olarak yaptığını iddia ederek işbu haksız ve mesnetsiz davayı açtığını ve tedbir talebinin ise yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğinden bahisle kabul edildiğini, davacının iddialarının temelini oluşturan hususun müvekkili ile hiçbir ilişkisi olmadığı yönünde olmasına karşın bu hususun ispat edilememiş olması karşısında 16/12/2024 tarihli cevap dilekçesi ve ekinde sunulu delillerinden de anlaşılacağı üzere davacının, müvekkili ile 2019 yılından beri devam eden cari ilişkisinin bulunduğunu, davacı tarafından bu cari ilişkideki borçlara mahsuben banka havalesi ve çek ile ödemeler yapıldığını, davacı tarafından müvekkili şirket lehine tanzim edilmiş çeklerin cevap dilekçesi ekinde yer aldığını, bu çek bilgilerinin ekte sunulu cari hesap özetleri ile örtüştüğünü, davacı tarafça işbu davanın taraflar arasındaki ilişkinin inkarına dayanan iddiaları ile ikame edilmesi sonrasında işbu tedbir kararının yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesi sebebiyle kabul edilmişse de, 16/12/2024 tarihli cevap dilekçesi ve ekinde yer alan bilgi ve belgeler ile davacı borçlu tarafın davasında dayandığı tüm iddiaların haksız olduğunu, taraflar arasında ticari ve sürekli bir ilişkinin mevcut olduğunu, davacı tarafça muhtelif tarihlerde çek keşide etmek suretiyle dahil olmak üzere ödemeler yapıldığı sabit olmakla davacının sadece ticari ilişkinin inkarına dayanarak ikame edilmiş işbu davanın somut dayanaktan yoksun olduğunu, davacı şirket ile davalı müvekkili şirket arasında süreklilik arz eden bir ticari ilişkinin mevcut olduğunun anlaşılması ile yaklaşık ispat koşulunun mevcut olmadığı belirtilerek 26.03.2025 tarihli ihtiyati tedbire karşı itirazlarının reddine dair kararın kaldırılarak 13/11/2024 tarihli olarak tesis edilmiş olan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; İcra İflas Kanunun 72. maddesi gereğince açılmış olan menfi tespit davasıdır. İlk derece Mahkemesinin 13/11/2024 tarihli ara kararı ile İİK 72/3.maddesine göre, ihtiyati tedbir yolu ile Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibe konu (311.031,91-TL) alacağın takdiren %15'i kadar nakit teminat yatırıldığında veya bu değerde banka teminat mektubu ibraz edildiğinde icra veznesine yatırılacak borca ilişkin paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesine karar verilmiş, davalının tedbire itirazı üzerine, tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.Tedbire itirazın reddi kararı, yasal süresinde davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İcra İflas Kanunun 72. maddesinin üst başlığı, menfi tespit ve istirdat davalarıdır. 72/1. fıkrasında; borçlunun icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının ispatı için menfi tespit davası açabileceği belirtilmiştir. İİK 72/3. fıkrası ise; "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." hükmünü düzenlemektedir. Somut davada HMK'ya göre özel kanun niteliğinde olan İİK'nın 72/3 maddesi uygulanması gerekmektedir. Buna göre somut davada, icra takibine girişildikten sonra menfi tespit davası açıldığı anlaşılmakla, İlk derece Mahkemesince, İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca, %15 teminat karşılığında icra veznesine girecek paraların takip alacaklısına ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine dair karar verilmiştir. Bu fıkra uyarınca, borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere -teminatın miktarının takdirinin Mahkemeye ait olduğu- göstereceği teminat karşılığında, Mahkemeden, ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesine girecek paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği nazara alındığında tedbirin kabulüne yönelik tesis edilen karar yerinde olduğundan Mahkemenin, davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle davalı tarafın istinaf başvurusu yerinde değildir.Açıklanan sebeplerle ilk derece mahkemesince tesis edilen tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/675 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 26/03/2025 tarihli ara kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f maddeleri gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/06/2025