T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/780 Esas
KARAR NO: 2025/955
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/03/2025
NUMARASI: 2024/77 Esas, 2025/294 Karar
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında imzalanan 03/03/2015 tarihli sözleşme kapsamında davalının müvekkili şirkete temizlik hizmeti verdiğini, davacıya ait ... Mağazasında çalışan personelin kimlik bilgilendirme formlarının emniyete bildirilmesi esnasında, davalı çalışanı olan dava dışı ...’nın da sehven çalışanlar arasında bildirildiğini, bu hatalı işlemin düzeltilmesi için SGK’ya sunulmak üzere, anılan personelin 20/08/2015-28/08/2015 tarihleri arasında davalı personeli olduğunu gösterir aylık prim hizmet belgesinin davalıdan talep edildiğini, ancak davalının istenilen belgeleri müvekkiline vermemesi nedeniyle SGK'nın müvekkili aleyhine işlemler tesis ettiğini, müvekkilinin sigortasız personel çalıştırıldığı gerekçesiyle yasa gereği kendisine sağlanan prim indirimlerinden faydalanamadığını ve ayrıca idari para cezası ödemek durumunda kaldığını, davalının, müvekkilinin prim indirimlerinden faydalanamaması sonucu uğramış olduğu takibe konu zarar miktarından ve ödediği idari para cezasından sorumlu olduğunu, müvekkilinin sigorta hususunda daha büyük hak mahrumiyetine uğramamak adına kesilen idari para cezasını 06/05/2016 tarihinde erken ödeme indirimi ile birlikte 3.915,00 TL olarak ödediğini, SGK'nın ilgili işyerinde 5510 Sayılı kanundan doğan %5’lik indirimden yararlanma hakkının 1 yıl süre ile iptal ettiğini, müvekkilinin yararlanamadığı prim indirimi zarar miktarının 13.008,47 TL olduğunu, ayrıca müvekkiline ait işyerinde 6111 Sayılı Kanunundan kaynaklanan indirimden de faydalanılamadığını, davacının yararlanamadığı indirim olan zarar miktarının da 6.002,59 TL olduğunu, bu nedenle toplam 23.315,60 TL tutarındaki alacağın tahsili için 16/06/2016 tarihinde İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptaline ve takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; davacı şirket yetkilisinin kendi kadrosunda sigortalı olarak çalışmayan bir işçiyi, kendi kadrosundaki personelmiş gibi resmi makama bildirdiğini, olayın başlangıcının bu kusurlu davranışa dayandığını, davacının kendi kusurlu davranışına istinaden müvekkiline karşı bir hak iddiasında bulunamayacağını, müvekkiline atfedilen bir kusur olmadığını, bir an için müvekkiline atfedilecek bir kusurun var olduğu düşünülse dahi bu durumda BK'nın 50. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiğini, hatta BK'nın 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuşsa bu durumda davalının sorumluluğundan söz etmenin imkansız olduğunu, müvekkilinin dava dilekçesinde adı geçen ...’nın işe giriş bildirgesi, işten ayrılış bildirgesi ve işyeri sicil numarası belgesini dilekçeleri ekinde sunduklarını, müvekkilinin üzerine düşen vecibeleri yerine getirdiğini, davacının SGK tarafından kendisine kesilen cezaya karşı dava yoluna gitmediğini, dava yoluna gitmediği gibi yaptığı ödemeyi ihtirazi kayıt ile de ödemediğini, dava yoluna gidilseydi cezanın iptal edileceğini, davacının kendi üzerine düşün sorumluluk ve vecibelerden kaçındığını, dolayısı ile kendi kusuru ile sebebiyet verdiği eylemini yasal yollara müracaattan kaçınarak sonuçlarını daha da ağırlaştırdığını, davacı daha öncede benzer bir usulsüzlükle muhatap olduğu için cezanın bir katı yerine iki katı olarak uygulandığını, dolayısı ile en azından bu alacak kalemine ait 5.221 TL’nin yarısı olan 2.610,50 TL’den davalının sorumlu olmayacağını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı istenemeyeceğini, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı şirketin dava dışı işçiyi kendi çalışanıymış gibi sehven emniyete bildirdiği, bu nedenle SGK tarafından kayıt dışı işçi çalıştırıldığının tespiti ile davacı işverene idari para cezası kesildiği, davalının dava dışı işçiyi aralarındaki sözleşmeye istinaden davacı işverene gönderdiği, gönderdiği tarihlerde sigortalı bildirimini yapmadığı, davacının idari para cezasına itiraz etmesi için kendisinden sözleşme gereğince talep edilen bilgileri sunmadığı, bu hususta taraflar arasında yapılan mail yazışmalarının dosya kapsamında mevcut olduğu, bu itibarla davacı tarafın idari para cezasına itirazının da sonuçsuz kaldığının anlaşıldığı, bu nedenlerle söz konusu idari para cezasının ödenmesi nedeniyle davacının rücuen alacak hakkının bulunduğu, yine davacının kayıt dışı istihdam edildiği tespit edilen ...'dan dolayı 1 yıl süre ile % 5 puanlık prim teşvikinden mahrum kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 3.915,00 TL asıl alacak (idari para cezası), 389,54 TL işlemiş faiz ve 13.008,47 TL asıl alacak (5510 Sayılı Kanun gereği yararlanılamayan % 5 SGK işveren indirim payı indirim tutarı) olmak üzere toplam 17.313,01 TL üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak tutarının % 20'si oranında icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dairemizin 2020/1777 Esas, 2024/78 Karar sayılı kararı ile; Davacının 6111 Sayılı Kanun ile 4447 Sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde gereği yararlanılamayan indirim tutarı olarak talep ettiği 6.002,59 TL alacak kalemine ilişkin davanın reddine dair kararın gerekçesinin açıklanmadığı, gerekçesiz şekilde oluşturulan kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı işverenin dava dışı işçi ...'nın SGK'ya bildirimini yapmaması sebebiyle davacının idari para cezası almasına ve yararlanması gereken bir takım teşviklerden yararlanamamasına sebebiyet vererek zarara uğrattığı, bu durumlarda sorumluluğun yüklenici firmada olduğunun taraflar arasındaki sözleşmede düzenlendiği, davacının kayıt dışı istihdam sebebiyle 5510 ve 6111 Sayılı Kanunlar ile getirilen prim teşviklerinden mahrum kaldığı, 5510 Sayılı Kanun kapsamındaki teşvik ile işveren hissesine düşen prim oranından 5 puanlık tutarın teşvik tutarını ifade ettiği, raporda ayrıntılı tablo halinde gösterildiği üzere 5 puanlık teşvik tutarının 13.008,21 TL olduğu, yine 6111 sayılı Kanun kapsamındaki teşvik ile ilave istihdam kapsamındaki sigortalı sebebiyle 5510 sayılı Kanun kapsamındaki 5 puanlık tutarı aşan işveren priminin tamamı İş Kur tarafından karşılandığı dikkate alındığında, 5 puanlık teşvik tutarını aşan, mahrum kalınan toplam teşvik tutarının 3.832,81 TL olduğunun tespit edildiği, buna göre mahrum kalınan toplam teşvik tutarı 16.841,02 TL, ödenen idari para cezası 3.915,00 TL ile 389,54 TL işlemiş faizinin davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.915,00 TL asıl alacak (idari para cezası), 389,54 TL işlemiş faiz ve 13.008,21 TLve 3.832,81 TL teşvik tutarı olmak üzere toplam 21.145,56 TL alacak yönünden takibe itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak tutarının % 20'si oranında 4.151,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Karar, yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının kendi kadrosunda sigortalı olarak çalışmayan bir işçiyi, kendi kadrosundaki personelmiş gibi resmi makama bildirdiğini, olayın başlangıcının bu kusurlu davranışa davrandığını, davacının kendi kusuruna dayanarak müvekkilime karşı bir hak iddia edemeyeceğini; davacının SGK tarafından kesilen cezaya karşı dava yoluna gitmediğini ve idari para cezasını ihtirazı kayıtta bulunmadan ödediğini, alınan raporda tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilmesine rağmen, bu hususun göz ardı edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacının 3.915 TL idari para cezası, 389,54 TL işlemiş faiz, 13.008,47 TL 5510 Sayılı Kanun gereği yararlanılamayan %5 SGK işveren payı indirim tutarı, 6.002,59 TL 6111 Sayılı Kanun ile 4447 Sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde gereği yararlanılamayan indirim tutarı olmak üzere toplam 23.315,60 TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul 9.İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edilmediği, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile toplam 17.313,01 TL alacak üzerinden takibe itirazın iptaline karar verilmiş, hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizce 6111 Sayılı Kanun ile 4447 Sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde gereği yararlanılamayan indirim tutarı olarak talep edilen 6.002,59 TL alacak kalemine ilişkin kararın gerekçesiz olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. Kararından kaldırılmasından sonra Mahkemece, davalı işverenin dava dışı işçi ...'nın SGK'ya bildirimini yapmaması sebebiyle davacı tarafın idari para cezası ve yararlanması gereken bir takım teşviklerden yararlanamamasına sebebiyet vererek zarara uğrattığı, bu durumda sorumluluğun davalıda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile mahrum kalınan toplam teşvik tutarının 16.841,02 TL, ödenen idari para cezası 3.915,00 TL ile 389,54 TL işlemiş faizi yönünden davalının takibe itirazının iptaline karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davalının, davacının ödediği idari para cezası ile mahrum kaldığı teşvik tutarından sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan 28/10/2024 tarihli ek raporda; davacının mahrum kaldığı teşvik tutarının 13.008,21 TL ve 3.832,81 TL olmak üzere toplam 16.841,02 TL, sigortasız işçi çalıştırması nedeniyle ödediği idari para cezası tutarının ise 3.915,00 TL olduğu belirtilmiştir.Taraflar arasındaki 12/08/2016 tarihli fesih protokolünün 5.2 maddesi; “madde 5.1 özellikle ...’nın personellerini sigortasız çalıştırması sebebiyle ...’nun SGK.nun sunduğu ayrıcalık ve olanaklardan faydalanamaması durumları içinde geçerlidir. ..., ... mağazalarında SKG tarafından Marmara’ya ait sigortasız personel çalıştırıldığının tespit edilmesi halinde ... aleyhine herhangi bir kamu kurumu tarafından kesilebilecek olan idari para cezasını ödeyeceğini, ...’nun uğrayacağı her türlü zararı karşılanacağını kabul ve taahhüt eder." hükmünü düzenlemektedir.Buna göre davalının dava dışı personelini aralarındaki sözleşmeye istinaden davacı işverene gönderdiği, ancak işçiyi gönderdiği tarihlerde sigortalı bildirimini yapmadığı, bu nedenle SGK tarafından kayıt dışı işçi çalıştırıldığının tespiti ile davacı işverene idari para cezası kesildiği, davalının, davacının idari para cezasına itiraz etmesi için kendisinden talep edilen bilgileri sunmadığı, davalı yüklenicinin, işçisinin SGK'ya bildirimini yapmaması sebebiyle davacı tarafın idari para cezası ödemesine ve yararlanması gereken bir takım teşviklerden yararlanamamasına sebebiyet vererek zarara uğrattığı, bu durumlarda sorumluluğun yüklenici firmada olduğunun taraflar arasındaki fesih protokolünde düzenlendiği gözetildiğinde; Mahkemece davacının ödemek zorunda kaldığı idari para cezası ile mahrum kaldığı teşvik tutarından yönünden takibe itirazın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/77 Esas, 2025/294 Karar sayılı ve 24/03/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.03/07/2025